Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13188 E. 2012/19795 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ana sözleşme değişikliği↗ nisap↗ yoklukla malul karar↗ yokluk↗ ticaret sicili tescili↗ tasdik kararı↗ anonim şirket↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ortaklardan bazılarına tebligat yapılmaması şeklinde meydana gelen usulsüzlüğün genel kurul toplantısı ile alınan genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı ancak iptale yol açacağı, iptal davasında ise ancak toplantıda alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun iddia ve ispat edilmesi halinde iptal kararı verileceği, toplantıya çağrıda usulsüzlüğün toplantının yoklukla malul olmasını gerektirmeyeceği, Sermaye Şirketleri Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulunacak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiserleri Hakkında Yönetmeliği'nin 9. maddesine göre görev süreleri sona ermiş olsa bile şirket yönetim kurulu veya denetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırabileceğinden çağrının süresi dolan denetçi tarafından yapılmasının da toplantının yoklukla malul olmasını gerektirmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı anonim şirketin 22.06.2005 ve 27.02.2006 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Anonim şirketlerde ana sözleşme değişikliklerinde uygulanması gereken toplantı ve karar yetersayılarına ilişkin düzenleme TTK'nun 388. maddesinde yer almaktadır. Bu maddede ana sözleşmenin değiştirilmesi sırasında uygulanması gereken toplantı ve karar yetersayıları, yapılacak değişikliklerin önemine göre farklı olarak düzenlenmiştir. Buna göre ana sözleşmede yapılacak değişikliklerin niteliğine göre maddede belirtilen yetersayıların altında toplantı yapılamaz ve karar alınamaz. Aksi takdirde alınan kararlar hukuken geçerli olmayıp, yoklukla maluldür. Anılan madde başlığı ile birlikte 16.06.1989 tarihinde kabul edilip, 04.07.1989 tarihinde yayınlanan 3585 sayılı Yasa ile değiştirilerek ana sözleşme değişikliklerinde uygulanması gereken toplantı ve karar yetersayıları hususu yeniden belirlenmiştir. Ancak yasa değişikliği ana sözleşmenin kendiliğinden değiştirilmesi sonucunu doğurmadığından ana sözleşmede düzenlenmeyen hususlarda TTK'na ana sözleşmenin tescil ve ilan edildiği tarihte yürürlükte bulunan TTK hükümlerine yapıldığının kabulü gerekir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında, 17.04.1989 tarihinde tasdik edilen davalı şirketin ana sözleşmesinin aynı yıl ticaret siciline tescil edildiği anlaşılmaktadır. Ana sözleşmenin 12/D maddesinde genel kurul toplantıları ve toplantılardaki karar nisabında TTK. hükümlerine atıf yapılmıştır. Bu durumda, davalı şirketin ana sözleşmesinin yasal değişiklikten önce tescil edildiği anlaşıldığından, ana sözleşme değişikliğine ilişkin olarak alınan kararlarda TTK'nun değişiklikten önceki hükümleri uygulanacaktır. Buna göre, TTK'nun 388. maddesi 3585 sayılı Yasa ile değiştirilmesinden önceki hükmü uyarınca, iptali istenilen genel kurulların bu toplantı nisaplarının göre yapılıp yapılmadığı, toplantı nisaplarının sağlanmadığı takdirde genel kurulların yoklukla malul olduğu, yokluk olması halinde de bu hususun tesbitinin her zaman istenebileceği ve diğer iptal sebeplerine bakılmayacağı gözetilerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3912 E. 2013/23097 K.
Ortak:nisap · yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz karardaBuna göre, TTK'nun 388. maddesi 3585 sayılı Yasa ile değiştirilmesinden önceki hükmü uyarınca, iptali istenilen genel kurulların bu toplantı «nisaplarının» göre yapılıp yapılmadığı, toplantı nisaplarının sağlanmadığı takdirde genel kurulların «yoklukla malul» olduğu, yokluk olması halinde de bu hususun tesbitinin her zaman istenebileceği ve diğer iptal sebeplerine bakılmayacağı gözetilerek, sonucuna göre karar vermek ge …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ortaklardan bazılarına «tebligat» yapılmaması şeklinde meydana gelen usulsüzlüğün genel kurul toplantısı ile alınan genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı ancak iptale yol açacağı, iptal davasında ise ancak toplantıda alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun iddia ve ispat edilmesi halinde iptal kararı verileceği, toplantıya çağrıda usulsüzlüğün toplantının «yoklukla malul» olmasını gerektirmeyeceği, Sermaye Şirketleri Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulunacak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiserleri Hakkında Yönetmeliği'nin 9. maddesine göre görev süreleri sona ermiş olsa bile şirket «yönetim kurulu» veya denetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırabileceğinden çağrının süresi dolan denetçi tarafından yapılmasının da toplantının yoklukla malul olmasını gere …
Aksi takdirde alınan kararlar hukuken geçerli olmayıp, «yoklukla» maluldür.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; pay sahibinin alınan genel kurul kararı «yoklukla malul» olduğu iddiasında ise, toplantıya katılsın veya katılmasın alınan genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespitini her zaman mahkemeden talep edebileceği, gerek davalı şirketin genel kurul toplantısının yapıldığı tarihte ve gerekse davanın açılmış olduğu tarihte 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu geçerli bulunduğu, 6103 Sayılı Kanunun 2/a maddesinde açıkça olayın vuku bulduğu tarihte uygulanmakta olan kanun hangisi ise o kanun uygulanmasının kabul edildiği, hal böyle olunca olayın vuku bulduğu tarihte mülga TTK'nın uygulanması gerekeceğinden toplantı nisabında 6762 Sayılı TTK'nın 388. maddesinde belirtilen «nisap» uygulanması gerektiği, TTK m.388'de 3585 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce aranan sermayenin 3/4'ünü (%75) «temsil» eden «pay sahipleri» ve temsilcilerinin toplantıda hazır bulunması şartının somut olayda gerçekleşmediği, dava konusu toplantıya sermayenin %75'ini temsil eden pay sahipleri ya da temsilcilerinin katılması gerekirken %71,5'ini temsil eden şirket dışındaki davalılar olan pay sahipleri katıldığından, toplantı yeter sayısının gerçekleşmediği, gerekçesiyle davanın kabulü ile 14.06.2011 tarihli Olağanüstü Genel Kurulu ve A, B, C, grubu «imtiyazlı pay» sahipleri genel kurulu toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imtiyazlı pay · pay sahipliği · davadan feragat · feragat · temsil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; pay sahibinin alınan genel kurul kararı «yoklukla malul» olduğu iddiasında ise, toplantıya katılsın veya katılmasın alınan genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespitini her zaman mahkemeden talep edebileceği, gerek davalı şirketin genel kurul toplantısının yapıldığı tarihte ve gerekse davanın açılmış olduğu tarihte 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu geçerli bulunduğu, 6103 Sayılı Kanunun 2/a maddesinde açıkça olayın vuku bulduğu tarihte uygulanmakta olan kanun hangisi ise o kanun uygulanmasının kabul edildiği, hal böyle olunca olayın vuku bulduğu tarihte mülga TTK'nın uygulanması gerekeceğinden toplantı nisabında 6762 Sayılı TTK'nın 388. maddesinde belirtilen «nisap» uygulanması gerektiği, TTK m.388'de 3585 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce aranan sermayenin 3/4'ünü (%75) «temsil» eden «pay sahipleri» ve temsilcilerinin toplantıda hazır bulunması şartının somut olayda gerçekleşmediği, dava konusu toplantıya sermayenin %75'ini temsil eden pay sahipleri ya da temsilcilerinin katılması gerekirken %71,5'ini temsil eden şirket dışındaki davalılar olan pay sahipleri katıldığından, toplantı yeter sayısının gerçekleşmediği, gerekçesiyle davanın kabulü ile 14.06.2011 tarihli Olağanüstü Genel Kurulu ve A, B, C, grubu «imtiyazlı pay» sahipleri genel kurulu toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 30/11/2012 tarihli karar davalılar vekili tarafından yasal sürede temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen 04.12.2012 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» edilmiştir.
Hüküm kurulduktan sonra ancak henüz kesinlik kazanmadan «davadan feragat» edildiğinin anlaşılmasına göre, vaki feragatin mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13579 E. 2013/19048 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ortaklardan bazılarına «tebligat» yapılmaması şeklinde meydana gelen usulsüzlüğün genel kurul toplantısı ile alınan genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı ancak iptale yol açacağı, iptal davasında ise ancak toplantıda alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun iddia ve ispat edilmesi halinde iptal kararı verileceği, toplantıya çağrıda usulsüzlüğün toplantının «yoklukla malul» olmasını gerektirmeyeceği, Sermaye Şirketleri Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulunacak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiserleri Hakkında Yönetmeliği'nin 9. maddesine göre görev süreleri sona ermiş olsa bile şirket «yönetim kurulu» veya denetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırabileceğinden çağrının süresi dolan denetçi tarafından yapılmasının da toplantının yoklukla malul olmasını gere …
Buna göre, TTK'nun 388. maddesi 3585 sayılı Yasa ile değiştirilmesinden önceki hükmü uyarınca, iptali istenilen genel kurulların bu toplantı «nisaplarının» göre yapılıp yapılmadığı, toplantı nisaplarının sağlanmadığı takdirde genel kurulların «yoklukla malul» olduğu, yokluk olması halinde de bu hususun tesbitinin her zaman istenebileceği ve diğer iptal sebeplerine bakılmayacağı gözetilerek, sonucuna göre karar vermek ge …
Aksi takdirde alınan kararlar hukuken geçerli olmayıp, «yoklukla» maluldür.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 02/05/2011 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tesbitine, diğer istemlerin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ortaklardan bazılarına «tebligat» yapılmaması şeklinde meydana gelen usulsüzlüğün genel kurul toplantısı ile alınan genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı ancak iptale yol açacağı, iptal davasında ise ancak toplantıda alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun iddia ve ispat edilmesi halinde iptal kararı verileceği, toplantıya çağrıda usulsüzlüğün toplantının «yoklukla malul» olmasını gerektirmeyeceği, Sermaye Şirketleri Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulunacak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiserleri Hakkında Yönetmeliği'nin 9. maddesine göre görev süreleri sona ermiş olsa bile şirket «yönetim kurulu» veya denetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırabileceğinden çağrının süresi dolan denetçi tarafından yapılmasının da toplantının yoklukla malul olmasını gere …
Buna göre, TTK'nun 388. maddesi 3585 sayılı Yasa ile değiştirilmesinden önceki hükmü uyarınca, iptali istenilen genel kurulların bu toplantı «nisaplarının» göre yapılıp yapılmadığı, toplantı nisaplarının sağlanmadığı takdirde genel kurulların «yoklukla malul» olduğu, yokluk olması halinde de bu hususun tesbitinin her zaman istenebileceği ve diğer iptal sebeplerine bakılmayacağı gözetilerek, sonucuna göre karar vermek ge …
Aksi takdirde alınan kararlar hukuken geçerli olmayıp, «yoklukla» maluldür.
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
1 benzer karar daha
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11675 E. 2013/16166 K.
Ortak:yoklukla malul karar · yokluk · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ortaklardan bazılarına «tebligat» yapılmaması şeklinde meydana gelen usulsüzlüğün genel kurul toplantısı ile alınan genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı ancak iptale yol açacağı, iptal davasında ise ancak toplantıda alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun iddia ve ispat edilmesi halinde iptal kararı verileceği, toplantıya çağrıda usulsüzlüğün toplantının «yoklukla malul» olmasını gerektirmeyeceği, Sermaye Şirketleri Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulunacak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiserleri Hakkında Yönetmeliği'nin 9. maddesine göre görev süreleri sona ermiş olsa bile şirket «yönetim kurulu» veya denetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırabileceğinden çağrının süresi dolan denetçi tarafından yapılmasının da toplantının yoklukla malul olmasını gere …
Buna göre, TTK'nun 388. maddesi 3585 sayılı Yasa ile değiştirilmesinden önceki hükmü uyarınca, iptali istenilen genel kurulların bu toplantı «nisaplarının» göre yapılıp yapılmadığı, toplantı nisaplarının sağlanmadığı takdirde genel kurulların «yoklukla malul» olduğu, yokluk olması halinde de bu hususun tesbitinin her zaman istenebileceği ve diğer iptal sebeplerine bakılmayacağı gözetilerek, sonucuna göre karar vermek ge …
Aksi takdirde alınan kararlar hukuken geçerli olmayıp, «yoklukla» maluldür.
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali
Benzer bu kararda… e devredileceği konusunda anlaşmaya varıldığı, bunun şirket ana sözleşmesinde olmayıp taraflar arasındaki şirketin kurulması öncesinde yapılmış bir sözleşme olduğu, «yönetim kurulu kararının iptalini» ve «yoklukla malul» olduğunun tespitini gerektirir herhangi bir şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13188 E. , 2012/19795 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.06.2011 tarih ve 2010/83-2011/413 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirkette %50 hissesinin bulunduğunu, davalı şirketin 18.05.2005 tarihli toplantısının şirket denetçisinin çağrısı ile yapıldığını ayrıca bu toplantıdan müvekkillerine usulünce davetiye çıkarılmadığı gibi 22.06.2005 ve 27.02.2006 tarihli genel kurul toplantılarından müvekkillerinin haberdar edilmediğini, yapılan iadeli taahhütlü mektupların ise müvekkillerine yapılmadığını, gerçek dışı adreslere hileli tebligat yapıldığını, bu şekilde belirtilen genel kurulların ve kararlarının batıl olması ile yokluğunun tespiti gerektiğinden süreye tabi olmadığını ileri sürerek, davalı şirketin 18.05.2005, 22.06.2005 ve 27.02.2006 tarihli genel kurullarının butlanı nedeniyle yokluklarının tespitini ve sonuçlarının terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüm genel kurulların ve sermaye arttırımlarının zorunlu yapıldığını, davacılara yıllarca ulaşılamadığını ve imza yetkisinin müşterek olması nedeniyle şirketin günlük faaliyetlerinin dahi durma noktasına geldiğini, genel kurul kararlarının iptali davalarının 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, çağrı usulüne uyulmamasının müeyyidesinin yokluk değil iptal edilebilirlik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ortaklardan bazılarına tebligat yapılmaması şeklinde meydana gelen usulsüzlüğün genel kurul toplantısı ile alınan genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı ancak iptale yol açacağı, iptal davasında ise ancak toplantıda alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun iddia ve ispat edilmesi halinde iptal kararı verileceği, toplantıya çağrıda usulsüzlüğün toplantının yoklukla malul olmasını gerektirmeyeceği, Sermaye Şirketleri Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulunacak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiserleri Hakkında Yönetmeliği'nin 9. maddesine göre görev süreleri sona ermiş olsa bile şirket yönetim kurulu veya denetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırabileceğinden çağrının süresi dolan denetçi tarafından yapılmasının da toplantının yoklukla malul olmasını gerektirmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı anonim şirketin 22.06.2005 ve 27.02.2006 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Anonim şirketlerde ana sözleşme değişikliklerinde uygulanması gereken toplantı ve karar yetersayılarına ilişkin düzenleme TTK'nun 388. maddesinde yer almaktadır. Bu maddede ana sözleşmenin değiştirilmesi sırasında uygulanması gereken toplantı ve karar yetersayıları, yapılacak değişikliklerin önemine göre farklı olarak düzenlenmiştir. Buna göre ana sözleşmede yapılacak değişikliklerin niteliğine göre maddede belirtilen yetersayıların altında toplantı yapılamaz ve karar alınamaz. Aksi takdirde alınan kararlar hukuken geçerli olmayıp, yoklukla maluldür. Anılan madde başlığı ile birlikte 16.06.1989 tarihinde kabul edilip, 04.07.1989 tarihinde yayınlanan 3585 sayılı Yasa ile değiştirilerek ana sözleşme değişikliklerinde uygulanması gereken toplantı ve karar yetersayıları hususu yeniden belirlenmiştir.
Ancak yasa değişikliği ana sözleşmenin kendiliğinden değiştirilmesi sonucunu doğurmadığından ana sözleşmede düzenlenmeyen hususlarda TTK'na ana sözleşmenin tescil ve ilan edildiği tarihte yürürlükte bulunan TTK hükümlerine yapıldığının kabulü gerekir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında, 17.04.1989 tarihinde tasdik edilen davalı şirketin ana sözleşmesinin aynı yıl ticaret siciline tescil edildiği anlaşılmaktadır. Ana sözleşmenin 12/D maddesinde genel kurul toplantıları ve toplantılardaki karar nisabında TTK. hükümlerine atıf yapılmıştır. Bu durumda, davalı şirketin ana sözleşmesinin yasal değişiklikten önce tescil edildiği anlaşıldığından, ana sözleşme değişikliğine ilişkin olarak alınan kararlarda TTK'nun değişiklikten önceki hükümleri uygulanacaktır. Buna göre, TTK'nun 388. maddesi 3585 sayılı Yasa ile değiştirilmesinden önceki hükmü uyarınca, iptali istenilen genel kurulların bu toplantı nisaplarının göre yapılıp yapılmadığı, toplantı nisaplarının sağlanmadığı takdirde genel kurulların yoklukla malul olduğu, yokluk olması halinde de bu hususun tesbitinin her zaman istenebileceği ve diğer iptal sebeplerine bakılmayacağı gözetilerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066168700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz