YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2108 E. 2024/4596 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf başvurusunun reddi↗ basiretli tacir↗ dürüstlük kuralı↗ kâr dağıtımı↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ tacir↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/383 E., 2017/201 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "QHALER" ibareli 5 ve 10. sınıf ürünleri içeren 2013/104137 sayılı tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının "EQUIHALER" ibareli, 10. sınıftaki; "veteriner kullanımı için alet ve ekipmanlar" ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2014/57938 kod numarası verilen başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu başvurunun tescilinin müvekkilinin "QHALER" esas ve ayırt edici unsurlu tanınmış markası ile iltibasa sebebiyet vereceğini, taraf markalarını aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, müvekkili markası ile haksız rekabet oluşturacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2015-M-7501 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasının başvuruda bulunan ürün ve hizmetleri genel olarak içerdiği, ancak 10.sınıftaki; "veteriner kullanımı için alet ve ekipmanlar" ürünlerin tamamen belli bir uzmanlığı bulunan, her iki markadaki tanımlayıcı unsurları doğrudan ve ilk bakışta algılama yeteneği bulunan veteriner hekimlerden ve medikal ürün ticaretiyle ilgilenenlerden oluştuğu, ancak davacının "QHALER" ibare ve biçimli markasıyla davalının "EQUIHALER" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı; gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, kurum kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında, tarafların aynı sektörde faaliyette bulunduğu, dava konusu markanın ve müvekkiline ait markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin aynı sınıfta (10. sınıf) tescil edildiği ve emtiaların aynı tür olduğu hususlarının kabul edildiğini, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve kanun hükümlerine aykırı bulunduğunu, ilk derece yargılaması sonucu varılan kararın aksine davaya konu markaların karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduklarını, mal ve hizmetler bakımından benzerlik ortadayken halk arasında karıştırılmanın ve iltibasın meydana geleceğini, bu iddialarının ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmayarak usule ve hukuka aykırı bir biçimde karar verildiğini, müvekkili markasının tescilli bulunduğu sınıfta yer alan emtiaların dağıtım kanallarında yer alan kişilerin doktor, eczacılar gibi uzman ve dikkat düzeyi yüksek olan kişiler olduğu gibi aynı zamanda hiçbir reçete veya doktor yönlendirmesine ihtiyaç duymaksızın ilacı temin edebilen hastalar da olması sebebi ile ilgili alıcı kitlesinin aynı zamanda ortalama tüketici kitlesi olduğunu, ilk derece mahkemesinin nitelikli tüketici kitlesine ilişkin değerlendirmesinin yerinde olmadığını, müvekkili markasının insan sağlığı sektöründe aktif olarak kullanıldığını, dava konusu markanın ne şekilde kullanılacağı tam olarak bilinmemekle beraber “veteriner araç ve gereçleri” için kullanılması halinde müvekkili markası zedeleneceğini, her tacirin, ticari işlerinde basiretli bir tacir gibi davranmak ve dürüstlük kuralına riayet etmekle yükümlü bulunduğunu, bu yöndeki iddiaları ile haksız rekabete ilişkin iddialarının gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, oysa ki dava konusu marka başvurusunun, müvekkili adına tescilli marka ile haksız rekabet yaratacağını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Haler" ibaresinin, inhaler olarak bilinen solunum aletinin, ilaç ve tıbbi emtia markalarında kullanılan yaygın bir kısaltma olduğunun, içinde veteriner ve eczacı bilirkişinin bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda açıklandığı, buna göre bu ibarenin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, öte yandan dava konusu başvuru kapsamında veteriner kullanımı için alet ve ekipmanlar mallarının yer aldığı, dolayısıyla ortalama tüketicinin de veterinerler olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının haksız rekabete dayalı iddiası ile diğer iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında tarafların aynı sektörde faaliyette bulunduğu; dava konusu markanın ve müvekkile ait markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin aynı sınıfta (10. sınıf) tescil edildiği ve emtialarının aynı tür olduğunun kabul edildiğini, buna karşın istinaf mahkemesinin kararında söz konusu hususlar hakkında hiçbir değerlendirme ve gerekçelendirme yapılmaksızın istinaf başvurumuzun reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu markalar karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduğunu, mal ve hizmetler bakımından benzerlik ortadayken halk arasında karıştırılmanın ve iltibasın meydana geleceğini, bu itirazlarının istinaf mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, davaya konu markalar arasında görsel ve işitsel açıdan önemli bir benzerlik bulunduğunu, müvekkil şirket markasının tescilli olduğu sınıfta yer alan emtiaların dağıtım kanallarında yer alan kişiler doktor, eczacılar gibi uzman ve dikkat düzeyi yüksek olan kişiler olduğu gibi aynı zamanda hiçbir reçete veya doktor yönlendirmesine ihtiyaç duymaksızın ilacı temin edebilen hastalar da olması sebebi ile ilgili alıcı kitlesi aynı zamanda ortalama tüketici kitlesi olduğunu, İlk derece mahkemesinin “nitelikli tüketici kitlesine” ilişkin değerlendirmesinin yerinde olmadığını, ayrıca müvekkiline ait “QHALER” markası ile dava konusu “”EQUİHALER” markasının karıştırılması ve/veya müvekkilin yeni bir markası sanılması ayrıca müvekkil markasının sulanmasına sebebiyet vermesinin de söz konusu olduğunu, müvekkil markası insan sağlığı sektöründe aktif olarak kullanıldığını, dava konusu markanın ne şekilde kullanılacağı tam olarak bilinmemekle beraber “veteriner araç ve gereçleri” için kullanılması halinde dahi müvekkili markasının zedeleneceğini, her tacir ticari işlerinde basiretli bir tacir gibi davranmak ve dürüstlük kuralına riayet etmekle yükümlü olduğunu, bu yöndeki iddialarının istinaf mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, haksız rekabete ilişkin iddialarının denetlenebilir herhangi bir gerekçe olmaksızın yerinde görülmediğini, oysa ki, 2014/57938 sayılı “EQUIHALER” ibareli marka başvurusu, müvekkil şirkete adına tescilli “QHALER” markası ile haksız rekabet oluşturacağını, dava konusu marka ile müvekkil markası karıştırılma ihtimalini de içerecek şekilde benzediğini ve dava konusu marka müvekkil markasının tescilli olduğu ürünler üzerinde tescil edilmekte olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1768 E. 2023/5630 K.
Ortak:kâr dağıtımı · ortalama tüketici · dava sebebi · iltibas
İncelediğiniz kararda… sine davaya konu markaların karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduklarını, mal ve hizmetler bakımından benzerlik ortadayken halk arasında karıştırılmanın ve «iltibasın» meydana geleceğini, bu iddialarının ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmayarak usule ve hukuka aykırı bir biçimde karar verildiğini, müvekkili markasının tescilli bulunduğu sınıfta yer alan emtiaların «dağıtım» kanallarında yer alan kişilerin doktor, eczacılar gibi uzman ve dikkat düzeyi yüksek olan kişiler olduğu gibi aynı zamanda hiçbir reçete veya doktor yönlendirmesine ihtiyaç duymaksızın ilacı temin edebilen hastalar da olması «sebebi» ile ilgili alıcı kitlesinin aynı zamanda «ortalama tüketici» kitlesi olduğunu, ilk derece mahkemesinin nitelikli tüketici kitlesine ilişkin değerlendirmesinin yerinde olmadığını, müvekkili markasının insan sağlığı sektöründe aktif olarak kullanıldığını, dava konusu markanın ne şekilde kullanılacağı tam olarak bilinmemekle beraber “veteriner araç ve gereçleri” için kullanılması halinde müvekkili markası zedeleneceğini, her «tacirin», ticari işlerinde basiretli bir tacir gibi davranmak ve «dürüstlük kuralına» riayet etmekle yükümlü bulunduğunu, bu yöndeki iddiaları ile «haksız rekabete» ilişkin iddialarının gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, oysa ki dava konusu marka başvurusunun, müvekkili adına tescilli marka ile haksız rekabet yaratacağın …
… n aynı tür olduğunun kabul edildiğini, buna karşın istinaf mahkemesinin kararında söz konusu hususlar hakkında hiçbir değerlendirme ve gerekçelendirme yapılmaksızın «istinaf başvurumuzun reddine» karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu markalar karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduğunu, mal ve hizmetler bakımından benzerlik ortadayken halk arasında karıştırılmanın ve «iltibasın» meydana geleceğini, bu itirazlarının istinaf mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, davaya konu markalar arasında görsel ve işitsel açıdan önemli bir benzerlik bulunduğunu, müvekkil şirket markasının tescilli olduğu sınıfta yer alan emtiaların «dağıtım» kanallarında yer alan kişiler doktor, eczacılar gibi uzman ve dikkat düzeyi yüksek olan kişiler olduğu gibi aynı zamanda hiçbir reçete veya doktor yönlendirmesine ihtiyaç duymaksızın ilacı temin edebilen hastalar da olması «sebebi» ile ilgili alıcı kitlesi aynı zamanda «ortalama tüketici» kitlesi olduğunu, İlk derece mahkemesinin “nitelikli tüketici kitlesine” ilişkin değerlendirmesinin yerinde olmadığını, ayrıca müvekkiline ait “QHALER” markası ile dava konusu “”EQUİHALER” markasının karıştırılması ve/veya müvekkilin yeni bir markası sanılması ayrıca müvekkil markasının sulanmasına sebebiyet vermesinin de söz konusu olduğunu, müvekkil markası insan sağlığı sektöründe aktif olarak kullanıldığını, dava konusu markanın ne şekilde kullanılacağı tam olarak bilinmemekle beraber “veteriner araç ve gereçleri” için kullanılması halinde dahi müvekkili markasının zedeleneceğini, her «tacir» ticari işlerinde basiretli bir tacir gibi davranmak ve «dürüstlük kuralına» riayet etmekle yükümlü olduğunu, bu yöndeki iddialarının istinaf mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, «haksız rekabete» ilişkin iddialarının denetlenebilir herhangi bir gerekçe olmaksızın yerinde görülmediğini, oysa ki, 2014/57938 sayılı “EQUIHALER” ibareli marka başvurusu, müvekkil …
… ibare ve biçimli markasıyla davalının "EQUIHALER" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bul …
Benzer bu kararda… markaların karıştırılmasının çağrıştırma (bağlantı kurma) sureti ile de gerçekleşebileceğini, müvekkili şirket markasının tescilli olduğu sınıfta yer alan malların «dağıtım» kanallarında yer alan kişiler doktor, eczacılar gibi uzman ve dikkat düzeyi yüksek olan kişiler olduğu gibi aynı zamanda hiçbir reçete veya doktor yönlendirmesine ihtiyaç duymaksızın ilacı temin edebilen hastalar da olması «sebebi» ile ilgili alıcı kitlesi aynı zamanda «ortalama tüketici» kitlesi olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet “ECTOPİX” ibareli marka ile davalının başvuru konusu yaptığı “BİLİM ETOFİX” ibaresi arasında, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4257 E. 2025/2653 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… dildiğini, alınan kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu başvurunun tescilinin müvekkilinin "QHALER" esas ve ayırt edici unsurlu tanınmış markası ile «iltibasa» sebebiyet vereceğini, taraf markalarını aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, müvekkili markası ile «haksız rekabet» oluşturacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2015-M-7501 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terk …
… ibare ve biçimli markasıyla davalının "EQUIHALER" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bul …
… sine davaya konu markaların karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduklarını, mal ve hizmetler bakımından benzerlik ortadayken halk arasında karıştırılmanın ve «iltibasın» meydana geleceğini, bu iddialarının ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmayarak usule ve hukuka aykırı bir biçimde karar verildiğini, müvekkili markasının tescilli bulunduğu sınıfta yer alan emtiaların «dağıtım» kanallarında yer alan kişilerin doktor, eczacılar gibi uzman ve dikkat düzeyi yüksek olan kişiler olduğu gibi aynı zamanda hiçbir reçete veya doktor yönlendirmesine ihtiyaç duymaksızın ilacı temin edebilen hastalar da olması «sebebi» ile ilgili alıcı kitlesinin aynı zamanda «ortalama tüketici» kitlesi olduğunu, ilk derece mahkemesinin nitelikli tüketici kitlesine ilişkin değerlendirmesinin yerinde olmadığını, müvekkili markasının insan sağlığı sektöründe aktif olarak kullanıldığını, dava konusu markanın ne şekilde kullanılacağı tam olarak bilinmemekle beraber “veteriner araç ve gereçleri” için kullanılması halinde müvekkili markası zedeleneceğini, her «tacirin», ticari işlerinde basiretli bir tacir gibi davranmak ve «dürüstlük kuralına» riayet etmekle yükümlü bulunduğunu, bu yöndeki iddiaları ile «haksız rekabete» ilişkin iddialarının gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, oysa ki dava konusu marka başvurusunun, müvekkili adına tescilli marka ile haksız rekabet yaratacağın …
Benzer bu kararda… şekilsel bir benzerlik olduğu söylenebilse de, kelimenin başında yer alan J harfinin B harfinden farklı olması nedeniyle mevcut görsel benzerliğin markalar arasında «iltibasa» neden olabilmesi için anlamsal, işitsel benzerliklerin de ilgili tüketici nezdinde karışıklığa neden olacak düzeyde olması gerektiği, markalar arasında 05. sınıf ilaç emtiası dikkate alındığında ilgili bilinçli tüketici kitlesi bakımından anlamsal bir benzerliğe neden olacak bir durumun mevcut olmadığı, fonetik farklılığın markaları birbirinden ayrıştırmaya yeterli olduğu, ilaç markalarının değerlendirilmesinde ilacı reçeteye yazacak olan uzmanların, yani doktorların ve ilacı hastaya temin edecek olan eczacıların görüşleri büyük önem taşıdığı, bu bağlamda 05. sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” emtiasının hitap ettiği tüketici kitlesinin genel olarak doktorlar, eczacılar, medikalciler, diş hekimleri gibi yüksek algı ve bilinç düzeyine sahip tüketiciler oldukları, bu tüketiciler açısından yapılacak değerlendirmede markaların aynı olan «son» hecelerinden «ziyade» farklı olan ve vurgunun bulunduğu ‘...’ ve ‘...’ kök unsurlarının dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, “Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler” emtiası yönünden ise ilgili tüketici kitlesinin yukarıda belirtilen nitelikteki tüketiciler olmayacağı, bu nedenle bu emtialar ve işaretler arasındaki karşılaştırmanın daha düşük dikkat düzeyine sahip tüketiciler nezdinde değerlendirilmesi gerektiği, ancak bu tüketicilerin de hiçbir zaman bir marketten gıda alan normal tüketicilerle bir tutulamayacağı ve dava konusu markanın davaya dayanak gösterilen markalardan farklı olarak “J” harfi ile başladığı değerlendirildiğinde, markalar arasındaki farklılığın ilk hecede olması ve ilk hecenin markalar arasında belirgin «ayırt edicilik» sağlaması nedeniyle bu tüketici kitlesi bakımından da markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hü …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… şekilsel bir benzerlik olduğu söylenebilse de, kelimenin başında yer alan J harfinin B harfinden farklı olması nedeniyle mevcut görsel benzerliğin markalar arasında «iltibasa» neden olabilmesi için anlamsal, işitsel benzerliklerin de ilgili tüketici nezdinde karışıklığa neden olacak düzeyde olması gerektiği, markalar arasında 05. sınıf ilaç emtiası dikkate alındığında ilgili bilinçli tüketici kitlesi bakımından anlamsal bir benzerliğe neden olacak bir durumun mevcut olmadığı, fonetik farklılığın markaları birbirinden ayrıştırmaya yeterli olduğu, ilaç markalarının değerlendirilmesinde ilacı reçeteye yazacak olan uzmanların, yani doktorların ve ilacı hastaya temin edecek olan eczacıların görüşleri büyük önem taşıdığı, bu bağlamda 05. sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” emtiasının hitap ettiği tüketici kitlesinin genel olarak doktorlar, eczacılar, medikalciler, diş hekimleri gibi yüksek algı ve bilinç düzeyine sahip tüketiciler oldukları, bu tüketiciler açısından yapılacak değerlendirmede markaların aynı olan «son» hecelerinden «ziyade» farklı olan ve vurgunun bulunduğu ‘...’ ve ‘...’ kök unsurlarının dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, “Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler” emtiası yönünden ise ilgili tüketici kitlesinin yukarıda belirtilen nitelikteki tüketiciler olmayacağı, bu nedenle bu emtialar ve işaretler arasındaki karşılaştırmanın daha düşük dikkat düzeyine sahip tüketiciler nezdinde değerlendirilmesi gerektiği, ancak bu tüketicilerin de hiçbir zaman bir marketten gıda alan normal tüketicilerle bir tutulamayacağı ve dava konusu markanın davaya dayanak gösterilen markalardan farklı olarak “J” harfi ile başladığı değerlendirildiğinde, markalar arasındaki farklılığın ilk hecede olması ve ilk hecenin markalar arasında belirgin «ayırt edicilik» sağlaması nedeniyle bu tüketici kitlesi bakımından da markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hü …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/867 E. 2024/4414 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · denetime elverişlilik · uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda… le dava konusu "..." ibareli başvuru ile ilaç etken madde ismi olan “...” ibaresinin ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu, bu nedenle dava konusu başvurunun «uyuşmazlık konusu» 5/1. sınıf mallar yönünden marka olarak tescil edilemeyeceği, aynı tespitlere yer veren ve Mahkemece 12.02.2020 tarihli bilirkişi raporundaki çoğunluk görüş ile ayrık görüş arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 24.04.2020 tarihli ikinci bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bulunduğu, bu nedenle Mahkemece hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvuru …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu marka ile ... adı arasında aynılık ya da yüksek düzeyde benzerlik bulunmadığını, «uyuşmazlık konusu» 5. sınıf malların tüketicisinin doktor ve eczacılar olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
… d) bendi uyarınca ticaret alanında herkes tarafından kullanılan işaretlerin bir kişi tekeline bırakılmasının mümkün olmaması karşısında mutlak red nedeni bulunduğu, «münhasıran» ya da esas unsur olarak ... adlarından oluşan başvuruların yanı sıra söz konusu adların birebir aynısı olmasa da benzeri niteliğindeki adlandırmaların da ilgili ma …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2108 E. , 2024/4596 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1670 Esas, 2022/1705 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2015/383 E., 2017/201 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "QHALER" ibareli 5 ve 10. sınıf ürünleri içeren 2013/104137 sayılı tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının "EQUIHALER" ibareli, 10. sınıftaki; "veteriner kullanımı için alet ve ekipmanlar" ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2014/57938 kod numarası verilen başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu başvurunun tescilinin müvekkilinin "QHALER" esas ve ayırt edici unsurlu tanınmış markası ile iltibasa sebebiyet vereceğini, taraf markalarını aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, müvekkili markası ile haksız rekabet oluşturacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2015-M-7501 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasının başvuruda bulunan ürün ve hizmetleri genel olarak içerdiği, ancak 10.sınıftaki; "veteriner kullanımı için alet ve ekipmanlar" ürünlerin tamamen belli bir uzmanlığı bulunan, her iki markadaki tanımlayıcı unsurları doğrudan ve ilk bakışta algılama yeteneği bulunan veteriner hekimlerden ve medikal ürün ticaretiyle ilgilenenlerden oluştuğu, ancak davacının "QHALER" ibare ve biçimli markasıyla davalının "EQUIHALER" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı;
gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, kurum kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında, tarafların aynı sektörde faaliyette bulunduğu, dava konusu markanın ve müvekkiline ait markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin aynı sınıfta (10. sınıf) tescil edildiği ve emtiaların aynı tür olduğu hususlarının kabul edildiğini, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve kanun hükümlerine aykırı bulunduğunu, ilk derece yargılaması sonucu varılan kararın aksine davaya konu markaların karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduklarını, mal ve hizmetler bakımından benzerlik ortadayken halk arasında karıştırılmanın ve iltibasın meydana geleceğini, bu iddialarının ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmayarak usule ve hukuka aykırı bir biçimde karar verildiğini, müvekkili markasının tescilli bulunduğu sınıfta yer alan emtiaların dağıtım kanallarında yer alan kişilerin doktor, eczacılar gibi uzman ve dikkat düzeyi yüksek olan kişiler olduğu gibi aynı zamanda hiçbir reçete veya doktor yönlendirmesine ihtiyaç duymaksızın ilacı temin edebilen hastalar da olması sebebi ile ilgili alıcı kitlesinin aynı zamanda ortalama tüketici kitlesi olduğunu, ilk derece mahkemesinin nitelikli tüketici kitlesine ilişkin değerlendirmesinin yerinde olmadığını, müvekkili markasının insan sağlığı sektöründe aktif olarak kullanıldığını, dava konusu markanın ne şekilde kullanılacağı tam olarak bilinmemekle beraber “veteriner araç ve gereçleri” için kullanılması halinde müvekkili markası zedeleneceğini, her tacirin, ticari işlerinde basiretli bir tacir gibi davranmak ve dürüstlük kuralına riayet etmekle yükümlü bulunduğunu, bu yöndeki iddiaları ile haksız rekabete ilişkin iddialarının gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, oysa ki dava konusu marka başvurusunun, müvekkili adına tescilli marka ile haksız rekabet yaratacağını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Haler" ibaresinin, inhaler olarak bilinen solunum aletinin, ilaç ve tıbbi emtia markalarında kullanılan yaygın bir kısaltma olduğunun, içinde veteriner ve eczacı bilirkişinin bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda açıklandığı, buna göre bu ibarenin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, öte yandan dava konusu başvuru kapsamında veteriner kullanımı için alet ve ekipmanlar mallarının yer aldığı, dolayısıyla ortalama tüketicinin de veterinerler olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının haksız rekabete dayalı iddiası ile diğer iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında tarafların aynı sektörde faaliyette bulunduğu; dava konusu markanın ve müvekkile ait markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin aynı sınıfta (10. sınıf) tescil edildiği ve emtialarının aynı tür olduğunun kabul edildiğini, buna karşın istinaf mahkemesinin kararında söz konusu hususlar hakkında hiçbir değerlendirme ve gerekçelendirme yapılmaksızın istinaf başvurumuzun reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu markalar karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduğunu, mal ve hizmetler bakımından benzerlik ortadayken halk arasında karıştırılmanın ve iltibasın meydana geleceğini, bu itirazlarının istinaf mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, davaya konu markalar arasında görsel ve işitsel açıdan önemli bir benzerlik bulunduğunu, müvekkil şirket markasının tescilli olduğu sınıfta yer alan emtiaların dağıtım kanallarında yer alan kişiler doktor, eczacılar gibi uzman ve dikkat düzeyi yüksek olan kişiler olduğu gibi aynı zamanda hiçbir reçete veya doktor yönlendirmesine ihtiyaç duymaksızın ilacı temin edebilen hastalar da olması sebebi ile ilgili alıcı kitlesi aynı zamanda ortalama tüketici kitlesi olduğunu, İlk derece mahkemesinin “nitelikli tüketici kitlesine” ilişkin değerlendirmesinin yerinde olmadığını, ayrıca müvekkiline ait “QHALER” markası ile dava konusu “”EQUİHALER” markasının karıştırılması ve/veya müvekkilin yeni bir markası sanılması ayrıca müvekkil markasının sulanmasına sebebiyet vermesinin de söz konusu olduğunu, müvekkil markası insan sağlığı sektöründe aktif olarak kullanıldığını, dava konusu markanın ne şekilde kullanılacağı tam olarak bilinmemekle beraber “veteriner araç ve gereçleri” için kullanılması halinde dahi müvekkili markasının zedeleneceğini, her tacir ticari işlerinde basiretli bir tacir gibi davranmak ve dürüstlük kuralına riayet etmekle yükümlü olduğunu, bu yöndeki iddialarının istinaf mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, haksız rekabete ilişkin iddialarının denetlenebilir herhangi bir gerekçe olmaksızın yerinde görülmediğini, oysa ki, 2014/57938 sayılı “EQUIHALER” ibareli marka başvurusu, müvekkil şirkete adına tescilli “QHALER” markası ile haksız rekabet oluşturacağını, dava konusu marka ile müvekkil markası karıştırılma ihtimalini de içerecek şekilde benzediğini ve dava konusu marka müvekkil markasının tescilli olduğu ürünler üzerinde tescil edilmekte olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063983800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz