Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17336 E. 2012/20263 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven kuruluşu↗ 3095 sayılı kanun↗ ticari dava niteliği↗ tüzel kişilik↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan Şengüller GSM'nin tüzel kişiliğinin bulunmadığı, bir güven kuruluşu olan Banka'nın sadece SMS onay şifresi ile teyit alıp başkaca bir güvenlik önlemi almadan para transferi yapılmasında ve paranın kötü niyetli kişilerin eline geçmesinde tam kusurlu olduğu, davalı Banka ile Turkcell arasında davacıya ortak hizmet verecekleri yönünden bir sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle, davanın Şengüller GSM yönünden husumetten, Turkcell İletişim Hizmetleri yönünden esastan reddine, davanın davalı Banka yönünden kabulü ile 9.000 TL'nın 18.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacı vekili, davaya konu miktarın en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş olup, mahkemece yasal faiz oranı üzerinden hüküm kurulmuştur.
Mülga 6762 Sayılı TTK’nın 4. maddesinin 6. bendinde bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Davacının davalı Banka nezdinde hesabının bulunması nedeniyle aralarında akdi ilişkinin mevcut olmasına göre de davanın ticari nitelikte olduğunun kabulü ile 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan tutara avans faizi oranlarının uygulanması mümkün olup, davacının mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanması yönündeki isteminin ticari işlerde uygulanan avans faizi oranını da içerdiğinin kabulü gerektiğinden hüküm altına alınan miktarın avans faiz oranı ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faiz oranlarının uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacının bu yöndeki temyiz itirazının kabulü ile hükmün HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9904 E. 2012/14403 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2785 E. 2022/4848 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · şirket müdürünün azli · azil · şirket müdürlüğü · bozma sonrası karar · kar payı · sözleşmeden doğan dava · ibra
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda davalı şirket müdürünün sunulan delillere göre özen ve «bağlılık yükümü» ile kanunlar ve ana «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerine ağır bir şekilde ihlal ettiği veya şirketi iyi yönetmek için gerekli yeteneği kaybettiği yönünde tam bir vicdani kanaate varılamadığı gerekçesiyle Ortaklık «payının» tespiti ve «kar payının» tahsiline ilişkin taleplerin kesinleşmiş olması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava konusu olan «şirket müdürlüğünden» «azil» talebinin ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Dairemizin bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporları sonucunda somut olayda davalı şirket müdürünün özen ve «bağlılık yükümü» ile kanunlar ve ana «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiği veya şirketi iyi yönetemediği hususları ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma öncesi alınan ilk bilirkişi raporu ile «bozma sonrası» alınan ikinci bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiğinden söz edilerek davanın kanıtlanamadığı sonucuna varılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13843 E. 2014/19813 K.
Ortak:avans faizi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan Şengüller GSM'nin «tüzel kişiliğinin» bulunmadığı, bir «güven kuruluşu» olan Banka'nın sadece SMS onay şifresi ile teyit alıp başkaca bir güvenlik önlemi almadan para transferi yapılmasında ve paranın kötü niyetli kişilerin eline geçmesinde tam kusurlu olduğu, davalı Banka ile Turkcell arasında davacıya ortak hizmet verecekleri yönünden bir sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle, davanın Şengüller GSM yönünden «husumetten», Turkcell İletişim Hizmetleri yönünden esastan reddine, davanın davalı Banka yönünden kabulü ile 9.000 TL'nın 18.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziy …
Davacının davalı Banka nezdinde hesabının bulunması nedeniyle aralarında akdi ilişkinin mevcut olmasına göre de davanın «ticari nitelikte» olduğunun kabulü ile 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan tutara «avans faizi» oranlarının uygulanması mümkün olup, davacının mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanması yönündeki isteminin ticari işlerde uygulanan avans faizi oranını da içerdiğinin kabulü gerektiğinden hüküm altına alınan miktarın avans faiz oranı ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «yasal faiz» oranlarının uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmas …
Benzer bu kararda… dan davacıya karşı sorumluluğunun bulunduğu" hususlarının belirtildiği, bozma ilamı üzerine yeniden yapılan inceleme sonunda davalı Turkcell A.Ş. hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine, 25.000 TL tazminatın davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş'den tahsiline karar verildiği, kararın kesinleştiği, anılan dosyada alınan uzman bilirkişi r …
… u olduğu, tespit isteminin ise şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.000 TL'nin 14.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının işletme bedelinin tespiti ile ilgili talebinin «hukuki yarar» bulunmaması dikkate alınarak dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «internet bankacılığı» yoluyla hesaptan çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, davacı 02.04.2007 tarihinde hem davalı banka hem de GSM operatörü olan Turkcell A.Ş'ye «husumet» yönelterek hesabından çekilen 50.000 TL'nin müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, Kayseri Ticaret Mahkemesi'nce, 09.09.2009 tarih ve 2007/143- 2009/472 E.K. sayılı karar ile «müteselsil sorumluluğun» bulunmadığı, davalıların eşit oranda müterafik kusurlu oldukları kabul edilerek dava konusu edilen miktardan yarı yarıya sorumlu tutulmalarına karar verilmiş, kara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · vekalet ücreti takdiri · müteselsil sorumluluk · pasif husumet yokluğu · dava şartı yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · usulden reddi
Benzer bu kararda… dan davacıya karşı sorumluluğunun bulunduğu" hususlarının belirtildiği, bozma ilamı üzerine yeniden yapılan inceleme sonunda davalı Turkcell A.Ş. hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine, 25.000 TL tazminatın davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş'den tahsiline karar verildiği, kararın kesinleştiği, anılan dosyada alınan uzman bilirkişi r …
… u olduğu, tespit isteminin ise şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.000 TL'nin 14.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının işletme bedelinin tespiti ile ilgili talebinin «hukuki yarar» bulunmaması dikkate alınarak dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «internet bankacılığı» yoluyla hesaptan çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, davacı 02.04.2007 tarihinde hem davalı banka hem de GSM operatörü olan Turkcell A.Ş'ye «husumet» yönelterek hesabından çekilen 50.000 TL'nin müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, Kayseri Ticaret Mahkemesi'nce, 09.09.2009 tarih ve 2007/143- 2009/472 E.K. sayılı karar ile «müteselsil sorumluluğun» bulunmadığı, davalıların eşit oranda müterafik kusurlu oldukları kabul edilerek dava konusu edilen miktardan yarı yarıya sorumlu tutulmalarına karar verilmiş, kara …
Dairemizin 13.12.2011 tarih ve 2010/10-2011/16909 E.K. sayılı ilamı ile kararın, Turkcell A.Ş'ye «husumet» yöneltilemeyeceği, reddedilen miktar yönünden de davalı banka lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, davacı ve davalı banka vekillerinin karar düzeltme istemleri de reddedilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5564 E. 2012/8095 K.
Ortak:ticari dava niteliği
İncelediğiniz karardaDavacının davalı Banka nezdinde hesabının bulunması nedeniyle aralarında akdi ilişkinin mevcut olmasına göre de davanın «ticari nitelikte» olduğunun kabulü ile 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan tutara «avans faizi» oranlarının uygulanması mümkün olup, davacının mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanması yönündeki isteminin ticari işlerde uygulanan avans faizi oranını da içerdiğinin kabulü gerektiğinden hüküm altına alınan miktarın avans faiz oranı ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «yasal faiz» oranlarının uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmas …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · havale
Benzer bu kararda… ılı Elektronik İmza Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun nitelikte hukuki ve teknik altyapısı olmayan bir şifre kullandığı, davacının bilgisi ve onayı dışında «havale» yoluyla aktarılan 5.700,00 TL’nı davacıya ödemekle yükümlü olduğu, davalı Turkcell İletişim A.Ş.'nin davalı banka tarafından verilen bankacılık hizmetinin güvenliğ …
… 3/e. maddesinde tüketicinin “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan ve yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi”, 3(h) bendinde ise «tüketici işleminin» “Mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi” ifade edeceği, aynı kanunun 2. maddesinde ise bu Kanunun, 1. …
… nce ticari iş niteliğinde bulunmasına göre, 4077 sayılı yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmaması nedeniyle mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şeklide hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17336 E. , 2012/20263 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2008/616-2010/808 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka şubesi nezdindeki hesabında bulunan 9.000 TL'nın internet yoluyla çekildiğini, işlemin davacının ağabeyi adına kayıtlı Turkcell hattının sim kartı sahte kimlikle değiştirilerek gerçekleştirildiğini, zararın davalı Banka ve GSM operatörünün kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek, 9.000 TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, doğrulama şifresinin başkalarının eline geçmesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın husumet yönünden ve esastan reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan Şengüller GSM'nin tüzel kişiliğinin bulunmadığı, bir güven kuruluşu olan Banka'nın sadece SMS onay şifresi ile teyit alıp başkaca bir güvenlik önlemi almadan para transferi yapılmasında ve paranın kötü niyetli kişilerin eline geçmesinde tam kusurlu olduğu, davalı Banka ile Turkcell arasında davacıya ortak hizmet verecekleri yönünden bir sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle, davanın Şengüller GSM yönünden husumetten, Turkcell İletişim Hizmetleri yönünden esastan reddine, davanın davalı Banka yönünden kabulü ile 9.000 TL'nın 18.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacı vekili, davaya konu miktarın en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş olup, mahkemece yasal faiz oranı üzerinden hüküm kurulmuştur.
Mülga 6762 Sayılı TTK’nın 4. maddesinin 6. bendinde bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Davacının davalı Banka nezdinde hesabının bulunması nedeniyle aralarında akdi ilişkinin mevcut olmasına göre de davanın ticari nitelikte olduğunun kabulü ile 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan tutara avans faizi oranlarının uygulanması mümkün olup, davacının mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanması yönündeki isteminin ticari işlerde uygulanan avans faizi oranını da içerdiğinin kabulü gerektiğinden hüküm altına alınan miktarın avans faiz oranı ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faiz oranlarının uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacının bu yöndeki temyiz itirazının kabulü ile hükmün HUMK’nın 438/7.
maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “yasal” kelimesi hüküm fırkasından çıkartılarak yerine “avans” ibaresi yazılmak suretiyle kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 400,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066023400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz