Kar Payı Alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15725 E. 2012/19594 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi ortaklık↗ hizmet sözleşmesi↗ ortaklık ilişkisi↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “hiçbir yazılı anlaşma ve şirket kaydına dayanmayan ortaklık iddiasının yasal geçerliliği bulunmadığından kabul görmemesi doğru ise de, davacının davalı tarafla bir tür adi ortaklık ilişkisi içerisinde kendi olanaklarının da katkısı ile sağlanan iş makinelerini ve kişisel emek-çabasını koyarak davalı şirketin aldığı inşaat ihalelerinin yürütülüp sonuçlandırılmasında hizmet verdiği, bundan dolayı elde edilen şirket kazançları üzerinde hak sahipliği iddiasına ilişkin bulunması nedeniyle, ilişkinin adi ortaklık veya hizmet sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilerek sonuca ulaşılması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalı ile birlikte adi ortak olarak çalıştıkları dönemde şirketin özsermaye artışının 88.461,02 TL olduğu, bunun %50’sinin davacıya ait olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar kurulu kararlarının iptaline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14179 E. 2013/16887 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iç kaynaklardan sermaye artırımı · yedek akçe · objektif iyiniyet · ortaklar kurulu kararının iptali · iyiniyet kuralı · malvarlığına ilişkin dava · sermaye artırımı · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaEsas «sermaye artırımı», ancak yükseltilen esas sermayeye denk «malvarlığı» ve ekonomik değerlerin şirkete kazandırılmasının sağlanması veya iç «kaynaklardan sermaye artırımında» ise artırılan sermaye kadar «yedek akçe» veya kârın ortaklık bünyesinde mevcut bulunması halinde amacına ulaşabilir.
Dava, davalı şirketin «sermaye artırımına» ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına karşın «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan sözedilemez.
… adığı, sadece banka nezdinde kredi itibarını yükseltmek için alınan bir karar olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 27.02.2010 gün ve 2010/3 sayılı «ortaklar kurulu kararının iptaline» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15725 E. , 2012/19594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/02/2010 tarih ve 2004/783-2010/50 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, davalı şirketin müvekkilinin kardeşi olan diğer davalı ile eşi ve çocukları tarafından kurulduğunu, 05.03.1997 tarihinde davalı taraf ile gayri resmi olarak %50 ortak olan dava dışı kişilerden bu payları ve payların karşılığı makine parkını satın alan müvekkilinin %50 ortak olduğunu, 12.03.2001 tarihinde ortaklıktan ayrılan müvekkiline hiçbir kâr payı verilmediğini ileri sürerek, 44.230,51 TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “hiçbir yazılı anlaşma ve şirket kaydına dayanmayan ortaklık iddiasının yasal geçerliliği bulunmadığından kabul görmemesi doğru ise de, davacının davalı tarafla bir tür adi ortaklık ilişkisi içerisinde kendi olanaklarının da katkısı ile sağlanan iş makinelerini ve kişisel emek-çabasını koyarak davalı şirketin aldığı inşaat ihalelerinin yürütülüp sonuçlandırılmasında hizmet verdiği, bundan dolayı elde edilen şirket kazançları üzerinde hak sahipliği iddiasına ilişkin bulunması nedeniyle, ilişkinin adi ortaklık veya hizmet sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilerek sonuca ulaşılması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalı ile birlikte adi ortak olarak çalıştıkları dönemde şirketin özsermaye artışının 88.461,02 TL olduğu, bunun %50’sinin davacıya ait olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,473,35 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065514900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz