Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16253 E. 2012/20304 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletnamede özel yetki↗ haksız haciz↗ özel yetki↗ sahte imza↗ ticari itibarın zedelenmesi↗ ticari itibar↗ tazminat davası↗ yetki↗ haciz↗ ihtarname↗ çek↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının eski damadı olan ...’in ibraz ettiği vekaletnamede özel yetki bulunmamasına rağmen davalının davacı adına gerekli inceleme yapılmaksızın ve vekaletname içeriği açıkça belirlenmeksizin çek defteri tanzim ettiği ve defteri ...’e teslim ettiği, ...’in bu çek defteri ile sahte imza kullanmak suretiyle çekler keşide ettiği ve çeklerin tahsil amaçlı piyasaya sürüldüğü, karşılıksız çekler ve hacizler nedeniyle davacının ticari itibarının sarsılmasına neden olunduğu, davacı tarafından davalıya keşide edilen ihtarnameye rağmen çek bedellerinin ödenmesinin davalı tarafından durdurulmadığı gerekçesi ile davacının haksız hacizler nedeniyle duymuş olabileceği üzüntünün şiddet ve derecesi dikkate alınarak 6.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan manevi tazminat davası olup; davacı her hangi bir talebi ve bilgisi olmaksızın davalı bankaca ,dava dışı ...'e çek defteri verilmesi işlemi nedeni ile maruz kaldığı hacizler nedeni ile ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek manevi tazminat talep etmiş, mahkemece; davacının, eski damadı olan dava dışı ...'e vermiş olduğu 12/03/2004 tarihli vekaletnameye istinaden, bu vekaletnamede çek defteri tanzim ettirme ve teslim almaya ilişkin özel bir yetki bulunmamasına rağmen davalı bankaca çek defteri tanzim edilerek ...'e teslim edilmesi sonucunda bu kişi tarafından düzenlenen karşılıksız çekler ve hacizler nedeniyle davacının ticari itibarının zedelendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki; davacı tarafından ...'e verilen 12/03/2004 tarihli vekaletnamede geniş yetkiler devredilmiş olup, bu vekaletnameye istinaden davalı bankanın adı geçen kişiye çek defteri vermesinde sorumluluğunu gerektirecek bir husus bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3931 E. 2021/3337 K.
Ortak:yetki
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının eski damadı olan ...’in «ibraz» ettiği «vekaletnamede özel yetki» bulunmamasına rağmen davalının davacı adına gerekli inceleme yapılmaksızın ve vekaletname içeriği açıkça belirlenmeksizin «çek» «defteri» tanzim ettiği ve defteri ...’e «teslim» ettiği, ...’in bu çek defteri ile «sahte imza» kullanmak suretiyle çekler keşide ettiği ve çeklerin tahsil amaçlı piyasaya sürüldüğü, karşılıksız çekler ve «hacizler» nedeniyle davacının «ticari itibarının» sarsılmasına neden olunduğu, davacı tarafından davalıya keşide edilen «ihtarnameye» rağmen çek bedellerinin ödenmesinin davalı tarafından durdurulmadığı gerekçesi ile davacının «haksız hacizler» nedeniyle duymuş olabileceği üzüntünün şiddet ve derecesi dikkate alınarak 6.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar veril …
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan manevi «tazminat davası» olup; davacı her hangi bir talebi ve bilgisi olmaksızın davalı bankaca ,dava dışı ...'e «çek» «defteri» verilmesi işlemi nedeni ile maruz kaldığı «hacizler» nedeni ile «ticari itibarının zedelendiğini» ileri sürerek manevi tazminat talep etmiş, mahkemece; davacının, eski damadı olan dava dışı ...'e vermiş olduğu 12/03/2004 tarihli vekaletnameye istinaden, bu vekaletnamede çek defteri tanzim ettirme ve «teslim» almaya ilişkin özel bir «yetki» bulunmamasına rağmen davalı bankaca çek defteri tanzim edilerek ...'e teslim edilmesi sonucunda bu kişi tarafından düzenlenen karşılıksız çekler ve hacizler nedeni …
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının takibe konu «bono» bedellerini «lehtar» ...’ün damadı ve aynı zamanda yetkili vekili olan ...’e ödediğini beyan ederek buna ilişkin «tahsilat makbuzunu» dosyaya sunduğu, dosyada bulunan 18.08.2009 tarihli vekaletnamede ...’ün ...’e «kambiyo senedi» düzenleme de «dahil» olmak üzere her türlü ticari işleri yürütmeye dair «yetki» verdiği, bu yetkilendirmenin ... adına senet bedellerini tahsil etmeyi de içerdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir 11.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · lehtar · kambiyo senedi · kötü niyet tazminatı · bono · istirdat · kötü niyet · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının takibe konu «bono» bedellerini «lehtar» ...’ün damadı ve aynı zamanda yetkili vekili olan ...’e ödediğini beyan ederek buna ilişkin «tahsilat makbuzunu» dosyaya sunduğu, dosyada bulunan 18.08.2009 tarihli vekaletnamede ...’ün ...’e «kambiyo senedi» düzenleme de «dahil» olmak üzere her türlü ticari işleri yürütmeye dair «yetki» verdiği, bu yetkilendirmenin ... adına senet bedellerini tahsil etmeyi de içerdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir 11.
İcra Müdürlüğü’nün 2013/14927 Esas sayılı dosyasına konu 16.000.- TL’nin takip tarihi olan 20.12.2013 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine, dava «istirdat» davasına dönüştüğünden davacının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı tarafından davaya konu icra takibinden dolayı herhangi bir ödeme yapılmadığından, mahkemece davalı ... hakkında «menfi tespit» isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın «istirdat» davasına dönüştüğünden bahisle istirdat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1482 E. 2023/3727 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · şikayet · ciro · istinaf incelemesi · olumsuz oy · bono · menfi tespit · dava sebebi
Benzer bu kararda… i evrakları imzalatmaya getirdiği esnada evrakların arasına sakladığı 10 adet boş senedi müvekkiline imzalattığını, bu boş senetlerden birini kendi adına doldurulup «ciro» ederek 230.000,00 TL bedelle tahsile koydurduğunu davalılara böyle bir borcunun olmadığını ileri sürerek «menfi tespit» talebinde bulunmuştur.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde açılan davada zaman aşımı itirazı olduğunu, davacının daha önce de müvekkilin iş bu senedi nedeni ile «şikayet» ettiğini ancak yapılan soruşturma sonucunda «kovuşturmaya yer olmadığına» dair karar verildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «vekalet ücretinin» hatalı hesaplandığını ileri sürerek aynı «sebebe» dayalı istinaf istemlerinin bölge adliye mahkemesince olumlu «olumsuz» karara bağlanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bonoya» dayalı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2547 E. 2021/1140 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:illetten mücerretlik · son hamil · isticvap · mücerretlik · tanık beyanı · lehtar · iyiniyet · pasif husumet yokluğu
Benzer bu kararda… olan alacakların tahsili için düzenlendiğini savundukları, dava dışı ... hakkındaki ceza yargılamasındaki davalı beyanlarından ise dava konusu bonoların davalıların «hisse devri» karşılığı tanzim edildiğinin anlaşıldığı, «bonolar» nedeniyle davacının borçlu olmadığı, davalıların bu durumu bilerek hareket ettikleri, davalı ... ’nin bonoların «son hamili» ve «lehtar» davalı ...’in damadı olduğu, «isticvap» ve ceza yargılamasındaki çelişkili beyanları ile akrabalık ilişkisi nedeniyle davalının «iyiniyet» iddiasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takiplere dayanak bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takip sırasında ödenen bedelin davalı ... ’den «istirdadına», tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalıların «menfi tespit» davasının görüldüğü hukuk yargılamasındaki beyanları ve davacı şirketin eski yöneticisi ...’ın ceza yargılaması sırasında «tanık beyanlarının» farklılık oluşturduğu gibi her ne kadar kambiyo senetleri «illetten mücerret» olsa da ceza yargılamasındaki beyanlar ve bu davada sunulmuş «protokol» neticesinde senedin veriliş «sebebinin» irdelenmesi gerektiği, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalılar …
2-Davalı ...’in, davaya konu «bonolarda» herhangi bir sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın bu davalı yönünden «pasif husumet yokluğundan» dolayı reddi gerekirken, bu davalı yönünden de davanın kabulü doğru görülmemiştir .
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16253 E. , 2012/20304 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/06/2011 tarih ve 2008/19-2011/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka tarafından, müvekkilinin bilgisi ve talebi olmaksızın, çek talep etmeye ve teslim almaya ilişkin bir yetki devri de olmamasına rağmen, müvekkili adına çek defteri düzenlendiği ve ilgili çek defterlerinin müvekkiline teslim edilmediğini, bunun üzerine davalıya, söz konusu çek defterlerinin talep edilmediğini ve teslim alınmadığını, çek koçanlarındaki imza ve içeriğin müvekkiline ait olmayacağı, sahte olacağı, bankaca bu hususta gerekli önlemin alınması talebini içerir 02/02/2007 tarihli ihtarname gönderildiğini, buna rağmen davalı tarafından müvekkiline 15/01/2007 keşide tarihli 55.000 TL tutarındaki çekin karşılıksız çıktığını, çek karnesinin iadesini aksi halde suç duyurusunda bulunulacağının bildirildiğini, yine söz konusu çekin tahsili amacıyla çek alacaklısı tarafından ihtiyati haciz kararı alındığı ve müvekkilinin ticari işletmesinde haciz muhafazası yapılmaya çalışıldığını, bu işlemin akabinde müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, müşteri ve çalışanlarının gözünde küçük düştüğünü, hakkında icra takibi yapılması nedeniyle mal alımı yaptığı işyerlerinde güven kaybı oluştuğunu belirterek müvekkilinin duyduğu stres, sıkıntı ve üzüntüye sebep olan davalı aleyhinde 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, bankalarda işlem yapmak üzere damadı ...’e vekaletname verdiğini, müvekkili bankanın bu vekaletnameye istinaden davacı adına cari hesap açtığını ve çek karnesi verdiğini ve damadına teslim edildiğini, davacının müvekkili bankaya iş bu vekaletnamenin geçersizliği ile ilgili bir ihtarda bulunmadığını, basiretli bir tacir gibi davranmayarak zarara kendisinin sebep olduğunu, dava konusu çekin, davacının ihtarnamesinden daha önce keşide edilerek, ibraz edildiğini ve karşılıksız işlemi gördüğünü, bu nedenle müvekkili bankanın tüm yükümlülüğünü yerine getirerek ihtardan sonra davacının çekleri hakkında işlem yapmadığını, davacının söz konusu çeklerden haberdar olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının zararı ile bankanın davranışı arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, üçüncü şahsın kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istedi.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının eski damadı olan ...’in ibraz ettiği vekaletnamede özel yetki bulunmamasına rağmen davalının davacı adına gerekli inceleme yapılmaksızın ve vekaletname içeriği açıkça belirlenmeksizin çek defteri tanzim ettiği ve defteri ...’e teslim ettiği, ...’in bu çek defteri ile sahte imza kullanmak suretiyle çekler keşide ettiği ve çeklerin tahsil amaçlı piyasaya sürüldüğü, karşılıksız çekler ve hacizler nedeniyle davacının ticari itibarının sarsılmasına neden olunduğu, davacı tarafından davalıya keşide edilen ihtarnameye rağmen çek bedellerinin ödenmesinin davalı tarafından durdurulmadığı gerekçesi ile davacının haksız hacizler nedeniyle duymuş olabileceği üzüntünün şiddet ve derecesi dikkate alınarak 6.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan manevi tazminat davası olup; davacı her hangi bir talebi ve bilgisi olmaksızın davalı bankaca ,dava dışı ...'e çek defteri verilmesi işlemi nedeni ile maruz kaldığı hacizler nedeni ile ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek manevi tazminat talep etmiş, mahkemece; davacının, eski damadı olan dava dışı ...'e vermiş olduğu 12/03/2004 tarihli vekaletnameye istinaden, bu vekaletnamede çek defteri tanzim ettirme ve teslim almaya ilişkin özel bir yetki bulunmamasına rağmen davalı bankaca çek defteri tanzim edilerek ...'e teslim edilmesi sonucunda bu kişi tarafından düzenlenen karşılıksız çekler ve hacizler nedeniyle davacının ticari itibarının zedelendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa ki; davacı tarafından ...'e verilen 12/03/2004 tarihli vekaletnamede geniş yetkiler devredilmiş olup, bu vekaletnameye istinaden davalı bankanın adı geçen kişiye çek defteri vermesinde sorumluluğunu gerektirecek bir husus bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066584200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz