Sermaye artırımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4057 E. 2012/18100 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye artırımı↗ olağanüstü genel kurul↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacılar tarafından davalı aleyhine ana dosyadan açılan davanın kabulü ile 03.12.2003 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile alınan ana sözleşmenin 10.maddesinin değiştirilmesine yönelik olan sermaye artırım kararının iptaline, birleşen davaların ise reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 24.11.2011 gün ve 2010/8870-2011/15856 sayılı kararı ile ana dosyadan açılan dava yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8870 E. 2023/2440 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacılar tarafından davalı aleyhine ana dosyadan açılan davanın kabulü ile 03.12.2003 tarihli «olağanüstü genel kurul» kararı ile alınan ana sözleşmenin 10.maddesinin değiştirilmesine yönelik olan «sermaye artırım» kararının iptaline, birleşen davaların ise reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 24.11.2011 gün ve 2010/8870-2011/15856 sayılı k …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %35 oranında ortağı olduğunu, müvekkilinin «olumsuz» oyuna rağmen 14.04.2017 tarihli genel kurulda müdürler kuruluna ...'ın atanmasına ve kendisine ücret ödenmemesine karar verildiğini, bu karar üzerinden henüz 1 yıl geçmeden 29.01.2018 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında aynı kişiye aylık net 15.000,00 TL maaş ve 100.000,00 TL «prim» ödenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın «hakkaniyete» ve şirket menfaatlerine aykırı olduğunu belirterek, şirketin 29.01.2018 tarihli olağan genel kurul kararlarından müvekkilinin muhalif olduğu maddesinin iptaline ka …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen davalı şirketin 29.01.2018 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 6 ncı maddesinde davacının söz konusu karara «olumsuz» oy kullanmasına rağmen kararla ilgili muhalefetini tutanağa geçirtmediği, 6102 sayılı Kanun 622 nci maddesinin yollamasıyla «limited şirketlerde» «genel kurul kararlarının butlanı» ve iptali konusunda Anonim Şirketlerin «genel kurul kararlarının iptali» ve butlanına ilişkin hükümlerin uygulandığı, bu nedenle uygulanması gereken aynı Kanun'un 446/1-a maddesine göre davacının genel kurul kararının «iptali davası» açabilmesi için karara olumsuz oy kullanmasının yanında karara karşı muhalefetini de tutanağa geçirtmiş olmasının gerektiği, davacının dava konusu karara olumsuz o …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının butlanı · toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · butlan · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · hakkaniyet · ek prim
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen davalı şirketin 29.01.2018 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 6 ncı maddesinde davacının söz konusu karara «olumsuz» oy kullanmasına rağmen kararla ilgili muhalefetini tutanağa geçirtmediği, 6102 sayılı Kanun 622 nci maddesinin yollamasıyla «limited şirketlerde» «genel kurul kararlarının butlanı» ve iptali konusunda Anonim Şirketlerin «genel kurul kararlarının iptali» ve butlanına ilişkin hükümlerin uygulandığı, bu nedenle uygulanması gereken aynı Kanun'un 446/1-a maddesine göre davacının genel kurul kararının «iptali davası» açabilmesi için karara olumsuz oy kullanmasının yanında karara karşı muhalefetini de tutanağa geçirtmiş olmasının gerektiği, davacının dava konusu karara olumsuz o …
… ara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin gerektiği, davacının iptali istenilen genel kurul kararı yönünden açıklanan biçimde bir «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, kararın «butlan» ile batıl olmasını gerektirir bir durumun da bulunmadığı, mahkemece de dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve e …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %35 oranında ortağı olduğunu, müvekkilinin «olumsuz» oyuna rağmen 14.04.2017 tarihli genel kurulda müdürler kuruluna ...'ın atanmasına ve kendisine ücret ödenmemesine karar verildiğini, bu karar üzerinden henüz 1 yıl geçmeden 29.01.2018 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında aynı kişiye aylık net 15.000,00 TL maaş ve 100.000,00 TL «prim» ödenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın «hakkaniyete» ve şirket menfaatlerine aykırı olduğunu belirterek, şirketin 29.01.2018 tarihli olağan genel kurul kararlarından müvekkilinin muhalif olduğu maddesinin iptaline ka …
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4057 E. , 2012/18100 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.04.2009 tarih ve 2003/1395-2009/208 sayılı kararın kararı kısmen bozan Daire’nin 24.11.2011 gün ve 2010/8870-2011/15856 sayılı kararı aleyhine davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacılar vekili davacıların davalı şirketin ortakları olduğunu, 03.12.2003 tarihinde toplanan olağanüstü genel kuruluyla ilgili çağrının kanuna aykırı yapıldığını, alınan kararların afaki iyi niyet kurallarına uygun olmadığını, davacıların müzayaka halinden istifade edildiğini, sermaye artırımına gidildiğini, bu durumun davacıların rüçhan haklarını kullanmasını engellediğini, sermaye içindeki paylarını düşürdüğünü, sermayenin % 76 oranında artırılarak 440 trilyona çıkarıldığını, ülkede yaşanan enflasyon nedeniyle bu kadar büyük bir artışa gerek olmadığını, sırf ticari hileler kullanılarak bunun yapıldığını, davacı haklarının ihlal edildiğini, iyi niyetli olunmadığını ve özellikle sermayenin tamamının taahhüt tarihinden itibaren üç ay içinde ödeneceğine ilişkin ana sözleşme tadil metninin kanun ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, gündemin üçüncü maddesinin oylamaya sunulmadığını, genel kurul kararı oluşmadığından sermaye artırımının gerçekleşmediğini ve yine sermaye artışının realize ediliş şekli ve şartlarına ilişkin olarak yönetim kuruluna yetki verilmesinin hukuken geçerli olmadığını iddia ederek genel kurulda alınan 3 ve 4.maddelerdeki kararların yokluğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş;
birleşen 2004/251 E sayılı davasında, söz konusu genel kurulda alınan kararların TTK’nun 389 ve 391.maddelerine aykırı olması nedeniyle iptalini istemiş, birleşen 2004/258 E sayılı dosyada ise 02.03.2004 tarihli A grubu imtiyazlı hissedarlar olağanüstü genel kurulunda alınan kararların yasaya aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacılar tarafından davalı aleyhine ana dosyadan açılan davanın kabulü ile 03.12.2003 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile alınan ana sözleşmenin 10.maddesinin değiştirilmesine yönelik olan sermaye artırım kararının iptaline, birleşen davaların ise reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 24.11.2011 gün ve 2010/8870-2011/15856 sayılı kararı ile ana dosyadan açılan dava yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065709000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz