Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13752 E. 2012/21056 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanuna karşı hile↗ mükerrer tahsilat↗ kamu düzenine aykırılık↗ hakkın kötüye kullanılması↗ mükerrerlik↗ hile↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen kararın verildiği mahkemede davalının savunma için avukatla temsil edilme zorunluluğunun uygulandığı ve davaya gelmemenin iddiaları kabul olarak değerlendirildiği, ayrıca şirket ortağı olan kişiler tarafından Türkiye’de açılan bnzer davaların TTK’nun 329 ve 405/2. maddeleri gereğince reddedildiği, tenfizi istenen mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, aynı amaca yönelik yabancı mahkemelerden kararlar alınmasının kanuna karşı hile ve hakkın kötüye kullanılması olduğu, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve karara karşı gidilebilecek yasa yollarının kararda gösterilmediği, ayrıca hisse senetlerinin şirkete iadesine karar verilmemesi nedeniyle mükerrer tahsilata neden olunabileceği, tüm bu durumların kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 18.05.2012 tarihli kararında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13756 E. 2012/20504 K.
Ortak:tenfiz · Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın verildiği mahkemede davalının savunma için avukatla «temsil» edilme zorunluluğunun uygulandığı ve davaya gelmemenin iddiaları kabul olarak değerlendirildiği, ayrıca şirket ortağı olan kişiler tarafından Türkiye’de açılan bnzer davaların TTK’nun 329 ve 405/2. maddeleri gereğince reddedildiği, tenfizi istenen mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, aynı amaca yönelik yabancı mahkemelerden kararlar alınmasının «kanuna karşı hile» ve «hakkın kötüye kullanılması» olduğu, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve karara karşı gidilebilecek yasa yollarının kararda gösterilmediği, ayrıca hisse senetlerinin şirkete iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 18.05.2012 tarihli kararında yazılı gerekçelerle …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın konusunun şirket ortağı tarafından sermaye olarak konulan paranın tahsili istemi olduğu, böyle bir istemin TTK’nun 329 ve 405. maddelerine aykırı olduğu, aynı konuda Türk mahkemelerinde açılan davaların bu nedenle reddedildiği, yabancı mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, tenfizi istenen kararı veren mahkemece davalının «savunma hakkının kısıtlandığı», davaya gelmemenin iddiaları kabul anlamına geldiği, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve ayrıca karara karşı gidilebilecek kanun yollarının kararda göster …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın konusunun şirket ortağı tarafından sermaye olarak konulan paranın tahsili istemi olduğu, böyle bir istemin TTK’nun 329 ve 405. maddelerine aykırı olduğu, aynı konuda Türk mahkemelerinde açılan davaların bu nedenle reddedildiği, yabancı mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, tenfizi istenen kararı veren mahkemece davalının «savunma hakkının kısıtlandığı», davaya gelmemenin iddiaları kabul anlamına geldiği, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve ayrıca karara karşı gidilebilecek kanun yollarının kararda göster …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13761 E. 2012/20505 K.
Ortak:tenfiz · Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın verildiği mahkemede davalının savunma için avukatla «temsil» edilme zorunluluğunun uygulandığı ve davaya gelmemenin iddiaları kabul olarak değerlendirildiği, ayrıca şirket ortağı olan kişiler tarafından Türkiye’de açılan bnzer davaların TTK’nun 329 ve 405/2. maddeleri gereğince reddedildiği, tenfizi istenen mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, aynı amaca yönelik yabancı mahkemelerden kararlar alınmasının «kanuna karşı hile» ve «hakkın kötüye kullanılması» olduğu, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve karara karşı gidilebilecek yasa yollarının kararda gösterilmediği, ayrıca hisse senetlerinin şirkete iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 18.05.2012 tarihli kararında yazılı gerekçelerle …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın konusunun şirket ortağı tarafından sermaye olarak konulan paranın tahsili istemi olduğu, böyle bir istemin TTK’nun 329 ve 405. maddelerine aykırı olduğu, aynı konuda Türk mahkemelerinde açılan davaların bu nedenle reddedildiği, yabancı mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, tenfizi istenen kararı veren mahkemece davalının «savunma hakkının kısıtlandığı», davaya gelmemenin iddiaları kabul anlamına geldiği, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve ayrıca karara karşı gidilebilecek kanun yollarının kararda göster …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın konusunun şirket ortağı tarafından sermaye olarak konulan paranın tahsili istemi olduğu, böyle bir istemin TTK’nun 329 ve 405. maddelerine aykırı olduğu, aynı konuda Türk mahkemelerinde açılan davaların bu nedenle reddedildiği, yabancı mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, tenfizi istenen kararı veren mahkemece davalının «savunma hakkının kısıtlandığı», davaya gelmemenin iddiaları kabul anlamına geldiği, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve ayrıca karara karşı gidilebilecek kanun yollarının kararda göster …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11734 E. 2012/15352 K.
Ortak:mükerrer tahsilat · kamu düzenine aykırılık · mükerrerlik · kamu düzeni · tenfiz · Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın verildiği mahkemede davalının savunma için avukatla «temsil» edilme zorunluluğunun uygulandığı ve davaya gelmemenin iddiaları kabul olarak değerlendirildiği, ayrıca şirket ortağı olan kişiler tarafından Türkiye’de açılan bnzer davaların TTK’nun 329 ve 405/2. maddeleri gereğince reddedildiği, tenfizi istenen mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, aynı amaca yönelik yabancı mahkemelerden kararlar alınmasının «kanuna karşı hile» ve «hakkın kötüye kullanılması» olduğu, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve karara karşı gidilebilecek yasa yollarının kararda gösterilmediği, ayrıca hisse senetlerinin şirkete iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 18.05.2012 tarihli kararında yazılı gerekçelerle …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nın 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca tenfizi istenen kararda şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 18.05.2012 tarihli kararında yazılı gerekçelerle davacı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13096 E. 2012/20503 K.
Ortak:mükerrer tahsilat · kamu düzenine aykırılık · mükerrerlik · kamu düzeni · tenfiz · Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın verildiği mahkemede davalının savunma için avukatla «temsil» edilme zorunluluğunun uygulandığı ve davaya gelmemenin iddiaları kabul olarak değerlendirildiği, ayrıca şirket ortağı olan kişiler tarafından Türkiye’de açılan bnzer davaların TTK’nun 329 ve 405/2. maddeleri gereğince reddedildiği, tenfizi istenen mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, aynı amaca yönelik yabancı mahkemelerden kararlar alınmasının «kanuna karşı hile» ve «hakkın kötüye kullanılması» olduğu, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve karara karşı gidilebilecek yasa yollarının kararda gösterilmediği, ayrıca hisse senetlerinin şirkete iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 18.05.2012 tarihli kararında yazılı gerekçelerle …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nun 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 08.06.2012 tarih …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nun 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 08.06.2012 tarih …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13095 E. 2012/20502 K.
Ortak:mükerrer tahsilat · kamu düzenine aykırılık · mükerrerlik · kamu düzeni · tenfiz · Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın verildiği mahkemede davalının savunma için avukatla «temsil» edilme zorunluluğunun uygulandığı ve davaya gelmemenin iddiaları kabul olarak değerlendirildiği, ayrıca şirket ortağı olan kişiler tarafından Türkiye’de açılan bnzer davaların TTK’nun 329 ve 405/2. maddeleri gereğince reddedildiği, tenfizi istenen mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, aynı amaca yönelik yabancı mahkemelerden kararlar alınmasının «kanuna karşı hile» ve «hakkın kötüye kullanılması» olduğu, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve karara karşı gidilebilecek yasa yollarının kararda gösterilmediği, ayrıca hisse senetlerinin şirkete iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 18.05.2012 tarihli kararında yazılı gerekçelerle …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nun 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 08/06/2012 tarih …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nun 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 08/06/2012 tarih …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5223 E. 2013/14716 K.
Ortak:mükerrer tahsilat · kamu düzenine aykırılık · mükerrerlik · kamu düzeni · tenfiz · Tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın verildiği mahkemede davalının savunma için avukatla «temsil» edilme zorunluluğunun uygulandığı ve davaya gelmemenin iddiaları kabul olarak değerlendirildiği, ayrıca şirket ortağı olan kişiler tarafından Türkiye’de açılan bnzer davaların TTK’nun 329 ve 405/2. maddeleri gereğince reddedildiği, tenfizi istenen mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, aynı amaca yönelik yabancı mahkemelerden kararlar alınmasının «kanuna karşı hile» ve «hakkın kötüye kullanılması» olduğu, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve karara karşı gidilebilecek yasa yollarının kararda gösterilmediği, ayrıca hisse senetlerinin şirkete iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 18.05.2012 tarihli kararında yazılı gerekçelerle …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nın 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilâta» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 21.12.2012 tarihl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nın 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilâta» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 21.12.2012 tarihl …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13752 E. , 2012/21056 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/12/2011 tarih ve 2010/620-2011/560 sayılı kararı bozan Dairenin 18.05.2012 gün, 2012/2602-2012/8221 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili, Almanya Dortmund Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 22.05.2007 tarihli 7 O 206/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen kararın verildiği mahkemede davalının savunma için avukatla temsil edilme zorunluluğunun uygulandığı ve davaya gelmemenin iddiaları kabul olarak değerlendirildiği, ayrıca şirket ortağı olan kişiler tarafından Türkiye’de açılan bnzer davaların TTK’nun 329 ve 405/2. maddeleri gereğince reddedildiği, tenfizi istenen mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, aynı amaca yönelik yabancı mahkemelerden kararlar alınmasının kanuna karşı hile ve hakkın kötüye kullanılması olduğu, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve karara karşı gidilebilecek yasa yollarının kararda gösterilmediği, ayrıca hisse senetlerinin şirkete iadesine karar verilmemesi nedeniyle mükerrer tahsilata neden olunabileceği, tüm bu durumların kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 18.05.2012 tarihli kararında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1067185000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz