YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13456 E. 2012/19707 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ara karar↗ ortalama tüketici↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının 2008/74220 sayılı 03,04,05,09,28 ve 32. sınıf mal ve hizmetlerde “FARA” ibareli marka başvurusu ile davacının 2000/23211 sayılı 03 ve 05. sınıflarda “L’ara” ibareli tescilli markasının bazı mal ve hizmet sınıflarda aynı, bazılarında ise benzer nitelikteki mal ve hizmetleri kapsadıkları, ancak iki heceden oluşan markaların bütün itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alındığında benzer bulunmadığı, başvuru konusu “FARA” ibaresinin orijinal bir ibare olup, ortalama tüketici tarafından davacı markası ile karıştırılamayacağını, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesindeki şartlarının oluşmadığı, davacı markasının tanınmış olduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talebine ilişkindir. Mahkemece, davalının marka başvurusundaki “FARA” ibaresi ile davacının tescilli markasındaki “L’ara” ibaresi arasında bütünsel izlenim açısından benzerliğin bulunmadığı, ortalama tüketici tarafından bu ibarelerin karıştırılamayacağı belirtilmiş ise de, Dairemizin 03/11/2011 tarihli 2010/4158 E, 2011/14883 K. sayılı ilamında da benimsendiği gibi “FARA” ve “L’ara” ibarelerinin benzer olduğu nazara alınarak 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında değerlendirilme yapılması için uzman bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeye dayanılarak davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11782 E. 2012/11778 K.
Ortak:ortalama tüketici · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… k, davalının 2008/74220 sayılı 03,04,05,09,28 ve 32. sınıf mal ve hizmetlerde “FARA” ibareli marka başvurusu ile davacının 2000/23211 sayılı 03 ve 05. sınıflarda “L’«ara»” ibareli tescilli markasının bazı mal ve hizmet sınıflarda aynı, bazılarında ise benzer nitelikteki mal ve hizmetleri kapsadıkları, ancak iki heceden oluşan markaların bütün itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alındığında benzer bulunmadığı, başvuru konusu “FARA” ibaresinin orijinal bir ibare olup, «ortalama tüketici» tarafından davacı markası ile karıştırılamayacağını, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesindeki şartlarının oluşmadığı, davacı markasının tanınmış olduğuna dair delil b …
Mahkemece, davalının marka başvurusundaki “FARA” ibaresi ile davacının tescilli markasındaki “L’«ara»” ibaresi arasında bütünsel izlenim açısından benzerliğin bulunmadığı, «ortalama tüketici» tarafından bu ibarelerin karıştırılamayacağı belirtilmiş ise de, Dairemizin 03/11/2011 tarihli 2010/4158 E, 2011/14883 K. sayılı ilamında da benimsendiği gibi “FAR …
Benzer bu karardaMarkalardaki tek harf değişikliğinin «iltibasa» yol açacağına dair Dairemiz kararları mevcut ise de, bu hususun her somut olayın özelliğine göre değerlendirilmesi gerekmekte olup, somut uyuşmazlıkta tek harf değişikliğinin görsel, işitsel, yazılış ve anlamsal bakımından dava konusu markanın üzerinde kullanılacağı emtianın «ortalama tüketicileri» nezdinde iltibası önleyici mahiyette olduğu, her iki marka bakımından vurgunun ilk hece olan ''ZA'' ve ''FA'' sesleri üzerinde toplandığı, vurgunun ilk hecede odak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ''ZARA'' ibareli markasının tanınmışlık vasfı taşıdığı, «iltibasa» karşı diğer markalara göre daha fazla korumayı hak ettiği, taraf markalarının sesçil ve görsel olarak benzer olduğu, davalı markası kapsamında kalan tüm sınıf ürün …
Dava, TPE YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemlerine ilişkin olup, davacı tarafça ''ZARA'' esas unsurlu markalar gerekçe gösterilerek davalıya ait ''FARA'' ibareli markanın hükümsüzlüğü ve «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunmadığı yönündeki TPE YİDK kararının iptali talep edilmiş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Markalardaki tek harf değişikliğinin «iltibasa» yol açacağına dair Dairemiz kararları mevcut ise de, bu hususun her somut olayın özelliğine göre değerlendirilmesi gerekmekte olup, somut uyuşmazlıkta tek harf değişikliğinin görsel, işitsel, yazılış ve anlamsal bakımından dava konusu markanın üzerinde kullanılacağı emtianın «ortalama tüketicileri» nezdinde iltibası önleyici mahiyette olduğu, her iki marka bakımından vurgunun ilk hece olan ''ZA'' ve ''FA'' sesleri üzerinde toplandığı, vurgunun ilk hecede odak …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11697 E. 2013/18822 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2460 E. 2014/9443 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı banka ile «borcu üstlenen» ... vekili ve katılma yolu ile davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2013/4158 Esas, 2013/17242 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. HD 2012/6741/2012/9924
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6741 E. 2012/9924 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13456 E. , 2012/19707 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/05/2011 tarih ve 2010/254-2011/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının “FARA” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin tescilli “L’ara” ibareli markasına dayanarak yaptığı itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının birbirine benzediğini, aynı ve benzer malları kapsadığını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptalini, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının 2008/74220 sayılı 03,04,05,09,28 ve 32. sınıf mal ve hizmetlerde “FARA” ibareli marka başvurusu ile davacının 2000/23211 sayılı 03 ve 05. sınıflarda “L’ara” ibareli tescilli markasının bazı mal ve hizmet sınıflarda aynı, bazılarında ise benzer nitelikteki mal ve hizmetleri kapsadıkları, ancak iki heceden oluşan markaların bütün itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alındığında benzer bulunmadığı, başvuru konusu “FARA” ibaresinin orijinal bir ibare olup, ortalama tüketici tarafından davacı markası ile karıştırılamayacağını, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesindeki şartlarının oluşmadığı, davacı markasının tanınmış olduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talebine ilişkindir. Mahkemece, davalının marka başvurusundaki “FARA” ibaresi ile davacının tescilli markasındaki “L’ara” ibaresi arasında bütünsel izlenim açısından benzerliğin bulunmadığı, ortalama tüketici tarafından bu ibarelerin karıştırılamayacağı belirtilmiş ise de, Dairemizin 03/11/2011 tarihli 2010/4158 E, 2011/14883 K. sayılı ilamında da benimsendiği gibi “FARA” ve “L’ara” ibarelerinin benzer olduğu nazara alınarak 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında değerlendirilme yapılması için uzman bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeye dayanılarak davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066060800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz