Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2210 E. 2024/5795 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ davanın konusu↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kâr dağıtımı↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/316 E. - 2020/289 Karar
BİRLEŞEN DAVA : Ankara 3. ... Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/317 Esas sayılı dosyası
Taraflar arasındaki asıl TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü, birleşen TÜRKPATENT YİDK kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davalılar vekillerinin başvurularının esastan reddine, birleşen davada davacı-asıl davada davalı vekilinin ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekilinin başvurunun kabulü ile asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı-birleşen davacı şirketin 2017/107764 numaralı “FOSSIL” ibareli markanın 18, 25 ve 35. sınıflar kapsamında tescili için başvurduğunu, ibare üzerinde gerçek hak sahibi olan müvekkili şirketin “FOSSIL” ibareli markalarını mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiğini, davalı kurum Markalar Dairesi Başkanlığının kararı uyarınca itirazın 25. sınıfta yer alan “kemerler” bakımından kısmen kabul edildiğini, söz konusu karara karşı hem müvekkili hem de davalı-birleşen davacı şirket tarafından YİDK nezdinde itiraz edildiğini, davalı-birleşen davacının itirazının reddedildiğini, müvekkilinin itirazının ise 2019-M-4318 sayılı YİDK kararı ile 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler yönünden kısmen kabul edildiğini, oysa başvurunun bir bütün olarak reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin dünyaca tanınmış ülkemizde de aktif olarak 1996 yılından beri kullanılan “FOSSIL” ve türevi markaların gerçek sahibi olduğunu, dava konusu YİDK kararında kötü niyete ilişkin detaylı bir araştırma yapılmadığını ve kararda müvekkili tarafından kullanım ispatına dair sunulan delillerin yalnızca saatlere ilişkin olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin markalarının takılar ve gözlükler üzerinde de aktif olarak kullanıldığını, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-4318 sayılı kararının iptaline ve 2017/107764 numaralı “FOSSIL” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin deri ürünleri ve aksesuarları, çantalar, valizler, cüzdanlar ve kemerler bakımından “FOSSIL” markasını maruf hale getirdiğini, 2001/16567 numaralı “FOSSİL” markasını 2001 yılından bu yana ciddi ve yoğun olarak kullandığını, bu marka nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, müvekkilinin “FOSSIL” markasını “kemerler” emtiasında yoğun ve aktif olarak kullandığını, bu kullanım ile ayırt edicilik kazandığını, davalı firma adına 18 ve 35. sınıfta tescilli marka bulunmadığını, taraflara ait markaların görsel ve işitsel olarak farklı olduğunu, emtia listelerinin de birbirinden farklı olduğunu, davacı-birleşen davalının itirazına mesnet gösterdiği markalar arasında yer alan ve tescil tarihinden itibaren 5 yılını doldurduğu tespit edilen 2008/42649, 91/002860, 2005/27498 ve 2008/42650 sayılı markalar için kullanımın ispat edilemediğini, müvekkilinin 18 ve 35. sınıflar yönünden öncelikli hak sahibi olduğunu, davacı-birleşen davalının iddia ve taleplerinde kötü niyetli olduğu ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-4318 sayılı kararının iptaline ve müvekkili adına başvurusu yapılan 2017/107764 sayılı “FOSSIL” ibareli marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararında davacı-birleşen davalının tanınmışlık ve kötü niyet itirazlarının reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin 1978 yılına dayanan geçmişi ile 1998 yılından itibaren Akayteks Tekstil … Ltd. Şti. olarak cüzdan, kemer, valiz ve çanta imalatı, ithalatı, toptan ve perakende satışı olarak faaliyet sürdüren köklü bir firma olduğunu, 2001/16567 numaralı “FOSSİL” markasını 2001 yılından bu yana ciddi ve yoğun olarak kullandığını, bu markayı davacı-birleşen davalının markasından habersiz bir şekilde tescil ettirdiğini, 2001/16567 ve 2014/05894 numaralı markalarının 18 ve 35. sınıf yönünden müktesep hak teşkil ettiğini, markayı deri ürünleri ve aksesuarları, çantalar, valizler, cüzdanlar ve kemerler bakımından maruf hale getirdiğini, müvekkilinin marka logosunu güncellemek amacıyla dava konusu marka başvurusunu yaptığını, başvuru kapsamından önce Markalar Dairesi tarafından 25. sınıfta “kemerler”in, davacı-birleşen davalının bu karar itirazı üzerine de davalı Kurum tarafından 35. sınıftaki bir kısım hizmetlerin çıkartıldığını, davaya konu kararın davacı-birleşen davalının itirazının reddedilen kısımları bakımından hukuka uygun olduğunu, taraf markalarının tescil sınıflarının farklı olduğunu, davacı-birleşen davalı şirketin 2005 yılı sonrasında başlamak üzere yalnızca gözlük ve saat imalatı ve satışının bulunduğunu, müvekkilinin markaları ile davacı-birleşen davalı şirket markalarının görsel ve işitsel olarak farklı olduğunu, davacı-birleşen davalının markalarının 14. sınıfta “saatler” ve 25. sınıfta “baş giysisi” yönünden tescilli olduğunu, müvekkilinin markaya ayırt edicilik kazandırması nedeniyle taraf markalarının karıştırılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu YİDK kararı ile çıkarılmasına karar verilen mal ve hizmetlerin tamamının müvekkilinin markaları ile benzer mal ve hizmetler olduğunu, müvekkiline ait markaların tanınmış marka ve başvurunun kötü niyetli olduğunu savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.
3.Asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı-birleşen davacının marka başvurusunun kapsamında 18 ve 35. sınıf, davacı-birleşen davalının itiraza mesnet markalarının kapsamında ise 03, 04, 09, 10, 14, 25 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, dava konusu marka kapsamında yer alan “35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetleri, davacı-birleşen davalıya ait markalarda aynen yer almamakla birlikte, işbu hizmetlerin davacı-birleşen davalının markalarında yer alan “09. Sınıf: Telekomünikasyon fonksiyonelliğe sahip kablosuz haberleşme cihazları; veri ve bilgiyi tanımlamak, saklamak, raporlamak, izlemek, yüklemek ve indirmek için elektronik izleme cihazları; giyim ve giyilebilir aksesuarlara eklenebilecek olan mobil cihazları da kapsayan, kullanıcıların cihazlardaki mevcut sunum ve bilgiyi kontrol etmesini sağlayan, indirilebilir mobil yazılımlar, akıllı saatler ve mobil cihazlar için yazılımlar; saat ve takı şeklinde giyilebilir dijital elektronik cihazlar, akıllı saatler.” emtiaları ile yakından ilişkili olduğu, benzer şekilde, dava konusu marka kapsamında yer alan “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetlerinin, davacı-birleşen davalıya ait markalarda aynen yer almamakla birlikte, işbu hizmetlerin davacının 2013/99298 ve 2015/86378 sayılı markalarında yer alan “03. Sınıf: Parfümler ve kişisel kullanım amaçlı kokular.” emtiaları ile yakından ilişkili olduğu, ayrıca dava konusu marka kapsamında yer alan “35. Sınıf: bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi” hizmetleri ile davacı-birleşen markaları kapsamında yer alan “42. Sınıf: Veri ve bilgiyi tanımlamak, saklamak, raporlamak, izlemek, yüklemek ve indirmek için kullanılan, yazılım içeren bir hizmet olarak yazılımlar.” hizmetlerinin, benzer amaca hizmet eden, aynı sektöre yönelik, benzer tüketici kesimine hitap eden hizmetler oldukları, dava konusu marka kapsamında yer alan diğer mal ve hizmetlerin, davacı-birleşen davalının markalarında yer almadığı, taraf markalarının “FOSSIL” ibaresini ortak olarak içerdikleri gerçeği karşısında taraflara ait markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunun kabulünün gerektiği, başvuruda yer alan dikdörtgen şekli ve “SS” harflerinin karakterize yazılış şeklinin işitsel, görsel, kavramsal ve ortalama tüketicide bırakacağı genel algı itibariyle başvuruyu redde dayanak gösterilen markalardan ayırt etmeye yetmediği, başvurunun itiraza mesnet tescilli seri markalar arasına sızmış bulunduğu, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmadığı, davacı-birleşen davalının markasının tanınmış kabul edildiği “saat” emtiası bakımından, davalı-birleşen davalıya ait markanın tescil edilmesi ve kullanılması halinde davalıya ait marka kapsamında yer alan “18. Sınıf: İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar.; 25. Sınıf: Kemerler.; 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dâhil); ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, balmumları (vakslar), parafinler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dâhil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, değerli metalden heykeller ve biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dâhil). İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dâhil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler. Yapma çiçekler, yapma meyveler. Saç tokaları, saçı bağlamak için halkalar, taçlar, değerli metalden olmayan saç süsleri, takma saçlar, postişler, elektrikli veya elektriksiz bigudiler. Oyunlar ve oyuncaklar. Hayvanlar için oyuncaklar. Değerli metalden olanlar da dâhil olmak üzere, tütün içenlere mahsus malzemeler: pipolar, puro ve sigara ağızlıkları, küllükler, tütün kutuları, sigara sarmak için aletleri, sigara kağıtları, nargileler, çakmaktaşları, çakmaklar, elektronik sigaralar ve bunlarla kullanılan kartuşlar. Kibritler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtialarının, davacının tanınmış olduğu “saat” emtiası ile ilişkilendirilebilecek mal ve hizmetler oldukları, davacı-birleşen davalı yanın, davaya konu markanın kapsamında yer alan 18, 25 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetler kapsamında ticaret sırasında tescilsiz eskiye dayalı kullanımının görülmediği, somut davada davalı-birleşen davacı şirket başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı; birleşen davada davalı-birleşen davacının 2001/16567 sayılı markasının çekişme konusu yapıldığından işbu davada kazanılmış hak gerekçesi olamayacağı, davalı-birleşen davacının, davalı-birleşen davalının 2008/42649, 91/002860, 2005/27498, 2008/42650 sayılı markaların kapsamlarında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden kullanımının ispatlanmasını talep ettiği, kullanım ispatına tabi markaların "saat" dışındaki mal ve hizmetler yönünden kullanımı ispatlanamadığından, kullanımı ispatlanamayan mal ve hizmetlerin benzerlik değerlendirmesi yönünden dikkate alınmadığı, dava konusu marka başvurusu kapsamından çıkarılan “35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetlerin birleşen davalının markalarında yer almadığı gibi, birleşen davalının markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile herhangi bir benzerlik de taşımadığı, davalı-birleşen davacıya ait markaların taraflar arasında çekişmeli olduğu tespit edildiğinden, işbu markaların davalıya kazanılmış hak sağlayamayacağı, gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, YİDK’nın 2019-M-4318 sayılı kararının “18. Sınıf: İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. 35. Sınıf: bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dâhil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler. Yapma çiçekler, yapma meyveler. Saç tokaları, saçı bağlamak için halkalar, taçlar, değerli metalden olmayan saç süsleri, takma saçlar, postişler, elektrikli veya elektriksiz bigudiler. Oyunlar ve oyuncaklar. Hayvanlar için oyuncaklar. Değerli metalden olanlar da dâhil olmak üzere, tütün içenlere mahsus malzemeler: pipolar, puro ve sigara ağızlıkları, küllükler, tütün kutuları, sigara sarmak için aletleri, sigara kağıtları, nargileler, çakmaktaşları, çakmaklar, elektronik sigaralar ve bunlarla kullanılan kartuşlar. Kibritler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtiaları yönünden kısmen iptaline, dava konusu 2017/107764 sayılı markanın aynı mallar/hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne; birleşen dava yönünden YİDK’nın 2019-M-4318 sayılı kararının davacının başvuru kapsamından çıkarılan “35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” emtiaları yönünden kısmen iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın tümden kabulüne karar verilmemesinin hatalı olduğu, dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi kurulu raporunda davalı-birleşen davacının kötü niyetli olduğunun açıkça tevsik edildiğini, ayrıca asıl davada geriye kalan bir takım hizmetler bakımından da karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davası konusu markanın müvekkilinin markalarının tanınmışlığı nedeni ile de tümden hükümsüz kılınması gerektiğini, başvurunun müvekkilinin ticari unvanının asli unsurunu birebir içerdiğini, YİDK kararının reddedilen hizmetler bakımından yerinde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı kısmının kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı-birleşen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.12.2019 tarih ve 2019/1285 E.-2019/8003 K. sayılı ilamı kapsamında müvekkilinin 2001/16567 sayılı markasını hükümsüzlüğünün söz konusu olmayacağını, itiraza mesnet markanın tanınmış olmadığını, müvekkilinin uzun yıllardır başvuru konusu markalarla faaliyette bulunması nedeniyle kötü niyetli olarak değerlendirilmesinin mümkün olmayacağını ileri sürerek, asıl dava yönünden YİDK kararının 18. sınıfta yer alan emtialar bakımından kısmen iptali ve 2017/107764 sayılı markanın kısmen hükümsüzlüğüne ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddine, birleşen dava yönünden ise kısmi red kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı-birleşen davalı markalarının tanınmış olduğuna ilişkin yeterli delilin Kurum aşamasında sunulmadığı, dava aşamasında ilk defa sunulan delillerden hareketle verilen kararın hatalı olduğunu, YİDK karar aşamasında dosyada yer almayan deliller sebebiyle YİDK kararının iptalinin mümkün olmadığını, davacı-birleşen davalının markaları tanınmış olmadığı gibi 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da oluşmadığını; birleşen dava yönünden iptale konu "35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tesbihler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemlerle sağlanabilir.)” hizmetlerinin davacının marka kapsamındaki hizmetlerle benzer oldukları, örneğin tespihlerin genellikle giysilerle birlikte aynı raflarda satılan, takı kategorisinde de yer alan bir emtia olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin verdiği kararın asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı-birleşen davacının önceki tarihli markalarının tümünün büyük harflerle “FOSSİL” ibaresini taşıdığı, 2017/72293 sayılı dava konusu başvuruda ise (İ) harfi üzerindeki noktanın kaldırıldığı ve “FOSSIL” şeklinde başvuruda bulunulduğu, davacı-birleşen davalının marka tescillerinin de “FOSSIL” şeklinde olduğu, İngilizce dilinin ... kurallarından birinin büyük (i) harfinin olmaması ve bu harfin büyük harfle yazılırken (I) olarak yazıldığı dikkate alındığında, davalı-birleşen davacının bu başvurusu ile eski tarihli markaları arasındaki bağı kopardığı, taraf markalarını yan yana gören dikkatli tüketiciler söz konusu kurala dayanarak markanın ticari kaynağını tespit edebilecek iken davalı-birleşen davacının, dava konusu tescil başvurusuyla markanın ticari kaynağının ayırt edilmesini sağlayabilecek önemli bir unsuru ortadan kaldırarak davacı-karşı davalının markasına yanaştığı, davalının daha önce de davacının markalarına yanaşmak ve onun markasındaki şekil unsurunu taklit etmek suretiyle başka marka başvurularında bulunduğu, nitekim 2015/33079 sayılı “CASUAL VİNTAGE FOSSİL SINCE 2001 EUROPE BRAND” ibareli marka başvurusunun YİDK kararıyla kötü niyetli olduğu gerekçesiyle reddedildiği, anılan kararın iptali talebiyle davalı-birleşen davacı tarafından açılan davada Ankara 2. FSHHM’nin 03/03/2022 tarih ve 2021/355 E.-2022/74 K. sayılı kararıyla davacı konumundaki Akayteks Ltd. Şti’nin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği; davalı-birleşen davacının 2015/76875 sayılı "CASUAL VINTAGE FOSSİL SINCE 2001-EUROPE BRAND" ibareli marka başvurusunun da reddedildiği ve YİDK karar iptali talebiyle açılan davada davalı-birleşen davacı kötü niyetli bulunarak davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı istinaf başvurusunun da esastan reddedilmiş olduğu, te yandan, taraflar arasında marka benzerliği nedeniyle uzun zamandır devam eden husumetin bulunduğu, bu husumet nedeniyle taraflar arasında görülen ve devam eden birçok davanın da mevcut olduğu dikkate alındığında, davalı-birleşen davacının, davacı-birleşen davalının markasını tescil talep edilen sınıflarda yurt dışında kullandığını bilecek durumda olduğu, buna rağmen davacının markası ile karıştırılabilecek dava konusu markayı tescil ettirmek istemesinin iyi niyetli olarak değerlendirilemeyeceği, sırf benzer marka başvurusunda bulunmanın kötü niyete delil teşkil etmeyeceği yönündeki yerleşmiş içtihatın somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı, dosya arasında bulunan 06.02.2020 tarihli ilk bilirkişi raporunda da “…gerek ülkemizde gerekse de dünyada tescilli, bilinen ve tanınmış marka düzeyinde korunmaya haiz, özgün, yaratılmış ve ayırt edici vasfı yüksek “FOSSIL” ibaresini, davacı-birleşen davalının marka emtiaları ile pek çok yönden ilişkili olduğu tüketici kitlesine, birbirine yakın satış kanallarına, benzer dağıtım ve sunum yöntemlerine sahip olan ve dolaylı bir şekilde aralarında ilişki kurulması mümkün olan emtialarda aynen tercih etmesinin davacı-birleşen davalının önceki markasından haksız bir yarar elde etme, markanın ün ve şöhretinden yararlanarak kolay yoldan haksız menfaat sağlama amacını taşıdığı şeklinde değerlendirilebileceğinin mümkün olduğu, markaların birbirine yanaştığı, iki firma arasında çekişme olduğunun görüldüğü..” şeklinde değerlendirmeye yer verildiği, davacı-birleşen davalının önceki tarihli marka kullanımlarıyla iltibas tehlikesine sebebiyet verebilecek derecede benzer marka başvurusunda bulunulmasının kötü niyet oluşturduğu, her ne kadar davalı-birleşen davacının 2001/16567 sayılı markasının hükümsüzlüğü için davacı-birleşen davalı tarafından açılan davada, Yargıtay 11. Dairesinin 2019/1285 E. -2019/8003 K. sayılı ilamıyla davalının kötü niyetli olmadığının kabul edildiği ileri sürülmüşse de her marka başvurusunun kendi koşullarına göre değerlendirilmesinin esas olduğu, tüm bu nedenlerle dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığı ve aksi yöndeki YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, davalı-birleşen davacının 2001/16567 ve 2014/05894 sayılı markaları “FOSSİL” şeklinde iken dava konusu 2017/107764 sayılı marka başvurusu “FOSSIL” şeklinde olduğundan ve bu değişikliğin taraflar arasındaki husumet nedeniyle esaslı bir değişiklik olarak kabul edilmesi gerekeceğinden, davalı-birleşen davacının eski tarihli markalarının lehine müktesep hak teşkil etmeyeceği, davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl davada davalı- birleşen davada davacı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü, birleşen dava YİDK kararının iptali taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve dokuzuncu fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5692 E. 2023/5559 K.
Ortak:müktesep hak · istinaf incelemesi · kazanılmış hak · kötü niyet · cy/cy kaydı · iltibas · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti’nin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve Dairemizce yapılan «istinaf incelemesinde» davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği; davalı-birleşen davacının 2015/76875 sayılı "CASUAL VINTAGE FOSSİL SINCE 2001-EUROPE BRAND" ibareli marka başvurusunun da reddedildiği ve YİDK karar iptali talebiyle açılan davada davalı-birleşen davacı kötü niyetli bulunarak davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı istinaf başvurusunun da esastan reddedilmiş olduğu, te yandan, taraflar arasında marka benzerliği nedeniyle uzun zamandır devam eden «husumetin» bulunduğu, bu husumet nedeniyle taraflar arasında görülen ve devam eden birçok davanın da mevcut olduğu dikkate alındığında, davalı-birleşen davacının, davacı-birleşen davalının markasını tescil talep edilen sınıflarda yurt dışında kullandığını bilecek durumda olduğu, buna rağmen davacının markası ile karıştırılabilecek «dava konusu» markayı tescil ettirmek istemesinin iyi niyetli olarak değerlendirilemeyeceği, sırf benzer marka başvurusunda bulunmanın «kötü niyete» delil teşkil etmeyeceği yönündeki yerleşmiş içtihatın somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı, dosya arasında bulunan 06.02.2020 tarihli ilk bilirkişi raporunda da “…gerek ülkemizde gerekse de dünyada tescilli, bilinen ve tanınmış marka düzeyinde korunmaya haiz, özgün, yaratılmış ve ayırt edici vasfı yüksek “FOSSIL” ibaresini, davacı-birleşen davalının marka emtiaları ile pek çok yönden ilişkili olduğu tüketici kitlesine, birbirine yakın satış kanallarına, benzer «dağıtım» ve sunum yöntemlerine sahip olan ve dolaylı bir şekilde aralarında ilişki kurulması mümkün olan emtialarda aynen tercih etmesinin davacı-birleşen davalının önceki markasından haksız bir yarar elde etme, markanın ün ve şöhretinden yararlanarak kolay yoldan haksız menfaat sağlama amacını taşıdığı şeklinde değerlendirilebileceğinin mümkün olduğu, markaların birbirine yanaştığı, iki firma arasında çekişme olduğunun görüldüğü..” şeklinde değerlendirmeye yer verildiği, davacı-birleşen davalının önceki tarihli marka kullanımlarıyla «iltibas» tehlikesine sebebiyet verebilecek derecede benzer marka başvurusunda bulunulmasının kötü niyet oluşturduğu, her ne kadar davalı-birleşen davacının 2001/16567 sayıl …
… dinin gerektiğini, müvekkili şirketin dünyaca tanınmış ülkemizde de aktif olarak 1996 yılından beri kullanılan “FOSSIL” ve türevi markaların gerçek sahibi olduğunu, «dava konusu» YİDK kararında «kötü niyete» ilişkin detaylı bir araştırma yapılmadığını ve kararda müvekkili tarafından kullanım ispatına dair sunulan delillerin yalnızca saatlere ilişkin olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin markalarının takılar ve gözlükler üzerinde de aktif olarak kullanıldığını, taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-4318 sayılı kararının iptaline ve 2017/107764 numaralı “FOSSIL” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmes …
CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararında davacı-birleşen davalının tanınmışlık ve «kötü niyet» itirazlarının reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin 1978 yılına dayanan geçmişi ile 1998 yılından itibaren Akayteks Tekstil … Ltd.
Benzer bu kararda… hli ve TPMK Mal ve Hizmet Sınıflandırma Listesine göre 14. sınıfta yer alan "saatler" emtiasında tescilli olan "FOSSIL" ibareli ve 128408 sayılı markasına dayanarak «iltibas» ve tanınmış marka iddiasıyla yapılan itirazın YİDK tarafından, itiraza mesnet markanın farklı sınıfta tescilli olduğu ve tanınmışlığın ispat edilemediği gerekçeleriyle reddedilmesini müteakip davalı markasının tescil ve «ilan» olunduğu, ancak davacı tarafından bu tarihten dava tarihi olan 27.12.2017 tarihine kadar «kötü niyet» ve tanınmış marka iddiasına dayalı olarak hükümsüzlük davası açılmadığı dikkate alındığında, davacı tarafın işbu davayı açmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırılık teşkil edip etmeyeceği, mülga 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin birinici fıkrasının (e) bende uyarınca, tescilli marka sahibinin markanın ayırt edici unsurunu alan adı olarak kullanması onun meşru ve doğal bir hakkı olup, davalının kendisine ait internet sitesinde markasını tescil olduğundan farklı kullanması halinde, sadece bu kullanımının somut olayın özelliğine göre «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil edip etmeyeceğinin tartışılması gerektiği, marka hakkının doğal sonucu olan alan adının terkinine karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı tarafça markanın yanıltıcı olarak kullanıldığı iddiasıyla «iptal davası» da açılmadığına göre, sadece «kötüniyet» iddiasıyla açılmış olan davada, davalının dava tarihine yakın tarihlerde internet sitesinde "FOSSİL TURKEY" şeklindeki kullanımlarının ve gerçekte olmadığı halde ABD'de dükkanlarının olduğu iddialarının da 20.08.2001 tarihinde başvuru konusu yapılan davalı markasının kötü niyetle tescil ettirildiğine emare teşkil etmeyeceği, davalının 2001/16567 sayılı markasının hala 18. sınıfta bir kısım mallar ile 35. sınıftaki genel perakendecilik hizmetleri yönünden tescilli olduğu dikkate alındığında, 2014/05894 sayılı markaya konu aynı ayırt edici işaretin, aynı mal ve hizmetler yönünden tescil ettirilmesi hukuka uygun olduğu, 2014/05894 sayılı markanın tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetlerden hangilerinin müktesep hakkın kapsamında kaldığı, hangilerinin ise bu markanın başvuru tarihi itibariyle davacının tanınmış markasına yanaşma niteliğinde olduğu «denetime elverişli bilirkişi raporu» vasıtasıyla tespit edilip, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sadece yanaşma niteliğinde olan emtia ve hizmetler ile aynı KHK'nın 8 inci …
… vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının açıkça kötü niyetli olduğunu, davalının marka tescilinden sonra da kötü niyetli eylemlerine devam ettiğini, Yargıtay'ın «kötü niyete» ilişkin değerlendirmesinin yerindelik denetimi olması nedeniyle kanuna aykırı olduğunu, davalının ilk tescil başvurusunda bulunduğu 2001 yılında müvekkiline ait "fossıl" markasının ülkemizde 10 yıldır tescilli kullanılmakta olduğunu, müvekkili şirketin 1984 yılından beri "fossıl" markasını kullanmakta olduğunu, davalının sadece müvekkiline ait markayı değil dünyaca tanınmış bir çok markayı taklit ederek kendi adına tescil ettirdiğini, davalının 2001 tescil tarihli markasına karşı açılan kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası sonucunda bu marka kapsamındaki bir kısım emtiaların hükümsüzlüğüne karar verildiği, davalının marka başvurusunda bulunmaya devam ettiğini ve müvekkili markasında yer alan logoyu dahi taklit etmeye başladığını, «iltibas» derecesinde markalrın benzer olduğunu, davalının internet sitesinin tasarımının müvekkiline ait internet sitesi ile birebir aynı olduğunu, sitede ABD de 4 dükkanı olduğunu ve merkezinin Avustralya olduğunun belirtildiğini, tüm bunların davalının kötü niyetini gösterdiğini, taraflar arasında süregen bir çok YİDK kararının iptali davaları olduğunu, kötü niyetli tescilde sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» olamayacağını, kaldı ki müvekkilinin sessiz kalmadığını, daha öncesinde belirtildiği üzere kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası açıldığını, markanın tescil tarihinin değil davalının kullanımının sürede dikkate alınması gerektiğini, davalının markayı ciddi kullanımlarının 2012 yılında başladığını dolayısıyla süresinde dava açıldığını, müvekkili şirketin 2001 yılında hem dünyada hem Türkiye'de tanındığına dair dosyaya deliller sunulduğunu, zaten kötü niyetin varlığı halde tanınmış olup olmadığının da önem arz etmeyeceğini, 2014 yılında tescil edilen markanın ise tamamen müvekilinin tanınmışlığından yararlanmak amacıyla tescil edildiğini, davalıya ait internet sitesinin iltibas yarattığını bu nedenle iptal edilmesi gerektiğini, davalının internet sitesinin hem «haksız rekabet» yarattığını hem de «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… duğu, davacı kanıtlarının tanınmışlık iddiası bakımından ikna edici olmamasının yanı sıra, sessiz kalmanın sonuçlarının dahi doğduğu, hükümsüzlük davasının 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılması gerektiği, kötü niyetle tescilin istisna olduğu, ancak markanın ayniyetinin tek başına «kötü niyeti» göstermeyeceği, karıştırma riski taşımayacak kadar başka bir sınıf malda yapılan tescilin hukuka aykırı olmadığı, saat ve benzeri ürünlerin mekanik veya elektronik yapıları bulunmaktayken, deri ve aksesuar ürünlerinde bu özellik bulunmadığı, imalat, yöntem ve malzemelerinin tamamen farklı nitelik taşıdığı, «kötüniyet» bulunmadığından 2001/16567 sayılı markaya yönelik hükümsüzlük davasının reddi gerektiği, 2014/05894 sayılı marka yönünden ise dava süresinde açılmış ise de aradan geçen zamana rağmen davalının ikinci markayı aynı formla tescil ettirmek istemesinin başvuru ve tescil tarihindeki geçerli kurallara uygun olduğu, Türkiye'de ilk marka tescilini yapan davacının internet alan adı konusunda öncelikli hak sahibi olduğu, bilirkişi raporunda davalının internet sitesinde benzer grafik tasarımlarını kullandığının belirlendiği, davalının internet sitesine giren kullanıcıların tarafların işletmelerini karıştırabilecekleri ve davalının sunduğu deri ürünlerinin de aslında Türkiye'de deri ürünü markası olmayan davacının deri ürünü sanabilecekleri, davalının internet sitesinin Avusturalya kökenli olduğu konusundaki yanıltıcı bilgi bakımından «haksız rekabet» bulunduğu, davalıya ait internet sitesinin kapatılması ve iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğü isteminin reddine, davalı adına kayıtlı "foss …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · eksik araştırma · kısmi kabul · istinaf başvurusunun reddi · denetime elverişlilik · ticaret unvanı · ispat yükü · iptal davası
Benzer bu kararda… nuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2018 tarihli ve 2018/640 E., 2018/1583 K. sayılı kararıyla; davalı adına tescilli 2014/05894 sayılı marka yönünden dava 5 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmış ise de, 2001/16567 sayılı marka yönünden hak düşürücü sürede dava açılmadığı, ancak «kötüniyetli» tescillerde hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı, davacı tarafın da tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasına dayanmış olduğu, davacının dayandığı 1991/002860 sayılı "FOSSIL" markası ile hükümsüzlüğü istenen davalıya ait 2001/16567 sayılı "FOSSİL" ve 2014/05894 sayılı "FOSSİL" markalarındaki işaretlerin 556 sayılı markaların Korunması hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, davacının tescilde önceliğinin bulunduğu, öte yandan markanın davacının «ticaret unvanı» da olduğu, davalının ilk marka başvurusunu yaptığı 2001 yılı itibariyle davacının Türkiye'de 1991 tarihli sadece 14. sınıfta "saatler" emtiası yönünden tescili bulunmaktaysa da yurtdışında deri çanta, cüzdan gibi emtialar yönünden 100'e yakın tescilleri bulunup dünyaca tanınır hale geldiği, 1996 yılında Türkiye pazarına da saat emtiası yönünden girerek Türkiye'de belli bir tanınmışlık düzeyine ulaştığı, marka seçiminde yüzlerce seçenek özgürlüğü gözetildiğinde davalının, davacı tarafından oluşturulmuş ve içinde Türkçe kullanımdaki "Fosil" sözcüğünde bulunmayan ikinci bir "s" harfi de barındıran Türkiye'de belli bir tanınmışlığa ulaşmış özgün markayı davacının tescilli önceki markasıyla da ilişkilendirilebilecek sınıflarda birebir tescil ettirmesinin davacının markasından yararlanma amacı taşıdığı ve bu nedenlerle kötü niyetli tescil olarak nitelendirilmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta sesiz kalma yoluyla hak «kaybının» bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiği; davalının 2001/16567 tarihli ilk marka başvurusuna karşı davacının TPMK nezdinde yaptığı itirazların YİDK kararıyla reddedilmesiyle davaya konu markanın 11.03.2004 tarihinde tescil edildiği, eldeki davanın da marka tescil tarihinden itibaren 12 yıl sonra açıldığı, davacı vekili dava konusu 2001/16567 sayılı markayla ilgili olarak tescili aşamasında Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali için dava açmamışsa da sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşması için marka tescilinin tek başına yeterli olmayıp markanın kullanılmasının da aranacağı, bu itibarla davacı tarafından 08.07.2013 tarihinde İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/103 E. sayılı mezkur markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada mahkemece de 18/2. ve alt sınıflar dışında hükümsüzlük kararı verildiği, kararın 35. sınıf yönünden «eksik araştırma» nedeniyle davalı yararına bozulduğu, bu davada davanın niteliği gereği «ispat yükünün» davalı tarafta olduğu ve davalının markayı ciddi kullandığına dair delillerini «ibraz» ettiği tarih itibariyle davacının markanın fiilen kullanıldığından haberdar olduğunun kabul edilmesi gerektiği, eş anlatımla kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının dava tarihinin 2013 olduğu dikkate alındığında bu dava sonuçlanmadan davacının eldeki davayı 2016 tarihinde yaklaşık 3-4 yıllık süre içinde açmakla sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilemeyeceği, davalının 2014/05894 sayılı markasının 2001/16567 sayılı markasına dayanmakta olup 2001/16567 sayılı marka tescili kötü niyetle yapıldığından davalının her iki markasının da hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince hükümsüzlük talebinin reddi kararının yerinde görülmediği, öte yandan mahkemenin 2014 tarihinde tescil önceliği de davacıya ait olan internet alan adının bire bir aynısının alınarak kullanımının tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle internet alan adınının iptaline dair kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine», davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2001/16567 ve 2014/05894 sayılı markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalı adına kayıtlı "fossil.com.tr" alan adının tahsis ve kullanımının «haksız rekabet», marka tecavüzü olması nedeniyle iptaline ve «terkin» edilmesine karar verilmiştir.
… hli ve TPMK Mal ve Hizmet Sınıflandırma Listesine göre 14. sınıfta yer alan "saatler" emtiasında tescilli olan "FOSSIL" ibareli ve 128408 sayılı markasına dayanarak «iltibas» ve tanınmış marka iddiasıyla yapılan itirazın YİDK tarafından, itiraza mesnet markanın farklı sınıfta tescilli olduğu ve tanınmışlığın ispat edilemediği gerekçeleriyle reddedilmesini müteakip davalı markasının tescil ve «ilan» olunduğu, ancak davacı tarafından bu tarihten dava tarihi olan 27.12.2017 tarihine kadar «kötü niyet» ve tanınmış marka iddiasına dayalı olarak hükümsüzlük davası açılmadığı dikkate alındığında, davacı tarafın işbu davayı açmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırılık teşkil edip etmeyeceği, mülga 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin birinici fıkrasının (e) bende uyarınca, tescilli marka sahibinin markanın ayırt edici unsurunu alan adı olarak kullanması onun meşru ve doğal bir hakkı olup, davalının kendisine ait internet sitesinde markasını tescil olduğundan farklı kullanması halinde, sadece bu kullanımının somut olayın özelliğine göre «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil edip etmeyeceğinin tartışılması gerektiği, marka hakkının doğal sonucu olan alan adının terkinine karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı tarafça markanın yanıltıcı olarak kullanıldığı iddiasıyla «iptal davası» da açılmadığına göre, sadece «kötüniyet» iddiasıyla açılmış olan davada, davalının dava tarihine yakın tarihlerde internet sitesinde "FOSSİL TURKEY" şeklindeki kullanımlarının ve gerçekte olmadığı halde ABD'de dükkanlarının olduğu iddialarının da 20.08.2001 tarihinde başvuru konusu yapılan davalı markasının kötü niyetle tescil ettirildiğine emare teşkil etmeyeceği, davalının 2001/16567 sayılı markasının hala 18. sınıfta bir kısım mallar ile 35. sınıftaki genel perakendecilik hizmetleri yönünden tescilli olduğu dikkate alındığında, 2014/05894 sayılı markaya konu aynı ayırt edici işaretin, aynı mal ve hizmetler yönünden tescil ettirilmesi hukuka uygun olduğu, 2014/05894 sayılı markanın tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetlerden hangilerinin müktesep hakkın kapsamında kaldığı, hangilerinin ise bu markanın başvuru tarihi itibariyle davacının tanınmış markasına yanaşma niteliğinde olduğu «denetime elverişli bilirkişi raporu» vasıtasıyla tespit edilip, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sadece yanaşma niteliğinde olan emtia ve hizmetler ile aynı KHK'nın 8 inci …
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin «kısmi kabul» kararının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu markanın 35. sınıf yönünden müvekkil adına 2001/16567 sayılı marka ile 2001 yılından bu yana tescilli olduğunu, bu şe …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8903 E. 2023/2999 K.
Ortak:müktesep hak · kazanılmış hak · kötü niyet · ortalama tüketici · iltibas · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti’nin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve Dairemizce yapılan «istinaf incelemesinde» davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği; davalı-birleşen davacının 2015/76875 sayılı "CASUAL VINTAGE FOSSİL SINCE 2001-EUROPE BRAND" ibareli marka başvurusunun da reddedildiği ve YİDK karar iptali talebiyle açılan davada davalı-birleşen davacı kötü niyetli bulunarak davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı istinaf başvurusunun da esastan reddedilmiş olduğu, te yandan, taraflar arasında marka benzerliği nedeniyle uzun zamandır devam eden «husumetin» bulunduğu, bu husumet nedeniyle taraflar arasında görülen ve devam eden birçok davanın da mevcut olduğu dikkate alındığında, davalı-birleşen davacının, davacı-birleşen davalının markasını tescil talep edilen sınıflarda yurt dışında kullandığını bilecek durumda olduğu, buna rağmen davacının markası ile karıştırılabilecek «dava konusu» markayı tescil ettirmek istemesinin iyi niyetli olarak değerlendirilemeyeceği, sırf benzer marka başvurusunda bulunmanın «kötü niyete» delil teşkil etmeyeceği yönündeki yerleşmiş içtihatın somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı, dosya arasında bulunan 06.02.2020 tarihli ilk bilirkişi raporunda da “…gerek ülkemizde gerekse de dünyada tescilli, bilinen ve tanınmış marka düzeyinde korunmaya haiz, özgün, yaratılmış ve ayırt edici vasfı yüksek “FOSSIL” ibaresini, davacı-birleşen davalının marka emtiaları ile pek çok yönden ilişkili olduğu tüketici kitlesine, birbirine yakın satış kanallarına, benzer «dağıtım» ve sunum yöntemlerine sahip olan ve dolaylı bir şekilde aralarında ilişki kurulması mümkün olan emtialarda aynen tercih etmesinin davacı-birleşen davalının önceki markasından haksız bir yarar elde etme, markanın ün ve şöhretinden yararlanarak kolay yoldan haksız menfaat sağlama amacını taşıdığı şeklinde değerlendirilebileceğinin mümkün olduğu, markaların birbirine yanaştığı, iki firma arasında çekişme olduğunun görüldüğü..” şeklinde değerlendirmeye yer verildiği, davacı-birleşen davalının önceki tarihli marka kullanımlarıyla «iltibas» tehlikesine sebebiyet verebilecek derecede benzer marka başvurusunda bulunulmasının kötü niyet oluşturduğu, her ne kadar davalı-birleşen davacının 2001/16567 sayıl …
… dinin gerektiğini, müvekkili şirketin dünyaca tanınmış ülkemizde de aktif olarak 1996 yılından beri kullanılan “FOSSIL” ve türevi markaların gerçek sahibi olduğunu, «dava konusu» YİDK kararında «kötü niyete» ilişkin detaylı bir araştırma yapılmadığını ve kararda müvekkili tarafından kullanım ispatına dair sunulan delillerin yalnızca saatlere ilişkin olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin markalarının takılar ve gözlükler üzerinde de aktif olarak kullanıldığını, taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-4318 sayılı kararının iptaline ve 2017/107764 numaralı “FOSSIL” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmes …
… alının kötü niyetli olmadığının kabul edildiği ileri sürülmüşse de her marka başvurusunun kendi koşullarına göre değerlendirilmesinin esas olduğu, tüm bu nedenlerle «dava konusu» başvurunun kötü niyetli yapıldığı ve aksi yöndeki YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, davalı-birleşen davacının 2001/16567 ve 2014/05894 sayılı markaları “FOSSİL” şeklinde iken dava konusu 2017/107764 sayılı marka başvurusu “FOSSIL” şeklinde olduğundan ve bu değişikliğin taraflar arasındaki «husumet» nedeniyle esaslı bir değişiklik olarak kabul edilmesi gerekeceğinden, davalı-birleşen davacının eski tarihli markalarının lehine «müktesep hak» teşkil etmeyeceği, davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın kabu …
Benzer bu kararda… ğinde, her ikisinde de esas unsurun “fossil” ibaresinden oluşması, her iki markada da şekli unsurlarının birbirine oldukça yakınlaşması nedeniyle taraf markalarında «ortalama tüketici» gözünden görsel açıdan benzerlik teşkil edebileceği, işitsel benzerliğin de bulunduğu, kavramsal açıdan da ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesinin olduğu, her ne kadar davalının markalarının “saatler” emtiasında belirli bir tanınmışlık düzeyine ulaştığı görülmüşse de söz konusu tanınmışlığın dava konusu markanın mal ve hizmet sınıflarında yer alan 18 inci sınıfa sirayet ettiğini gösterir yeterli delilin dosyada bulunmadığı, dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgelerden, tarafların uzun yıllardır «husumet» içerisinde bulunuyor olması; bununla birlikte, davacının dava konusu başvurusunun «müktesep hak» iddiasında bulunduğu markanın bir türevi değil, davalı muterizin önceki tarihli marka kullanımlarıyla «iltibas» tehlikesine sebebiyet verebilecek derecede benzer marka başvurusunda bulunmasının «kötü niyet» teşkil edebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… kalarının ikisinde de esas unsurun “fossil” ibaresinden oluşması nedeniyle görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin olduğu, diğer taraftan tarafların uzun yıllardır «husumet» içerisinde bulunuyor olması ile birlikte, davacının başvuru konusu markasının davalının marka kullanımlarına yaklaşması nedeni ile «kazanılmış hak» oluşturmayacağı, diğer yandan da davacının dava konusu başvurusunun «müktesep hak» iddiasında bulunduğu markanın bir türevi değil, davalının önceki tarihli marka kullanımlarıyla «iltibas» tehlikesine sebebiyet verebilecek derecede benzer marka başvurusunda bulunmasının «kötü niyet» oluşturduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… rına karşı yeniden inceleme taleplerinin bu kez 2018-M-1608 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin marka başvurusuna dayanak ve «müktesep hak» teşkil eden “FOSSİL” markasını 2001/16567 sayılı 20.08.2001 müracaat/koruma tarihli, 11.03.2004 onay tarihinde 18, 25, 35 inci sınıf emtiada tescil ettirdiğini, müvekkili şirket ve/veya lisansiyesi tarafından davaya konu “casual vintage fossil since 2001 europe brand şekil” marka başvurusuna müktesep hak teşkil eden FOSSİL markasının kullanıldığını, davalı firma adına 18'inci sınıflarda kayıtlı “FOSSİL” ibareli herhangi bir markanın bulunmadığını, davaya konu “casual vintage fossil since 2001 europe brand şekil” marka başvurusunun, 2001-16567 marka nolu 20.08.2001 müracaat/koruma tarihli hali hazırda hukuki himayesi devam eden 18,25 ve 35 inci sınıflarda müvekkil davacı firma adına kayıtlı “FOSSİL” markasının tanınmış olduğu müktesep hakka dayanılarak yapıldığını, her ne kadar davalı firma tarafından, müvekkili firma adına 18, 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olan ve hukuki himayesi devam eden işbu 2001/16567 sayılı “FOSSİL” ibareli markanın iptali için müvekkili davacı firma aleyhine İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde “kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası” ikâme edilmişse de İzmir Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/101 E., 2017/85 K. sayılı (2015/24 E., 2015/111 K.) ilâmı neticesinde 18 inci ve 35 inci sınıf yönünden reddedildiğini, ancak 25'inci sınıf yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, FOSSİL markasının 18 ve 35 inci sınıflar yönünden halihazırda müvekkili firma adına tescilli olduğunu, 2001/16567 sayılı “FOSSİL” markası sebebiyle müvekkilinin müktesep hak sahibi olup, bu davaya konu iptali istenilen YİDK kararı kapsamındaki “casual vintage fossil since 2001 europe brand” marka başvurusunun 2001 yılından bu yana müvekkili adına tescilli “FOSSİL” markası ile aynı sınıflarda olmak üzere seri marka niteliğinde yapılmış bir başvuru olduğunu, müvekkili tarafından yapılan tescil müracatında bulunan marka ile davalı firmanın markaya itirazda mesnet tuttuğu markaların görsel ve işitsel olarak farklı olduklarını, davalı firma adına 18 inci sınıflara kayıtlı “casual vintage fossil since 2001 europe brand şekil” ve “FOSSİL” ibareli herhangi bir markanın bulunmadığını, ayrıca davalı firmanın belirtili sınıflarda yer alan ürünlere ilişkin herhangi bir kullanımının da olmadığını, davalı şirketin iddia ettiğinin aksine müvekkili şirketin uzun yıllara dayanan çalışması neticesinde markayı maruf hale getirmesinden davalı şirketin istifade ettiğini, davalının “FOSSIL” ibareli markasının ise ilk tescilinden bugüne değin sadece 14 üncü sınıfta tescilli olup, davalının Türkiye’de sadece kol saati ile iştigal ettiğini, bunun dışında Türkiye’de başkaca bir ticari faaliyetinin ve satışının bulunmadığını, YİDK tarafından somut delillerle ispat edilemeyen “tescilin ya da marka başvurusunun «kötü niyet» dahilinde yapıldığı” iddiasına itibar edilerek karar tesisi yoluna gidilmesinin hukuken kabul edilebilir nitelikte olmadığını ileri sürerek Türk Patent ve Marka Ku …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik · taşıyan · dahili dava
Benzer bu karardaDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında uzun yıllara dayalı bir «husumetin» bulunduğunu, müvekkili şirketin dünyaca tanınmış, ülkemizde de aktif olarak 1996 yılından beri kullanılan “FOSSIL” ve türevi markaların gerçek sahibi olduğunu, müvekkili şirketin 128408 tescil nolu “FOSSIL” ibareli ilk marka tescilini 14 üncü sınıf kapsamında gerek huzurdaki davaya konu marka tescil başvurusundan gerekse davacının önceye dayalı «kazanılmış hak» iddiasında bulunduğu “FOSSIL” ibareli kelime marka tescil ve başvurularından çok daha önce 01.04.1991 tarihinde gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin harcadığı emek ve sermaye sonucu tanınmış olan “FOSSIL” ve türevi markaların ve türevi markaları «taşıyan» başta saatler olmak üzere, çantalar, kemerler, deri ürünler, giyim eşyaları, aksesuarlar ve benzeri ürünlerin uzun yıllardır hem ülkemizde, hem de yurt dışında yoğun ilgi görmekte olduğunu, müvekkili Şirketin “FOSSIL” markasının ülkemizde 18, 25 ve 35 inci sınıflarda 2001 yılında tescilli olmamasından yararlanıp, kötü niyetli olarak kazanılmış hak iddiasında bulunduğu 2001/16567 tescil nolu ve “FOSSİL” kelime markasını kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkili şirketin, Türk tüketicilerden başta deri ürünler olmak üzere yoğun ilgi görmesine rağmen 2001/16567 tescil nolu ve “FOSSİL” ibareli marka tescili nedeniyle ülkemizde 18, 25 ve 35 inci sınıflarda faaliyet gösterememekte olduğundan bahsi geçen marka aleyhine “kullanmama nedeniyle hükümsüzlük” davası ikame ettiğini ve bu davanın sonucunda davacı şirketin markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiğini, Yargıtay bozma kararı sonucunda 2001/16567 tescil nolu “FOSSİL” ibareli markanın kullanılamaması nedeniyle 25 inci sınıf ve 18 inci sınıfta ise 18.2 alt sınıf dışında kalan mallar yönünden hükümsüzlüğüne karar verildiğini, ilgili kararın 20.07.2017 tarihinde kesinleştiğini, bahsi geçen dava sürecinde, müvekkilinin davacı ile uzlaşma yollarını aradığını, ancak davacının bu konuda uzlaşmacı davranmadığını, bilakis marka tescilinin müvekkiline devri için astronomik rakamlar talep ettiğini, bununla da yetinmeyen davacının, müvekkili şirketin ve tanınmış “FOSSIL” markasının itibarından yararlanmak, markasının hükümsüzlüğüne dair muhtemel Yargı kararlarının önüne geçmek için müvekkili şirketin markasının kullanım şekline ve stilizasyonuna yaklaşayan huzurdaki davaya konu 2015/76875 nolu marka tescil başurusu «dahil» birçok sınıfta “FOSSIL” ibaresini içerir marka tescil başvurularında bulunduğunu, davacının amacının müvekkil şirketin tanınmış markalarının itibarından yararlanmak ve haksız kazanç elde etmek olduğunu, davacının önceye dayalı hak iddiasında bulunduğu markalar aleyhine «derdest» hükümsüzlük davasının mevcut olduğunu, dava konusu markanın şekli unsurunun müvekkili şirketin kendisinin fikri yaratımı sonucu doğmuş logosundan ayırt edilemeyece …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6047 E. 2024/2492 K.
Ortak:müktesep hak · davanın konusu · kazanılmış hak · kötü niyet · ayırt edicilik · iltibas · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti’nin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve Dairemizce yapılan «istinaf incelemesinde» davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği; davalı-birleşen davacının 2015/76875 sayılı "CASUAL VINTAGE FOSSİL SINCE 2001-EUROPE BRAND" ibareli marka başvurusunun da reddedildiği ve YİDK karar iptali talebiyle açılan davada davalı-birleşen davacı kötü niyetli bulunarak davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı istinaf başvurusunun da esastan reddedilmiş olduğu, te yandan, taraflar arasında marka benzerliği nedeniyle uzun zamandır devam eden «husumetin» bulunduğu, bu husumet nedeniyle taraflar arasında görülen ve devam eden birçok davanın da mevcut olduğu dikkate alındığında, davalı-birleşen davacının, davacı-birleşen davalının markasını tescil talep edilen sınıflarda yurt dışında kullandığını bilecek durumda olduğu, buna rağmen davacının markası ile karıştırılabilecek «dava konusu» markayı tescil ettirmek istemesinin iyi niyetli olarak değerlendirilemeyeceği, sırf benzer marka başvurusunda bulunmanın «kötü niyete» delil teşkil etmeyeceği yönündeki yerleşmiş içtihatın somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı, dosya arasında bulunan 06.02.2020 tarihli ilk bilirkişi raporunda da “…gerek ülkemizde gerekse de dünyada tescilli, bilinen ve tanınmış marka düzeyinde korunmaya haiz, özgün, yaratılmış ve ayırt edici vasfı yüksek “FOSSIL” ibaresini, davacı-birleşen davalının marka emtiaları ile pek çok yönden ilişkili olduğu tüketici kitlesine, birbirine yakın satış kanallarına, benzer «dağıtım» ve sunum yöntemlerine sahip olan ve dolaylı bir şekilde aralarında ilişki kurulması mümkün olan emtialarda aynen tercih etmesinin davacı-birleşen davalının önceki markasından haksız bir yarar elde etme, markanın ün ve şöhretinden yararlanarak kolay yoldan haksız menfaat sağlama amacını taşıdığı şeklinde değerlendirilebileceğinin mümkün olduğu, markaların birbirine yanaştığı, iki firma arasında çekişme olduğunun görüldüğü..” şeklinde değerlendirmeye yer verildiği, davacı-birleşen davalının önceki tarihli marka kullanımlarıyla «iltibas» tehlikesine sebebiyet verebilecek derecede benzer marka başvurusunda bulunulmasının kötü niyet oluşturduğu, her ne kadar davalı-birleşen davacının 2001/16567 sayıl …
… dinin gerektiğini, müvekkili şirketin dünyaca tanınmış ülkemizde de aktif olarak 1996 yılından beri kullanılan “FOSSIL” ve türevi markaların gerçek sahibi olduğunu, «dava konusu» YİDK kararında «kötü niyete» ilişkin detaylı bir araştırma yapılmadığını ve kararda müvekkili tarafından kullanım ispatına dair sunulan delillerin yalnızca saatlere ilişkin olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin markalarının takılar ve gözlükler üzerinde de aktif olarak kullanıldığını, taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-4318 sayılı kararının iptaline ve 2017/107764 numaralı “FOSSIL” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmes …
… ı, bu markayı davacı-birleşen davalının markasından habersiz bir şekilde tescil ettirdiğini, 2001/16567 ve 2014/05894 numaralı markalarının 18 ve 35. sınıf yönünden «müktesep hak» teşkil ettiğini, markayı deri ürünleri ve aksesuarları, çantalar, valizler, cüzdanlar ve kemerler bakımından maruf hale getirdiğini, müvekkilinin marka logosunu güncellemek amacıyla «dava konusu» marka başvurusunu yaptığını, başvuru kapsamından önce Markalar Dairesi tarafından 25. sınıfta “kemerler”in, davacı-birleşen davalının bu karar itirazı üzerine de davalı Kurum tarafından 35. sınıftaki bir kısım hizmetlerin çıkartıldığını, davaya konu kararın davacı-birleşen davalının itirazının reddedilen kısımları bakımından hukuka uygun olduğunu, taraf markalarının tescil sınıflarının farklı olduğunu, davacı-birleşen davalı şirketin 2005 yılı sonrasında başlamak üzere yalnızca gözlük ve saat imalatı ve satışının bulunduğunu, müvekkilinin markaları ile davacı-birleşen davalı şirket markalarının görsel ve işitsel olarak farklı olduğunu, davacı-birleşen davalının markalarının 14. sınıfta “saatler” ve 25. sınıfta “baş giysisi” yönünden tescilli olduğunu, müvekkilinin markaya «ayırt edicilik» kazandırması nedeniyle taraf markalarının karıştırılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira davalı şirketin bahsi geçen markalarının asli unsuru olan "FOSSİL" ibaresinin aynen «dava konusu» başvuruda da yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibarelerin yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, diğer taraftan tarafların uzun yıllardır «husumet» içerisinde bulunuyor olması ile birlikte, davacının başvuru konusu markasının davalının marka kullanımlarına yaklaşması nedeni ile «kazanılmış hak» oluşturmayacağı, diğer yandan da davacının dava konusu başvurusunun «müktesep hak» iddiasında bulunduğu markanın bir türevi değil, davalının önceki tarihli marka kullanımlarıyla iltibas tehlikesine sebebiyet verebilecek derecede benzer marka başvurusunda bulunmasının «kötü niyet» oluşturduğu, davacı taraf her ne kadar davalı şirketin 2001/16567 sayılı markanın hükümüsüzlüğü için açtığı davada Dairemizin 2019/1285 E., 2019/8003 K. sayılı ila …
2- Diğer davalı şirket vekili, taraflar arasında uzun yıllara dayalı «husumet» bulunduğunu, müvekkilinin dünyaca tanınmış, ülkemizde de aktif olarak 1996 yılından beri kullanılan “FOSSIL” ve türevi markaların gerçek sahibi olduğunu, müvekkilinin 128408 tescil nolu “FOSSIL” ibareli ilk marka tescilini 14 üncü sınıf kapsamında gerek huzurdaki davaya konu marka tescil başvurusundan gerekse davacının önceye dayalı «kazanılmış hak» iddiasında bulunduğu “FOSSIL” ibareli kelime marka tescil ve başvurularından çok daha önce 01.04.1991 tarihinde gerçekleştirdiğini, müvekkilinin harcadığı emek ve sermaye sonucu tanınmış olan “FOSSIL” ve türevi markaların başta saatler olmak üzere, çantalar, kemerler, deri ürünleri, giyim eşyaları, aksesuarlar ve benzeri ürünlerde uzun yıllardır hem ülkemizde, hem de yurt dışında yoğun ilgi gördüğünü, davalının müvekkilinin “FOSSIL” markasının ülkemizde 18, 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olmamasından yararlanıp, kötü niyetli olarak kazanılmış hak iddiasında bulunduğu 2001/16567 sayılı “FOSSİL” ibareli markayı tescil ettirdiğini, anılan marka aleyhine İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde kullanmama nedeniyle «iptal davası» açıldığını ve işbu dava sonucunda davacı şirketin markasının kısmen iptaline karar verildiğini, Yargıtay bozma kararı sonucunda 2001/16567 sayılı markanın kullanılamaması nedeniyle 25 inci sınıfta ve 18 inci sınıfta 2 alt sınıf dışında kalan mallar yönünden iptaline karar verildiğini, ilgili kararın 20.07.2017 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin, davacının huzurdaki haksız ve kötü niyetli 2001/16567 tescil nolu “FOSSİL” ibareli marka tescili nedeniyle Türkiye piyasasında tüketicilerden yoğun ilgi görmesine rağmen 18, 25 ve 35 inci sınıflar kapsamında faaliyet gösteremediğini, bahsi geçen dava sürecinde, müvekkillinin davacı ile uzlaşma yollarını aradığını, ancak davacının bu konuda uzlaşmacı davranmadığını, bilakis marka tescilinin müvekkiline devri için astronomik rakamlar talep ettiğini, bununla da yetinmeyen davacının müvekkilinin tanınmış “FOSSIL” markasının itibarından yararlanmak, markasının hükümsüzlüğüne dair muhtemel Yargı kararlarının önüne geçmek için müvekkilinin markasının kullanım şekline ve stilizasyonuna yaklaşan işbu davaya konu marka tescil başvurusu «dahil» birçok sınıfta “FOSSIL” ibaresini içerir marka tescil başvurularında bulunduğunu, davacının amacının müvekkil şirketin tanınmış markalarının itibarından yararlanmak ve haksız kazanç elde etmek olduğunu, davacının önceye dayalı hak iddiasında bulunduğu markalar aleyhine «derdest» hükümsüzlük davasının bulunduğunu, «dava konusu» markanın şekli unsurunun müvekkilinin fikri yaratımı sonucu doğmuş logosuna ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… ğlanabilir.)” hizmetleri yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, aynı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarının somut uyuşmazlığa uygulama koşullarının oluşmadığı, davacının 2001/16567 ve 2014/05894 sayılı “fossil” ibareli markalarının «dava konusu» marka için «müktesep hak» oluşturmadığı, davacı başvurusunun kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu mal · bilirkişi raporuna itiraz · derdestlik · iptal davası · uyuşmazlık konusu · dahili dava
Benzer bu kararda2- Diğer davalı şirket vekili, taraflar arasında uzun yıllara dayalı «husumet» bulunduğunu, müvekkilinin dünyaca tanınmış, ülkemizde de aktif olarak 1996 yılından beri kullanılan “FOSSIL” ve türevi markaların gerçek sahibi olduğunu, müvekkilinin 128408 tescil nolu “FOSSIL” ibareli ilk marka tescilini 14 üncü sınıf kapsamında gerek huzurdaki davaya konu marka tescil başvurusundan gerekse davacının önceye dayalı «kazanılmış hak» iddiasında bulunduğu “FOSSIL” ibareli kelime marka tescil ve başvurularından çok daha önce 01.04.1991 tarihinde gerçekleştirdiğini, müvekkilinin harcadığı emek ve sermaye sonucu tanınmış olan “FOSSIL” ve türevi markaların başta saatler olmak üzere, çantalar, kemerler, deri ürünleri, giyim eşyaları, aksesuarlar ve benzeri ürünlerde uzun yıllardır hem ülkemizde, hem de yurt dışında yoğun ilgi gördüğünü, davalının müvekkilinin “FOSSIL” markasının ülkemizde 18, 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli olmamasından yararlanıp, kötü niyetli olarak kazanılmış hak iddiasında bulunduğu 2001/16567 sayılı “FOSSİL” ibareli markayı tescil ettirdiğini, anılan marka aleyhine İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde kullanmama nedeniyle «iptal davası» açıldığını ve işbu dava sonucunda davacı şirketin markasının kısmen iptaline karar verildiğini, Yargıtay bozma kararı sonucunda 2001/16567 sayılı markanın kullanılamaması nedeniyle 25 inci sınıfta ve 18 inci sınıfta 2 alt sınıf dışında kalan mallar yönünden iptaline karar verildiğini, ilgili kararın 20.07.2017 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin, davacının huzurdaki haksız ve kötü niyetli 2001/16567 tescil nolu “FOSSİL” ibareli marka tescili nedeniyle Türkiye piyasasında tüketicilerden yoğun ilgi görmesine rağmen 18, 25 ve 35 inci sınıflar kapsamında faaliyet gösteremediğini, bahsi geçen dava sürecinde, müvekkillinin davacı ile uzlaşma yollarını aradığını, ancak davacının bu konuda uzlaşmacı davranmadığını, bilakis marka tescilinin müvekkiline devri için astronomik rakamlar talep ettiğini, bununla da yetinmeyen davacının müvekkilinin tanınmış “FOSSIL” markasının itibarından yararlanmak, markasının hükümsüzlüğüne dair muhtemel Yargı kararlarının önüne geçmek için müvekkilinin markasının kullanım şekline ve stilizasyonuna yaklaşan işbu davaya konu marka tescil başvurusu «dahil» birçok sınıfta “FOSSIL” ibaresini içerir marka tescil başvurularında bulunduğunu, davacının amacının müvekkil şirketin tanınmış markalarının itibarından yararlanmak ve haksız kazanç elde etmek olduğunu, davacının önceye dayalı hak iddiasında bulunduğu markalar aleyhine «derdest» hükümsüzlük davasının bulunduğunu, «dava konusu» markanın şekli unsurunun müvekkilinin fikri yaratımı sonucu doğmuş logosuna ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… Dairesinin 2019/1285 E., 2019/8003 K. sayılı ilamıyla bozulduğunu, bozma ilamında müvekkilinin marka tescilinin kötü niyetli olmadığının kabul edildiğini, davalının «uyuşmazlık konusu mal» ve hizmetlerde marka tescilinin bulunmadığını, davalı taraf markasının tanınmış olmadığını, "fossil" ibareli birçok marka tescilinin bulunduğunu, herkesin kullanımına açık olan bu ibarenin davalının itirazına mesnet markalarının tescilli olduğu 14 üncü sınıf dışında farklı mal ve hizmetlerde tescili talebinin reddedilmesinin maddi gerçekliğe ve mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, taraf markaları arasında «iltibas» bulunmadığını, müvekkilinin 2001 yılından beri olan kullanımları ile markalarına, tescil oldukları ve tescil talebinde bulunan mallar yönünden «ayırt edicilik» kattığını ve maruf hale getirdiğini, taraf markalarının barındırdıkları şekil unsuru itibariyle de farklılaştıklarını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, 2001/16567 sayılı markasını yıllardır kullandığını, benzer marka başvuruları hakkında verilen YİDK kararlarında da müvekkilinin kötü niyetli olmadığının açıklandığını, «dava konusu» başvurunun müvekkilinin 2001/16567 sayılı markasının birebir aynısı olduğunu, dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu, diğer taraftan Ankara 2.
… afoni, Trendyol, Limango ve Morhipo gibi işlem hacmi yüksek sitelere satış yapan köklü bir firma olduğunu, müvekkili adına, davaya konu marka başvurusuna dayanak ve «müktesep hak» teşkil eden 2001/16567 sayılı “FOSSİL” markasının 18, 25 ve 35 inci sınıflarda tescilli bulunduğunu, taraf markaları benzemediği gibi davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» sınıflarda tescilli bir markasının da olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını ileri sürerek YİDK’in 07.03.2018 tarih ve 2018/M-1879 sayılı kararının iptali ile «dava konusu» başvurunun başvuru kapsamında yer alan tüm emtialar için tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «dava konusu» 2015/33079 sayılı ve "CASUAL VİNTAGE FOSSİL SİNCE 2001 EUROPEBRAND" ibareli marka başvurusu ile davalının 2013/23247 sayılı, 2008/42649 sayılı, 91/002860 sayılı, 2013/23245 sayılı, 2013/99301 sayılı, 2005/27498 sayılı, 2008/42650 sayılı ve 2013/99298 sayılı markaları arasında, başvuru kapsamında 18 inci sınıfta yer alan "Çantalar.” emtiası ve 35 inci sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için“Parfümeri; kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar «dahil»).
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2210 E. , 2024/5795 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/145 Esas, 2022/1725 Karar
HÜKÜM
Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulü, birleşen davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. ... Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/316 E. - 2020/289 Karar
BİRLEŞEN DAVA
Ankara 3. ... Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/317 Esas sayılı dosyası
Taraflar arasındaki asıl TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü, birleşen TÜRKPATENT YİDK kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davalılar vekillerinin başvurularının esastan reddine, birleşen davada davacı-asıl davada davalı vekilinin ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekilinin başvurunun kabulü ile asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı-birleşen davacı şirketin 2017/107764 numaralı “FOSSIL” ibareli markanın 18, 25 ve 35. sınıflar kapsamında tescili için başvurduğunu, ibare üzerinde gerçek hak sahibi olan müvekkili şirketin “FOSSIL” ibareli markalarını mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiğini, davalı kurum Markalar Dairesi Başkanlığının kararı uyarınca itirazın 25. sınıfta yer alan “kemerler” bakımından kısmen kabul edildiğini, söz konusu karara karşı hem müvekkili hem de davalı-birleşen davacı şirket tarafından YİDK nezdinde itiraz edildiğini, davalı-birleşen davacının itirazının reddedildiğini, müvekkilinin itirazının ise 2019-M-4318 sayılı YİDK kararı ile 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler yönünden kısmen kabul edildiğini, oysa başvurunun bir bütün olarak reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin dünyaca tanınmış ülkemizde de aktif olarak 1996 yılından beri kullanılan “FOSSIL” ve türevi markaların gerçek sahibi olduğunu, dava konusu YİDK kararında kötü niyete ilişkin detaylı bir araştırma yapılmadığını ve kararda müvekkili tarafından kullanım ispatına dair sunulan delillerin yalnızca saatlere ilişkin olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin markalarının takılar ve gözlükler üzerinde de aktif olarak kullanıldığını, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-4318 sayılı kararının iptaline ve 2017/107764 numaralı “FOSSIL” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin deri ürünleri ve aksesuarları, çantalar, valizler, cüzdanlar ve kemerler bakımından “FOSSIL” markasını maruf hale getirdiğini, 2001/16567 numaralı “FOSSİL” markasını 2001 yılından bu yana ciddi ve yoğun olarak kullandığını, bu marka nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, müvekkilinin “FOSSIL” markasını “kemerler” emtiasında yoğun ve aktif olarak kullandığını, bu kullanım ile ayırt edicilik kazandığını, davalı firma adına 18 ve 35. sınıfta tescilli marka bulunmadığını, taraflara ait markaların görsel ve işitsel olarak farklı olduğunu, emtia listelerinin de birbirinden farklı olduğunu, davacı-birleşen davalının itirazına mesnet gösterdiği markalar arasında yer alan ve tescil tarihinden itibaren 5 yılını doldurduğu tespit edilen 2008/42649, 91/002860, 2005/27498 ve 2008/42650 sayılı markalar için kullanımın ispat edilemediğini, müvekkilinin 18 ve 35.
sınıflar yönünden öncelikli hak sahibi olduğunu, davacı-birleşen davalının iddia ve taleplerinde kötü niyetli olduğu ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-4318 sayılı kararının iptaline ve müvekkili adına başvurusu yapılan 2017/107764 sayılı “FOSSIL” ibareli marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararında davacı-birleşen davalının tanınmışlık ve kötü niyet itirazlarının reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin 1978 yılına dayanan geçmişi ile 1998 yılından itibaren Akayteks Tekstil … Ltd. Şti. olarak cüzdan, kemer, valiz ve çanta imalatı, ithalatı, toptan ve perakende satışı olarak faaliyet sürdüren köklü bir firma olduğunu, 2001/16567 numaralı “FOSSİL” markasını 2001 yılından bu yana ciddi ve yoğun olarak kullandığını, bu markayı davacı-birleşen davalının markasından habersiz bir şekilde tescil ettirdiğini, 2001/16567 ve 2014/05894 numaralı markalarının 18 ve 35. sınıf yönünden müktesep hak teşkil ettiğini, markayı deri ürünleri ve aksesuarları, çantalar, valizler, cüzdanlar ve kemerler bakımından maruf hale getirdiğini, müvekkilinin marka logosunu güncellemek amacıyla dava konusu marka başvurusunu yaptığını, başvuru kapsamından önce Markalar Dairesi tarafından 25.
sınıfta “kemerler”in, davacı-birleşen davalının bu karar itirazı üzerine de davalı Kurum tarafından 35. sınıftaki bir kısım hizmetlerin çıkartıldığını, davaya konu kararın davacı-birleşen davalının itirazının reddedilen kısımları bakımından hukuka uygun olduğunu, taraf markalarının tescil sınıflarının farklı olduğunu, davacı-birleşen davalı şirketin 2005 yılı sonrasında başlamak üzere yalnızca gözlük ve saat imalatı ve satışının bulunduğunu, müvekkilinin markaları ile davacı-birleşen davalı şirket markalarının görsel ve işitsel olarak farklı olduğunu, davacı-birleşen davalının markalarının 14. sınıfta “saatler” ve 25. sınıfta “baş giysisi” yönünden tescilli olduğunu, müvekkilinin markaya ayırt edicilik kazandırması nedeniyle taraf markalarının karıştırılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu YİDK kararı ile çıkarılmasına karar verilen mal ve hizmetlerin tamamının müvekkilinin markaları ile benzer mal ve hizmetler olduğunu, müvekkiline ait markaların tanınmış marka ve başvurunun kötü niyetli olduğunu savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.
3.Asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı-birleşen davacının marka başvurusunun kapsamında 18 ve 35. sınıf, davacı-birleşen davalının itiraza mesnet markalarının kapsamında ise 03, 04, 09, 10, 14, 25 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, dava konusu marka kapsamında yer alan “35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar;
haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetleri, davacı-birleşen davalıya ait markalarda aynen yer almamakla birlikte, işbu hizmetlerin davacı-birleşen davalının markalarında yer alan “09. Sınıf: Telekomünikasyon fonksiyonelliğe sahip kablosuz haberleşme cihazları; veri ve bilgiyi tanımlamak, saklamak, raporlamak, izlemek, yüklemek ve indirmek için elektronik izleme cihazları;
giyim ve giyilebilir aksesuarlara eklenebilecek olan mobil cihazları da kapsayan, kullanıcıların cihazlardaki mevcut sunum ve bilgiyi kontrol etmesini sağlayan, indirilebilir mobil yazılımlar, akıllı saatler ve mobil cihazlar için yazılımlar; saat ve takı şeklinde giyilebilir dijital elektronik cihazlar, akıllı saatler.” emtiaları ile yakından ilişkili olduğu, benzer şekilde, dava konusu marka kapsamında yer alan “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetlerinin, davacı-birleşen davalıya ait markalarda aynen yer almamakla birlikte, işbu hizmetlerin davacının 2013/99298 ve 2015/86378 sayılı markalarında yer alan “03.
Sınıf: Parfümler ve kişisel kullanım amaçlı kokular.” emtiaları ile yakından ilişkili olduğu, ayrıca dava konusu marka kapsamında yer alan “35. Sınıf: bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi” hizmetleri ile davacı-birleşen markaları kapsamında yer alan “42. Sınıf: Veri ve bilgiyi tanımlamak, saklamak, raporlamak, izlemek, yüklemek ve indirmek için kullanılan, yazılım içeren bir hizmet olarak yazılımlar.” hizmetlerinin, benzer amaca hizmet eden, aynı sektöre yönelik, benzer tüketici kesimine hitap eden hizmetler oldukları, dava konusu marka kapsamında yer alan diğer mal ve hizmetlerin, davacı-birleşen davalının markalarında yer almadığı, taraf markalarının “FOSSIL” ibaresini ortak olarak içerdikleri gerçeği karşısında taraflara ait markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunun kabulünün gerektiği, başvuruda yer alan dikdörtgen şekli ve “SS” harflerinin karakterize yazılış şeklinin işitsel, görsel, kavramsal ve ortalama tüketicide bırakacağı genel algı itibariyle başvuruyu redde dayanak gösterilen markalardan ayırt etmeye yetmediği, başvurunun itiraza mesnet tescilli seri markalar arasına sızmış bulunduğu, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmadığı, davacı-birleşen davalının markasının tanınmış kabul edildiği “saat” emtiası bakımından, davalı-birleşen davalıya ait markanın tescil edilmesi ve kullanılması halinde davalıya ait marka kapsamında yer alan “18.
Sınıf: İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar.;
25. Sınıf: Kemerler.;
35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dâhil); ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, balmumları (vakslar), parafinler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar;
haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dâhil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, değerli metalden heykeller ve biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dâhil). İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler.
Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dâhil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar.
Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler.
Yapma çiçekler, yapma meyveler. Saç tokaları, saçı bağlamak için halkalar, taçlar, değerli metalden olmayan saç süsleri, takma saçlar, postişler, elektrikli veya elektriksiz bigudiler. Oyunlar ve oyuncaklar. Hayvanlar için oyuncaklar. Değerli metalden olanlar da dâhil olmak üzere, tütün içenlere mahsus malzemeler: pipolar, puro ve sigara ağızlıkları, küllükler, tütün kutuları, sigara sarmak için aletleri, sigara kağıtları, nargileler, çakmaktaşları, çakmaklar, elektronik sigaralar ve bunlarla kullanılan kartuşlar. Kibritler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtialarının, davacının tanınmış olduğu “saat” emtiası ile ilişkilendirilebilecek mal ve hizmetler oldukları, davacı-birleşen davalı yanın, davaya konu markanın kapsamında yer alan 18, 25 ve 35.
sınıfta yer alan mal ve hizmetler kapsamında ticaret sırasında tescilsiz eskiye dayalı kullanımının görülmediği, somut davada davalı-birleşen davacı şirket başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı; birleşen davada davalı-birleşen davacının 2001/16567 sayılı markasının çekişme konusu yapıldığından işbu davada kazanılmış hak gerekçesi olamayacağı, davalı-birleşen davacının, davalı-birleşen davalının 2008/42649, 91/002860, 2005/27498, 2008/42650 sayılı markaların kapsamlarında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden kullanımının ispatlanmasını talep ettiği, kullanım ispatına tabi markaların "saat" dışındaki mal ve hizmetler yönünden kullanımı ispatlanamadığından, kullanımı ispatlanamayan mal ve hizmetlerin benzerlik değerlendirmesi yönünden dikkate alınmadığı, dava konusu marka başvurusu kapsamından çıkarılan “35.
sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetlerin birleşen davalının markalarında yer almadığı gibi, birleşen davalının markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile herhangi bir benzerlik de taşımadığı, davalı-birleşen davacıya ait markaların taraflar arasında çekişmeli olduğu tespit edildiğinden, işbu markaların davalıya kazanılmış hak sağlayamayacağı, gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, YİDK’nın 2019-M-4318 sayılı kararının “18.
Sınıf: İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar.
35. Sınıf: bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri.
İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dâhil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.
Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler.
Yapma çiçekler, yapma meyveler. Saç tokaları, saçı bağlamak için halkalar, taçlar, değerli metalden olmayan saç süsleri, takma saçlar, postişler, elektrikli veya elektriksiz bigudiler. Oyunlar ve oyuncaklar. Hayvanlar için oyuncaklar. Değerli metalden olanlar da dâhil olmak üzere, tütün içenlere mahsus malzemeler: pipolar, puro ve sigara ağızlıkları, küllükler, tütün kutuları, sigara sarmak için aletleri, sigara kağıtları, nargileler, çakmaktaşları, çakmaklar, elektronik sigaralar ve bunlarla kullanılan kartuşlar. Kibritler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtiaları yönünden kısmen iptaline, dava konusu 2017/107764 sayılı markanın aynı mallar/hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne;
birleşen dava yönünden YİDK’nın 2019-M-4318 sayılı kararının davacının başvuru kapsamından çıkarılan “35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” emtiaları yönünden kısmen iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın tümden kabulüne karar verilmemesinin hatalı olduğu, dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi kurulu raporunda davalı-birleşen davacının kötü niyetli olduğunun açıkça tevsik edildiğini, ayrıca asıl davada geriye kalan bir takım hizmetler bakımından da karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davası konusu markanın müvekkilinin markalarının tanınmışlığı nedeni ile de tümden hükümsüz kılınması gerektiğini, başvurunun müvekkilinin ticari unvanının asli unsurunu birebir içerdiğini, YİDK kararının reddedilen hizmetler bakımından yerinde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı kısmının kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı-birleşen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.12.2019 tarih ve 2019/1285 E.-2019/8003 K. sayılı ilamı kapsamında müvekkilinin 2001/16567 sayılı markasını hükümsüzlüğünün söz konusu olmayacağını, itiraza mesnet markanın tanınmış olmadığını, müvekkilinin uzun yıllardır başvuru konusu markalarla faaliyette bulunması nedeniyle kötü niyetli olarak değerlendirilmesinin mümkün olmayacağını ileri sürerek, asıl dava yönünden YİDK kararının 18. sınıfta yer alan emtialar bakımından kısmen iptali ve 2017/107764 sayılı markanın kısmen hükümsüzlüğüne ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddine, birleşen dava yönünden ise kısmi red kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı-birleşen davalı markalarının tanınmış olduğuna ilişkin yeterli delilin Kurum aşamasında sunulmadığı, dava aşamasında ilk defa sunulan delillerden hareketle verilen kararın hatalı olduğunu, YİDK karar aşamasında dosyada yer almayan deliller sebebiyle YİDK kararının iptalinin mümkün olmadığını, davacı-birleşen davalının markaları tanınmış olmadığı gibi 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da oluşmadığını; birleşen dava yönünden iptale konu "35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar.
Tesbihler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemlerle sağlanabilir.)” hizmetlerinin davacının marka kapsamındaki hizmetlerle benzer oldukları, örneğin tespihlerin genellikle giysilerle birlikte aynı raflarda satılan, takı kategorisinde de yer alan bir emtia olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin verdiği kararın asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı-birleşen davacının önceki tarihli markalarının tümünün büyük harflerle “FOSSİL” ibaresini taşıdığı, 2017/72293 sayılı dava konusu başvuruda ise (İ) harfi üzerindeki noktanın kaldırıldığı ve “FOSSIL” şeklinde başvuruda bulunulduğu, davacı-birleşen davalının marka tescillerinin de “FOSSIL” şeklinde olduğu, İngilizce dilinin ... kurallarından birinin büyük (i) harfinin olmaması ve bu harfin büyük harfle yazılırken (I) olarak yazıldığı dikkate alındığında, davalı-birleşen davacının bu başvurusu ile eski tarihli markaları arasındaki bağı kopardığı, taraf markalarını yan yana gören dikkatli tüketiciler söz konusu kurala dayanarak markanın ticari kaynağını tespit edebilecek iken davalı-birleşen davacının, dava konusu tescil başvurusuyla markanın ticari kaynağının ayırt edilmesini sağlayabilecek önemli bir unsuru ortadan kaldırarak davacı-karşı davalının markasına yanaştığı, davalının daha önce de davacının markalarına yanaşmak ve onun markasındaki şekil unsurunu taklit etmek suretiyle başka marka başvurularında bulunduğu, nitekim 2015/33079 sayılı “CASUAL VİNTAGE FOSSİL SINCE 2001 EUROPE BRAND” ibareli marka başvurusunun YİDK kararıyla kötü niyetli olduğu gerekçesiyle reddedildiği, anılan kararın iptali talebiyle davalı-birleşen davacı tarafından açılan davada Ankara 2.
FSHHM’nin 03/03/2022 tarih ve 2021/355 E.-2022/74 K. sayılı kararıyla davacı konumundaki Akayteks Ltd. Şti’nin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği; davalı-birleşen davacının 2015/76875 sayılı "CASUAL VINTAGE FOSSİL SINCE 2001-EUROPE BRAND" ibareli marka başvurusunun da reddedildiği ve YİDK karar iptali talebiyle açılan davada davalı-birleşen davacı kötü niyetli bulunarak davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı istinaf başvurusunun da esastan reddedilmiş olduğu, te yandan, taraflar arasında marka benzerliği nedeniyle uzun zamandır devam eden husumetin bulunduğu, bu husumet nedeniyle taraflar arasında görülen ve devam eden birçok davanın da mevcut olduğu dikkate alındığında, davalı-birleşen davacının, davacı-birleşen davalının markasını tescil talep edilen sınıflarda yurt dışında kullandığını bilecek durumda olduğu, buna rağmen davacının markası ile karıştırılabilecek dava konusu markayı tescil ettirmek istemesinin iyi niyetli olarak değerlendirilemeyeceği, sırf benzer marka başvurusunda bulunmanın kötü niyete delil teşkil etmeyeceği yönündeki yerleşmiş içtihatın somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı, dosya arasında bulunan 06.02.2020 tarihli ilk bilirkişi raporunda da “…gerek ülkemizde gerekse de dünyada tescilli, bilinen ve tanınmış marka düzeyinde korunmaya haiz, özgün, yaratılmış ve ayırt edici vasfı yüksek “FOSSIL” ibaresini, davacı-birleşen davalının marka emtiaları ile pek çok yönden ilişkili olduğu tüketici kitlesine, birbirine yakın satış kanallarına, benzer dağıtım ve sunum yöntemlerine sahip olan ve dolaylı bir şekilde aralarında ilişki kurulması mümkün olan emtialarda aynen tercih etmesinin davacı-birleşen davalının önceki markasından haksız bir yarar elde etme, markanın ün ve şöhretinden yararlanarak kolay yoldan haksız menfaat sağlama amacını taşıdığı şeklinde değerlendirilebileceğinin mümkün olduğu, markaların birbirine yanaştığı, iki firma arasında çekişme olduğunun görüldüğü..” şeklinde değerlendirmeye yer verildiği, davacı-birleşen davalının önceki tarihli marka kullanımlarıyla iltibas tehlikesine sebebiyet verebilecek derecede benzer marka başvurusunda bulunulmasının kötü niyet oluşturduğu, her ne kadar davalı-birleşen davacının 2001/16567 sayılı markasının hükümsüzlüğü için davacı-birleşen davalı tarafından açılan davada, Yargıtay 11.
Dairesinin 2019/1285 E. -2019/8003 K. sayılı ilamıyla davalının kötü niyetli olmadığının kabul edildiği ileri sürülmüşse de her marka başvurusunun kendi koşullarına göre değerlendirilmesinin esas olduğu, tüm bu nedenlerle dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığı ve aksi yöndeki YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, davalı-birleşen davacının 2001/16567 ve 2014/05894 sayılı markaları “FOSSİL” şeklinde iken dava konusu 2017/107764 sayılı marka başvurusu “FOSSIL” şeklinde olduğundan ve bu değişikliğin taraflar arasındaki husumet nedeniyle esaslı bir değişiklik olarak kabul edilmesi gerekeceğinden, davalı-birleşen davacının eski tarihli markalarının lehine müktesep hak teşkil etmeyeceği, davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl davada davalı- birleşen davada davacı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü, birleşen dava YİDK kararının iptali taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve dokuzuncu fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064917100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz