6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9340 E. 2012/20104 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
banka sorumluluğu yargı yolu aciz vesikası dolandırıcılık görevsizlik kararı i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 41BK 53 · TMK · TTK — TTK 321

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar BDDK ve ... hakkındaki davanın idari yargı yolu görevli olduğundan davanın görevsizlik nedeniyle reddine, davalı Oyak Bank A.Ş. yönünden davanın, davacıların öncelikle Off Shore Bank Ltd’e gidip alacağını tahsil edememesi halinde davalı Banka'nın durumu tartışılacağından erken açıldığından reddine, davalı Yurt Off Shore Bank Ltd. aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin BDDK ve ... yönünden yaptığı temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacılar vekilinin davalı ING BANK A.Ş. yönünden yaptığı temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı ING Bank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. İzmit Şubesi’nde bulunan davacılara ait mevduatın, davacıların iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, davalı Yurt Security Offshore hakkında açılan davanın kabulüne, davalı Oyakbank A.Ş. hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalı Banka'ya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmasının gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca emsal uyuşmazlıklarda mevduat sahiplerinin paralarının, davalı Banka çalışanlarının yönlendirmesiyle off shore hesaplarına gönderilmesi eyleminden TTK’nun 321. maddesi ve BK’nun 41.maddesi gereğince davalı Banka'nın sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de, somut olayda davacı ...’ın bankanın şube müdür yardımcısı olması nedeniyle kendisinin iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürmesinin MK’nun 2.maddesi hükümleriyle bağdaşıp bağdaşmayacağının da tartışılması gerekir. Bu durumda, gerek ceza mahkemesi kararı gerekse davacı ...'ın davalı Banka'daki konumu değerlendirilip tartışılarak, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7673 E. 2011/8740 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8151 E. 2011/7823 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8153 E. 2011/7825 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8149 E. 2011/7821 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8152 E. 2011/7824 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8150 E. 2011/7822 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8145 E. 2011/7818 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8148 E. 2011/7820 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/9340 E.  ,  2012/20104 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2008 tarih ve 2004/540-2008/159 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalılar ... (INGBANK) vekili Av. ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin davalı Yurtbank A.Ş’nin İzmit Şubesi'nin mudisi olduklarını, 23242 nolu hesaplarında bulunan paranın 10.11.1999 tarihinde banka iştiraki olduğu söylenen Yurt Off Shore Bank Ltd.’e aktarıldığını, bankanın yönetim ve denetimine davalılar BDDK ve ... tarafından el konulması nedeniyle paranın müvekkillerine ödenmediğini ileri sürerek 39.071.57 TL’nın 22.12.1999 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı BDDK vekili, müvekkili hakkında açılan davada idari yargının görevli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalılar ... ve Oyak Bank A.Ş. vekili, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların verdiği talimat üzerine işlemin yapıldığını, öncelikle Off Shore Bank Ltd’e dava açılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı Yurt Off Shore Bank Ltd. davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar BDDK ve ... hakkındaki davanın idari yargı yolu görevli olduğundan davanın görevsizlik nedeniyle reddine, davalı Oyak Bank A.Ş. yönünden davanın, davacıların öncelikle Off Shore Bank Ltd’e gidip alacağını tahsil edememesi halinde davalı Banka'nın durumu tartışılacağından erken açıldığından reddine, davalı Yurt Off Shore Bank Ltd. aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin BDDK ve ... yönünden yaptığı temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacılar vekilinin davalı ING BANK A.Ş. yönünden yaptığı temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı ING Bank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. İzmit Şubesi’nde bulunan davacılara ait mevduatın, davacıların iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, davalı Yurt Security Offshore hakkında açılan davanın kabulüne, davalı Oyakbank A.Ş. hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş.

aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalı Banka'ya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmasının gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca emsal uyuşmazlıklarda mevduat sahiplerinin paralarının, davalı Banka çalışanlarının yönlendirmesiyle off shore hesaplarına gönderilmesi eyleminden TTK’nun 321.

maddesi ve BK’nun 41.maddesi gereğince davalı Banka'nın sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de, somut olayda davacı ...’ın bankanın şube müdür yardımcısı olması nedeniyle kendisinin iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürmesinin MK’nun 2.maddesi hükümleriyle bağdaşıp bağdaşmayacağının da tartışılması gerekir. Bu durumda, gerek ceza mahkemesi kararı gerekse davacı ...'ın davalı Banka'daki konumu değerlendirilip tartışılarak, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin davalılar ... ve BDDK yönünden yaptığı temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davalı ING BANK A.Ş. yönünden yaptığı temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066256700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.