6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7648 E. 2012/18775 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kredi ve teminat sözleşmesi para borcu hesap kat ihtarnamesi kat ihtarnamesi hesap kat müşterek borçlu müteselsil kefil bsmv müteselsil kefil mahsup sulh hukuk mahkemesi kefil görevsizlik kararı sulh ıslah kredi sözleşmesi ihtarname asıl alacak temerrüt teminat

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 1

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirket ile imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmelerinde davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldıkları, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarnamelerinin davalılara 18.08.2000 tarihinde tebliğ edildiği, bu ihtarname ile verilen süre gözetildiğinde davalıların 20.08.2000 tarihinde temerrüde

düştükleri, Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/715 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda dava tarihi olan 21.09.2000 tarihi itibariyle davalıların borcunun 8270,00 TL olduğu belirtilmiş ise de, bu tarihten sonra krediye mahsuben ödemelerin yapıldığı, bu nedenle belirtilen miktarın asıl alacak olarak kabulünün mümkün olmadığı, icraya yatan paranın hesaplamaya esas alınması gerektiği yönündeki davalı savunmasının da yerinde bulunmadığı, davalıların ana para borcu dışında temerrüt tarihinden takip tarihine kadar olan temerrütleri nedeniyle de sorumlu bulundukları, kredi borcuna ilişkin olduğu tespit edilen ödemeler mahsup edilerek davalıların borçlu oldukları miktarın tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5788,89 TL asıl alacak, 36.957,85 TL faiz, 1.847,89 TL BSMV olmak üzere toplam 44.594,63 TL'nın müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir

1- Dava, kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi ile açılmış olup yargılama sırasında ıslah edilerek alacak davasına dönüştürülmüştür. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça 5.788,89 TL anapara, 69.403,24 TL faiz ve 3.470,16 TL BSMV olmak üzere toplam 78.662,29 TL'nın tahsili istenilmiş olup 1086 sayılı HUMK'nun 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevinin tespitinde, faiz, icra tazminatı ve giderler dikkate alınamaz ise de talep olunan BSMV alacağının bu madde kapsamında faiz ya da gider olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Zira BSMV, 6802 sayılı Gider Vergisi Kanunu'nun 28. maddesine dayalı olarak bankaların, yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine nakden veya hesaben aldıkları paralar üzerinden alınan bir vergi olup esasen bu verginin yükümlüsü banka olmasına rağmen sözleşme ile bu yükümlülüğün üçüncü kişilere devredilmesi mümkündür. Somut olayda da, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 8. maddesine göre, banka bu yükümlülüğünü davalı kefillere devretmiştir. O halde, mahkemenin görevinin tespitinde, talep olunan BSMV alacağının da dikkate alınması gerektiğinden ve bu durumda talep olunan alacak miktarı itibariyle sulh hukuk mahkemesi görevsiz olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesisi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13471 E. 2012/21172 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9381 E. 2013/13401 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15417 E. 2012/16350 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/7648 E.  ,  2012/18775 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.02.2011 tarih ve 2008/1232-2011/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı Minerko Mineral Sıva ve Boya San. Tic. Ltd. Şti'nin, TMSF'ye devredilen Toprakbank Eskişehir Şubesi'nin kredi müşterisi olduğunu, anılan banka şubesi tarafından söz konusu şirkete kullandırılan krediden kaynaklanan tüm alacakların müvekkilince temlik alındığını, davalıların adı geçen şirket ile düzenlenen genel ve ek kredi sözleşmesinin müteselsil kefili bulunduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve davalılara ihtarname gönderildiğini, aynı zamanda ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, 15.000 TL bedelli ipotekli taşınmazın paraya çevrildiğini, 16.08.2000 tarihi itibariyle borçlu şirketin ve davalıların toplam borçlarının 20.502,55 TL olduğunu, icradan yoluyla yapılan tahsilatlar düşüldüğünde 03.03.2005 tarihinde 5.788,89 TL ana para, 69.403,24 TL faiz, 3.470,16 TL BSMV alacağının bulunduğu, bu alacağın tahsili için başlatılan takibe davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 03.04.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını alacak davasına dönüştürerek anılan meblağın tahsilini istemiştir.

Davalı ... vekili, davanın bir yıllık süre içinde açılmadığını, davanın açıldığı tarihte derdest bir icra takibinin bulunmadığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kefaletinin 7.500 TL ile sınırlı olduğunu ve eşine ait ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesi sonucu 15.000 TL'nın tahsil edildiğini, müvekkili tarafından açılan menfi tespit davasında 21.09.2000 tarihi itibariyle 8.270 TL borcun bulunduğuna dair bir bilirkişi raporu alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., kredi sözleşmesindeki imzaların kendisine ait olduğunu ancak borcu kabul etmediğini beyan etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirket ile imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmelerinde davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldıkları, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarnamelerinin davalılara 18.08.2000 tarihinde tebliğ edildiği, bu ihtarname ile verilen süre gözetildiğinde davalıların 20.08.2000 tarihinde temerrüde

düştükleri, Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/715 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda dava tarihi olan 21.09.2000 tarihi itibariyle davalıların borcunun 8270,00 TL olduğu belirtilmiş ise de, bu tarihten sonra krediye mahsuben ödemelerin yapıldığı, bu nedenle belirtilen miktarın asıl alacak olarak kabulünün mümkün olmadığı, icraya yatan paranın hesaplamaya esas alınması gerektiği yönündeki davalı savunmasının da yerinde bulunmadığı, davalıların ana para borcu dışında temerrüt tarihinden takip tarihine kadar olan temerrütleri nedeniyle de sorumlu bulundukları, kredi borcuna ilişkin olduğu tespit edilen ödemeler mahsup edilerek davalıların borçlu oldukları miktarın tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5788,89 TL asıl alacak, 36.957,85 TL faiz, 1.847,89 TL BSMV olmak üzere toplam 44.594,63 TL'nın müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir

1- Dava, kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi ile açılmış olup yargılama sırasında ıslah edilerek alacak davasına dönüştürülmüştür. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça 5.788,89 TL anapara, 69.403,24 TL faiz ve 3.470,16 TL BSMV olmak üzere toplam 78.662,29 TL'nın tahsili istenilmiş olup 1086 sayılı HUMK'nun 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevinin tespitinde, faiz, icra tazminatı ve giderler dikkate alınamaz ise de talep olunan BSMV alacağının bu madde kapsamında faiz ya da gider olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Zira BSMV, 6802 sayılı Gider Vergisi Kanunu'nun 28. maddesine dayalı olarak bankaların, yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine nakden veya hesaben aldıkları paralar üzerinden alınan bir vergi olup esasen bu verginin yükümlüsü banka olmasına rağmen sözleşme ile bu yükümlülüğün üçüncü kişilere devredilmesi mümkündür.

Somut olayda da, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 8. maddesine göre, banka bu yükümlülüğünü davalı kefillere devretmiştir. O halde, mahkemenin görevinin tespitinde, talep olunan BSMV alacağının da dikkate alınması gerektiğinden ve bu durumda talep olunan alacak miktarı itibariyle sulh hukuk mahkemesi görevsiz olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesisi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden .....'a iadesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065570200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.