İtirazın iptali davasında hukuki yarar ve TBK 100 mahsup sırası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/202 E. 2022/379 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Borçlu, alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılmadan önce itiraza konu borcu tamamen öderse alacaklının bu davayı açmakta hukuki yararı kalmaz; ancak ödeme takip tarihinden sonra yapılmış ve yalnızca asıl alacağı kapsıyorsa, TBK 100. madde uyarınca önce işlemiş faiz, takip masrafları ve ferilere mahsup yapılması gerektiğinden, bu mahsup hesaplanmadan borcun tamamen ödendiği kabul edilerek davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi doğru olmaz; mahkemece dava tarihi itibariyle ferileriyle birlikte ulaşılan alacak miktarı hesaplanıp yapılan ödeme düşülerek kalan miktara göre hüküm kurulmalıdır.
Ele alınan sorunlar
Dava açılmadan önce borcun kısmen/tamamen ödenmesi halinde itirazın iptali davasında hukuki yarar → kabul
İddia: Davacı vekili, davalının ödemeyi ödeme emri tebliğ edildikten sonra yaptığını, borçlunun bu yolla masraf ve vekalet ücretinden kaçınabileceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: İtirazın iptali davası açılmasındaki amaç, itiraz nedeniyle kendiliğinden duran takibin devamını sağlamaktır. Borçlu, itirazın iptali davası açılmadan önce itiraza konu borcu kısmen veya tamamen öderse ve bu ödeme sonucunda alacaklının amaçladığı sonuç (alacağın tahsili) zaten gerçekleşmiş olacağından, bu kapsamda dava açılmasında hukuki yarar bulunmaz. Bunu engelleyen bir yasa hükmü de yoktur. Ancak somut olayda borçlunun ödemesi takip tarihinden sonraki bir tarihte yapılmış ve sadece asıl alacak tutarı yatırılmıştır; bu nedenle yapılan ödemenin TBK 100. madde uyarınca öncelikle işlemiş faize, takip masraflarına ve ferilere mahsup edilip edilmediği değerlendirilmeden, borcun tamamen ödendiğinin kabul edilerek davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Takipten sonra yapılan kısmi ödemenin TBK 100 uyarınca mahsup sırası ve alacağın yeniden hesaplanması gerekliliği → kabul
Gerekçe: İcra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davası açılmadan önce TBK 100. maddesine göre yapılan kısmi ödeme öncelikle işlemiş faize, takip masraflarına ve ferilere mahsup edilir. İtirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce icra dosyası üzerinde işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında mahkemece karar verilmesi gereklidir. Borçlu tarafından takip tarihinden sonra sadece asıl alacak yatırıldığından bu ödeme kısmi ödeme olarak kabul edilmelidir ve alacaklının icra takip tutarının ferilerini talep hakkı bulunmaktadır. Mahkemece, takipte talep olunan alacağın ödeme tarihine kadar ferileriyle birlikte ulaştığı miktar hesaplanarak, yapılan ödeme bu miktardan düşülmeli ve kalan miktar (TBK 100 gereği önce ferilere mahsup yapıldığından, dava tarihi itibariyle kalan miktarın daima asıl alacak olacağı gözetilerek) dava tarihi itibariyle hesaplanan alacağa göre hüküm kurulmalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İstinaf aşamasında sunulan ibraname belgesinin değerlendirilmesi gerekliliği → tartışılmadı
Gerekçe: Davalı vekili tarafından istinaf aşamasında sunulan ibraname başlıklı belge nedeniyle karşı yanın beyanı alınarak borcun sona erip ermediğinin belirlenmesi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi → tartışılmadı
İddia: Davalı vekili, davanın açıldığı tarihte hukuki yarar bulunmadığını, ancak %20 kötüniyet tazminatı talebi hakkında karar verilmediğini ileri sürerek davacının istinaf taleplerinin reddini, kendisi aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve arabuluculuk ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verildiğinden, verilen bu karara göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İtirazın iptali davası açılmadan önce borçlunun borcu ödemesi halinde hukuki yararın ne şekilde değerlendirileceği ve takip tarihinden sonra yapılan kısmi ödemelerin TBK 100 uyarınca öncelikle faiz ve ferilere mahsup edilmesi gerektiği yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ hukuki yarar↗ cari hesap↗ kısmi ödeme↗ mahsup↗ icra inkar tazminatı↗ yetki itirazı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/202
KARAR NO 2022/379
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/09/2021
NUMARASI 2020/887 Esas - 2021/723 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/03/2022
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, ticari ilişkiden dolayı taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi oluştuğunu, ancak davalı tarafından ödenmesi gereken alacağın ödenmediğini,davalı aleyhine Büyükçekmece ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, daha sonra takibe konu ana paranın ödendiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, ödenen miktarın icra dosyasında hesap yapılarak mahsubunu, davalı tarafın icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, icra dosyasının ve davalı tarafından sunulan dekontların incelenmesinde davalı aleyhine takibin Bakırköy ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 6.350,80-TL alacak için başlatıldığı ve davalının yetki itirazı üzerine dosyanın Büyükçekmece İcra Dairesine gönderildiği ve davalının ilk ödeme emrine 03.03.2020 de itiraz ettiği ve aynı tarihte takip konusu alacağın tamamını ödediğini, davalının borcu dava açılmadan ödediği anlaşılmakla sadece icra harç ve masrafları yönünden takibe devam edilebilecekken davacı tarafından ödenen takip konusu alacak miktarı kadar itirazın iptali talebinde hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; davalı, söz konusu ödemeyi icra/ödeme emri kendisine tebliğ edildikten sonra yaptığını, her ilamsız takipte masraflardan ve vekalet ücretinden muaf olmak isteyen borçlu bu yola başvurup işbu masraflardan haksız şekilde kaçabileceğini,kararın kaldırılarak icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, borçlu tarafından yapılan ödemenin kapak hesabı yapılarak borçtan mahsubuna, borçlunun kötü niyetli itiraza ilişkin olarak icra inkar tazminatının davalı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı vekili; taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davanın açıldığı tarihte hukuki yararın olmadığını borcun ödendiğini tespit etmiş iken %20 kötüniyet tazminat talebi hakkında hiçbir karar verilmediğini, davacının istinaf taleplerinin reddine,davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini arabuluculuk ücretinin yargı gideri olarak davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK 67 md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında; davacı/alacaklı tarafından davalı/ borçlu aleyhine cari hesaba dayalı 6.350,80 TL cari hesap alacağı + 55,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.406,04 TL alacağın tahsili istemiyle 17/01/2020 tarihinde ilamsız takibe girişildiği, ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun vekili aracılığıyla ibraz ettiği dilekçe ile "icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği yetki itirazının alacaklı tarafça kabul edilerek dosyanın Büyükçekmece ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında devam ettiği ,davalı borçlunun ilk olarak tebliğ edilen ödeme emrine 3 mart 2020 tarihinde itiraz ettiği, asıl alacak tutarını 3.3.3020 tarihinde banka aracılığıyla alacaklıya ödediği hususunda çekişme bulunmamaktadır.
Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır.
Diğer yandan, icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK 100. maddesine göre, yapılan kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz, takip masraflarına ,ferilere mahsup edileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce icra dosyası üzerinde işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında mahkemece bir karar verilmesi gereklidir. Borçlu tarafından yapılan takip tarihinden sonraki bir tarihde yapılıp sadece -asıl alacak-yatırıldığından kısmi ödeme kabul edilmek durumdadır.Kısmi ödemenin icra takip tarihinden sonra yapılması sebebiyle alacaklının icra takip tutarının ferilerini talep hakkı bulunmaktadır.
TBK 100.madde uyarınca hesaplama yapılmadan borcun ödendiğinin kabulü ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddi doğru olmamıştır. Mahkemece; takip de talep olunan alacağın ödeme tarihine kadar ferileriyle birlik ulaştığı miktar hesaplanarak ,yapılan ödeme düşülerek kalan miktarın hesaplanması gerekmektedir.TBK 100 gereği yapılan ödeme öncelikle ferilere mahsup edileceğinden, dava tarihi itibariyle kalacak miktarın daima asıl alacak olacağı da gözönünde bulundurulmalı,dava tarihi itibariyle hesaplanan alacağa göre hüküm verilmelidir.Ayrıca davalı vekili tarafından istinaf aşamasında sunulan ibraname başlıklı belge nedeniyle karşı yanın beyanı alınarak borcun sona erip ermediği belirlenmelidir.
Açıklanan nedenlerle;istinaf nedenleri yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine ,verilen karara göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2021 Tarih 2020/887 Esas 2021/723 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Kararın niteliğine göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının(Davacı 59,30-TL davalı 59,30-TL ) istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/03/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/106639 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi