Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3050 E. 2024/5883 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderlerinden sorumluluk↗ ihya davası↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ sicilden terkin↗ tazminat davası↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2022/203 E., 2023/44 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerince ... İvf Rize...Ltd. Şti. aleyhine manevi tazminat davası açıldığını, yargılama sürecinde anılan şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin tespit edilmesi üzerine davanın görüldüğü Mahkemece, müvekkillerine ihya davası açmak üzere yetki ve süre verildiğini ileri sürerek ... İvf Rize...Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenilen şirketin usulüne uygun olarak tasfiye edildiğini, davacıların ihya istemekte hukuki yararları bulunmadığı gibi şirketin ihyasını gerektirir inandırıcı bir delil de sunamadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirket hakkında terkin işlemi yapılmadan önce açılmış ve görülmekte olan davaların bulunduğu, ihyası istenen şirket hakkında devam eden dava bulunmasına rağmen ticaret sicilinden terkin işlemi yapılmasının tasfiyenin eksiksiz ve tam olarak yapılması şeklindeki yasal düzenlemeye aykırı olduğu, bu nedenle sicilden terkin edilen şirket aleyhine dava açan davacıların yargılama sırasında terkin edilen şirketin ihyasını istemekte hukuki yararlarının bulunduğu, davalı tasfiye memurunun davacılar tarafından açılan davayı bilebilecek konumda olmasına rağmen dava devam ederken tasfiye işlemlerine son vermesi ve bu kapsamda tasfiyenin eksiksiz ve gereği gibi yapılmamasından sorumlu olması sebebiyle yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, yasal hasım konumunda olan diğer davalının ise yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... İvf Rize...Ltd. Şti.'nin görülmekte olan derdest dava ve bu davanın infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, davacının herhangi bir alacaklı sıfatının bulunmadığını, müvekkili müdürlük için belli olmayan bir alacaklılık sıfatına dayanarak verilen mahkeme kararının hatalı olduğunu, davacı tarafından yargılama aşamasında sunulan delillerin inandırıcı olmadığını, davayı açmasındaki haklı sebebini ispatlayamadığını, yerel mahkemece eksik inceleme yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11268 E. 2010/1698 K.
Ortak:yasal hasım · ihya · ek tasfiye · harç
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirket hakkında «terkin» işlemi yapılmadan önce açılmış ve görülmekte olan davaların bulunduğu, ihyası istenen şirket hakkında devam eden dava bulunmasına rağmen «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılmasının tasfiyenin eksiksiz ve tam olarak yapılması şeklindeki yasal düzenlemeye aykırı olduğu, bu nedenle «sicilden terkin» edilen şirket aleyhine dava açan davacıların yargılama sırasında terkin edilen şirketin ihyasını istemekte «hukuki yararlarının» bulunduğu, davalı «tasfiye» memurunun davacılar tarafından açılan davayı bilebilecek konumda olmasına rağmen dava devam ederken tasfiye işlemlerine «son» vermesi ve bu kapsamda tasfiyenin eksiksiz ve gereği gibi yapılmamasından sorumlu olması sebebiyle «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu, «yasal hasım» konumunda olan diğer davalının ise yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» istenilen şirketin usulüne uygun olarak «tasfiye» edildiğini, davacıların ihya istemekte hukuki yararları bulunmadığı gibi şirketin ihyasını gerektirir inandırıcı bir delil de sunamadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti’nin ihyasına, «tasfiye» amacıyla sınırlı olmak üzere Rize Ticaret Sicili’ne tesciline, «yargılama giderlerinin» davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil müdürlüğü» «yasal hasım» konumunda olup, davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir.
Zira, sicilin, istem üzerine «ihyaya» ilişkin karar alıp, şirketi tekrar sicile tescil gibi bir görevi ve yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili müdürlüğü · limited şirket · yargılama gideri · ticaret sicili
Benzer bu karardaBu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil müdürlüğü» «yasal hasım» konumunda olup, davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir.
Şti’nin ihyasına, «tasfiye» amacıyla sınırlı olmak üzere Rize Ticaret Sicili’ne tesciline, «yargılama giderlerinin» davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Dava, dava dışı «limited şirketin» ihyasına ilişkindir.
Dava, TTK’nun 36 ncı maddesine dayalı bir dava da olmadığından, sicil aleyhine «harç» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ... sicili yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK’nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4231 E. 2022/8345 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · mevduat hesabı · dava şartı yokluğu · alacak davası · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaŞu halde eldeki dava ile tarafları, konusu ve miktarı aynı olan davada verilen ve kesinleşen ret kararı eldeki dosya açısından «kesin» hüküm teşkil etmekte olup mahkemece HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın kesin hükme yönelik dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, 37.500,00 USD'nin 03/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4a maddesi gereğince devlet bankalarınca USD ile açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili ile davalı banka vekili ve fer’i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı tarafından aynı alacakla ilgili olarak, aynı davalı aleyhine Rize Asliye Hukuk Mahkemesinde 2004 yılında «alacak davası» açılmış ve Yargıtay 19.
Kesin hüküm HMK’nın 114/1-i maddesi gereğince dava şartı olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re’«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3050 E. , 2024/5883 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/845 Esas, 2024/487 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Rize 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2022/203 E., 2023/44 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerince ... İvf Rize...Ltd. Şti. aleyhine manevi tazminat davası açıldığını, yargılama sürecinde anılan şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin tespit edilmesi üzerine davanın görüldüğü Mahkemece, müvekkillerine ihya davası açmak üzere yetki ve süre verildiğini ileri sürerek ... İvf Rize...Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenilen şirketin usulüne uygun olarak tasfiye edildiğini, davacıların ihya istemekte hukuki yararları bulunmadığı gibi şirketin ihyasını gerektirir inandırıcı bir delil de sunamadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirket hakkında terkin işlemi yapılmadan önce açılmış ve görülmekte olan davaların bulunduğu, ihyası istenen şirket hakkında devam eden dava bulunmasına rağmen ticaret sicilinden terkin işlemi yapılmasının tasfiyenin eksiksiz ve tam olarak yapılması şeklindeki yasal düzenlemeye aykırı olduğu, bu nedenle sicilden terkin edilen şirket aleyhine dava açan davacıların yargılama sırasında terkin edilen şirketin ihyasını istemekte hukuki yararlarının bulunduğu, davalı tasfiye memurunun davacılar tarafından açılan davayı bilebilecek konumda olmasına rağmen dava devam ederken tasfiye işlemlerine son vermesi ve bu kapsamda tasfiyenin eksiksiz ve gereği gibi yapılmamasından sorumlu olması sebebiyle yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, yasal hasım konumunda olan diğer davalının ise yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
İvf Rize...Ltd. Şti.'nin görülmekte olan derdest dava ve bu davanın infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, davacının herhangi bir alacaklı sıfatının bulunmadığını, müvekkili müdürlük için belli olmayan bir alacaklılık sıfatına dayanarak verilen mahkeme kararının hatalı olduğunu, davacı tarafından yargılama aşamasında sunulan delillerin inandırıcı olmadığını, davayı açmasındaki haklı sebebini ispatlayamadığını, yerel mahkemece eksik inceleme yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066051200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz