Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2842 E. 2012/11495 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ nakliyat emtia sigortası↗ halefiyet↗ sigorta sözleşmesi↗ rücuen tazminat↗ tazminat davası↗ iş mahkemesi görev alanı↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlandığı, hasar bedelinin 12.057,40 TL olduğunun belirlendiği, davacı tarafından kısmi dava açılması ile alacağın tamamının çekişmeli olduğu, bu nedenle davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere dava TTK’nun 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesine göre açılmış bir tazminat davası olması nedeniyle, sigortacı, sigortalısına yapmış olduğu ödeme miktarı ile sınırlı olarak halefiyet hakkını kazanmış olup, sigortalısına yapılan ödemeden daha fazlasını isteyemez.
Bu itibarla, dava dilekçesinde fazlaya dair hakların saklı tutulması ve bilirkişi tarafından hasar bedelinin daha fazla belirlenmesinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10280 E. 2012/16460 K.
Ortak:halefiyet · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlandığı, «hasar» bedelinin 12.057,40 TL olduğunun belirlendiği, davacı tarafından kısmi dava açılması ile alacağın tamamının çekişmeli olduğu, bu nedenle davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere dava TTK’nun 1301. maddesinde düzenlenen «halefiyet» ilkesine göre açılmış bir «tazminat davası» olması nedeniyle, sigortacı, sigortalısına yapmış olduğu ödeme miktarı ile sınırlı olarak halefiyet hakkını kazanmış olup, sigortalısına yapılan ödemeden daha fazlasını isteyemez.
Bu itibarla, dava dilekçesinde fazlaya dair hakların saklı tutulması ve bilirkişi tarafından «hasar» bedelinin daha fazla belirlenmesinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… afından sigortalanan emtianın 15.12.2006 tarihinde İngiltere'den Türkiye'ye nakliyesi esnasında davalı şirketin sorumluluğu altında iken hasarlandığı, meydana gelen «hasar» nedeniyle zarar karşılığı olarak 857,69 GMP USD'nin 23.02.2007 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesi uyarınca, davacı ... şirketinin yasal «halefiyet» hakkından yararlanabilmesi için sigortalısına, sigorta bedeli veya tazminatını ödemesi gerekir.
Somut olayda davacı ... meydana gelen «hasar» nedeniyle sigortalısına ödeme yaptığını iddia etmiş ancak dosya kapsamında davacı ... şirketinin sigortalısına ödeme yaptığını gösterir belgeye rastlanılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… afından sigortalanan emtianın 15.12.2006 tarihinde İngiltere'den Türkiye'ye nakliyesi esnasında davalı şirketin sorumluluğu altında iken hasarlandığı, meydana gelen «hasar» nedeniyle zarar karşılığı olarak 857,69 GMP USD'nin 23.02.2007 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, TTK 1301 dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9559 E. 2015/9683 K.
Ortak:nakliyat emtia sigortası · halefiyet · rücuen tazminat · tazminat davası
İncelediğiniz karardaDava, «nakliyat emtia sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere dava TTK’nun 1301. maddesinde düzenlenen «halefiyet» ilkesine göre açılmış bir «tazminat davası» olması nedeniyle, sigortacı, sigortalısına yapmış olduğu ödeme miktarı ile sınırlı olarak halefiyet hakkını kazanmış olup, sigortalısına yapılan ödemeden daha fazlasını isteyemez.
Benzer bu karardaMahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «halefiyet» ilkesine dayalı olarak açılan «rücuen tazminat davası» olduğu, rücuen açılan tazminat davalarında asliye ticaret mahkemeleri değil, asliye hukuk mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle TTK 5/3. ve HMK 114/c maddeleri uyarınca mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinde» sigortalı olan W.
Şti'nin uğradığı zararın «taşıyan» davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, «rücuen tazminat» davaları, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek «görevli» mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · görevsizlik kararı · taşıyan · sigorta poliçesi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «halefiyet» ilkesine dayalı olarak açılan «rücuen tazminat davası» olduğu, rücuen açılan tazminat davalarında asliye ticaret mahkemeleri değil, asliye hukuk mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle TTK 5/3. ve HMK 114/c maddeleri uyarınca mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Şti'nin uğradığı zararın «taşıyan» davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, «rücuen tazminat» davaları, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek «görevli» mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinde» sigortalı olan W.
Davacı sigorta şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak «görevli» mahkeme tespit edicektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16686 E. 2012/19925 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · ihtiyati haciz · husumet yokluğu · kefil · haciz · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, «husumet yokluğundan» talep reddedilmiş ise de yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere esasen «ihtiyati haciz» isteyen taraf, aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin kredi borcunu «kefil» sıfatıyla ödediğini ileri sürerek ödeme yaptığı oranda ihtiyati haciz istemiş olup talep dilekçesinin açıklama kısmında yer alan ... ile yapılan sözleşmeden kaynaklanan bir alacak talebe dayanak yapılmamıştır.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava dışı ... isimli kişinin hisse devir anlaşması ile yükümlülük altına girdiği, bu kişinin şahsi edimini yerine getirmemesinden tüzel kişinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle talebin «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyenler vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2842 E. , 2012/11495 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Samsun(Kapatılan) 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2010 tarih ve 2010/832-2010/1314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat emtia sigorta sözleşmesi ile sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında aracın kaza yapması sonucu hasarlandığını, 4.620,70 TL hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, şimdilik 4.620,70 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlandığı, hasar bedelinin 12.057,40 TL olduğunun belirlendiği, davacı tarafından kısmi dava açılması ile alacağın tamamının çekişmeli olduğu, bu nedenle davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere dava TTK’nun 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesine göre açılmış bir tazminat davası olması nedeniyle, sigortacı, sigortalısına yapmış olduğu ödeme miktarı ile sınırlı olarak halefiyet hakkını kazanmış olup, sigortalısına yapılan ödemeden daha fazlasını isteyemez.
Bu itibarla, dava dilekçesinde fazlaya dair hakların saklı tutulması ve bilirkişi tarafından hasar bedelinin daha fazla belirlenmesinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060396300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz