Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2404 E. 2024/5210 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay devrinin tescili↗ feri müdahale↗ müdahale talebi↗ ortaklık sıfatı↗ azil↗ hisse devri sözleşmesi↗ tavzih↗ bekletici mesele↗ şirket müdürlüğü↗ pay devri↗ şirket merkezi mahkemesi↗ tanıma↗ muvazaa↗ olağanüstü genel kurul↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ feri müdahil↗ hisse devri↗ hak düşürücü süre↗ fer'i müdahil↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ görevsizlik kararı↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ terkin↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/435 E., 2021/801 K.
Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde pay sahibi olduğunu, şirketin diğer hissedarı olan ...’nun %51 hissesinin yarısını Ankara 2. Aile Mahkemesinin 13.10.2005 tarih ve 2005/1147 E., 2005/1367 K. sayılı ilamı ile boşandığı eşi...’na verdiğini, mahkemece bu hususun tespitine karar verildiğini, daha sonra Aile Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli tavzih kararıyla ...’nun %51 hissesinin yarısının...’na ait olduğunun tespitine ve tesciline karar verildiğini, Aile Mahkemesinin tavzih kararının Ticaret Sicil Müdürlüğünce yasaya aykırı olarak tescil edildiğini, bu karara karşı açtığı davanın mahkemece reddedildiğini, ancak Aile Mahkemesinin tavzih kararının kanun yararına bozulduğunu, ...’nun şirket ana sözleşmesini dolanmak amacıyla eşiyle muvazaalı boşandığını ve şirkette oy çoğunluğunu sağladığını, çocukları ...'nun da şirket ortağı yapıldığını, 05.07.2021 tarihinde şirket merkezinde olağanüstü toplantı yapıldığını, bu toplantıda...'nun ortaklığını kabul etmediğini ve ...'ın toplantıya katılamayacağını tutanağa geçirdiğini, bu nedenle hisse devrine ilişkin alınan kararın usulsüz olduğunu, 05.07.2021 tarihli genel kurulda ortak olmayanların toplantıya katılıp, karar verildiğini, bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünce hukuka aykırı olarak tescil edildiğini, tescil işleminin usule aykırı olduğunu ileri sürerek davalının söz konusu tescil kararının iptalini ve terkinin talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığını, dava konusu genel kurul kararı yönünden yapılan incelemede 07.05.2018 tarihli kesin tescil ile 26.01.2031 tarihine kadar münferiden şirketi temsile yetkili müdür olarak seçilen ... tarafından olağanüstü genel kurul toplantısının tarih ve gündeminin 18.06.2021 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilerek ve Ankara 10. Noterliğinin 21.06.2021 tarihli iadeli taahhütlü mektupla çağrı yapılarak tüm ortaklara usulünce tebliğ edildiğini, genel kurul kararında eksiklik bulunmadığını, tescilin yasalara uygun olarak yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i Müdahiller vekili beyan dilekçesinde özetle; feri müdahale talebinde bulunan ... ile ...'na şirket ortağı... ... tarafından şirket paylarının devrine yönelik sözleşme yapıldığını, akabinde yapılan genel kurul kararının davalı tarafından tescil ve ilan edidiğini, yapılan işlemlerin şirket ana sözleşmesine ve mevzuata uygun olduğunu, davacının usule ve yasaya aykırı hukuki yarardan yoksun davasının reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 2. Aile Mahkemesinin 2005/1147 E., 2005/1367 K. ve 13.10.2015 tarihli kararı ile ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %51 hissesinin yarısının (%25,5) ... ...'na ait olduğunun tespit edildiği, 20.10.2015 tarihli tavzih kararı ile ise "tescil ve ilan" hükmü eklenerek ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %51 hissesinin %25,5 hissesinin... adına tescil ve ilanına karar verildiği, müdürlükçe kesinleşen ilgili kararın 27.10.2015 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, bu ilana ilişkin açılan itiraz davasının da Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/799 E., 2016/305 K. ve 02.06.2016 tarihli kararı ile reddedildiği, tavzih kararına ilişkin olağanüstü kanun yoluna başvurulması neticesinde Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2018/7187 E., 2018/15036 K. ve 20.12.2018 tarihli kararı ile tavzih kararının inşai nitelikte olması sebebiyle bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363 üncü maddesi gereğince kararın hukuki sonuçların ortadan kaldırmadığından Sicil Müdürlüğünün herhangi bir işlem yapmadığı, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/541 E., 2018/828 K. ve 05.12.2018 tarihli kararı ile ...'nun %51 hissesinin %25,5 hissesine...'nun, %25,5 hissesine ...'nun sahip olduğunun tespit edildiği, gerek bu mahkemenin gerekse Aile Mahkemesinin tavzih kararı doğrultusunda pay devri tescilinin 24.12.2018 tarihinde gerçekleştirildiği, böylece şirketin ortaklık yapısının ... 6.720 pay, ... 10.710 pay, ... ... 10.710 pay, ... ... 13.860 pay olarak belirlendiği, 07.05.2018 tarihli kesin tescil ile 26.01.2031 tarihine kadar münferiden temsile yetkili müdür olarak seçilen ...'nun olağanüstü genel kurul toplantısının tarih ve gündemini 18.06.2021 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan ettirdiği, iadeli taahhütlü çağrı yapılarak tüm ortaklara mektubun usulünce tebliğ edildiği, 05.07.2021 tarihli hisse devri sözleşmeleri ile... Şerefoğlunun hisselerini ... ve ...'na devrettiği, işbu sözleşmeler doğrultusunda 05.07.2021 tarihli ve 2021/1 sayılı genel kurul kararı ile hisse devirlerinin onaylandığı, pay devri tesciline ilişkin tescil başvurusunda gereken belgelerde herhangi bir eksiklik olmadığı tesbit edilerek ilgili pay devri kararının 07.07.2021 tarihinde tescil ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, davanın 8 günlük yasal süre içinde açıldığını, davacının ortağı olduğu şirketin 05.07.2021 tarihli genel kurul kararının 07.07.2021 tarihinde davalı tarafından sicile tescil edildiği ve 10365 sayılı ticaret sicil gazetesinin 07.07.2021 tarihli nüshasında ilan edildiği, genel kurul kararının içerik itibariyle... ...'nun hisselerini ... ve ...'na devrine ilişkin sözleşmenin oylanması niteliğinde olduğu, bu bağlamda feri müdahillerin müdahale talebinin hukuki yararlarının bulunduğu, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün kanunen yetkili kişilerin talebi, hukuken ortak görünenlerin yaptığı genel kurulda alınan kararları tescil etme görevi olduğundan usulüne uygun toplanmış genel kurulda alınan kararları tescil ettiği, yaptığı işlemin mevzuata ve görev tanımına uygun olduğu, davacının ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığı halde açtığı davaların beklenmesine ilişkin iddiasının mevcut sicil mevzuatı ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde mümkün olmadığı aksine yasal düzenlemeler çerçevesinde tescil ve ilan görevi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; kişinin, bir şirketin payının mülkiyetine sahip olmasının o kişiye ortaklık sıfatı kazandırmayacağını, Aile Mahkemesi kararıyla birlikte...’nun ortaklığının kendiliğinden gerçekleşmiş olamayacağını, mevzuat hükümlerinin ve kesinleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının, yetkisiz ve görevsiz olan Aile Mahkemesinin yok hükmünde olan tavzih/ek kararı ile ortadan kaldırılmasının mümkün bulunmadığını, Ankara 2. Aile Mahkemesince ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketin'deki %51 hissesinin %25.5 'inin ... ... adına tesciline karar verildiğini, tescil ve ilana ilişkin 20.10.2015 tarihli tavzih/ek kararının ise yok hükmünde olduğunu, kanun yararına bozma kararının hukuki sonuçları ortadan kaldırmayacağından söz edilemeyeceğini, yok hükmünde olan karar gereği yapılan işlemlere hukuki değer atfedilemeyeceğini, Ankara 2. Aile Mahkemesince verilen ve haklarını etkiler nitelikte olan ek/tavzih kararı gerekçe gösterilerek yapılan işlemlere ilişkin olarak Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/799 E. sayılı dosyası ile açmış olduğu davanın reddedildiğini, tarafınca temyiz edilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2016/12947 E. ve 2018/16 K. sayılı ilamı ile onandığını, söz konusu onama kararı için karar düzeltme talebinde bulunduğunu, karar düzeltme talebi henüz sonuçlanmadığı için kararın henüz kesinleşmediğini, bu nedenle karar düzeltme kararının sonucunun beklenmesini gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Sicil Müdürlüğünün dava dışı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kanunen yetkili kişilerin talebini ve hukuken ortak görünenlerin yaptığı genel kurulda alınan kararları tescil etmesinin görevleri arasında yer aldığını, ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 05.07.2021 tarihli genel kurulunun usulüne uygun şekilde toplandığı, karar alınmasında gerekli olan nisaplara uyulduğu, bu nedenle davalı sicil tarafından 05.07.2021 tarihli genel kurulda alınan kararların tescil edildiği, yapılan işlemlerin mevzuata ve görev tanımına uygun olduğu gibi açılan davaların beklenmesine ilişkin iddiasının mevcut sicil mevzuatı ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; Ankara 2. Aile Mahkemesince ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %51 hissesinin %25.5 lik kısmının... adına tescil ve ilanına ilişkin tavzih/ek kararının yok hükmünde olduğunu, zira kanun yararına bozmanın kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldıracağını, yok hükmünde olan karar gereği yapılan işlemlere hukuki değer atfedilemeyeceğini, derecattan geçerek kesinleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/378 E., 2008/503 K. sayılı kararında da aile mahkemesi kararıyla birlikte...’nun ortaklığının kendiliğinden gerçekleşmiş olmayacağının tespit dildiğini, Aile Mahkemesinin tavzih/ek kararı yok hükmünde olduğundan bu karar gereği yapılan işlemlerin, alınan kararların (şirket hissedarlık ve oya katılma, genel kurul kararları vs. işlemler) ve... ...'nun hisse devirlerinin geçersiz olduğunu, kaldı ki Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/79 E. (yeni E. 2015/248) dosyasında ...’nun şirket müdürlüğünden azil davasının da henüz kesinleşmemiş olduğundan bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilen 05.07.2021 tarihli genel kurul kararının hukuka aykırı olarak tescil ve ilan edildiği iddiasıyla Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itirazla kararın terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 32, 34 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1847 E. 2019/6680 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda… 7 E., 2005/1367 K. sayılı ilamı ile boşandığı eşi...’na verdiğini, mahkemece bu hususun tespitine karar verildiğini, daha sonra Aile Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli «tavzih» kararıyla ...’nun %51 hissesinin yarısının...’na ait olduğunun tespitine ve tesciline karar verildiğini, Aile Mahkemesinin tavzih kararının Ticaret Sicil Müdürlüğünce yasaya aykırı olarak tescil edildiğini, bu karara karşı açtığı davanın mahkemece reddedildiğini, ancak Aile Mahkemesinin tavzih kararının kanun yararına bozulduğunu, ...’nun şirket ana sözleşmesini dolanmak amacıyla eşiyle «muvazaalı» boşandığını ve şirkette oy çoğunluğunu sağladığını, çocukları ...'nun da şirket ortağı yapıldığını, 05.07.2021 tarihinde «şirket merkezinde» olağanüstü toplantı yapıldığını, bu toplantıda...'nun ortaklığını kabul etmediğini ve ...'ın toplantıya katılamayacağını tutanağa geçirdiğini, bu nedenle «hisse devrine» ilişkin alınan kararın usulsüz olduğunu, 05.07.2021 tarihli genel kurulda ortak olmayanların toplantıya katılıp, karar verildiğini, bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünce hukuka aykırı olarak tescil edildiğini, tescil işleminin usule aykırı olduğunu ileri sürerek davalının söz konusu tescil kararının iptalini ve «terkinin» talep etmiştir.
İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %51 hissesinin yarısının (%25,5) ... ...'na ait olduğunun tespit edildiği, 20.10.2015 tarihli «tavzih» kararı ile ise "tescil ve «ilan»" hükmü eklenerek ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/799 E., 2016/305 K. ve 02.06.2016 tarihli kararı ile reddedildiği, «tavzih» kararına ilişkin olağanüstü kanun yoluna başvurulması neticesinde Yargıtay 2.
Benzer bu karardaTarafların hükmün «tavzihi» talepleri mahkemece ek kararla reddedilmiştir.
Asıl kararı taraflar, «tavzih» talebinin reddine ilişkin ek kararı ise davalı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı Şirketin 21/06/2013 tarihli genel kurulunun 3, 4 ve 15 numaralı gündem maddelerinde alınan kararların tamamının, aynı genel kurulun 14. gündem maddesinde alınan «yönetim kurulu» üyelerinin ücretlerinin 3.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin bölümünün iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8204 E. 2014/13020 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda… 7 E., 2005/1367 K. sayılı ilamı ile boşandığı eşi...’na verdiğini, mahkemece bu hususun tespitine karar verildiğini, daha sonra Aile Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli «tavzih» kararıyla ...’nun %51 hissesinin yarısının...’na ait olduğunun tespitine ve tesciline karar verildiğini, Aile Mahkemesinin tavzih kararının Ticaret Sicil Müdürlüğünce yasaya aykırı olarak tescil edildiğini, bu karara karşı açtığı davanın mahkemece reddedildiğini, ancak Aile Mahkemesinin tavzih kararının kanun yararına bozulduğunu, ...’nun şirket ana sözleşmesini dolanmak amacıyla eşiyle «muvazaalı» boşandığını ve şirkette oy çoğunluğunu sağladığını, çocukları ...'nun da şirket ortağı yapıldığını, 05.07.2021 tarihinde «şirket merkezinde» olağanüstü toplantı yapıldığını, bu toplantıda...'nun ortaklığını kabul etmediğini ve ...'ın toplantıya katılamayacağını tutanağa geçirdiğini, bu nedenle «hisse devrine» ilişkin alınan kararın usulsüz olduğunu, 05.07.2021 tarihli genel kurulda ortak olmayanların toplantıya katılıp, karar verildiğini, bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünce hukuka aykırı olarak tescil edildiğini, tescil işleminin usule aykırı olduğunu ileri sürerek davalının söz konusu tescil kararının iptalini ve «terkinin» talep etmiştir.
İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %51 hissesinin yarısının (%25,5) ... ...'na ait olduğunun tespit edildiği, 20.10.2015 tarihli «tavzih» kararı ile ise "tescil ve «ilan»" hükmü eklenerek ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/799 E., 2016/305 K. ve 02.06.2016 tarihli kararı ile reddedildiği, «tavzih» kararına ilişkin olağanüstü kanun yoluna başvurulması neticesinde Yargıtay 2.
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, yabancı mahkeme kararının ve 24.07.2012 tarihli «tavzih» kararıyla da «masraf» tespit kararının «tenfizine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce tavzih kararına ilişkin olarak bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5987 E. 2014/10203 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda… 7 E., 2005/1367 K. sayılı ilamı ile boşandığı eşi...’na verdiğini, mahkemece bu hususun tespitine karar verildiğini, daha sonra Aile Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli «tavzih» kararıyla ...’nun %51 hissesinin yarısının...’na ait olduğunun tespitine ve tesciline karar verildiğini, Aile Mahkemesinin tavzih kararının Ticaret Sicil Müdürlüğünce yasaya aykırı olarak tescil edildiğini, bu karara karşı açtığı davanın mahkemece reddedildiğini, ancak Aile Mahkemesinin tavzih kararının kanun yararına bozulduğunu, ...’nun şirket ana sözleşmesini dolanmak amacıyla eşiyle «muvazaalı» boşandığını ve şirkette oy çoğunluğunu sağladığını, çocukları ...'nun da şirket ortağı yapıldığını, 05.07.2021 tarihinde «şirket merkezinde» olağanüstü toplantı yapıldığını, bu toplantıda...'nun ortaklığını kabul etmediğini ve ...'ın toplantıya katılamayacağını tutanağa geçirdiğini, bu nedenle «hisse devrine» ilişkin alınan kararın usulsüz olduğunu, 05.07.2021 tarihli genel kurulda ortak olmayanların toplantıya katılıp, karar verildiğini, bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünce hukuka aykırı olarak tescil edildiğini, tescil işleminin usule aykırı olduğunu ileri sürerek davalının söz konusu tescil kararının iptalini ve «terkinin» talep etmiştir.
İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %51 hissesinin yarısının (%25,5) ... ...'na ait olduğunun tespit edildiği, 20.10.2015 tarihli «tavzih» kararı ile ise "tescil ve «ilan»" hükmü eklenerek ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/799 E., 2016/305 K. ve 02.06.2016 tarihli kararı ile reddedildiği, «tavzih» kararına ilişkin olağanüstü kanun yoluna başvurulması neticesinde Yargıtay 2.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne ve «tavzih» kararıyla «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce asıl kararın tenfizi yönünden verilen karar onanmış, tavzih kararı bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne ve «tavzih» kararıyla «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce asıl kararın tenfizi yönünden verilen karar onanmış, tavzih kararı bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2404 E. , 2024/5210 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/707 Esas, 2023/23 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/435 E., 2021/801 K.
Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde pay sahibi olduğunu, şirketin diğer hissedarı olan ...’nun %51 hissesinin yarısını Ankara 2. Aile Mahkemesinin 13.10.2005 tarih ve 2005/1147 E., 2005/1367 K. sayılı ilamı ile boşandığı eşi...’na verdiğini, mahkemece bu hususun tespitine karar verildiğini, daha sonra Aile Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli tavzih kararıyla ...’nun %51 hissesinin yarısının...’na ait olduğunun tespitine ve tesciline karar verildiğini, Aile Mahkemesinin tavzih kararının Ticaret Sicil Müdürlüğünce yasaya aykırı olarak tescil edildiğini, bu karara karşı açtığı davanın mahkemece reddedildiğini, ancak Aile Mahkemesinin tavzih kararının kanun yararına bozulduğunu, ...’nun şirket ana sözleşmesini dolanmak amacıyla eşiyle muvazaalı boşandığını ve şirkette oy çoğunluğunu sağladığını, çocukları ...'nun da şirket ortağı yapıldığını, 05.07.2021 tarihinde şirket merkezinde olağanüstü toplantı yapıldığını, bu toplantıda...'nun ortaklığını kabul etmediğini ve ...'ın toplantıya katılamayacağını tutanağa geçirdiğini, bu nedenle hisse devrine ilişkin alınan kararın usulsüz olduğunu, 05.07.2021 tarihli genel kurulda ortak olmayanların toplantıya katılıp, karar verildiğini, bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünce hukuka aykırı olarak tescil edildiğini, tescil işleminin usule aykırı olduğunu ileri sürerek davalının söz konusu tescil kararının iptalini ve terkinin talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığını, dava konusu genel kurul kararı yönünden yapılan incelemede 07.05.2018 tarihli kesin tescil ile 26.01.2031 tarihine kadar münferiden şirketi temsile yetkili müdür olarak seçilen ... tarafından olağanüstü genel kurul toplantısının tarih ve gündeminin 18.06.2021 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilerek ve Ankara 10. Noterliğinin 21.06.2021 tarihli iadeli taahhütlü mektupla çağrı yapılarak tüm ortaklara usulünce tebliğ edildiğini, genel kurul kararında eksiklik bulunmadığını, tescilin yasalara uygun olarak yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i Müdahiller vekili beyan dilekçesinde özetle; feri müdahale talebinde bulunan ... ile ...'na şirket ortağı... ... tarafından şirket paylarının devrine yönelik sözleşme yapıldığını, akabinde yapılan genel kurul kararının davalı tarafından tescil ve ilan edidiğini, yapılan işlemlerin şirket ana sözleşmesine ve mevzuata uygun olduğunu, davacının usule ve yasaya aykırı hukuki yarardan yoksun davasının reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 2. Aile Mahkemesinin 2005/1147 E., 2005/1367 K. ve 13.10.2015 tarihli kararı ile ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %51 hissesinin yarısının (%25,5) ... ...'na ait olduğunun tespit edildiği, 20.10.2015 tarihli tavzih kararı ile ise "tescil ve ilan" hükmü eklenerek ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %51 hissesinin %25,5 hissesinin... adına tescil ve ilanına karar verildiği, müdürlükçe kesinleşen ilgili kararın 27.10.2015 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, bu ilana ilişkin açılan itiraz davasının da Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/799 E., 2016/305 K. ve 02.06.2016 tarihli kararı ile reddedildiği, tavzih kararına ilişkin olağanüstü kanun yoluna başvurulması neticesinde Yargıtay 2.
Hukuk Dairesinin 2018/7187 E., 2018/15036 K. ve 20.12.2018 tarihli kararı ile tavzih kararının inşai nitelikte olması sebebiyle bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363 üncü maddesi gereğince kararın hukuki sonuçların ortadan kaldırmadığından Sicil Müdürlüğünün herhangi bir işlem yapmadığı, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/541 E., 2018/828 K. ve 05.12.2018 tarihli kararı ile ...'nun %51 hissesinin %25,5 hissesine...'nun, %25,5 hissesine ...'nun sahip olduğunun tespit edildiği, gerek bu mahkemenin gerekse Aile Mahkemesinin tavzih kararı doğrultusunda pay devri tescilinin 24.12.2018 tarihinde gerçekleştirildiği, böylece şirketin ortaklık yapısının ...
6. 720 pay, ...
10. 710 pay, ... ...
10. 710 pay, ... ...
13. 860 pay olarak belirlendiği, 07.05.2018 tarihli kesin tescil ile 26.01.2031 tarihine kadar münferiden temsile yetkili müdür olarak seçilen ...'nun olağanüstü genel kurul toplantısının tarih ve gündemini 18.06.2021 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan ettirdiği, iadeli taahhütlü çağrı yapılarak tüm ortaklara mektubun usulünce tebliğ edildiği, 05.07.2021 tarihli hisse devri sözleşmeleri ile... Şerefoğlunun hisselerini ... ve ...'na devrettiği, işbu sözleşmeler doğrultusunda 05.07.2021 tarihli ve 2021/1 sayılı genel kurul kararı ile hisse devirlerinin onaylandığı, pay devri tesciline ilişkin tescil başvurusunda gereken belgelerde herhangi bir eksiklik olmadığı tesbit edilerek ilgili pay devri kararının 07.07.2021 tarihinde tescil ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, davanın 8 günlük yasal süre içinde açıldığını, davacının ortağı olduğu şirketin 05.07.2021 tarihli genel kurul kararının 07.07.2021 tarihinde davalı tarafından sicile tescil edildiği ve 10365 sayılı ticaret sicil gazetesinin 07.07.2021 tarihli nüshasında ilan edildiği, genel kurul kararının içerik itibariyle...
...'nun hisselerini ... ve ...'na devrine ilişkin sözleşmenin oylanması niteliğinde olduğu, bu bağlamda feri müdahillerin müdahale talebinin hukuki yararlarının bulunduğu, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün kanunen yetkili kişilerin talebi, hukuken ortak görünenlerin yaptığı genel kurulda alınan kararları tescil etme görevi olduğundan usulüne uygun toplanmış genel kurulda alınan kararları tescil ettiği, yaptığı işlemin mevzuata ve görev tanımına uygun olduğu, davacının ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığı halde açtığı davaların beklenmesine ilişkin iddiasının mevcut sicil mevzuatı ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde mümkün olmadığı aksine yasal düzenlemeler çerçevesinde tescil ve ilan görevi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; kişinin, bir şirketin payının mülkiyetine sahip olmasının o kişiye ortaklık sıfatı kazandırmayacağını, Aile Mahkemesi kararıyla birlikte...’nun ortaklığının kendiliğinden gerçekleşmiş olamayacağını, mevzuat hükümlerinin ve kesinleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının, yetkisiz ve görevsiz olan Aile Mahkemesinin yok hükmünde olan tavzih/ek kararı ile ortadan kaldırılmasının mümkün bulunmadığını, Ankara 2. Aile Mahkemesince ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketin'deki %51 hissesinin %25.5 'inin ... ... adına tesciline karar verildiğini, tescil ve ilana ilişkin 20.10.2015 tarihli tavzih/ek kararının ise yok hükmünde olduğunu, kanun yararına bozma kararının hukuki sonuçları ortadan kaldırmayacağından söz edilemeyeceğini, yok hükmünde olan karar gereği yapılan işlemlere hukuki değer atfedilemeyeceğini, Ankara 2.
Aile Mahkemesince verilen ve haklarını etkiler nitelikte olan ek/tavzih kararı gerekçe gösterilerek yapılan işlemlere ilişkin olarak Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/799 E. sayılı dosyası ile açmış olduğu davanın reddedildiğini, tarafınca temyiz edilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2016/12947 E. ve 2018/16 K. sayılı ilamı ile onandığını, söz konusu onama kararı için karar düzeltme talebinde bulunduğunu, karar düzeltme talebi henüz sonuçlanmadığı için kararın henüz kesinleşmediğini, bu nedenle karar düzeltme kararının sonucunun beklenmesini gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Sicil Müdürlüğünün dava dışı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kanunen yetkili kişilerin talebini ve hukuken ortak görünenlerin yaptığı genel kurulda alınan kararları tescil etmesinin görevleri arasında yer aldığını, ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 05.07.2021 tarihli genel kurulunun usulüne uygun şekilde toplandığı, karar alınmasında gerekli olan nisaplara uyulduğu, bu nedenle davalı sicil tarafından 05.07.2021 tarihli genel kurulda alınan kararların tescil edildiği, yapılan işlemlerin mevzuata ve görev tanımına uygun olduğu gibi açılan davaların beklenmesine ilişkin iddiasının mevcut sicil mevzuatı ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; Ankara 2. Aile Mahkemesince ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %51 hissesinin %25.5 lik kısmının... adına tescil ve ilanına ilişkin tavzih/ek kararının yok hükmünde olduğunu, zira kanun yararına bozmanın kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldıracağını, yok hükmünde olan karar gereği yapılan işlemlere hukuki değer atfedilemeyeceğini, derecattan geçerek kesinleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/378 E., 2008/503 K. sayılı kararında da aile mahkemesi kararıyla birlikte...’nun ortaklığının kendiliğinden gerçekleşmiş olmayacağının tespit dildiğini, Aile Mahkemesinin tavzih/ek kararı yok hükmünde olduğundan bu karar gereği yapılan işlemlerin, alınan kararların (şirket hissedarlık ve oya katılma, genel kurul kararları vs.
işlemler) ve... ...'nun hisse devirlerinin geçersiz olduğunu, kaldı ki Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/79 E. (yeni E. 2015/248) dosyasında ...’nun şirket müdürlüğünden azil davasının da henüz kesinleşmemiş olduğundan bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilen 05.07.2021 tarihli genel kurul kararının hukuka aykırı olarak tescil ve ilan edildiği iddiasıyla Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itirazla kararın terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 32, 34 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063831600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz