Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7611 E. 2012/15332 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazminat↗ denetime elverişlilik↗ bilirkişi incelemesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hasarın, abone parsel hattının tıkalı olmasından kaynaklandığı, Atıksuların Deşarjına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre, davacının sigortalısı bina sahibinin atık suyun geri tepmesine karşı gerekli önlemleri almadığı ve zararın oluşumuna sebebiyet verdiği, davalının olayda sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK'nun 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek, hasarın ne şekilde oluştuğu ile oluşan hasardan davalının sorumlu olup olmadığı konularında bilirkişi incelemesine gidilmiştir. Mahkemeye sunulan 10.10.2008 tarihli birinci bilirkişi raporunda, davalı idareye ait kanalizasyon tesisinin yetersiz oluşu nedeniyle yağmur sularının atık su giderinden davacıya ait meskene dağılarak içindeki eşyalara zarar verdiği ve zararın doğmasında davalının % 100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Rapora yönelik itirazlar üzerine mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek alınan 24.03.2009 tarihli ikinci bilirkişi raporunda ise, mal sahibinin atıksuyun geri tepmesine karşı gerekli önlemleri almadığından zararın oluşumuna sebebiyet verdiği, davalının hukuki sorumluluğu ve tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece, ikinci bilirkişi raporundaki tespit ve görüşler hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de, alınan raporlar arasında çelişki mevcut olup, birinci raporda ortaya konan tespit ve görüşler ikinci raporda irdelenerek incelenmemiş ve her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden ve neden kabul edildiği de açıklanmadan mahkemece ikinci rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davaya konu uyuşmazlık konusunda yeni bir bilirkişi kurulundan dosyada mevcut raporları irdeleyen ve tarafların bu raporlara yapmış oldukları itirazları da karşılayan gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmek suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak ileri sürdüğü temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1133 E. 2013/17301 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın», abone parsel hattının tıkalı olmasından kaynaklandığı, Atıksuların Deşarjına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre, davacının sigortalısı bina sahibinin atık suyun geri tepmesine karşı gerekli önlemleri almadığı ve zararın oluşumuna sebebiyet verdiği, davalının olayda sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek, «hasarın» ne şekilde oluştuğu ile oluşan hasardan davalının sorumlu olup olmadığı konularında «bilirkişi incelemesine» gidilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalı dairelerin bulunduğu apartmanın projesinde İSKİ onayı bulunmadığı, bina malikinin geri tepmeyi engelleyecek tedbirleri almadığı, İSKİ'nin sorumluluğunda bulunan atık su kanallarının tıkanmasıyla geri tepen pis suyun bodrum katta bulunan sigortalı dairelerde «hasara» sebebiyet verdiği bu durumda bina sahibinin sorumlu bulunduğu davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · kusur
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/690 E. 2013/1547 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın», abone parsel hattının tıkalı olmasından kaynaklandığı, Atıksuların Deşarjına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre, davacının sigortalısı bina sahibinin atık suyun geri tepmesine karşı gerekli önlemleri almadığı ve zararın oluşumuna sebebiyet verdiği, davalının olayda sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek, «hasarın» ne şekilde oluştuğu ile oluşan hasardan davalının sorumlu olup olmadığı konularında «bilirkişi incelemesine» gidilmiştir.
Benzer bu kararda… ıp kalmayacağı konusunda bir araştırma yapmadan mimari projeye aykırı olarak ... kata tuvalet ve lavabo ilave ettiği, bu nedenle işyerini pis suların basması sonucu «hasara» sebebiyet verdiği, davacının sigortalısının hasarın meydana gelmesinde asıl kusurlu olduğu, davacının ödediği hasar bedelini sigortalının halefi olarak davalıdan t …
Somut olayda, 19.09.2009 tarihli «hasar tespit tutanağında» yağışların fazla olması sebebiyle ...’ye ait ana rögarın geri tepmesinden dolayı pis suların işyerine dolduğu tespit edilmiş, ekspertiz raporunda aşırı yağan yağışlar sonucunda ...’ye ait rögarın tıkanması nedeniyle sigortalı işyerinin WC/lavabo giderinden geri tepen sular nedeniyle hasar oluştuğu belirtilmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sigortalı işyerinin iskan ruhsatı alınmasından sonra mimari projeye aykırı olarak ... kata tuvalet ve lavabo ilave edilmesi nedeniyle hasarın meydana gelmesinde asıl «kusurun» davacının sigortalısında olduğu ifade edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar tespit tutanağı · illiyet bağının kesilmesi · kusursuz sorumluluk · rücuan tazminat · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · illiyet bağı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Ancak zarar, davalının kanalizasyon borusunun yetersizliği veya tıkanması veyahut rögarın geri tepmesi sonucu meydana gelmiş ise bu durumda sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmaz, zira bu halde davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı kesilmemiştir».
Somut olayda, 19.09.2009 tarihli «hasar tespit tutanağında» yağışların fazla olması sebebiyle ...’ye ait ana rögarın geri tepmesinden dolayı pis suların işyerine dolduğu tespit edilmiş, ekspertiz raporunda aşırı yağan yağışlar sonucunda ...’ye ait rögarın tıkanması nedeniyle sigortalı işyerinin WC/lavabo giderinden geri tepen sular nedeniyle hasar oluştuğu belirtilmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sigortalı işyerinin iskan ruhsatı alınmasından sonra mimari projeye aykırı olarak ... kata tuvalet ve lavabo ilave edilmesi nedeniyle hasarın meydana gelmesinde asıl «kusurun» davacının sigortalısında olduğu ifade edilmiştir.
Zarar, davalıya ait kanalizasyon rögarının tıkanması veya arızası olmaksızın sırf sigortalı binanın geri tepmeyi engelleyici sisteminin olmamasından dolayı meydana gelmiş ise, davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı» sigortalı binanın malikinin «kusuru» nedeniyle kesilmiş olur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7611 E. , 2012/15332 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 tarih ve 2008/366-2009/2543 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline Bizim Konut Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ...'a ait dairede bulunan eşyaların, konutun bulunduğu sokaktaki davalıya ait ana rögarın tahliye edemediği suların bodrum katındaki banyo atık su giderinden geri tepmesi sonucu oluşan hasar bedelinin, sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.345.00 YTL tazminatın, ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın abone parsel hattındaki tıkanıklık nedeniyle oluştuğunu, olaydan müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hasarın, abone parsel hattının tıkalı olmasından kaynaklandığı, Atıksuların Deşarjına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre, davacının sigortalısı bina sahibinin atık suyun geri tepmesine karşı gerekli önlemleri almadığı ve zararın oluşumuna sebebiyet verdiği, davalının olayda sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK'nun 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek, hasarın ne şekilde oluştuğu ile oluşan hasardan davalının sorumlu olup olmadığı konularında bilirkişi incelemesine gidilmiştir. Mahkemeye sunulan 10.10.2008 tarihli birinci bilirkişi raporunda, davalı idareye ait kanalizasyon tesisinin yetersiz oluşu nedeniyle yağmur sularının atık su giderinden davacıya ait meskene dağılarak içindeki eşyalara zarar verdiği ve zararın doğmasında davalının % 100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Rapora yönelik itirazlar üzerine mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek alınan 24.03.2009 tarihli ikinci bilirkişi raporunda ise, mal sahibinin atıksuyun geri tepmesine karşı gerekli önlemleri almadığından zararın oluşumuna sebebiyet verdiği, davalının hukuki sorumluluğu ve tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece, ikinci bilirkişi raporundaki tespit ve görüşler hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de, alınan raporlar arasında çelişki mevcut olup, birinci raporda ortaya konan tespit ve görüşler ikinci raporda irdelenerek incelenmemiş ve her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden ve neden kabul edildiği de açıklanmadan mahkemece ikinci rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davaya konu uyuşmazlık konusunda yeni bir bilirkişi kurulundan dosyada mevcut raporları irdeleyen ve tarafların bu raporlara yapmış oldukları itirazları da karşılayan gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmek suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak ileri sürdüğü temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063869100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz