6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kar Payı Alacağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15725 E. 2012/19594 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi ortaklık hizmet sözleşmesi ortaklık ilişkisi cy/cy kaydı

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “hiçbir yazılı anlaşma ve şirket kaydına dayanmayan ortaklık iddiasının yasal geçerliliği bulunmadığından kabul görmemesi doğru ise de, davacının davalı tarafla bir tür adi ortaklık ilişkisi içerisinde kendi olanaklarının da katkısı ile sağlanan iş makinelerini ve kişisel emek-çabasını koyarak davalı şirketin aldığı inşaat ihalelerinin yürütülüp sonuçlandırılmasında hizmet verdiği, bundan dolayı elde edilen şirket kazançları üzerinde hak sahipliği iddiasına ilişkin bulunması nedeniyle, ilişkinin adi ortaklık veya hizmet sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilerek sonuca ulaşılması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalı ile birlikte adi ortak olarak çalıştıkları dönemde şirketin özsermaye artışının 88.461,02 TL olduğu, bunun %50’sinin davacıya ait olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ortaklar kurulu kararlarının iptaline karar verilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14179 E. 2013/16887 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15725 E.  ,  2012/19594 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/02/2010 tarih ve 2004/783-2010/50 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, davalı şirketin müvekkilinin kardeşi olan diğer davalı ile eşi ve çocukları tarafından kurulduğunu, 05.03.1997 tarihinde davalı taraf ile gayri resmi olarak %50 ortak olan dava dışı kişilerden bu payları ve payların karşılığı makine parkını satın alan müvekkilinin %50 ortak olduğunu, 12.03.2001 tarihinde ortaklıktan ayrılan müvekkiline hiçbir kâr payı verilmediğini ileri sürerek, 44.230,51 TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “hiçbir yazılı anlaşma ve şirket kaydına dayanmayan ortaklık iddiasının yasal geçerliliği bulunmadığından kabul görmemesi doğru ise de, davacının davalı tarafla bir tür adi ortaklık ilişkisi içerisinde kendi olanaklarının da katkısı ile sağlanan iş makinelerini ve kişisel emek-çabasını koyarak davalı şirketin aldığı inşaat ihalelerinin yürütülüp sonuçlandırılmasında hizmet verdiği, bundan dolayı elde edilen şirket kazançları üzerinde hak sahipliği iddiasına ilişkin bulunması nedeniyle, ilişkinin adi ortaklık veya hizmet sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilerek sonuca ulaşılması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalı ile birlikte adi ortak olarak çalıştıkları dönemde şirketin özsermaye artışının 88.461,02 TL olduğu, bunun %50’sinin davacıya ait olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,473,35 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065514900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.