Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14212 E. 2012/18724 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ kusur sorumluluğu↗ şirket zararı↗ ispat yükü↗ tmsf↗ anonim şirket↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin tedbir kararına rağmen usulsüz işlemlerle dava dışı şirkete para aktarılmasından davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu oldukları, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere denetçilerin sorumluluklarının bulunmadığı, buna karşın şirkete el konulması aşamasında kasa sayımı yapılmadığı, kasada ne kadar para bulunduğunun, paranın ne zaman kaybolduğunun veya kasaya girip girmediğinin davacı yanca ispatlanamadığı, bilirkişiler tarafından da davalıların sorumluluğunu belirleyecek bir tespit yapılmadığı gerekçesiyle,
davanın kısmen kabulüne, 248.825,94 TL'den 10.000 TL'nın dava tarihinden geriye kalanın ıslah tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar Hakan ... ve ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı TMSF vekili ve davalı ... vekili temyiz etmitir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı TMSF vekilinin aşağıda (2) ve (3) numaralı betlerin dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirketi zarara uğratan yönetici ve denetçilerin verdikleri zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile denetçi olan davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, anonim şirketlerde denetçilerin sorumluluklarının düzenlendiği 6762 sayılı TTK’nun 359. maddesinde denetçilerin kanun veya anasözleşme ile kendilerine yükletilen vazifelerini hiç veya gereği gibi yapmamalarından doğan zarardan dolayı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe sorumlu olduklarının belirtilmesi karşısında, denetçilerin de ispat yükü ters çevrilmiş kusur sorumluluğu esası uyarınca meydana gelen zarardan dolayı sorumlu tutulabilecekleri göz önüne alınarak, anılan madde hükmü uyarınca denetçilerin kusursuz olduklarını ispat etmeleri gerektiğinden, mahkemece bu husus üzerinde durulmadan denetçiler hakkında verilen ret kararı da yerinde görülmemiştir.
3-Öte yandan, davacının zararın tamamı için zarar tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceği gözetilmeksizin, faize dava ve ıslah tarihinden tarihinden itibaren hükmolunması da bozmayı gerektirmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6953 E. 2012/7552 K.
Ortak:kusur sorumluluğu · şirket zararı · ispat yükü · yönetim kurulu kararı · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaAncak, «anonim şirketlerde» denetçilerin sorumluluklarının düzenlendiği 6762 sayılı TTK’nun 359. maddesinde denetçilerin kanun veya anasözleşme ile kendilerine yükletilen vazifelerini hiç veya gereği gibi yapmamalarından doğan zarardan dolayı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe sorumlu olduklarının belirtilmesi karşısında, denetçilerin de «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur sorumluluğu» esası uyarınca meydana gelen zarardan dolayı sorumlu tutulabilecekleri göz önüne alınarak, anılan madde hükmü uyarınca denetçilerin kusursuz olduklarını ispat etme …
… ce, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin tedbir kararına rağmen usulsüz işlemlerle dava dışı şirkete para aktarılmasından davalı «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» oldukları, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere denetçilerin sorumluluklarının bulunmadığı, buna karşın şirkete el konulması aşamasında kasa sayımı yapılmadığı, kasada ne kadar para bulunduğunun, paranın ne zaman kaybolduğunun veya kasaya girip girmediğinin davacı yanca ispatlanamadığı, bilirkişiler tarafından da davalıların sorumluluğunu belirleyecek bir tespit yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 248.825,94 TL'den 10.000 TL'nın dava tarihinden geriye kalanın «ıslah» tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar Hakan ... ve ... hakkındaki davanın reddi …
2-Dava, davacı «şirketi zarara» uğratan yönetici ve denetçilerin verdikleri zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… rın alınması ve icra edilmesi aşamalarında hakim hissedarlardan gelen emir ve talimatları yerine getirdikleri, bizzat karar verici konumunda olmadıkları, bu durumda «yönetim kurulu» üyeleri olan davalılara sorumluluk atfedilemeyeceği; denetçilerin TTK.'nun 359. maddesinde düzenlenen sorumluluğunun da tıpkı yönetim kurulu üyelerinde olduğu gibi bir «kusur sorumluluğu» olduğu, zarara yol açtığı iddia edilen iştirak hisselerinin satışı ile şirketin ...'ye geçmesi arasındaki kısa zaman dikkate alındığında denetçilerin kusurlu bir d …
Bir başka deyişle, «yöneticinin sorumluluğu» «ispat yükü» tersine çevrilmiş bir «kusur sorumluluğu» olup, yöneticinin kusursuz olduğunu ispat etmesi gerekmektedir.
… lerin şirket yönetiminde oldukları yıllarda şirketin uğradığı zararın tespit edilmiş olmasına göre bu zarardan ancak davalı yöneticilerin zararın meydana gelmesinde «kusurlarının» olmadığını ispat etmeleri halinde «sorumluluktan kurtulmaları» mümkün iken mahkemece kararların hakim hissedarlar tarafından alındığı yönündeki gerekçe ile şirketin yasal yönetici ve «temsilcileri» hakkındaki davanın reddine karar verilmesi şirketler hukukuna, yasal düzenlemelere aykırı, şirket ve üçüncü kişilerin şahsi haklarını ortadan kaldırıcı nitelikte olduğundan yöneticiler hakkında verilen karar doğru olmadığı gibi denetçilerin sorumluluklarının düzenlendiği TTK’nun 359. maddesinde denetçilerin kanun veya anasözleşme ile kendilerine yükletilen vazifelerini hiç veya gereği gibi yapmamalarından doğan zarardan dolayı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe sorumlu olduklarının belirtilmesi karşısında denetçilerin de «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur sorumluluğu» esası uyarınca meydana gelen zarardan dolayı sorumlu tutulabilecekleri göz önüne alınarak anılan madde hükmü uyarınca denetçilerin kusursuz olduklarını ispat etmel …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · yönetici sorumluluğu · sorumluluktan kurtulma · temsil
Benzer bu karardaBuna göre şirket yöneticileri bir vekil gibi sorumludur.Şirket ile yöneticiler arasında «vekalet ilişkisi» sözkonusu olup, yöneticiler kanun ve anasözleşme hükümleri ile genel kurullar tarafından alınan kararlar uyarınca şirket yararını gözeterek şirketin «temsil» ve yönetimini gerçekleştirmekle yükümlü bulunup, kasti veya ihmali hareketleri sonucu «şirketi zarara» uğratmaları halinde meydana gelen zarardan sorumludurlar.
… lerin şirket yönetiminde oldukları yıllarda şirketin uğradığı zararın tespit edilmiş olmasına göre bu zarardan ancak davalı yöneticilerin zararın meydana gelmesinde «kusurlarının» olmadığını ispat etmeleri halinde «sorumluluktan kurtulmaları» mümkün iken mahkemece kararların hakim hissedarlar tarafından alındığı yönündeki gerekçe ile şirketin yasal yönetici ve «temsilcileri» hakkındaki davanın reddine karar verilmesi şirketler hukukuna, yasal düzenlemelere aykırı, şirket ve üçüncü kişilerin şahsi haklarını ortadan kaldırıcı nitelikte olduğundan yöneticiler hakkında verilen karar doğru olmadığı gibi denetçilerin sorumluluklarının düzenlendiği TTK’nun 359. maddesinde denetçilerin kanun veya anasözleşme ile kendilerine yükletilen vazifelerini hiç veya gereği gibi yapmamalarından doğan zarardan dolayı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe sorumlu olduklarının belirtilmesi karşısında denetçilerin de «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur sorumluluğu» esası uyarınca meydana gelen zarardan dolayı sorumlu tutulabilecekleri göz önüne alınarak anılan madde hükmü uyarınca denetçilerin kusursuz olduklarını ispat etmel …
Davalılardan Rana, Ayfer ve Azmi davacı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri olup, TTK’nun 317.maddesi uyarınca şirketin «temsil» ve idaresinden sorumlu bulunmaktadırlar.
Bir başka deyişle, «yöneticinin sorumluluğu» «ispat yükü» tersine çevrilmiş bir «kusur sorumluluğu» olup, yöneticinin kusursuz olduğunu ispat etmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 24.06.2013 tarihli genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptaline, birleşen davadaki denetçi tayinine ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl ve birleşen davadaki diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14212 E. , 2012/18724 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/05/2010 tarih ve 2006/779-2010/346 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı TMSF vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 2002, 2003 ve 2004 faaliyet yıllarına ilişkin olarak yapılan incelemede 235,78 TL kasa açığı bulunduğunun, grup şirketi Rumeli Holding A.Ş'ne aktarılan 249.750,10 TL paranın tahsil edilmediğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin eski yöneticileri olan davalıların şirket kaynaklarını ticari teamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranmaları sonucu grup içi şirketlere, değersiz aktiflere ve çeşitli masraf unsurlarına yönelik kullanmaları nedeniyle şirketi zarara uğrattıklarını, denetim kurulu üyeleri olan davalıların da kanunun kendilerine yüklediği kontrol ve uyarı görevini yerine getirmediklerini, şirketi zarara uğratan yöneticilerin ve üzerlerine düşen denetim görevini yerine getirmeyen denetçilerin oluşan zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nın, yargılama sırasında yapılan ıslahla 249.061,72 TL ortaklık zararının, zararın meydana geldiği tarihten itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... ile davalı ... vekili usul ve esastan davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin tedbir kararına rağmen usulsüz işlemlerle dava dışı şirkete para aktarılmasından davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu oldukları, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere denetçilerin sorumluluklarının bulunmadığı, buna karşın şirkete el konulması aşamasında kasa sayımı yapılmadığı, kasada ne kadar para bulunduğunun, paranın ne zaman kaybolduğunun veya kasaya girip girmediğinin davacı yanca ispatlanamadığı, bilirkişiler tarafından da davalıların sorumluluğunu belirleyecek bir tespit yapılmadığı gerekçesiyle,
davanın kısmen kabulüne, 248.825,94 TL'den 10.000 TL'nın dava tarihinden geriye kalanın ıslah tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar Hakan ... ve ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı TMSF vekili ve davalı ... vekili temyiz etmitir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı TMSF vekilinin aşağıda (2) ve (3) numaralı betlerin dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirketi zarara uğratan yönetici ve denetçilerin verdikleri zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile denetçi olan davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, anonim şirketlerde denetçilerin sorumluluklarının düzenlendiği 6762 sayılı TTK’nun 359. maddesinde denetçilerin kanun veya anasözleşme ile kendilerine yükletilen vazifelerini hiç veya gereği gibi yapmamalarından doğan zarardan dolayı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe sorumlu olduklarının belirtilmesi karşısında, denetçilerin de ispat yükü ters çevrilmiş kusur sorumluluğu esası uyarınca meydana gelen zarardan dolayı sorumlu tutulabilecekleri göz önüne alınarak, anılan madde hükmü uyarınca denetçilerin kusursuz olduklarını ispat etmeleri gerektiğinden, mahkemece bu husus üzerinde durulmadan denetçiler hakkında verilen ret kararı da yerinde görülmemiştir.
3-Öte yandan, davacının zararın tamamı için zarar tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceği gözetilmeksizin, faize dava ve ıslah tarihinden tarihinden itibaren hükmolunması da bozmayı gerektirmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının redine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacı TMSF harçdan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065439400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz