Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2749 E. 2024/4149 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye memurunun sorumluluğu↗ rücuen alacak↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ malvarlığına ilişkin dava↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ kesin süre↗ tasfiye memuru↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2023/114 E., 2023/824 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; rücuen alacak istemli olarak açmış oldukları Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/392 E. sayılı davasında ... Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti.'nin sicilden terkin edildiğini öğrendiklerini, söz konusu şirketin ihyasına ilişkin dava açmaları için Mahkemece taraflarına bir aylık kesin süre verildiğini ileri sürerek ... Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesinde; tasfiye edilen ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketinin 16.10.2020 tarihinde ticaret sicil müdürlüğünden terkin edildiğini, tasfiye sürecinin tamamen kanuna ve mevzuata uygun yapıldığını, terkin edilen şirketin herhangi bir malvarlığı ve alacağının bulunmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Tasfiye Halinde ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketinin 31.01.2020 tarihinde genel kurul kararıyla tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...’ın seçildiğini, 16.10.2020 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, yasal hasım konumunda olduklarından ve davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin tasfiyesinin sona ermesi nedeniyle 16.10.2020 tarihinde sicil kaydının Ticaret Sicili'nden silindiği, ihyası istenen şirket hakkında davacı tarafından Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/392 E. sayılı dosyası ile dava açıldığı, davanın halen derdest olduğu, davacının söz konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/392 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak davalı ...'ın atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına, davalı ... aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde sadece şirketin ihyasını talep ettiği, taleple bağlı olmasına rağmen Mahkemece hukuka aykırı bir şekilde tasfiye memuru aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmettiği, tasfiye görevi son ermiş tasfiye memuru aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tasfiye memuru olarak davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin tasfiye işlemlerini usul ve yasaya uygun olarak yaptığını, Mahkemece usule, mevzuata ve fiili koşullara uygun olarak yapılan tasfiye işlemi değerlendirilmeksizin, ticaret sicil kayıtları incelenmeksizin gerekçesiz olarak şirketin ihyasına karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde vekalet ücreti ve yargılama gideri talep edilmemiş olmasının, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine engel teşkil etmediği, ayrıca davalı tasfiye memuru aleyhine hüküm kurulduğundan istinaf eden davalı tasfiye memurunun yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/545 E. 2024/1017 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin tasfiyesi · malvarlığına ilişkin dava · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ticaret sicili müdürlüğü · sicilden terkin · derdestlik · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaÖzel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketinin 16.10.2020 tarihinde «ticaret sicil müdürlüğünden» «terkin» edildiğini, «tasfiye» sürecinin tamamen kanuna ve mevzuata uygun yapıldığını, terkin edilen şirketin herhangi bir «malvarlığı» ve alacağının bulunmadığını, «zamanaşımı» itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketinin 31.01.2020 tarihinde genel kurul kararıyla tasfiyeye girdiğini, «tasfiye memuru» olarak ...’ın seçildiğini, 16.10.2020 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme «kaydının» sicilden silindiğini, «şirketin tasfiyesinin» kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden «tasfiye memurunun sorumlu» olduğunu, «yasal hasım» konumunda olduklarından ve davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin 31.01.2020 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği ve «tasfiye» işlemlerinin tamamlanmasıyla 16.10.2020 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, davacının «rücuan tazminat» davasında davanın devamının sağlanabilmesi bakımından şirketin ihyasının zorunlu olduğu, davacının «ihya» talebinde bulunmaya «hukuki yararının» olduğu ve ihya istemekte haklı olduğu, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tasfiyenin gerçekleştirilmesinden sorumlu olmadığı, bu davada «yasal hasım» konumunda olduğu dikkate alınarak aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmediği, ihyası istenen «şirketin tasfiyesinin» tamamlanarak 16.10.2020 tarihinde sicilden terkin edildiği, davacı tarafça tasfiyenin gerçekleşmesinden sonra 26.10.2020 tarihinde rücuan tazminat davasının açıldı …
İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hukuka aykırı bir şekilde «ihya» kararı verildiğini, müvekkilinin «şirketin tasfiyesi» için gerekli işlemleri yaptığını, «terkin» olunan şirketin başarılı olamayıp hiçbir «malvarlığı» ve alacağının olmayıp «tasfiye» edildiğini, davacı tarafın «ticaret sicilde» yapılan ilanlara ve diğer çağrılara rağmen alacak iddialarını bildirmediğini, yargılamada usule, mevzuata ve fiili koşullara uygun olarak yapılan tasfiye işlemleri …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece şirket hakkındaki «derdest» dava ile sınırlı olarak «ihya» ve ek «tasfiye» işlemlerinin yapılması için «tasfiye memuru atanmasına» dair verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihya davası · rücuan tazminat · davanın konusu · tüzel kişilik
Benzer bu karardaŞti. hakkında Yalova 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/392 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak o davalı şirketin «sicilden terkin» edilmiş olduğunu öğrendiklerini, mahkemece «ihya davası» açılmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek bu şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/392 E. sayılı «rücuan tazminat» davasının açıldığı, yargılama sırasında Tasfiye Halinde ... ...
Şti.'nin 31.01.2020 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği ve «tasfiye» işlemlerinin tamamlanmasıyla 16.10.2020 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, davacının «rücuan tazminat» davasında davanın devamının sağlanabilmesi bakımından şirketin ihyasının zorunlu olduğu, davacının «ihya» talebinde bulunmaya «hukuki yararının» olduğu ve ihya istemekte haklı olduğu, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tasfiyenin gerçekleştirilmesinden sorumlu olmadığı, bu davada «yasal hasım» konumunda olduğu dikkate alınarak aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmediği, ihyası istenen «şirketin tasfiyesinin» tamamlanarak 16.10.2020 tarihinde sicilden terkin edildiği, davacı tarafça tasfiyenin gerçekleşmesinden sonra 26.10.2020 tarihinde rücuan tazminat davasının açıldı …
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/392 E. sayılı davası ve bu «davanın konusu» ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek «tasfiye memuru» olarak «son» tasfiye memuru ...'ın atanmasına, kendisine ücret takdirine yer olmadığına, şirketin ihyasına karar verildiği ve ek tasfiye memuru atandığının sicile tescil ve «ilanına», ek tasfiye konusu işlemlerin ikmalinden sonra ek tasfiye memuru tarafından şirketin sicilden başka bir karara gerek kalmaksızın «terkin» işlemlerinin yapılmasına, «yargılama giderinin» davacıda bırakılmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5841 E. 2012/20268 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:likit alacak · ticari defter incelemesi · mahsup · işlemiş faiz · ticari defter · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların «ticari defterlerinin incelendiği», davacının davalıdan 3.392,28 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından tanzim edilip davalı defterlerinde yer alan faturaların davacıya «teslim» edildiğine dair belge sunulmadığından davacı alacağından «mahsup» edilmediği, icra takibinde «işlemiş faiz» talep edilmişse de takipten önce davalının «temerrüde» düşürüldüğüne dair belge «ibraz» edilmediği, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın 3.392,28 TL üzerinden iptaline, takibin devamına, fazla …
Bu durumda, taşıma ücreti «likit alacak» olup davacı yararına «icra inkar tazminatına» hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2- Ancak, dava taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup davacı takipten önce taşıma bedeli alacağı için «fatura» düzenlemiş ve davalıya tebliğ ettirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1989 E. 2021/2589 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbirin kaldırılması · teminatın iadesi · tedbirin kaldırılması · teminat mektubu · ihtiyati tedbir · teminat
Benzer bu karardaDavacı vekilinin talebi üzerine 18/05/2016 tarihli ek karar ile yargılama sırasında taşınmazlar üzerine konulan «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına», HMK'nın 392/2. maddesindeki «teminatın iadesi» koşulları oluşmadığından davacı vekilinin «teminat mektubunun» iadesine ilişkin talebinin reddine dair verilen ek kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce ek karar davacı yararına bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6379 E. 2013/9436 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu
Benzer bu karardaİl Özel İdare Müdürlüğü aleyhine açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 21.392,03 TL’nin 12/01/2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yönünden reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9884 E. 2016/4349 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz karardaŞti.'nin «sicilden terkin» edildiğini öğrendiklerini, söz konusu şirketin ihyasına ilişkin dava açmaları için Mahkemece taraflarına bir aylık «kesin süre» verildiğini ileri sürerek ...
Benzer bu karardaBu kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine de mahkemece, 28/05/2015 tarihinde verilen kararlarla, verilen kararın TTK'nın 392/4. maddesi uyarınca «kesin» olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, TTK'nın 392/3. maddesine dayalı, «yönetim kurulu» üyesinin şirketin «defter» ve dosyalarını inceleme hakkını kullanması talebine ilişkin olup, mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, mahkemece, verilen kararın TTK'nın 392/4. maddesi uyarınca «kesin» olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu karara yönelik taraf vekillerince verilen temyiz dilekçelerinde davacı vekili ek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 392/3. maddesinde «yönetim kurulu» üyelerinin şirketin «defter» ve dosyalarını inceleme hakkının ne şekilde kullanılacağının düzenlendiğini, anılan yasa maddesine göre bu hakkın kullanılması için yönetim kurulu üyesi olma zorunluluğunun bulunduğu, davacı ...'in dava tarihi itibariyle şirket yönetim kurulu üyesi olduğu halde yargılama aşamasında 28/04/2015 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısında üyeliğinin sona erdirildiği, bu şekilde dava tarihinden sonra davacının dava «ehliyeti» ve TTK'nın 392. maddesine göre inceleme yapma hakkının ortadan kalktığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş.
2- Dava, TTK'nın 392/3. maddesine dayalı, «yönetim kurulu» üyesinin şirketin «defter» ve dosyalarını inceleme hakkını kullanması talebine ilişkin olup, mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, mahkemece, verilen kararın TTK'nın 392/4. maddesi uyarınca «kesin» olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu karara yönelik taraf vekillerince verilen temyiz dilekçelerinde davacı vekili ek …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2749 E. , 2024/4149 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/314 Esas, 2024/351 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/114 E., 2023/824 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; rücuen alacak istemli olarak açmış oldukları Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/392 E. sayılı davasında ... Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti.'nin sicilden terkin edildiğini öğrendiklerini, söz konusu şirketin ihyasına ilişkin dava açmaları için Mahkemece taraflarına bir aylık kesin süre verildiğini ileri sürerek ... Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesinde; tasfiye edilen ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketinin 16.10.2020 tarihinde ticaret sicil müdürlüğünden terkin edildiğini, tasfiye sürecinin tamamen kanuna ve mevzuata uygun yapıldığını, terkin edilen şirketin herhangi bir malvarlığı ve alacağının bulunmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Tasfiye Halinde ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketinin 31.01.2020 tarihinde genel kurul kararıyla tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...’ın seçildiğini, 16.10.2020 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, yasal hasım konumunda olduklarından ve davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin tasfiyesinin sona ermesi nedeniyle 16.10.2020 tarihinde sicil kaydının Ticaret Sicili'nden silindiği, ihyası istenen şirket hakkında davacı tarafından Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/392 E. sayılı dosyası ile dava açıldığı, davanın halen derdest olduğu, davacının söz konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/392 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak davalı ...'ın atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına, davalı ...
aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde sadece şirketin ihyasını talep ettiği, taleple bağlı olmasına rağmen Mahkemece hukuka aykırı bir şekilde tasfiye memuru aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmettiği, tasfiye görevi son ermiş tasfiye memuru aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tasfiye memuru olarak davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin tasfiye işlemlerini usul ve yasaya uygun olarak yaptığını, Mahkemece usule, mevzuata ve fiili koşullara uygun olarak yapılan tasfiye işlemi değerlendirilmeksizin, ticaret sicil kayıtları incelenmeksizin gerekçesiz olarak şirketin ihyasına karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde vekalet ücreti ve yargılama gideri talep edilmemiş olmasının, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine engel teşkil etmediği, ayrıca davalı tasfiye memuru aleyhine hüküm kurulduğundan istinaf eden davalı tasfiye memurunun yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063816900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz