6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/208 E. 2012/21400 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iyiniyet kuralları bankacılık işlemleri bilirkişi raporuna itiraz iyiniyet basiretli tacir yenileme kâr kaybı tacir eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 275

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bir kısım mevduatlara cari faiz oranı uygulandıktan sonra TCMB'nın 1991/1 sayılı tebliğine dayanarak %10 faiz oranı uygulayan davalı Banka'nın, anılan Tebliği yürürlükten kaldıran 2002/1 sayılı Tebliğin 07.03.2002 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğini, basiretli bir tacir olarak ve iyiniyet kuralları çerçevesinde davacı resmi kuruma bildirip o anki cari faiz oranına göre vadeleri yenilemesi gerekirken, bu değişikliği davacıya haber vermeyerek faiz kaybına neden olduğu ve bundan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (8.638.005,73) TL'nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Ancak dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Her ne kadar mahkemece, çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren somut uyuşmazlıkta bilirkişi görüşüne başvurulmuş ise de, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı yaptıkları teknik itirazlar karşılanmadan hüküm kurulmuştur. Öncelikle davalı vekilince 02.11.2006 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, bir an için cari faiz oranları uygulansa dahi davacının talep edebileceği alacak miktarının (7.069.989,50) TL. olduğu bildirilmiş ve dilekçe ekinde hesaplama şeklini gösteren bir tablo sunulmuştur. Yine davalı vekilince, bilirkişi raporunda davacıya ait başlangıçta esas alınan meblağa cari faiz uygulandıktan sonra bulunan meblağın anaparaya ilave edildiği, oysa davacıya ait hesaplardan davacının talimatlarıyla ödemeler yapıldığından bakiyenin değişebildiği, hesaptan her hangi bir harcama yapılmadığı varsayılarak bu şekilde bir yöntem izlenmesinin doğru olmadığı bildirilmiş, müvekkili bankanın sisteminde otomatik olarak hazırlanan bir liste de sunulmuş, sunulan bu listeye göre bilirkişi raporunda hesap bakiyelerinin fazla, valör tarihlerinin de yanlış hesaplandığı bildirilmiştir. Davacı vekili de (10498) ve (476286) no’lu hesaplara cari faiz oranının %55 yerine %54 olarak uygulandığını, müvekkilinin talebi ile bilirkişilerce bulunan meblağ arasındaki farkın da bundan kaynaklandığını bildirerek, bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunmuştur.

Bu durum karşısında mahkemece, HUMK’nun 275 ve devamı maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren somut uyuşmazlıkta, tarafların yukarıda belirtilen şekilde bilirkişi raporuna karşı yaptıkları teknik itirazların karşılanması için ek veya gerekirse yeni bir heyetten yeni bir rapor alınması gerekirken bu itirazlar karşılanmadan, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5619 E. 2013/11780 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3838 E. 2022/8069 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/208 E.  ,  2012/21400 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2003/142-2008/186 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.12.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, TCMB'nın 99/1 sayılı tebliğ ile resmi kurum mevduatlarına uyguladığı yıllık % 10 faiz oranı sınırlamasının, 2002/1 sayılı tebliğ ile yürürlükten kaldırıldığı halde, müvekkilin davalı Banka'nın Ankara Akay ve Kurumsal Bankacılık Şubeleri nezdinde bulunan hesaplarına, o tarihteki cari faiz oranlarını uygulamamak suretiyle zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, 15 Mart 2002 tarihinden 28 Ekim 2002 tarihine kadar eksik tahakkuk ettirilen (8.653.663,27) TL faiz alacağının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, talep olmadan faiz oranını değiştirme yükümlüklerinin olmadığını, davacının müvekkili ile yazışmaları sırasında %10 faiz oranına itiraz etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bir kısım mevduatlara cari faiz oranı uygulandıktan sonra TCMB'nın 1991/1 sayılı tebliğine dayanarak %10 faiz oranı uygulayan davalı Banka'nın, anılan Tebliği yürürlükten kaldıran 2002/1 sayılı Tebliğin 07.03.2002 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğini, basiretli bir tacir olarak ve iyiniyet kuralları çerçevesinde davacı resmi kuruma bildirip o anki cari faiz oranına göre vadeleri yenilemesi gerekirken, bu değişikliği davacıya haber vermeyerek faiz kaybına neden olduğu ve bundan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (8.638.005,73) TL'nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Ancak dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Her ne kadar mahkemece, çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren somut uyuşmazlıkta bilirkişi görüşüne başvurulmuş ise de, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı yaptıkları teknik itirazlar karşılanmadan hüküm kurulmuştur. Öncelikle davalı vekilince 02.11.2006 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, bir an için cari faiz oranları uygulansa dahi davacının talep edebileceği alacak miktarının (7.069.989,50) TL. olduğu bildirilmiş ve dilekçe ekinde hesaplama şeklini gösteren bir tablo sunulmuştur. Yine davalı vekilince, bilirkişi raporunda davacıya ait başlangıçta esas alınan meblağa cari faiz uygulandıktan sonra bulunan meblağın anaparaya ilave edildiği, oysa davacıya ait hesaplardan davacının talimatlarıyla ödemeler yapıldığından bakiyenin değişebildiği, hesaptan her hangi bir harcama yapılmadığı varsayılarak bu şekilde bir yöntem izlenmesinin doğru olmadığı bildirilmiş, müvekkili bankanın sisteminde otomatik olarak hazırlanan bir liste de sunulmuş, sunulan bu listeye göre bilirkişi raporunda hesap bakiyelerinin fazla, valör tarihlerinin de yanlış hesaplandığı bildirilmiştir.

Davacı vekili de (10498) ve (476286) no’lu hesaplara cari faiz oranının %55 yerine %54 olarak uygulandığını, müvekkilinin talebi ile bilirkişilerce bulunan meblağ arasındaki farkın da bundan kaynaklandığını bildirerek, bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunmuştur.

Bu durum karşısında mahkemece, HUMK’nun 275 ve devamı maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren somut uyuşmazlıkta, tarafların yukarıda belirtilen şekilde bilirkişi raporuna karşı yaptıkları teknik itirazların karşılanması için ek veya gerekirse yeni bir heyetten yeni bir rapor alınması gerekirken bu itirazlar karşılanmadan, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066938700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.