6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kar payı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14126 E. 2012/21728 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar payı ara karar pay defteri temerrüt faizi ortaklık ilişkisi kâr payı eksik inceleme temerrüt e-defter görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 20 · HUMK — HUMK 440 · SPK · TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirket yöneticilerinin TTK ve SPK mevzuatına aykırı bir şekilde yüksek kar payı verme ve istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıya hisse sattıkları, bu satışın BK’nun 20/2. maddesi gereğince batıl olduğu, yönetici olan davalıların TTK'nun 336 maddesi uyarınca sorumlu oldukları, davacı tarafından hisse bedeli olarak ödenen miktar kadar davalıların nedensiz zenginleştikleri gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tesbiti ile yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne ve 7.500,00 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; kararın davalı ... dışındaki diğer davalılar vekilince temyizi üzerine Dairemizin 29.6.2012 tarihli kararıyla sair temyiz itirazlarının reddine, uyuşmazlığın taraflar arasındaki ilişkinin bir ortaklık ilişkisi mi, yoksa yüksek kar payı vaadi ile temin edilen 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10. maddesinde düzenlenen mevduat ilişkisi mi olduğu noktasında toplandığı, bu hususun açıklığa kavuşması için davalı şirkete ait tüm defter ve kayıtlar ile davalı şirket yöneticileri hakkında açılan ceza dava dosyaları üzerinde inceleme yaptırılarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği, davacının davalı şirkete ait pay defterinde ortak gösterilmesinin davacının şirket ortağı olduğunun kabulü için yeterli olmadığı, mahkemece bilirkişi raporu alınması için verilen ara kararının sadece muhasip bilirkişi görevlendirilmesi nedeniyle usulüne uygun olmayıp davacı aleyhine sonuç doğurmayacağı, davalı tarafından davacının ödeme yaptığı olgusu kabul edilerek pay defterinde davacının ortak olarak gösterilmesi karşısında mahkemece istenen belgelerin aslının sunulması için verilen sürenin gereksiz olduğu gerekçeleriyle eksik incelemeye dayalı yerel mahkeme kararının temyiz eden davalılar lehine bozulmasına karar verilmiştir.

Temyiz eden davalılar vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen 2 nolu bent dışındaki sair karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.

2- Ancak, bozma davacının davalı şirkete ait pay defterine ortak gösterilmiş olduğu, davalı yanın bu yönde bir kabulünün bulunduğu belirtilmiş ise de bu husus dosya kapsamına aykırı olduğu gibi, mahkemenin de böyle bir gerekçesinin bulunmadığı anlaşıldığından Dairemizin buna yönelik bozma nedenlerinin bozma ilamından çıkartılmasına, mahkeme hükmünün bozma ilamında açıklanan diğer gerekçelerle bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yedek akçe

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10679 E. 2012/8336 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yedek akçe

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11070 E. 2012/8979 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yedek akçe

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10785 E. 2012/8346 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Yedek akçe

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10686 E. 2012/8343 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yedek akçe

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10684 E. 2012/8341 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yedek akçe

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10682 E. 2012/8339 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yedek akçe

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10683 E. 2012/8340 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yedek akçe

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10680 E. 2012/8337 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/14126 E.  ,  2012/21728 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2010 gün ve 2009/572-2010/180 sayılı kararı onayan Daire’nin 29.06.2012 gün ve 2010/11070-2012/8979 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunulması üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 100.000 DM verdiğini, bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğinde kendisine ödeme yapılmadığını, Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı şirket ile kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı ... ile yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların da zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 7.500,00 TL’nın faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirket yöneticilerinin TTK ve SPK mevzuatına aykırı bir şekilde yüksek kar payı verme ve istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıya hisse sattıkları, bu satışın BK’nun 20/2. maddesi gereğince batıl olduğu, yönetici olan davalıların TTK'nun 336 maddesi uyarınca sorumlu oldukları, davacı tarafından hisse bedeli olarak ödenen miktar kadar davalıların nedensiz zenginleştikleri gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tesbiti ile yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne ve 7.500,00 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; kararın davalı ...

dışındaki diğer davalılar vekilince temyizi üzerine Dairemizin 29.6.2012 tarihli kararıyla sair temyiz itirazlarının reddine, uyuşmazlığın taraflar arasındaki ilişkinin bir ortaklık ilişkisi mi, yoksa yüksek kar payı vaadi ile temin edilen 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10. maddesinde düzenlenen mevduat ilişkisi mi olduğu noktasında toplandığı, bu hususun açıklığa kavuşması için davalı şirkete ait tüm defter ve kayıtlar ile davalı şirket yöneticileri hakkında açılan ceza dava dosyaları üzerinde inceleme yaptırılarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği, davacının davalı şirkete ait pay defterinde ortak gösterilmesinin davacının şirket ortağı olduğunun kabulü için yeterli olmadığı, mahkemece bilirkişi raporu alınması için verilen ara kararının sadece muhasip bilirkişi görevlendirilmesi nedeniyle usulüne uygun olmayıp davacı aleyhine sonuç doğurmayacağı, davalı tarafından davacının ödeme yaptığı olgusu kabul edilerek pay defterinde davacının ortak olarak gösterilmesi karşısında mahkemece istenen belgelerin aslının sunulması için verilen sürenin gereksiz olduğu gerekçeleriyle eksik incelemeye dayalı yerel mahkeme kararının temyiz eden davalılar lehine bozulmasına karar verilmiştir.

Temyiz eden davalılar vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen 2 nolu bent dışındaki sair karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.

2- Ancak, bozma davacının davalı şirkete ait pay defterine ortak gösterilmiş olduğu, davalı yanın bu yönde bir kabulünün bulunduğu belirtilmiş ise de bu husus dosya kapsamına aykırı olduğu gibi, mahkemenin de böyle bir gerekçesinin bulunmadığı anlaşıldığından Dairemizin buna yönelik bozma nedenlerinin bozma ilamından çıkartılmasına, mahkeme hükmünün bozma ilamında açıklanan diğer gerekçelerle bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 29.06.2012 tarih 2010/11070 E., 2012/8979 K. Sayılı bozma ilamındaki davacının davalı şirketin pay defterinde ortak olarak gösterildiğinde, davalı yanın bu olguyu kabul ettiğine yönelik bozma gerekçelerinin ilamdan çıkartılmasına, hükmün bozma ilamında açıklanan diğer gerekçelere istinaden BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 28.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066149100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.