Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13630 E. 2012/20841 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece pasif husumet yokluğundan davanın reddine dair verilen kararın 2010/5597 E, 2012/8372 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5237 E. 2014/11472 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · sözleşme serbestisi · hasar ihbarı · ek prim · ihbar · sigorta poliçesi · menfi tespit · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 10.4.2009 tarihinde ilk kez «hasar» ihbarında bulunduğu, «hasar ihbarına» rağmen kendisine cevap verilmediği, daha sonra 1.6.2009 tarihinde yeniden «prim» indirimi için müracaat ettiği, yapılan inceleme neticesinde bahçesinde verim düşüklüğü tespit edildiği, bu haliyle Malatya 1.
Bu durum karşısında davacının ilk «hasar ihbar» tarihi itibariyle don «teminatı» başlamış olacağından yapılacak verim indirimi talepleri nedeniyle «prim» iadesinden değil varsa hasar bedelinin davacıya ödenmesinden söz edilecektir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca sigortalı ağaçların meyve bağlama dönemi öncesinde 10.4.2009 tarihinde davacı tarafından don «hasarına» ilişkin «ihbarda» bulunduğu, don «teminatının» başlangıcı öncesinde hasarın gerçekleşmiş olması nedeniyle davacıdan don teminatına ilişkin «prim» tahsilatının yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava; tarım sigortası kapsamında «prim» borcu olmadığına ilişkin «menfi tespit» davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4885 E. 2016/5597 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin kaldırılması · davadan feragat · feragat · kesin hüküm
Benzer bu kararda… diği gözlenmiş olmakla, dava dosyası re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» (vazgeçmeye) ilişkin beyanının usulen tevsik olunduğu ve vekaletnamesinde bu hususta özel yetkisi bulunduğu anlaşılmakla, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç …
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2015 NUMARASI : 2015/962-2015/809 Taraflar arasındaki «ipoteğin kaldırılması» davasından dolayı ... ..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13630 E. , 2012/20841 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/10/2009 gün ve 2008/966-2009/569 sayılı kararı bozan Daire’nin 18/05/2012 gün ve 2010/5597-2012/8372 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin istenildiği an geri alınabileceği ve yüksek oranda faiz verileceği vaadi ile davalı şirkete bağlı Liechtenstein’da kurulu Jetpa International Marketıng and Tradıng AG’ye 80.000 DM ödeme yaptığını, anılan şirketin iflas ettiğini, bu şirket aracılığı ile yurtdışında toplanan paraların davalıların hesabına aktarıldığını, müvekkilinin ortak olma amacının bulunmadığını, davalıların SPK, Bankalar Kanunu ve TTK’na aykırı olarak para topladıklarını ileri sürerek, müvekkili ile davalılar arasında var olduğu iddia edilen ilişkinin hükümsüzlüğünü ve 84.011,39 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece pasif husumet yokluğundan davanın reddine dair verilen kararın 2010/5597 E, 2012/8372 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 14/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1067172300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz