6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsilat makbuzu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3493 E. 2012/17703 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsilat makbuzu ispat külfeti alacağın temliki usuli kazanılmış hak 818 sayılı borçlar kanunu hisse devri pay defteri kazanılmış hak temlik istirdat ibraz e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK · TTK — TTK 329

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının Kombassan Holding A.Ş. ortağı olup bu ortaklığının devren iktisap ile gerçekleştiği ve TTK 329 ve 405. maddeleri kapsamında şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ortak edilme vaadiyle tahsil edilen paranın vaad edilen hisselerin verilmemesi nedeniyle istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulup bilirkişi raporu alındıktan sonra davacının (30) kurucu ortağın birinden hisse devri almak suretiyle ortak olduğu, davacının doğrudan şirkete para yatırmadığı ve bu nedenle de verilen hisselerin bedeli ile ödenen paranın arasındaki fark kadar davalının zenginleştiğinin söylenemeyeceği, TTK 329 ve 405'inci maddeleri gereğince şirketin kendi hisselerini ve temellük edemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Ancak, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında mahkemenin kabulünün aksine davacının, davalı şirkete 187.450 DM ödediği iddiasına ve bu iddianın delili olarak ibraz edilen Kombassan Holding A.Ş. antetli tahsilat makbuzlarına davalı şirketin karşı çıkmadığı ve davalı şirketin davacıdan 187.450 DM tahsil ettiğinin sabit olduğu belirtilmiş ve bu hususta davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle, bu aşamadan sonra mahkemenin davacının doğrudan şirkete para vermediği yönündeki gerekçesi doğru olmamıştır. Mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporunda, davacının aslen iktisap yoluyla şirkete ortak olmadığını, davacının pay defterine ne suretle ortak kaydedildiğine dair defterlerde bir bilgiye rastlanmadığını, ancak Sermaye Hesabı adı altında geçen 287 ortak yanında “Haşim Bayram'dan hisse satın alanlar” gibi genel ifadeler bulunduğunu ve bu nedenle davacının bu hisseleri şirketin diğer ortaklarından satın almış olabileceğini, ihtimal olarak belirtmişlerdir. Bu nedenle, mahkemenin davacının, davalı şirkete para vermediği ve hisseleri başka bir ortaktan devren aldığına dair gerekçesi de yerinde bulunmamaktadır. Bu işlemlerin gerçekleştiği tarihlerde şirketin pay senedi bastırdığı savunulup kanıtlanmadığından ve çıplak payın devri 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 162 vd. maddeleri gereğince alacağın temliki hükümlerine tabi olduğundan ve bu nedenle de devrin yazılı olması geçerlilik koşulu bulunduğundan bu konuda ispat külfeti kendisinde bulunan davalı şirketin, davacının bir başka ortaktan hisse devraldığını yazılı belge ile kanıtlaması gerekmektedir. Oysa, davalı şirket bu konuda hiçbir delil ibraz etmemiştir.

Bu durumda, davacının aslen iktisap yoluyla davalı şirkete ortak olmadığının bilirkişi raporu ile saptandığı ve bir başka ortaktan hisse devalmak suretiyle ortak yapıldığının da davalı şirket tarafından usulünce kanıtlanmadığı gözönüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13541 E. 2014/14920 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4183 E. 2019/3279 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2569 E. 2011/5540 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • Usuli ret

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3432 E. 2019/2442 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/3493 E.  ,  2012/17703 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2010 tarih ve 2009/36-2010/621 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete makbuz karşılığında toplam 187.450 DM hisse karşılığı olmak üzere para ödediğini, aradan 6-7 yıl süre geçmesine rağmen ne paranın ne de hissenin verilmediği 10.10.2005 tarihli ihtar çekilmesine rağmen cevap verilmediği bu nedenle hisse karşılığı vermiş olduğu 187.450 DM karşılığı 152.656,00 YTL'nin davalıya paraların teslim edildiği tarihten itibaren ticari temerrüt faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının davalı şirket ortağı olduğunu şirketin kendi hisse senetlerini temellük etmesinin mümkün olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının Kombassan Holding A.Ş. ortağı olup bu ortaklığının devren iktisap ile gerçekleştiği ve TTK 329 ve 405. maddeleri kapsamında şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ortak edilme vaadiyle tahsil edilen paranın vaad edilen hisselerin verilmemesi nedeniyle istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulup bilirkişi raporu alındıktan sonra davacının (30) kurucu ortağın birinden hisse devri almak suretiyle ortak olduğu, davacının doğrudan şirkete para yatırmadığı ve bu nedenle de verilen hisselerin bedeli ile ödenen paranın arasındaki fark kadar davalının zenginleştiğinin söylenemeyeceği, TTK 329 ve 405'inci maddeleri gereğince şirketin kendi hisselerini ve temellük edemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Ancak, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında mahkemenin kabulünün aksine davacının, davalı şirkete 187.450 DM ödediği iddiasına ve bu iddianın delili olarak ibraz edilen Kombassan Holding A.Ş. antetli tahsilat makbuzlarına davalı şirketin karşı çıkmadığı ve davalı şirketin davacıdan 187.450 DM tahsil ettiğinin sabit olduğu belirtilmiş ve bu hususta davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle, bu aşamadan sonra mahkemenin davacının doğrudan şirkete para vermediği yönündeki gerekçesi doğru olmamıştır. Mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporunda, davacının aslen iktisap yoluyla şirkete ortak olmadığını, davacının pay defterine ne suretle ortak kaydedildiğine dair defterlerde bir bilgiye rastlanmadığını, ancak Sermaye Hesabı adı altında geçen 287 ortak yanında “Haşim Bayram'dan hisse satın alanlar” gibi genel ifadeler bulunduğunu ve bu nedenle davacının bu hisseleri şirketin diğer ortaklarından satın almış olabileceğini, ihtimal olarak belirtmişlerdir.

Bu nedenle, mahkemenin davacının, davalı şirkete para vermediği ve hisseleri başka bir ortaktan devren aldığına dair gerekçesi de yerinde bulunmamaktadır. Bu işlemlerin gerçekleştiği tarihlerde şirketin pay senedi bastırdığı savunulup kanıtlanmadığından ve çıplak payın devri 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 162 vd. maddeleri gereğince alacağın temliki hükümlerine tabi olduğundan ve bu nedenle de devrin yazılı olması geçerlilik koşulu bulunduğundan bu konuda ispat külfeti kendisinde bulunan davalı şirketin, davacının bir başka ortaktan hisse devraldığını yazılı belge ile kanıtlaması gerekmektedir. Oysa, davalı şirket bu konuda hiçbir delil ibraz etmemiştir.

Bu durumda, davacının aslen iktisap yoluyla davalı şirkete ortak olmadığının bilirkişi raporu ile saptandığı ve bir başka ortaktan hisse devalmak suretiyle ortak yapıldığının da davalı şirket tarafından usulünce kanıtlanmadığı gözönüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064804000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.