6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13066 E. 2012/20166 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
objektif özen yükümlülüğü usulsüz tevdi usulsüz tevdi sözleşmesi özen yükümlülüğü kusur oranı reeskont faizi mahsup vade icra inkar tazminatı taşıyan inkar tazminatı kusur hasar i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. · BK — BK 306

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, son bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sistem güvenliği noktasında, objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmiş olup parola ve şifrelerin korunması noktasında kusurunun bulunmadığı, ancak olay tarihinde teknolojik imkanlarının yeterli olmasına karşın, teşhis probleminin çözümü noktasında cep telefonuna, yapılan işlemle ilgili anında gönderilen bilgi mesajı veya tek kullanımlık şifre içeren SMS mesajı uygulamasını başlatmaması nedeni ile objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davacının ise sistem güvenliğinin sağlanması noktasında yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeni ile kusurlu olduğu ve tarafların eşit derece kusurlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Yalvaç İcra Müdürlüğü'nün 2007/573 Esas sayılı icra takibine davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 5.950,00 TL alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte aynen devamına, diğer alacak kısmı yönünden talebin reddine, tarafların kusur durumunun yargılamayı gerektirmesi nedeniyle şartları oluşmayan icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi hükmü uyarınca, bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. 818 sayılı BK'nun 306 ve 307. maddeleri hükmüne göre ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Kanun'un 372/1. maddesi hükmü uyarınca usulsüz tevdide, paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda, davalı Banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır. Tüm kusur davalı Banka'da olduğu halde yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13724 E. 2010/5513 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15104 E. 2011/7473 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14109 E. 2010/5469 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5159 E. 2012/11657 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2562 E. 2011/12476 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12678 E. 2011/4945 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2205 E. 2013/18562 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10532 E. 2011/3426 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/13066 E.  ,  2012/20166 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

Taraflar arasında görülen davada Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.05.2011 tarih ve 2007/143-2011/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde bulunan hesabından, kendisinin bilgisi ve talimatı dışında, tanımadığı üç ayrı hesaba EFT yoluyla havale yapıldığını, Yalvaç 2. Noterliği'nin 13.03.2007 tarihli ihtarnamesi ile davalı bankadan, havale edilen paranın iadesi istenilmiş ise de kabul edilmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, internet ortamında hesap sahibinin bilgisi haricinde yapılan havale işlemlerinde ilgili bankanın hukuken sorumlu olacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının itirazının iptaline, % 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Banka vekili, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, gizliliği temin edilmesi gereken şifrenin banka dahil olmak üzere üçüncü şahıslar tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, son bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sistem güvenliği noktasında, objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmiş olup parola ve şifrelerin korunması noktasında kusurunun bulunmadığı, ancak olay tarihinde teknolojik imkanlarının yeterli olmasına karşın, teşhis probleminin çözümü noktasında cep telefonuna, yapılan işlemle ilgili anında gönderilen bilgi mesajı veya tek kullanımlık şifre içeren SMS mesajı uygulamasını başlatmaması nedeni ile objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davacının ise sistem güvenliğinin sağlanması noktasında yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeni ile kusurlu olduğu ve tarafların eşit derece kusurlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Yalvaç İcra Müdürlüğü'nün 2007/573 Esas sayılı icra takibine davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 5.950,00 TL alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte aynen devamına, diğer alacak kısmı yönünden talebin reddine, tarafların kusur durumunun yargılamayı gerektirmesi nedeniyle şartları oluşmayan icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi hükmü uyarınca, bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. 818 sayılı BK'nun 306 ve 307. maddeleri hükmüne göre ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Kanun'un 372/1. maddesi hükmü uyarınca usulsüz tevdide, paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda, davalı Banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır. Tüm kusur davalı Banka'da olduğu halde yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentde açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 263,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066529100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.