Şirketin feshi | Şirketin feshi ve tasfiyesi | Sözleşmenin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2234 E. 2024/5161 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organ boşluğu↗ usulüne uygun tebligat↗ ihtarat↗ şirketin tasfiyesi↗ tasfiye memuru atanması↗ mirasçılık↗ üçüncü kişi↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ tebligat↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/492 E., 2021/510 K.
Taraflar arasındaki şirketin fesih ve tasfiyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 17.06.2009 tarihinde servis taşımacılığı faaliyetine başladığını, mükellefiyet kaydının 31.05.2013 tarihinde terkin edildiğini, şirketin vergi ve özel usulsüzlük cezalarının bulunduğunu, şirketin %99 hissedarı olan ...'nin 11.06.2015 tarihinde vefat etmesi sonucu mirasçılarının da mirasını reddetmeleri üzerine şirkete tebligat yapılamadığını, şirketi temsile yetkili organın bulunmadığını ve bu eksikliğin giderilmediğini ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ortaklarından olan ...'a ve ... mirasçılarına davalı şirket genel kurulunun toplanmasını ve organ boşluğunun tamamlanmasını sağlamak suretiyle şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmeleri konusunda davetiye tebliğ edilerek süre verildiği, verilen süre içerisinde organ boşluğunun giderilemediği, davalı şirket ortaklarından ... ve ... mirasçısı ... katıldıkları duruşmada "davalı şirketin faaliyetinin bulunmadığını" belirterek şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ettiği, davalı şirkette organ boşluğunun tamamlanamaması karşısında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki fesih ve tasfiye koşullarının oluştuğu, davalı şirketin faaliyetinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, davalı şirkete ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tasfiye memuru ... istinaf dilekçesinde özetle; şirketin %99 pay sahibi ...'nin yasal mirasçılarının tamamının mirası reddetmiş olması nedeni ile şirketin tasfiyesini yapacak olsa bile devletin alacağını tahsil etme imkanının bulunmadığını, bu nedenle davacının hukuki yararının mevcut olmadığını, davalı şirketi temsile yetkili temsilcisi bulunmadığından davalıya usulüne uygun tebligat da yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vergi borcu nedeniyle şirketten alacaklı olan davacı tarafından açılan işbu davada, İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı şirketin ortakları ... ve ...'nin mirasını redetmeyen mirasçılarına şirket genel kurulunun toplanması ve organ boşluğunun tamamlanmasını sağlamak suretiyle şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmeleri hususunda usulüne uygun şekilde süre verilerek ihtarat yapılmasına rağmen organ boşluğunun giderilemediği, şirketin herhangi bir ticari varlığına rastlanılmadığı, gayrifaal olduğu, gelir elde etmediği halde vergi yükümlülüğünün doğduğu gerekçesiyle tasfiye memuru ...'un istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tasfiye memuru ... temyiz dilekçesinde özetle; şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece tasfiye memurunun görev ve yükümlülükleri kendisine açıklanmadan tasfiye memuru olarak atandığını, davalı şirketteki %1 hissesini üçüncü bir kişiye devrettiğini, hiçbir zaman yöneticilik, müdürlük gibi bir görevde bulunmadığını, gerek kendisinin gerekse ...'un şirketteki hisselerini uzun yıllar önce devrettiklerini, bu nedenle şirketin organ boşluğunu tamamlaması için yapılan ihtaratın ortak olmayan kişilere yapıldığından hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tasfiye memurunca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin feshi ve tasfiyesi | Sözleşme kapsamındaki talep | Müdür azli | Kayyım tayini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9121 E. 2014/728 K.
Ortak:organ boşluğu · şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye · temsil · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ortaklarından olan ...'a ve ... «mirasçılarına» davalı şirket genel kurulunun toplanmasını ve «organ boşluğunun» tamamlanmasını sağlamak suretiyle şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmeleri konusunda davetiye tebliğ edilerek süre verildiği, verilen süre içerisinde organ boşluğunun giderilemediği, davalı şirket ortaklarından ... ve ... mirasçısı ... katıldıkları duruşmada "davalı şirketin faaliyetinin bulunmadığını" belirterek şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini talep ettiği, davalı şirkette organ boşluğunun tamamlanamaması karşısında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki fesih ve «tasfiye» koşullarının oluştuğu, davalı şirketin faaliyetinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, davalı şirkete ...'un «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
… nedeniyle şirketten alacaklı olan davacı tarafından açılan işbu davada, İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı şirketin ortakları ... ve ...'nin mirasını redetmeyen «mirasçılarına» şirket genel kurulunun toplanması ve «organ boşluğunun» tamamlanmasını sağlamak suretiyle şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmeleri hususunda usulüne uygun şekilde süre verilerek «ihtarat» yapılmasına rağmen organ boşluğunun giderilemediği, şirketin herhangi bir ticari varlığına rastlanılmadığı, gayrifaal olduğu, gelir elde etmediği halde vergi yükümlülüğünün doğduğu gerekçesiyle «tasfiye memuru» ...'un istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Tasfiye memuru ... temyiz dilekçesinde özetle; şirkete «tasfiye memuru» olarak atanmasına dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece tasfiye memurunun görev ve yükümlülükleri kendisine açıklanmadan tasfiye memuru olarak atandığını, davalı şirketteki %1 hissesini üçüncü bir kişiye devrettiğini, hiçbir zaman yöneticilik, müdürlük gibi bir görevde bulunmadığını, gerek kendisinin gerekse ...'un şirketteki hisselerini uzun yıllar önce devrettiklerini, bu nedenle şirketin «organ boşluğunu» tamamlaması için yapılan «ihtaratın» ortak olmayan kişilere yapıldığından hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaAsıl davada, davacı vekili tarafından davalı «şirketin müdürü» olan davalı Ferah’ın şirketi iyi idare etmediği iddiasına dayalı «müdürün azli» ve oluşan «organ boşluğu» nedeniyle şirkete «kayyım tayin» edilmesi talep edilmiş olup, mahkemece birleşen davada davalı «şirketin tasfiyesine» karar verilmekle sanki organ boşluğunun «tasfiye memuru atanmak» suretiyle giderildiği gibi değerlendirme yapılarak müdürün azli ile şirkete kayyım tayini istemine ilişkin asıl davanın konusuz kaldığı yönünde karar verilmiştir.
… inin ortaklar arasındaki sorunlar nedeniyle mümkün bulunmadığı, her iki ortağın müşterek kusurlu oldukları gerekçesiyle, birleşen davanın kabulü ile davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile «tasfiye memuru atanmasına», asıl davanın konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Özellikle, iki ortaklı «limitet şirketlerde» tarafların davada yer alması halinde, davanın şirkete karşı açıldığının, dava dilekçesinde diğer ortağın gösterilmesinin, şirketi «temsilen» olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdürün azli · limited şirketin feshi · kayyım tayini · yapılandırma protokolü · şirketin feshi · kayyım · şirket müdürü · pasif husumet
Benzer bu kararda2- Asıl dava, «şirket müdürlerinin azli» ve bu nedenle oluşan «organ boşluğunun» giderilmesi için «kayyım tayini», birleşen dava ise haklı nedenle «şirketin feshi» ve tasfiyesi istemlerine ilişkindir.
Asıl davada, davacı vekili tarafından davalı «şirketin müdürü» olan davalı Ferah’ın şirketi iyi idare etmediği iddiasına dayalı «müdürün azli» ve oluşan «organ boşluğu» nedeniyle şirkete «kayyım tayin» edilmesi talep edilmiş olup, mahkemece birleşen davada davalı «şirketin tasfiyesine» karar verilmekle sanki organ boşluğunun «tasfiye memuru atanmak» suretiyle giderildiği gibi değerlendirme yapılarak müdürün azli ile şirkete kayyım tayini istemine ilişkin asıl davanın konusuz kaldığı yönünde karar verilmiştir.
3- Birleşen dava yönünden temyiz talebine gelince, birleşen dava, 6762 sayılı TTK.nun 549/4. maddesi kapsamında, haklı sebeplere dayalı «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Bununla birlikte, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple «limited şirketin feshi» istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2234 E. , 2024/5161 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1779 Esas, 2023/344 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/492 E., 2021/510 K.
Taraflar arasındaki şirketin fesih ve tasfiyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 17.06.2009 tarihinde servis taşımacılığı faaliyetine başladığını, mükellefiyet kaydının 31.05.2013 tarihinde terkin edildiğini, şirketin vergi ve özel usulsüzlük cezalarının bulunduğunu, şirketin %99 hissedarı olan ...'nin 11.06.2015 tarihinde vefat etmesi sonucu mirasçılarının da mirasını reddetmeleri üzerine şirkete tebligat yapılamadığını, şirketi temsile yetkili organın bulunmadığını ve bu eksikliğin giderilmediğini ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ortaklarından olan ...'a ve ... mirasçılarına davalı şirket genel kurulunun toplanmasını ve organ boşluğunun tamamlanmasını sağlamak suretiyle şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmeleri konusunda davetiye tebliğ edilerek süre verildiği, verilen süre içerisinde organ boşluğunun giderilemediği, davalı şirket ortaklarından ... ve ... mirasçısı ... katıldıkları duruşmada "davalı şirketin faaliyetinin bulunmadığını" belirterek şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ettiği, davalı şirkette organ boşluğunun tamamlanamaması karşısında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki fesih ve tasfiye koşullarının oluştuğu, davalı şirketin faaliyetinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, davalı şirkete ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tasfiye memuru ... istinaf dilekçesinde özetle; şirketin %99 pay sahibi ...'nin yasal mirasçılarının tamamının mirası reddetmiş olması nedeni ile şirketin tasfiyesini yapacak olsa bile devletin alacağını tahsil etme imkanının bulunmadığını, bu nedenle davacının hukuki yararının mevcut olmadığını, davalı şirketi temsile yetkili temsilcisi bulunmadığından davalıya usulüne uygun tebligat da yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vergi borcu nedeniyle şirketten alacaklı olan davacı tarafından açılan işbu davada, İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı şirketin ortakları ... ve ...'nin mirasını redetmeyen mirasçılarına şirket genel kurulunun toplanması ve organ boşluğunun tamamlanmasını sağlamak suretiyle şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmeleri hususunda usulüne uygun şekilde süre verilerek ihtarat yapılmasına rağmen organ boşluğunun giderilemediği, şirketin herhangi bir ticari varlığına rastlanılmadığı, gayrifaal olduğu, gelir elde etmediği halde vergi yükümlülüğünün doğduğu gerekçesiyle tasfiye memuru ...'un istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tasfiye memuru ... temyiz dilekçesinde özetle; şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece tasfiye memurunun görev ve yükümlülükleri kendisine açıklanmadan tasfiye memuru olarak atandığını, davalı şirketteki %1 hissesini üçüncü bir kişiye devrettiğini, hiçbir zaman yöneticilik, müdürlük gibi bir görevde bulunmadığını, gerek kendisinin gerekse ...'un şirketteki hisselerini uzun yıllar önce devrettiklerini, bu nedenle şirketin organ boşluğunu tamamlaması için yapılan ihtaratın ortak olmayan kişilere yapıldığından hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tasfiye memurunca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064514500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz