Ex gratia ödeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12664 E. 2012/17709 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ex gratia ödeme↗ deniz sigortası↗ halefiyet ilkesi↗ halefiyet↗ rücu hakkı↗ sigorta ettiren↗ kusur oranı↗ ziya↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ rücu↗ temlik↗ kusur↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre sigortalı işyerine verilen zarardan dolayı mal sahibi ...'nın kusursuz, kiracı ...'ın ise kusurlu sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın davalılardan müteselsilen tahsil talebiyle açılmış bulunması karşısında davalıların kusur oranlarının kendi aralarında görülecek davada değerlendirilecek bulunmasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Özel sigorta hukukunda yasal halefiyet ilkesi, kara sigortaları bakımından TTK'nun 1301, Deniz sigortaları bakımından ise TTK'nun 1361. maddeleri ile hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Anılan bu maddelerden de açıkça anlaşılacağı gibi, sigortacının sigorta ettirenin dava hakkına halef olabilmesi için herşeyden önce tazmin edilen ziya ve hasarın,sigorta kapsamına giren rizikonun gerçekleşmesinden ileri gelmiş olması icap eder. Başka bir deyimle sigortacının rücu hakkı, ancak sigorta akdine müsteniden yapılmış bir ödeme varsa söz konusu olabilir.Aksi halde yasal halefiyetten bahsedilemez.
Her ne kadar, sigorta ettirenin 3. kişiden isteyebileceği tazminatı sigortacıya temlik etmesi mümkün ise de bu takdirde sigortacı yasal halefiyete göre değil sadece temlik hükümlerine dayanarak istemde bulunabilir.
Şu halde sigortacı tarafından açılacak rücu davalarında diğer koşulların araştırılmasına geçilmeden önce, sigortacının yaptığı ödemenin kendisiyle sigorta ettiren arasındaki sigorta akdinin kapsamına girip girmediği, girmiyorsa dava hakkının temlik edilip edilmediği hususlarının incelenmesine ihtiyaç vardır.
Sigortacı tarafından sigortalısına, poliçe hükümlerine ters düşen bir ödeme yapması halinde (ex gratia ödeme) sigortacının TTK'nun 1301.maddesi hükmüne göre halefiyet hakkını kazanamayacağı açıktır. Somut olayda davacının yasal halefiyet hakkının dayanağı olan Ticari Risk Kombine Poliçesi kapsamında sigortalıya sadece kasa, demirbaş ve emtia teminatları verilmiş olup, verilen teminatların kapsamında dekorasyon hasarlarına ilişkin bir teminat bulunmamaktadır. Yine sigortacı tarafından sigortalısına yapılan ödeme belgesi kapsamında bir temlik beyanına da rastlanılamamıştır. Bu durumda davacının sigortalısına yapmış olduğu dekorasyon hasarına ilişkin ödemeyi davalılara yansıtabilmesine hukuken olanak bulunmadığından davacının bu kaleme yönelik isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dekorasyon hasarının dahi hüküm altına alınmış olması hatalı olmuş ve kararın davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10280 E. 2012/16460 K.
Ortak:halefiyet · hasar
İncelediğiniz karardaSomut olayda davacının yasal «halefiyet» hakkının dayanağı olan Ticari Risk Kombine Poliçesi kapsamında sigortalıya sadece kasa, demirbaş ve emtia «teminatları» verilmiş olup, verilen «teminatların kapsamında» dekorasyon «hasarlarına» ilişkin bir teminat bulunmamaktadır.
2-Özel sigorta hukukunda yasal «halefiyet ilkesi», kara sigortaları bakımından TTK'nun 1301, Deniz sigortaları bakımından ise TTK'nun 1361. maddeleri ile hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Anılan bu maddelerden de açıkça anlaşılacağı gibi, sigortacının «sigorta ettirenin» dava hakkına halef olabilmesi için herşeyden önce tazmin edilen «ziya» ve «hasarın»,sigorta kapsamına giren «rizikonun» gerçekleşmesinden ileri gelmiş olması icap eder.
Benzer bu kararda… afından sigortalanan emtianın 15.12.2006 tarihinde İngiltere'den Türkiye'ye nakliyesi esnasında davalı şirketin sorumluluğu altında iken hasarlandığı, meydana gelen «hasar» nedeniyle zarar karşılığı olarak 857,69 GMP USD'nin 23.02.2007 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesi uyarınca, davacı ... şirketinin yasal «halefiyet» hakkından yararlanabilmesi için sigortalısına, sigorta bedeli veya tazminatını ödemesi gerekir.
Somut olayda davacı ... meydana gelen «hasar» nedeniyle sigortalısına ödeme yaptığını iddia etmiş ancak dosya kapsamında davacı ... şirketinin sigortalısına ödeme yaptığını gösterir belgeye rastlanılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… afından sigortalanan emtianın 15.12.2006 tarihinde İngiltere'den Türkiye'ye nakliyesi esnasında davalı şirketin sorumluluğu altında iken hasarlandığı, meydana gelen «hasar» nedeniyle zarar karşılığı olarak 857,69 GMP USD'nin 23.02.2007 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, TTK 1301 dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9559 E. 2015/9683 K.
Ortak:halefiyet
İncelediğiniz kararda2-Özel sigorta hukukunda yasal «halefiyet ilkesi», kara sigortaları bakımından TTK'nun 1301, Deniz sigortaları bakımından ise TTK'nun 1361. maddeleri ile hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Başka bir deyimle sigortacının «rücu hakkı», ancak sigorta akdine müsteniden yapılmış bir ödeme varsa söz konusu olabilir.Aksi halde yasal «halefiyetten» bahsedilemez.
Her ne kadar, «sigorta ettirenin» 3. kişiden isteyebileceği tazminatı sigortacıya «temlik» etmesi mümkün ise de bu takdirde sigortacı yasal «halefiyete» göre değil sadece temlik hükümlerine dayanarak istemde bulunabilir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «halefiyet» ilkesine dayalı olarak açılan «rücuen tazminat davası» olduğu, rücuen açılan tazminat davalarında asliye ticaret mahkemeleri değil, asliye hukuk mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle TTK 5/3. ve HMK 114/c maddeleri uyarınca mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Davacı sigorta şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak «görevli» mahkeme tespit edicektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · rücuen tazminat · tazminat davası · usulden reddi · görevsizlik kararı · taşıyan · sigorta poliçesi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «halefiyet» ilkesine dayalı olarak açılan «rücuen tazminat davası» olduğu, rücuen açılan tazminat davalarında asliye ticaret mahkemeleri değil, asliye hukuk mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle TTK 5/3. ve HMK 114/c maddeleri uyarınca mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Şti'nin uğradığı zararın «taşıyan» davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, «rücuen tazminat» davaları, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek «görevli» mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinde» sigortalı olan W.
Davacı sigorta şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak «görevli» mahkeme tespit edicektir.
-
Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2842 E. 2012/11495 K.
Ortak:halefiyet · hasar
İncelediğiniz karardaSomut olayda davacının yasal «halefiyet» hakkının dayanağı olan Ticari Risk Kombine Poliçesi kapsamında sigortalıya sadece kasa, demirbaş ve emtia «teminatları» verilmiş olup, verilen «teminatların kapsamında» dekorasyon «hasarlarına» ilişkin bir teminat bulunmamaktadır.
2-Özel sigorta hukukunda yasal «halefiyet ilkesi», kara sigortaları bakımından TTK'nun 1301, Deniz sigortaları bakımından ise TTK'nun 1361. maddeleri ile hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Anılan bu maddelerden de açıkça anlaşılacağı gibi, sigortacının «sigorta ettirenin» dava hakkına halef olabilmesi için herşeyden önce tazmin edilen «ziya» ve «hasarın»,sigorta kapsamına giren «rizikonun» gerçekleşmesinden ileri gelmiş olması icap eder.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlandığı, «hasar» bedelinin 12.057,40 TL olduğunun belirlendiği, davacı tarafından kısmi dava açılması ile alacağın tamamının çekişmeli olduğu, bu nedenle davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere dava TTK’nun 1301. maddesinde düzenlenen «halefiyet» ilkesine göre açılmış bir «tazminat davası» olması nedeniyle, sigortacı, sigortalısına yapmış olduğu ödeme miktarı ile sınırlı olarak halefiyet hakkını kazanmış olup, sigortalısına yapılan ödemeden daha fazlasını isteyemez.
Bu itibarla, dava dilekçesinde fazlaya dair hakların saklı tutulması ve bilirkişi tarafından «hasar» bedelinin daha fazla belirlenmesinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · tazminat davası · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlandığı, «hasar» bedelinin 12.057,40 TL olduğunun belirlendiği, davacı tarafından kısmi dava açılması ile alacağın tamamının çekişmeli olduğu, bu nedenle davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere dava TTK’nun 1301. maddesinde düzenlenen «halefiyet» ilkesine göre açılmış bir «tazminat davası» olması nedeniyle, sigortacı, sigortalısına yapmış olduğu ödeme miktarı ile sınırlı olarak halefiyet hakkını kazanmış olup, sigortalısına yapılan ödemeden daha fazlasını isteyemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12664 E. , 2012/17709 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/09/2008 tarih ve 2006/59-2008/137 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davalılardan ...'nın maliki,diğer davalının kiracısı olduğu daireden sızan suların müvekkili şirket nezdinde dahili su hasarlarını içerir biçimde ticari risk sigorta poliçesi ile sigortalı ecza deposuna zarar verdiğini ileri sürerek 19.600,00 YTL rücuen tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili müvekkilinin kiracı olup kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, dairede bulunan lavabo spiral borusunun patlaması nedeniyle meydana gelen zarardan bina sahibin sorumlu olacağını, zarara kalitesiz hortum kullanılmasının neden olduğunu, kullanım hatası bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, diğer davalının kullandığı dairede kullanım hatası sonucu davaya konu zararın oluştuğunu, zararın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre sigortalı işyerine verilen zarardan dolayı mal sahibi ...'nın kusursuz, kiracı ...'ın ise kusurlu sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın davalılardan müteselsilen tahsil talebiyle açılmış bulunması karşısında davalıların kusur oranlarının kendi aralarında görülecek davada değerlendirilecek bulunmasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Özel sigorta hukukunda yasal halefiyet ilkesi, kara sigortaları bakımından TTK'nun 1301, Deniz sigortaları bakımından ise TTK'nun 1361. maddeleri ile hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Anılan bu maddelerden de açıkça anlaşılacağı gibi, sigortacının sigorta ettirenin dava hakkına halef olabilmesi için herşeyden önce tazmin edilen ziya ve hasarın,sigorta kapsamına giren rizikonun gerçekleşmesinden ileri gelmiş olması icap eder. Başka bir deyimle sigortacının rücu hakkı, ancak sigorta akdine müsteniden yapılmış bir ödeme varsa söz konusu olabilir.Aksi halde yasal halefiyetten bahsedilemez.
Her ne kadar, sigorta ettirenin 3. kişiden isteyebileceği tazminatı sigortacıya temlik etmesi mümkün ise de bu takdirde sigortacı yasal halefiyete göre değil sadece temlik hükümlerine dayanarak istemde bulunabilir.
Şu halde sigortacı tarafından açılacak rücu davalarında diğer koşulların araştırılmasına geçilmeden önce, sigortacının yaptığı ödemenin kendisiyle sigorta ettiren arasındaki sigorta akdinin kapsamına girip girmediği, girmiyorsa dava hakkının temlik edilip edilmediği hususlarının incelenmesine ihtiyaç vardır.
Sigortacı tarafından sigortalısına, poliçe hükümlerine ters düşen bir ödeme yapması halinde (ex gratia ödeme) sigortacının TTK'nun 1301.maddesi hükmüne göre halefiyet hakkını kazanamayacağı açıktır. Somut olayda davacının yasal halefiyet hakkının dayanağı olan Ticari Risk Kombine Poliçesi kapsamında sigortalıya sadece kasa, demirbaş ve emtia teminatları verilmiş olup, verilen teminatların kapsamında dekorasyon hasarlarına ilişkin bir teminat bulunmamaktadır. Yine sigortacı tarafından sigortalısına yapılan ödeme belgesi kapsamında bir temlik beyanına da rastlanılamamıştır. Bu durumda davacının sigortalısına yapmış olduğu dekorasyon hasarına ilişkin ödemeyi davalılara yansıtabilmesine hukuken olanak bulunmadığından davacının bu kaleme yönelik isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dekorasyon hasarının dahi hüküm altına alınmış olması hatalı olmuş ve kararın davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065166300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz