6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borçlu olmadığının tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10966 E. 2012/16290 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari kredi sözleşmesi ticari kredi cari hesap genel kredi sözleşmesi kefil istirdat feragat kredi sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 490 · HUMK — HUMK 440

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının imzaladığı genel kredi sözleşmesi ile BK'nun 490, 493 ve 494. maddelerindeki haklarından feragat ettiği, ilk kullanılan kredinin taşıt kredisi olduğuna dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, davacının imzaladığı genel kredi sözleşmesinin her türlü krediyi kapsayan ticari bir kredi sözleşmesi olup, borçlu ile banka arasında cari hesap şeklinde yürüyen bir borç ilişkisinin bulunduğu,

sonradan dava dışı şirkete kullandırılan kredinin yeni bir borç ilişkisi olarak kabul edilemeyeceği, kefilin sorumluluğunun yeni kredi açısından da devam edeceği, davacı kefilin istirdadını talep edebileceği herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.

Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit | İstirdat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15368 E. 2012/5735 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/10966 E.  ,  2012/16290 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/03/2010 gün ve 2009/185-2010/200 sayılı kararı bozan Daire’nin 10/04/2012 gün ve 2010/15368-2012/5735 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu iddiası ile davalı tarafça dava dışı şirkete kullandırılan krediler dolayısıyla kredi borçlarının ödenmesi için müvekkiline ihtarname gönderildiğini, ticari hayatında ve bankalardaki sicilinde sıkıntı olmaması bakımından müvekkilinin talep edilen 19.286,00 TL borcu ihtirazi kayıt koymak suretiyle ödediğini, müvekkilinin davalının kredi borçlusu olan şirketteki ortaklığına 04.04.2005 tarihinde hisselerini devretmek suretiyle son verdiğini, bu tarihten önce müvekkilinin kefil olduğu 24.000,00 TL tutarlı taşıt kredisinin tümüyle ödenerek tahsil edildiğini, hisse devrinden sonra 2007 yılında kullandırılan ve müvekkilinin imzası bulunmayan kredi sözleşmesi dolayısıyla müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın dava dışı şirket ve ortaklarına ihbar edilmesi gerektiğini, dava dışı şirket ile 24.03.2005 tarihli ve 13.08.2007 tarihli 2 adet genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davacının 24.03.2005 tarihli ilk sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, genel kredi sözleşmesinin hükümleri dikkate alındığında ticari ilişkinin yalnızca bir kredi kullanımı için kurulmadığını, ikinci kredi sözleşmesinin imzalanmasının ilk sözleşmeyi hükümsüz hale getirmediğini, davacının kefil olduğu genel kredi sözleşmesinin belirsiz süreli ve çerçeve sözleşme niteliğinde olup, hisse devrinin ve kefaletin sona erdiğine ilişkin herhangi bir bildirimin yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının imzaladığı genel kredi sözleşmesi ile BK'nun 490, 493 ve 494. maddelerindeki haklarından feragat ettiği, ilk kullanılan kredinin taşıt kredisi olduğuna dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, davacının imzaladığı genel kredi sözleşmesinin her türlü krediyi kapsayan ticari bir kredi sözleşmesi olup, borçlu ile banka arasında cari hesap şeklinde yürüyen bir borç ilişkisinin bulunduğu,

sonradan dava dışı şirkete kullandırılan kredinin yeni bir borç ilişkisi olarak kabul edilemeyeceği, kefilin sorumluluğunun yeni kredi açısından da devam edeceği, davacı kefilin istirdadını talep edebileceği herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.

Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064519700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.