YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1650 E. 2024/4594 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ba formu↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/47 E., 2019/191 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2016/54284 nolu "HİSSFİT" ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "FİT" ibreli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın davalı TÜRKPATENT YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, YİDK kararının aksine "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, tescilli olduğu sınıflar yönünden cins, vasıf ve şekil belirtmediğini, başvurunun müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek derece benzediğini, kapsadığı emtiaların da benzer olduğunu, davalının müvekkilinin "FİT" ibaresini tescil ettirmek istediğini, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK'in 10.12.2017 tarih ve 2017-M-10418 sayılı kararının iptaline ve başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Hissfit" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT", "Fit" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "Hissfit" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "FİT", "Fit" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "FİT", "Fit" ibareli tescilli markalı ürünlerinden satın almak isterken davalının "Hissfit" ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediği gibi davalının marka başvurusunda davacı tarafın markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği kanıtlanmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı da kanıtlanmadığından bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek neticeden YİDK kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının esas unsurlarının birebir aynı olduğunu, çatı markalarının halihazırda tescilli marka statüsünde olması halinde korunması gereken unsurun çatı markasının dışında kalan ibareler olması gerektiğini, markalar arasında iltibas yaratacak şekilde benzerlik olduğunu, "FİT" ibaresinin zayıf bir ibare olmadığını, yerel mahkeme kararında tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası artırmaya yönelik etkisine değinilmediğini, karşılaştırma yapılırken ortalama tüketici kriterinin yok sayıldığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını, kararın daha önce "FİT" markası hakkında verilen emsal mahkeme kararlarına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kapsamındaki 30. sınıf malların davacının itiraza mesnet markalarının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer aldığı, taraf markalarında "FİT" ibaresinin ortak olarak yer almakta olduğu, ancak dosya arasında bulunan bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği gibi, söz konusu ibarenin kullanımının yaygınlaşması ile birlikte ayırt ediciliğinin zayıfladığı, zayıf marka seçenlerin bu markanın farklı unsurlarla kullanımına katlanmak mecburiyetinde oldukları, her ne kadar daha önce Dairelerince Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.06.2022 tarih ve 2021/3086 E., 2022/5098 K. sayılı ilamında, "FİTİXİR" ibaresinin, 31.03.2022 tarih ve 2020/7712 E., 2022/2681 K. sayılı ilamında "ACTİFİT" ibaresinin, 02.03.2022 tarih ve 2020/7012 E., 2022/1426 K. sayılı ilamında "LETBEFİT" ibaresinin davacı tarafa ait "FİT" esas unsurlu markalarla benzer bulunduğu dikkate alınarak, istikrar kazanan bu kararlar karşısında "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu yönündeki ilk derece mahkeme kararları yerinde bulunmamış ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.09.2022 tarih ve 2021/1685 E., 2022/6319 K. sayılı ilamında, 2016/30012 numaralı “FİTBACK... be healthy” ibareli marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talebiyle açılan davaya ilişkin olarak, "Türkçe’de bu ibarenin bilinen bir anlamının olmadığı, davacının itirazına gerekçe “FİT” unsurlu markalardaki bu ibarenin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiği, buna göre markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığının kabulü gerekirken davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verildiği, emsal olarak kabul edilen bu karar doğrultusunda Dairelerince de "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilerek başvurudaki "HİSS" ibaresinin markayı davacının "FİT" ibareli markalarından yeterince farklılaştırdığı kanaatine ulaşıldığı, davalının markası ile karşılaşan tüketicilerin davacının "FİT" ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden algılayacakları gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmakta olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkiline ait FİT markasına benzer uyuşmazlıklarda verilen emsal Yüksek Mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, Mahkemece emtia sınıflarının aynı olduğu tespit edildiği halde bu benzerliğin iltibas ihtimaline etkisi nazara alınmaksızın değerlendirmede bulunulduğunu, müvekkiline ait FİT ibareli markların zayıf marka niteliğine haiz ve ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönündeki tespitlerin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili markaların tanınmış marka statüsüne haiz olup bu sıfatın iltibas ihtimalinin arttırdığının kabul edilmesi gerektiğini, bu sebeple davaya konu markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında da reddi gerektiğini, davaya konu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1158 E. 2024/4584 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… "FİT" ibreli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın davalı TÜRKPATENT YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, YİDK kararının aksine "FİT" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olmadığını, tescilli olduğu sınıflar yönünden cins, vasıf ve şekil belirtmediğini, başvurunun müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek derece benzediğini, kapsadığı emtiaların da benzer olduğunu, davalının müvekkilinin "FİT" ibaresini tescil ettirmek istediğini, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK'in 10.12.2017 tarih ve 2017-M-10418 sayılı kararının iptaline v …
… ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT", "Fit" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı …
… alarının halihazırda tescilli marka statüsünde olması halinde korunması gereken unsurun çatı markasının dışında kalan ibareler olması gerektiğini, markalar arasında «iltibas» yaratacak şekilde benzerlik olduğunu, "FİT" ibaresinin zayıf bir ibare olmadığını, yerel mahkeme kararında tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası artırmaya yönelik etkisine değinilmediğini, karşılaştırma yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin yok sayıldığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını, kararın daha önce "FİT" markası hakkında verilen emsal mahkeme kararlarına aykırı olduğunu ileri s …
Benzer bu kararda… davalıların 2017/106218 no.lu "BOLFİT" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı TÜRKPATENT YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların «iltibasa» neden olacak derecede benzer olduklarını, markalar arasında emtia benzerliği de bulunduğunu, «ortalama tüketicilerin» markalar arasında idari ve iktisadi bağ olduğunu düşünebileceklerini, kararın "FİT" markası hakkındaki emsal kararlara da aykırı olduğunu, markasının tanınmış oldu …
… yıf veya tanımlayıcı olarak kabul edilemeyeceğini, markanın çok uzun süreden beri piyasada olması nedeniyle ayırt edici niteliğinin yükseldiğini, taraf markalarının «iltibas» yaratacak derecede benzediğini, tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası artırdığını, «ortalama tüketicinin» tüketim algısının yok sayıldığını, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını, mahkeme kararının daha önce "FİT" markası hakkında verilen emsal mahkeme kararlarına aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… )" anlamı ile başvurunun davacının markalarından farklılaşmasını sağlamadığı, bu hali ile davalıların markasının davacının markalarıyla ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılması ihtimalinin bulunduğu, her ne kadar mahkemece "FİT" kelimesinin «ayırt ediciliğinin» zayıfladığı belirtilmiş ise de, Yargıtay 11.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · istinaf incelemesi · kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · feragat · sulh · yetkisizlik kararı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… söz konusu değerlendirmesi yerinde bulunmadığı, işaretler arasındaki benzerlik koşulunun oluştuğu, davacı vekili 06.11.2019 tarihli celsede davalılar ... ve ... ile «sulh» olduklarını ve hükümsüzlük talebinden vazgeçtiklerini bildirdiği, davadan vazgeçme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ve devamı maddeleri uyarınca «davadan feragat» anlamına geldiğinden, hükümsüzlük talebiyle açılan dava tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olduğundan, davacı vekilinin davadan feragat olarak kabul edilecek bu beyanı davaya «son» veren taraf işlemi niteliğinde olup, davacı vekilinin dosyada bulunan vekâletnamesinde feragata ilişkin «yetkisinin» bulunduğu anlaşıldığı gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, YİDK kararının iptaline, hükümsüzlük talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın, davacının tescilli markaları ile aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacı şirketin «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı, işaret benzerliğine ilişkin ön koşulun gerçekleşmemiş olması nedeniyle, tanınmışlıktan kaynaklı bir tescil engelinin söz konusu olmayac …
… yıf veya tanımlayıcı olarak kabul edilemeyeceğini, markanın çok uzun süreden beri piyasada olması nedeniyle ayırt edici niteliğinin yükseldiğini, taraf markalarının «iltibas» yaratacak derecede benzediğini, tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası artırdığını, «ortalama tüketicinin» tüketim algısının yok sayıldığını, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını, mahkeme kararının daha önce "FİT" markası hakkında verilen emsal mahkeme kararlarına aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1584 E. 2023/5095 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT", "Fit" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı …
… alarının halihazırda tescilli marka statüsünde olması halinde korunması gereken unsurun çatı markasının dışında kalan ibareler olması gerektiğini, markalar arasında «iltibas» yaratacak şekilde benzerlik olduğunu, "FİT" ibaresinin zayıf bir ibare olmadığını, yerel mahkeme kararında tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası artırmaya yönelik etkisine değinilmediğini, karşılaştırma yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin yok sayıldığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını, kararın daha önce "FİT" markası hakkında verilen emsal mahkeme kararlarına aykırı olduğunu ileri s …
… asına benzer uyuşmazlıklarda verilen emsal Yüksek Mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, Mahkemece emtia sınıflarının aynı olduğu tespit edildiği halde bu benzerliğin «iltibas» ihtimaline etkisi nazara alınmaksızın değerlendirmede bulunulduğunu, müvekkiline ait FİT ibareli markların zayıf marka niteliğine haiz ve «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu yönündeki tespitlerin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili markaların tanınmış marka statüsüne haiz olup bu sıfatın iltibas ihtimalinin arttırdığının kab …
Benzer bu kararda… şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesiminin davacının "FİT" ibareli tescilli markalı ürünlerinden satın almak isterken dava …
… sinde özetle; dava konusu markaların esas unsurlarının aynı olduğunu, davalı markasında yer alan "aktif" ibaresinin "fit" ibaresini tanımladığını, markalar arasında «iltibas» yaratacak şekilde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında markaların tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası arttırmaya yönelik etkisine değinilmediğini, yerel mahkemece iltibas incelemesi yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin adeta yok sayıldığını, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar …
… ekçesinde özetle; davalının tescilini talep ettiği "aktifit + şekil" markası ile davaya konu markaların ilk bakışta kolaylıkla ayırt edilebildiği, markalar arasında «iltibasa» neden olabilecek bir benzerlik bulunmadığı, davalıya ait marka ile davacı markası arasında, iltibasa sebebiyet verecek derecede, görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın yönleri nazara alınarak ve bütünü itibariyle bıraktığı izlenim değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğini, "FİT" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olduğu, tür, cins ve nev'i belirttiğinin TPMK tarafından tespit edildiğini, davacının içinde "FİT" ibaresi geçen her türlü marka müracaatına sürekli itirazda bulunmasının hukuka ve «hakkaniyete» uygun olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · hakkaniyet · kaldırma ve yeniden hüküm · terkin
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
… ğu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, 2017-M-9455 sayılı YİDK kararının iptaline, 2016/61824 sayılı “ACTİFİT” ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicild …
… ekçesinde özetle; davalının tescilini talep ettiği "aktifit + şekil" markası ile davaya konu markaların ilk bakışta kolaylıkla ayırt edilebildiği, markalar arasında «iltibasa» neden olabilecek bir benzerlik bulunmadığı, davalıya ait marka ile davacı markası arasında, iltibasa sebebiyet verecek derecede, görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın yönleri nazara alınarak ve bütünü itibariyle bıraktığı izlenim değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğini, "FİT" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olduğu, tür, cins ve nev'i belirttiğinin TPMK tarafından tespit edildiğini, davacının içinde "FİT" ibaresi geçen her türlü marka müracaatına sürekli itirazda bulunmasının hukuka ve «hakkaniyete» uygun olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1650 E. , 2024/4594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/94 Esas, 2022/1612 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/47 E., 2019/191 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2016/54284 nolu "HİSSFİT" ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "FİT" ibreli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın davalı TÜRKPATENT YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, YİDK kararının aksine "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, tescilli olduğu sınıflar yönünden cins, vasıf ve şekil belirtmediğini, başvurunun müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek derece benzediğini, kapsadığı emtiaların da benzer olduğunu, davalının müvekkilinin "FİT" ibaresini tescil ettirmek istediğini, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK'in 10.12.2017 tarih ve 2017-M-10418 sayılı kararının iptaline ve başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Hissfit" ibareli marka başvurusu ile davacının "FİT", "Fit" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "Hissfit" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "FİT", "Fit" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "FİT", "Fit" ibareli tescilli markalı ürünlerinden satın almak isterken davalının "Hissfit" ibareli başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediği gibi davalının marka başvurusunda davacı tarafın markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği kanıtlanmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı da kanıtlanmadığından bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek neticeden YİDK kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının esas unsurlarının birebir aynı olduğunu, çatı markalarının halihazırda tescilli marka statüsünde olması halinde korunması gereken unsurun çatı markasının dışında kalan ibareler olması gerektiğini, markalar arasında iltibas yaratacak şekilde benzerlik olduğunu, "FİT" ibaresinin zayıf bir ibare olmadığını, yerel mahkeme kararında tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası artırmaya yönelik etkisine değinilmediğini, karşılaştırma yapılırken ortalama tüketici kriterinin yok sayıldığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını, kararın daha önce "FİT" markası hakkında verilen emsal mahkeme kararlarına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kapsamındaki 30. sınıf malların davacının itiraza mesnet markalarının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer aldığı, taraf markalarında "FİT" ibaresinin ortak olarak yer almakta olduğu, ancak dosya arasında bulunan bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği gibi, söz konusu ibarenin kullanımının yaygınlaşması ile birlikte ayırt ediciliğinin zayıfladığı, zayıf marka seçenlerin bu markanın farklı unsurlarla kullanımına katlanmak mecburiyetinde oldukları, her ne kadar daha önce Dairelerince Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.06.2022 tarih ve 2021/3086 E., 2022/5098 K. sayılı ilamında, "FİTİXİR" ibaresinin, 31.03.2022 tarih ve 2020/7712 E., 2022/2681 K.
sayılı ilamında "ACTİFİT" ibaresinin, 02.03.2022 tarih ve 2020/7012 E., 2022/1426 K. sayılı ilamında "LETBEFİT" ibaresinin davacı tarafa ait "FİT" esas unsurlu markalarla benzer bulunduğu dikkate alınarak, istikrar kazanan bu kararlar karşısında "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu yönündeki ilk derece mahkeme kararları yerinde bulunmamış ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.09.2022 tarih ve 2021/1685 E., 2022/6319 K. sayılı ilamında, 2016/30012 numaralı “FİTBACK... be healthy” ibareli marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talebiyle açılan davaya ilişkin olarak, "Türkçe’de bu ibarenin bilinen bir anlamının olmadığı, davacının itirazına gerekçe “FİT” unsurlu markalardaki bu ibarenin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs.
anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiği, buna göre markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığının kabulü gerekirken davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verildiği, emsal olarak kabul edilen bu karar doğrultusunda Dairelerince de "FİT" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilerek başvurudaki "HİSS" ibaresinin markayı davacının "FİT" ibareli markalarından yeterince farklılaştırdığı kanaatine ulaşıldığı, davalının markası ile karşılaşan tüketicilerin davacının "FİT" ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden algılayacakları gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmakta olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkiline ait FİT markasına benzer uyuşmazlıklarda verilen emsal Yüksek Mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, Mahkemece emtia sınıflarının aynı olduğu tespit edildiği halde bu benzerliğin iltibas ihtimaline etkisi nazara alınmaksızın değerlendirmede bulunulduğunu, müvekkiline ait FİT ibareli markların zayıf marka niteliğine haiz ve ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönündeki tespitlerin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili markaların tanınmış marka statüsüne haiz olup bu sıfatın iltibas ihtimalinin arttırdığının kabul edilmesi gerektiğini, bu sebeple davaya konu markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında da reddi gerektiğini, davaya konu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063978500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz