İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2663 E. 2024/5177 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adam çalıştıranın sorumluluğu↗ kusur tespiti↗ sahte imza↗ denetime elverişli rapor↗ bankacılık işlemleri↗ bankacılık işlemi↗ borca itiraz↗ müterafik kusur↗ güven kurumu↗ mevduat hesabı↗ yargılama giderleri↗ denetime elverişlilik↗ muvafakat↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2019/313 E., 2022/423 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından duruşma istemi olmaksızın davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.06.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; banka çalışanının kusurlu davranışları ile zarara uğradıkları iddiası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hukuksal dayanaktan yoksun olan davanın müvekkili banka yönünden reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka çalışanının davacıların izni ve haberi olmadan mevduat hesaplarında işlemler yaptığı ve davacıları zarara uğrattığı, davalı bankanın adam çalıştıranın sorumluluğu ve bankanın bir güven kurumu olması sebebiyle sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne Akdağmadeni İcra Müdürlüğünün 2018/335 E. sayılı takip dosyasında davalının borca itirazının 260.697,86 Euro asıl alacak için iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar yıllık %4'ü geçmemek üzere 3095 sayılı yasa md.4/a uyarınca devlet bankalarının Euro cinsi döviz ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının icra inkar tazminat talebinin alacağın likit olmaması ve yargılama sonucunda belirlenmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, aynı zaman da da icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil hesabında bulunmayan yani eksik bulunan 433.364,00 Euro'luk kısımdan 619.466,69 TL'lik müvekkilin banka hesabına yapılan ödemenin takip tarihinde ki euro kuru ile hesaplanmak sureti ile bu alacaktan düşülmesi ve kalan meblağa yönelik olarak açılan itirazın iptali davasında mahkemece usul hataları yapıldığını, hesaplamanın hatalı yapıldığını, alacağın likit olduğunu, davalı bankanın kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...’ın döviz alım satım işlemlerinde şifahen rızasının bulunduğunu, yapılan bankacılık işlemleri sonucu doğan işlem zararında müvekkili bankanın tam kusurlu bulunduğunun kabul edilemeyeceğini, davacının da mevduat ilişkisinin gerektirdiği özen ve dikkati göstermeyerek, banka çalışanıyla özel ilişkilere girerek, usulsüz işlemleri kolaylaştırdığını, davacının söz konusu işlemler neticesinde uğradığı zarar nedeniyle hiç bir kusurunun bulunmadığı tespitinin yapılmış olmasının haksız, hukuka aykırı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, davacının kendi talimatları ile yapılan yatırım işlemleri sonucu aldığı risk doğrultusunda uğradığı zararı müvekkili bankaya yüklemeye çalışarak kötüniyetli davranmakta olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Bankanın haksız eylemleri nedeni ile zarara uğradığı iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 6/1. maddesi.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 115/3, 116/3 ve 66 ıncı maddeleri.
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/2. maddesi.
3. Değerlendirme
1. Davacılar vekili, davalı banka personeli ...'ın müvekkilleri hesabında talimat dışı işlemler yaparak müvekkillerini zarara uğrattığını iddia etmiş olup, mahkemece banka kayıtları, dekontlar ve sunulan belgeler üzerinde üç kez bilirkişi heyeti incelemesi yapılmıştır. Bununla birlikte Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında alınan bilirkişi raporu ve davalı Banka'nın teftiş kurulu raporu da dosyaya kazandırılmıştır. İlk derece mahkemesince 08.02.2022 ve 01.06.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporları karara esas alınarak davalı Banka'nın kusuru yönünde kanaat ile zarar miktarının hesabı cihetine gidilmiştir. Ancak, 09.07.2021 tarihinde bilirkişi heyetinden alınan rapor ve soruşturma dosyası bilirkişi heyeti raporu ile davalı Banka teftiş kurulu raporunda davacıların da müterafik kusuruna değinilmiş olup ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında davacılar müterafik kusuru yönünden yeterli değerlendirme yapılmamıştır.
2. Şöyle ki, davacılar vekilinin dava dilekçesine ek olarak sunduğu ve davacılar ile davalı personeli ... arasında geçtiği belirtilen Whatsapp mesajlaşmalarının içeriğinde, taraflar arasında resmi ilişki dışında, samimi ve özel bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Yine bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere zararlandırıcı işlem olduğu iddia edilen bir kısım bankacılık işlemi dekontlarında davacıların imzasının olmadığı, bir kısmında sahte imza bulunduğu ve fakat bazı dekontlarda ise davacı ...'ın imzasının olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacı tarafından imzalanan dekontların kronolojik sırası da dikkate alınarak, usulsüz yapıldığı iddia edilen bankacılık işlemlerine davacı yanca muvafakat verildiği anlamı taşıyacağı da göz önünde bulundurulmak suretiyle davacılar bakımından da müterafik kusur tespiti ve değerlendirmesi yapılarak yeniden denetime elverişli rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3. Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin tüm, davalı Banka vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1455 E. 2024/4724 K.
Ortak:bankacılık işlemi · yargılama giderleri · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hukuksal dayanaktan yoksun olan davanın müvekkili banka yönünden reddi ile «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretinin» davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Yine bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere zararlandırıcı işlem olduğu iddia edilen bir kısım «bankacılık işlemi» dekontlarında davacıların imzasının olmadığı, bir kısmında «sahte imza» bulunduğu ve fakat bazı dekontlarda ise davacı ...'ın imzasının olduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda, davacı tarafından imzalanan dekontların kronolojik sırası da dikkate alınarak, usulsüz yapıldığı iddia edilen «bankacılık işlemlerine» davacı yanca «muvafakat» verildiği anlamı «taşıyacağı» da göz önünde bulundurulmak suretiyle davacılar bakımından da «müterafik kusur tespiti» ve değerlendirmesi yapılarak yeniden «denetime elverişli rapor» alınması gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… lekçesinde; davalı ...'ın SS Akdağmadeni Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi aracılığı ile Akdağmadeni Halk Bankası Şubesinden davacılar ... ve ...'ın «kefaleti» ile 14.09.2015 tarihinde 069 sayılı banka sözleşmesi ile 100.000,00 TL «esnaf» kredisi kullandığını, davalının kredi borcunu ödemediğini ve yerine itibarlı esnaf olan davacıların «kefil» oldukları borcu tüm imkânlarını zorlayarak ödemek zorunda kaldıklarını, davacıların ödemiş oldukları kefalet nedeniyle davalı hakkında Akdağmadeni İcra Müdürlüğünün 2020/121 E. sayılı takip dosyası ile icra takibine geçtiklerini ancak davalı borçlunun yapılan «icra takibine itirazı» nedeniyle «icra takibinin durdurulduğunu», yapılan itirazın haksız ve hukuksuz olduğundan bahisle, icra takibine yapılan «itirazın kaldırılmasına», takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ilişki «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup söz konusu sözleşme dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (f) bendi kapsamında «bankacılık işlemi» niteliğinde olduğu gibi aynı Yasa'nın 7 nci maddesindeki «kefalete» ilişkin düzenleme de gözetildiğinde eldeki «mutlak ticari» davada «görevli» mahkeme asliye ticaret mahkemesidir..." şeklindeki gerekçesini ihtiva eden kararın olduğu, itirazın iptali davalarında «arabuluculuk» dava şartının uygulanıp uygulanmayacağına yönelik olarak Yargıtay 23.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:son tutanak · zorunlu arabuluculuk · icra takibinin durdurulması · itirazın kaldırılması · arabuluculuk başvurusu · mutlak ticari dava · arabuluculuk · esnaf
Benzer bu kararda… lekçesinde; davalı ...'ın SS Akdağmadeni Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi aracılığı ile Akdağmadeni Halk Bankası Şubesinden davacılar ... ve ...'ın «kefaleti» ile 14.09.2015 tarihinde 069 sayılı banka sözleşmesi ile 100.000,00 TL «esnaf» kredisi kullandığını, davalının kredi borcunu ödemediğini ve yerine itibarlı esnaf olan davacıların «kefil» oldukları borcu tüm imkânlarını zorlayarak ödemek zorunda kaldıklarını, davacıların ödemiş oldukları kefalet nedeniyle davalı hakkında Akdağmadeni İcra Müdürlüğünün 2020/121 E. sayılı takip dosyası ile icra takibine geçtiklerini ancak davalı borçlunun yapılan «icra takibine itirazı» nedeniyle «icra takibinin durdurulduğunu», yapılan itirazın haksız ve hukuksuz olduğundan bahisle, icra takibine yapılan «itirazın kaldırılmasına», takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
2020/4052 K. sayılı ilamı incelendiğinde ".. ''«ticari nitelikteki» itirazın iptali davalarında dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmasının» zorunlu olduğuna ve arabulucuya başvurulmuş olmasının 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin (A) bendi gereği dava şartı olduğuna..." şeklinde karar vermiş olduğu, eldeki davanın ilgili maddenin yürürlük tarihinden sonra açıldığı, davacı vekiline usulüne uygun olarak süre verilmiş olmasına karşın arabuluculuk anlaşamama «son tutanağını» mahkemeye «ibraz» etmediği arabuluculuk dava ön şartının tamamlanabilir dava şartlarından olmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… rı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere ve özellikle de dava konusu uyuşmazlığın dava tarihi ve davanın/talebin niteliği itibariyle dava şartları arasında sayılan «zorunlu arabuluculuk» kapsamında olup davacı tarafından davadan önce «arabuluculuk başvurusunda» bulunulmadığının dosya kapsamı ile sabit olmasına, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ilişki «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup söz konusu sözleşme dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (f) bendi kapsamında «bankacılık işlemi» niteliğinde olduğu gibi aynı Yasa'nın 7 nci maddesindeki «kefalete» ilişkin düzenleme de gözetildiğinde eldeki «mutlak ticari» davada «görevli» mahkeme asliye ticaret mahkemesidir..." şeklindeki gerekçesini ihtiva eden kararın olduğu, itirazın iptali davalarında «arabuluculuk» dava şartının uygulanıp uygulanmayacağına yönelik olarak Yargıtay 23.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2663 E. , 2024/5177 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/2295 Esas 2022/2473 Karar
HÜKÜM
Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2019/313 E., 2022/423 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından duruşma istemi olmaksızın davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.06.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; banka çalışanının kusurlu davranışları ile zarara uğradıkları iddiası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hukuksal dayanaktan yoksun olan davanın müvekkili banka yönünden reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka çalışanının davacıların izni ve haberi olmadan mevduat hesaplarında işlemler yaptığı ve davacıları zarara uğrattığı, davalı bankanın adam çalıştıranın sorumluluğu ve bankanın bir güven kurumu olması sebebiyle sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne Akdağmadeni İcra Müdürlüğünün 2018/335 E. sayılı takip dosyasında davalının borca itirazının 260.697,86 Euro asıl alacak için iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar yıllık %4'ü geçmemek üzere 3095 sayılı yasa md.4/a uyarınca devlet bankalarının Euro cinsi döviz ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının icra inkar tazminat talebinin alacağın likit olmaması ve yargılama sonucunda belirlenmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, aynı zaman da da icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil hesabında bulunmayan yani eksik bulunan 433.364,00 Euro'luk kısımdan 619.466,69 TL'lik müvekkilin banka hesabına yapılan ödemenin takip tarihinde ki euro kuru ile hesaplanmak sureti ile bu alacaktan düşülmesi ve kalan meblağa yönelik olarak açılan itirazın iptali davasında mahkemece usul hataları yapıldığını, hesaplamanın hatalı yapıldığını, alacağın likit olduğunu, davalı bankanın kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...’ın döviz alım satım işlemlerinde şifahen rızasının bulunduğunu, yapılan bankacılık işlemleri sonucu doğan işlem zararında müvekkili bankanın tam kusurlu bulunduğunun kabul edilemeyeceğini, davacının da mevduat ilişkisinin gerektirdiği özen ve dikkati göstermeyerek, banka çalışanıyla özel ilişkilere girerek, usulsüz işlemleri kolaylaştırdığını, davacının söz konusu işlemler neticesinde uğradığı zarar nedeniyle hiç bir kusurunun bulunmadığı tespitinin yapılmış olmasının haksız, hukuka aykırı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, davacının kendi talimatları ile yapılan yatırım işlemleri sonucu aldığı risk doğrultusunda uğradığı zararı müvekkili bankaya yüklemeye çalışarak kötüniyetli davranmakta olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Bankanın haksız eylemleri nedeni ile zarara uğradığı iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 6/1. maddesi.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 115/3, 116/3 ve 66 ıncı maddeleri.
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/2. maddesi.
3. Değerlendirme
1. Davacılar vekili, davalı banka personeli ...'ın müvekkilleri hesabında talimat dışı işlemler yaparak müvekkillerini zarara uğrattığını iddia etmiş olup, mahkemece banka kayıtları, dekontlar ve sunulan belgeler üzerinde üç kez bilirkişi heyeti incelemesi yapılmıştır. Bununla birlikte Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında alınan bilirkişi raporu ve davalı Banka'nın teftiş kurulu raporu da dosyaya kazandırılmıştır. İlk derece mahkemesince 08.02.2022 ve 01.06.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporları karara esas alınarak davalı Banka'nın kusuru yönünde kanaat ile zarar miktarının hesabı cihetine gidilmiştir. Ancak, 09.07.2021 tarihinde bilirkişi heyetinden alınan rapor ve soruşturma dosyası bilirkişi heyeti raporu ile davalı Banka teftiş kurulu raporunda davacıların da müterafik kusuruna değinilmiş olup ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında davacılar müterafik kusuru yönünden yeterli değerlendirme yapılmamıştır.
2. Şöyle ki, davacılar vekilinin dava dilekçesine ek olarak sunduğu ve davacılar ile davalı personeli ... arasında geçtiği belirtilen Whatsapp mesajlaşmalarının içeriğinde, taraflar arasında resmi ilişki dışında, samimi ve özel bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Yine bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere zararlandırıcı işlem olduğu iddia edilen bir kısım bankacılık işlemi dekontlarında davacıların imzasının olmadığı, bir kısmında sahte imza bulunduğu ve fakat bazı dekontlarda ise davacı ...'ın imzasının olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacı tarafından imzalanan dekontların kronolojik sırası da dikkate alınarak, usulsüz yapıldığı iddia edilen bankacılık işlemlerine davacı yanca muvafakat verildiği anlamı taşıyacağı da göz önünde bulundurulmak suretiyle davacılar bakımından da müterafik kusur tespiti ve değerlendirmesi yapılarak yeniden denetime elverişli rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3. Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin tüm, davalı Banka vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064374400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz