Terditli talep
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10251 E. 2012/20506 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
terditli talep↗ hak arama özgürlüğü↗ tevdi mahalli↗ ttk 309/4↗ terditli dava↗ bloke↗ davadan feragat↗ şikayet↗ feragat↗ limited şirket↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 556. maddesinin yollamasıyla limited şirketler hakkında da uygulanan aynı kanunun 309. maddesi uyarınca, şirket müdürünün eylemlerinden kaynaklanan zararın ancak şirkete verilmesinin istenebileceği, davacının ise kendi adına tazminat talebinde bulunduğu, dolayısıyla maddi tazminat isteminin yerinde olmadığı, davalı ...'in davacı hakkında yaptığı şikayetlerin Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü kapsamında bulunduğu, davalı ... Bilgisayar Yazılım ve Destek Hiz. Ltd. Şti. hakkındaki davadan feragat edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK'nun 556. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 309. maddesine dayalı maddi tazminat ve haksız şikayetten kaynaklanan manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, istenilen maddi tazminatın müvekkiline veya müvekkiline ödenmek üzere bloke edilerek ortak olunan şirket adına uygun görülecek tevdi mahalline ödenmesini talep etmiş olup mahkemenin 10.03.2010 tarihli oturumunda davacıya talep olunan maddi ve manevi tazminatı kimden ne miktarda istediği konusunda beyanda bulunmak için süre verilmesi üzerine davacı asil 21.04.2010 tarihli oturumda "dava dilekçemde belirttiğim şekilde talep ediyorum, dava dilekçemde ise tazminatın tarafıma ödenmesini, bu yasal bakımdan sorun teşkil ediyor ise şirkete ödenmesini talep ettim şu andaki talebim manevi tazminatı şahsım adına, maddi tazminatı ise şirket adına istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. İşlem tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 75/2. maddesi uyarınca hakim müphem ve mütenakız gördüğü iddia ve sebepler hakkında izahat isteme hakkına sahip olup yukarıda belirtilen davacı beyanı da bu kapsamda kabul edilmelidir. O halde, dava dilekçesindeki terditli talep ile davacının duruşmadaki beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı şirket müdürünün eylemlerinden dolayı TTK'nun 309. maddesi uyarınca maddi tazminatın şirkete verilmesini istediğinin kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10251 E. , 2012/20506 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.04.2011 tarih ve 2009/512-2011/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'nun, davalı ... Bilgisayar Yazılım ve Destek Hizmetleri Ltd. Şti'nin eşit hisseye sahip ortakları olduklarını, her iki ortağın da tek başına şirketi temsile yetkili bulunduklarını, 2001-2006 yılları arasında büyük bir gelişme gösteren şirketin faaliyetlerinin davalı ... tarafından kasten durdurulduğunu ve şirketin tasfiye sürecine sokulduğunu, anılan davalının şirket hesaplarını ve gayrimenkulünü usulsüz olarak şahsi çıkarları için kullandığını, şirketin yıllardır devam eden destek hizmet işleri ile ilgili sözleşmelerin süre sonunda yenilenmediğini ve aynı sözleşmelerin davalı ...'in kendisi ve yakınları adına kurulan şirketler ile imzalandığını, davalı şirketlerin müvekkilini kardan mahrum bırakmak amacıyla kurulduklarını, tarafların ortağı olduğu şirkete ait tescilli yazılım programlarının bu şirketler tarafından kullanıldığı gibi yine ortak olunan şirketin personeline de bu şirketlerde iş verildiğini, bu olayların davalı ...
tarafından organize edildiğini, ayrıca aynı davalının müvekkili hakkında suç duyurularında bulunarak müvekkilinin itibarını sarstığını, yapılan soruşturmalar neticesinde
kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiğini ileri sürerek, 50.000 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine veya müvekkiline ödenmek üzere bloke edilerek ortak olunan şirket adına uygun görülecek tevdi mahalline ödenmesine, 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Anadolu Bilgi ve İletişim Tek. Özel Sağ. ve Eğ. Hizm. Ltd Şti. temsilcisi, davacının iddialarının doğru olmadığını, herhangi bir ticari faaliyetlerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Bilgisayar Yazılım ve Destek Hiz. Ltd. Şti. vekili, ortada iddia olunduğu gibi bir zarar varsa bu zararın ancak müvekkili tarafından istenebileceğini, işbu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin başka bir şirket veya şahıstan devraldığı herhangi bir işinin bulunmadığını, şirket taahhütlerinde kullanılan bilgisayar yazılımlarının kendisi tarafından üretildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Efe Eroğlu Bilişim Teknolojileri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ...'nun kendilerine iş devrettiğine ilişkin iddianın asılsız olduğunu, müvekkili ile hiçbir ilişkisi olmayan ...'nun eylemlerinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili ile davacının aralarında anlaşarak ortağı bulundukları şirketin tasfiyesi için karar aldıklarını, müvekkilinin şirketi zarara uğrattığı ve ortak olunan şirketin işlerini diğer davalı şirketlere devrettiği iddiasının doğru olmadığını, müvekkilince yapılan suç duyurularının hak arama özgürlüğü kapsamında olduğunu, aynı şekilde davacının da müvekkili hakkında suç duyurularında bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 556. maddesinin yollamasıyla limited şirketler hakkında da uygulanan aynı kanunun 309. maddesi uyarınca, şirket müdürünün eylemlerinden kaynaklanan zararın ancak şirkete verilmesinin istenebileceği, davacının ise kendi adına tazminat talebinde bulunduğu, dolayısıyla maddi tazminat isteminin yerinde olmadığı, davalı ...'in davacı hakkında yaptığı şikayetlerin Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü kapsamında bulunduğu, davalı ... Bilgisayar Yazılım ve Destek Hiz. Ltd. Şti. hakkındaki davadan feragat edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK'nun 556. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 309. maddesine dayalı maddi tazminat ve haksız şikayetten kaynaklanan manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, istenilen maddi tazminatın müvekkiline veya müvekkiline ödenmek üzere bloke edilerek ortak olunan şirket adına uygun görülecek tevdi mahalline ödenmesini talep etmiş olup mahkemenin 10.03.2010 tarihli oturumunda davacıya talep olunan maddi ve manevi tazminatı kimden ne miktarda istediği konusunda beyanda bulunmak için süre verilmesi üzerine davacı asil 21.04.2010 tarihli oturumda "dava dilekçemde belirttiğim şekilde talep ediyorum, dava dilekçemde ise tazminatın tarafıma ödenmesini, bu yasal bakımdan sorun teşkil ediyor ise şirkete ödenmesini talep ettim şu andaki talebim manevi tazminatı şahsım adına, maddi tazminatı ise şirket adına istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İşlem tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 75/2. maddesi uyarınca hakim müphem ve mütenakız gördüğü iddia ve sebepler hakkında izahat isteme hakkına sahip olup yukarıda belirtilen davacı beyanı da bu kapsamda kabul edilmelidir. O halde, dava dilekçesindeki terditli talep ile davacının duruşmadaki beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı şirket müdürünün eylemlerinden dolayı TTK'nun 309. maddesi uyarınca maddi tazminatın şirkete verilmesini istediğinin kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066686500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz