Tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14243 E. 2012/18409 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun bedeli↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ eksper raporu↗ taşıtan↗ trafik kazası↗ karine↗ takas↗ sorumluluk sigortası↗ cmr↗ navlun↗ zayi↗ icra takibine itiraz↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma ile ilgili düzenlenen hamule senedinde, malların taşınmak üzere teslim alınması sırasında, taşıyan tarafından emtiaların hasarlı olarak teslim alındığına dair ihtirazi bir kaydın konulmadığı, CMR.’nin 9. maddesindeki karinenin aksini ispat eder nitelikte bir delilin dosyaya sunulmadığı, bu durumun taşıyanın yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde teslim ettiğine kanıt teşkil edeceği, davacı Karyağdı Tekstil Ltd. Şti. tarafından 34 AB 3021 plakalı aracın Hollanda’da yaptığı trafik kazası nedeniyle 596 koli malın büyük bir kısmının zarar gördüğü iddia olunmasına rağmen, dosyaya trafik kazasına ilişkin bir kaza zaptı, zayi olan emtialara ilişkin eksper raporu, tespit dosyası ya da hasar tutanağı sunulmadığı, 596 kolilik malın büyük bir bölümünde meydana geldiği iddia olunan hasarın ne olduğu, hasarlı malların ne şekilde zarar gördüğü, bu hasarların taşıma faaliyeti sırasında meydana gelip gelmediği, malların hasarlı olanlarına ne tür bir işlem uygulandığı gibi hususların varlığının ispatlanamadığı, itirazın iptaline ilişkin dava yönünden ise, Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün 2005/8254 Esas sayılı dosyasına konu 17.457,68TL tutarlı navlun bedelinin Karyağdı Tekstil Ltd. Şti. tarafından, taşıyan Gökbora Uluslararası Nak. ve Tic. AŞ.’ye ödendiğinin belgelenemediği, bu alacağa vaki itirazın yerinde olmadığı, alacağın likit ve hesaplanabilir olması nedeniyle koşulları oluştuğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulü ile davalı Karyağdı Tekstil Ltd. Şti. hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı, birleşen davada davalı olan Karyağdı Tekstil Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava, CMR taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, asıl davada müvekkili şirketin İngiltere’deki […]K. Firmasına ihraç ettiği malların taşıma işinin davalı nakliye şirketi tarafından yapıldığını, davalı firmanın taşıma işinde kullandığı 34 AB 3021 plakalı aracın Hollanda’da kaza yaptığını, kaza nedeniyle 596 koli malın büyük bir kısmının zarar gördüğünü ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın CMR (Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi ile ilgili Anlaşma) hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği sabittir. Anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, taşıyıcı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları
tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır. Bu şekildeki düzenleme ile gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak teslim almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair karine teşkil edecektir. Ancak söz konusu karinenin aksinin ispatı her zaman mümkün olup somut olayda davacı taşıtan tarafından dosyaya davaya konu emtianın hasarlı olduğuna ilişkin olarak fotoğraflar, davalı taşıma şirketinin sorumluluk sigortacısı tarafından söz konusu kaza sebebi ile hasar dosyası açıldığına ilişkin bir takım belgeler sunulmuştur. Bu durumda mahkemece değinilen hususlar üzerinde durularak, davaya konu emtianın taşınması sırasında hasar meydana gelip gelmediği belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin taşıma sözleşmesinin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş ve navlun borcuna ilişkin olarak da takas beyanında bulunmuştur. Bu itibarla mahkemece, 1 numaralı bentte yapılan açıklama ve değinilen ilkeler çerçevesinde, davacının davalıdan alacaklı olduğunun ortaya çıkması halinde tarafların karşılıklı alacak miktarları ile icra inkar tazminatı koşullarının tayini açısından söz konusu takas beyanı değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir. Bu durumda, karşı davanın kabulü ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, karşı davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10260 E. 2012/16393 K.
Ortak:karine · taşıyıcı · taşıyan · cy/cy kaydı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma ile ilgili düzenlenen hamule senedinde, malların taşınmak üzere «teslim» alınması sırasında, «taşıyan» tarafından emtiaların hasarlı olarak teslim alındığına dair ihtirazi bir «kaydın» konulmadığı, CMR.’nin 9. maddesindeki karinenin aksini ispat eder nitelikte bir delilin dosyaya sunulmadığı, bu durumun taşıyanın yükü sevk mektubunda belirtildiği …
Anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu şekildeki düzenleme ile gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair «karine» teşkil edecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların «teslim» sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir «ihtirazı kayıt» belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, «hasar» tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi «kaydı» bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının «hasar bildirimini» noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya «ihbar» etmemesi sebebiyle davacının «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «hasar bildiriminin» tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda t …
Dava, davalı tarafından yapılan taşımanın usulüne uygun olmaması sonucu meydana gelen «hasarın» tazmini nedeniyle «rücu» istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı «taşıyanın» oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar bildirimi · ihtirazi kayıt · rücu · ihbar · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların «teslim» sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir «ihtirazı kayıt» belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, «hasar» tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi «kaydı» bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının «hasar bildirimini» noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya «ihbar» etmemesi sebebiyle davacının «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı tarafından yapılan taşımanın usulüne uygun olmaması sonucu meydana gelen «hasarın» tazmini nedeniyle «rücu» istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı «taşıyanın» oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından nakliye emtia «sigorta poliçesiyle» sigortalanan taze incir emtiasının Bursa’dan Hollanda ve İngiltere’ye taşınmasının davalı firma tarafından üstlenildiğini ancak davalının yüksek sıcaklıkta taşıma yapması sebebiyle incirlerin bozulduğunu, oluşan «hasar» bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın r …
Mahkemece, «hasar bildiriminin» tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda t …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1674 E. 2012/10916 K.
Ortak:karine · navlun · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaAnılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu şekildeki düzenleme ile gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair «karine» teşkil edecektir.
2-Öte yandan davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin «taşıma sözleşmesinin» gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş ve «navlun» borcuna ilişkin olarak da «takas» beyanında bulunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, araç sürücüsü olan davalı ...'nın, meydana gelen zarardan sorumlu olmasını gerektirir bir «haksız fiilinin» bulunmadığı, dava konusu emtianın davalı tarafça gönderilene hasarlı «teslim» edildiğine ilişkin CMR Konvansiyonu hükümlerine uygun bir bildirim yapılmadığı, dolayısıyla emtianın gönderilene sağlam olarak teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, davacının tazminat isteminin yerinde olmadığı, karşı dava yönünden ise taşıma süresinde gecikme olmadığından «bekleme ücret» talebinin yersiz bulunduğu, CMR hamule senedinde «navlun» ücretinin peşin ödendiğinin yazıldığı, bunun aksinin karşı davacı tarafından kanıtlanmadığı gerekçesiyle asıl ve karşılık davanın ayrı ayrı reddine karar verilmişt …
Asıl dava, CMR Konvansiyonu'na tabi «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine, karşı davadaki talep ise «navlun» ücretinin tahsiline ilişkindir.
… 02 sayılı bozma ilamında, mahkemece CMR Konvansiyonu'nun 30. maddesi üzerinde durulması, bu maddede yazılı süre ve usul bakımından somut olayın tartışılması, davalı «taşıyıcı» lehine «karine» oluşması halinde karinenin aksini davacının kanıtlayabilme olanağının var olduğunun kabul edilerek davacı delillerinin bu yönden ele alınması gerektiği belirtildiğ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekleme ücreti · haksız fiil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, araç sürücüsü olan davalı ...'nın, meydana gelen zarardan sorumlu olmasını gerektirir bir «haksız fiilinin» bulunmadığı, dava konusu emtianın davalı tarafça gönderilene hasarlı «teslim» edildiğine ilişkin CMR Konvansiyonu hükümlerine uygun bir bildirim yapılmadığı, dolayısıyla emtianın gönderilene sağlam olarak teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, davacının tazminat isteminin yerinde olmadığı, karşı dava yönünden ise taşıma süresinde gecikme olmadığından «bekleme ücret» talebinin yersiz bulunduğu, CMR hamule senedinde «navlun» ücretinin peşin ödendiğinin yazıldığı, bunun aksinin karşı davacı tarafından kanıtlanmadığı gerekçesiyle asıl ve karşılık davanın ayrı ayrı reddine karar verilmişt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5747 E. 2012/13377 K.
Ortak:karine · taşıyıcı · taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaAnılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma ile ilgili düzenlenen hamule senedinde, malların taşınmak üzere «teslim» alınması sırasında, «taşıyan» tarafından emtiaların hasarlı olarak teslim alındığına dair ihtirazi bir «kaydın» konulmadığı, CMR.’nin 9. maddesindeki karinenin aksini ispat eder nitelikte bir delilin dosyaya sunulmadığı, bu durumun taşıyanın yükü sevk mektubunda belirtildiği …
Bu şekildeki düzenleme ile gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair «karine» teşkil edecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, «teslimden» yedi gün içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmadan alıcının malı tesellüm ettiği durumlarda yükün sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına «karine» teşkil ettiği, dava konusu olayda da alıcının malı hasarlı teslim aldığına dair «teslim tarihi» ve takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir tespit ve belge «ibraz» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içinde bulunan ve dava dışı «taşıyıcı» Yeni Kızılkaya Ltd.
Şti.'ye ait 12/02/2009 tarihli yazıda, meydana gelen 1.650 Euro «hasar» bedelinin karşılanması için CMR sigortası olan davalıya başvurulması gerektiği ifade edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · ihbar · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, «teslimden» yedi gün içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmadan alıcının malı tesellüm ettiği durumlarda yükün sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına «karine» teşkil ettiği, dava konusu olayda da alıcının malı hasarlı teslim aldığına dair «teslim tarihi» ve takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir tespit ve belge «ibraz» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, anılan yazının süresinde «ihbarda» bulunmamakla «taşıyan» lehine oluşan karinenin aksini ispatlar nitelikte bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14243 E. , 2012/18409 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA
DENİZLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2006/106 ESAS
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/04/2010 tarih ve 2008/472-2010/140 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/11/2012 günü hazır bulunan asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Av. ... ve Av.... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Av.... .. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada müvekkili şirketin İngiltere’deki […]K. Firmasına ihraç ettiği malların taşıma işinin davalı nakliye şirketi tarafından yapıldığını, davalı şirketin, malları davacı şirketin Denizli’deki fabrikasından yüklediğini, davalı firmanın taşıma işinde kullandığı 34 AB 3021 plakalı aracın Hollanda’da kaza yaptığını, kaza nedeniyle 596 koli malın büyük bir kısmının zarar gördüğünü, bu malların ıslandığını ve eksildiğini, çeşit kırılması tabir edilen nedenle malın değerinin azaldığını ve satış imkanının kalmadığını, malları satın alan Jantex firmasının 12.375,96 GBP zarar beyan ederek bu kısım bedeli davacıya ödemediğini, davalı şirketin taşıma sigortası aracılığı ile meydana gelen bu zararın sadece 8.494,00 Euro’luk kısmını karşılamayı taahhüt edip bunu da karşılamadığını, davalı şirketin taşıma esnasında meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek, bu zarardan davalı şirkete olan toplam 13.000 TL navlun bedeli düşüldükten sonra kalan 17.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin dava açma ehliyetinin bulunmadığını, zira davacının öncelikle zarar gördüğü iddiasını kanıtlaması ve davacı şirketin mal bedelini tahsil edip etmediğinin tespiti gerektiğini, davacı şirketin iddia ettiği gibi müvekkili şirkete ait aracın trafik kazası yapmadığını, söz konusu malların alıcısına tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, mal bedelinin ödenme şeklinin C.A.G olarak görünmekte olup, İngilizce CASH
AGAINST GOODS teriminin mal karşılığı anlamına geldiğini, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince malların bu tür bir özelliğe sahip olduğu konusunda taşıma öncesinde müvekkili davalı şirkete hiçbir bilgi verilmediğini, davacının düzenlediği mal faturası üzerinde herhangi bir resmi kaşenin mevcut olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuş, birleşen davada ise, davalı şirketin müvekkiline olan navlun ücreti borcunu ödemediğini, bu nedenle Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün 2005/8254 Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalı-borçlunun hiçbir borçları bulunmadığından bahisle itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı Karyağdı Tekstil Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma ile ilgili düzenlenen hamule senedinde, malların taşınmak üzere teslim alınması sırasında, taşıyan tarafından emtiaların hasarlı olarak teslim alındığına dair ihtirazi bir kaydın konulmadığı, CMR.’nin 9. maddesindeki karinenin aksini ispat eder nitelikte bir delilin dosyaya sunulmadığı, bu durumun taşıyanın yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde teslim ettiğine kanıt teşkil edeceği, davacı Karyağdı Tekstil Ltd. Şti. tarafından 34 AB 3021 plakalı aracın Hollanda’da yaptığı trafik kazası nedeniyle 596 koli malın büyük bir kısmının zarar gördüğü iddia olunmasına rağmen, dosyaya trafik kazasına ilişkin bir kaza zaptı, zayi olan emtialara ilişkin eksper raporu, tespit dosyası ya da hasar tutanağı sunulmadığı, 596 kolilik malın büyük bir bölümünde meydana geldiği iddia olunan hasarın ne olduğu, hasarlı malların ne şekilde zarar gördüğü, bu hasarların taşıma faaliyeti sırasında meydana gelip gelmediği, malların hasarlı olanlarına ne tür bir işlem uygulandığı gibi hususların varlığının ispatlanamadığı, itirazın iptaline ilişkin dava yönünden ise, Denizli 5.
İcra Müdürlüğü'nün 2005/8254 Esas sayılı dosyasına konu 17.457,68TL tutarlı navlun bedelinin Karyağdı Tekstil Ltd. Şti. tarafından, taşıyan Gökbora Uluslararası Nak. ve Tic. AŞ.’ye ödendiğinin belgelenemediği, bu alacağa vaki itirazın yerinde olmadığı, alacağın likit ve hesaplanabilir olması nedeniyle koşulları oluştuğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulü ile davalı Karyağdı Tekstil Ltd. Şti. hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı, birleşen davada davalı olan Karyağdı Tekstil Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava, CMR taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, asıl davada müvekkili şirketin İngiltere’deki […]K. Firmasına ihraç ettiği malların taşıma işinin davalı nakliye şirketi tarafından yapıldığını, davalı firmanın taşıma işinde kullandığı 34 AB 3021 plakalı aracın Hollanda’da kaza yaptığını, kaza nedeniyle 596 koli malın büyük bir kısmının zarar gördüğünü ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın CMR (Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi ile ilgili Anlaşma) hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği sabittir. Anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, taşıyıcı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları
tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır. Bu şekildeki düzenleme ile gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak teslim almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair karine teşkil edecektir. Ancak söz konusu karinenin aksinin ispatı her zaman mümkün olup somut olayda davacı taşıtan tarafından dosyaya davaya konu emtianın hasarlı olduğuna ilişkin olarak fotoğraflar, davalı taşıma şirketinin sorumluluk sigortacısı tarafından söz konusu kaza sebebi ile hasar dosyası açıldığına ilişkin bir takım belgeler sunulmuştur. Bu durumda mahkemece değinilen hususlar üzerinde durularak, davaya konu emtianın taşınması sırasında hasar meydana gelip gelmediği belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin taşıma sözleşmesinin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş ve navlun borcuna ilişkin olarak da takas beyanında bulunmuştur. Bu itibarla mahkemece, 1 numaralı bentte yapılan açıklama ve değinilen ilkeler çerçevesinde, davacının davalıdan alacaklı olduğunun ortaya çıkması halinde tarafların karşılıklı alacak miktarları ile icra inkar tazminatı koşullarının tayini açısından söz konusu takas beyanı değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir. Bu durumda, karşı davanın kabulü ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, karşı davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve karşı davada verilen hükümlerin davacı karşı davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı birleşen davada davacıdan alınarak asıl davada davacı birleşen davada davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065315100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz