6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta tazminatı | Rücuen sigorta tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3146 E. 2024/5748 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
amortisman ağır kusur rücuan tazminat rayiç bedel donatan bilirkişi raporuna itiraz müktesep hak usuli kazanılmış hak kazanılmış hak uyuşmazlık konusu içtihadı birleştirme kararı sigorta poliçesi kusur dava sebebi hasar dahili dava teminat temsil

Atıf yapılan mevzuat: TBK · HMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 09.05.1960 tarihli 1960/21 E., 1960/9 K. sayılı kararında; "...Yargıtay bozma kararına uyulmakla, bozma ilamında belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesinin usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu..." belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği anılan Kanun hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü müktesep hak doğmuştur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2024 tarihli 2022/4-247 E., 2024/186K. sayılı ilamı).

3.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, Mahkemenin 20.06.2018 tarihli 2018/188 E., 2018/670 K. sayılı davanın kısmen kabulüne dair kararının davalı vekilince temyizi üzerine Mahkeme kararı, Dairemizin 05.03.2020 tarihli 2018/5142 E., 2020/2425 K. sayılı ilamıyla yukarıda özetlenen gerekçelerle taraflar bakımından kusur bölüştürmesi yapılması gerektiğine işaret edilerek davalı yararına bozulmuştur. Davacı vekilinin, müvekkiline kusur yüklenmesinin hatalı olduğuna dair karar düzeltme talebi ise Dairemizin 17.06.2021 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla kusurun paylaştırılması yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Usuli kazanılmış hakkın istisnaları ise dosya kapsamında bulunmamaktadır.

4.Buna göre Mahkemece, bozmaya uyulmakla davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken davalı taraf, tam kusurlu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta poliçesine dayalı tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5142 E. 2020/2425 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7136 E. 2012/14290 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta poliçesine dayalı tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6584 E. 2017/7296 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3146 E.  ,  2024/5748 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/484 Esas, 2022/1092 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.07.2024 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde sigorta örtüsü altında bulunan yatın Urla merkez Balıkçı Barınağı'nda 02.07.2013 tarihinde demirli bulunduğu yerde, üst güverte kısmına kadar battığını, kurtarma çalışmaları neticesi deniz suyunun tahliye edildiğini, hasar sonrası yapılan incelemelerde motor turbolarının bakımı için yetkili servis olan davalı Şirket tarafından söküldükten sonra gerekli tedbirleri almaması nedeniyle teknenin su alarak battığının tespit edildiğini, teknenin pert kabul edilerek 67.000,00 euro hasar tutarının sigortalıya ödendiğini ve sigortalının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek 67.000 euronun ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu teknenin turbo şarjlarını 25.06.2013 tarihinde tamiri amaçlı söktüğünü ve gerekli önlemleri aldığını, teknenin bu tamirden dokuz gün sonra battığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, teknenin batmasında sigortalının ağır kusuru veya kastını düşündüren emareler bulunduğunu, teknenin eski ve bakımsız olduğunu, zarar kalemleri yazılırken marka, model, evsaf, aşınma, amortisman gibi hususlara değinilmediğini, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 20.06.2018 tarihli 2018/188 E., 2018/670 K. sayılı kararı ile daha önceki bozma ilamına uyularak teknenin batmasında davalının kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 67.000,00 euronun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 05.03.2020 tarihli 2018/5142 E., 2020/2425 K. sayılı ilamıyla davalı vekilinin sair temyizlerinin reddi ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan teknik tespitlerden, teknenin batmasının egzoz devrelerinin güvenli olarak bağlanmaması ve waterlock sisteminin çalışmaması nedenlerinin biraraya gelmesi sebebiyle gerçekleştiği, davalı tarafından egzoz devreleri güvenli bağlansa idi veya sigortalı teknenin waterlock sistemi çalışıyor olsa idi teknenin batmayacağının anlaşıldığı, bu durumda tüm sorumluluğun davalıda olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davalı yararına bozulmasına ve davalı vekilinin tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar karar verilmiş, davacı vekilinin kusurun paylaştırılması gerektiğine ilişkin bozma gerekçesinin hatalı olduğuna dair karar düzeltme talebi Dairemizin 17.06.2021 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma öncesi alınan raporlar ve bozma sonrasında alınan üçüncü bilirkişi raporunda tümüyle davalının sorumlu olduğu, teknenin donatanını temsil eden kişinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, vekaleten iş yapan kişilerin, tamir ve bakımla ilgili olarak egzoz sistemindeki hortumları yeterli yüksekliğe bağlamayarak aşağı doğru bırakmaları ve egzoz hortum sisteminin orijinal konumunu kaybetmesi nedeniyle tekneye su dolarak batmasından dolayı tamir ekibinin dolayısıyla davalının %100 sorumlu olduğu, vekalet veren tekne sahibi ya da vekalet eden kişinin hava şartlarının değişimi, dalga olması durumunda egzoz hortumlarının durumu sebebiyle su alarak batmasıyla ilgili herhangi bir davranışta bulunmasının beklenemeyeceği ve kusurunun bulunmadığı, sigortalıya ödenen 67.000,00 euronun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere piyasa şartlarına uygun rayiç bedel olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 67.000,00 euronun ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu hasarın teknenin ticari amaçlı kullanılması, marina dışında konaklaması, denize elverişli olmaması nedeniyle teminat dışı olduğunu, sigorta poliçesi düzenlendikten 10 gün gibi kısa bir süre sonra hasar meydana gelmesinin şüpheli durum yaratmasına rağmen davacının ödeme yaptığını, keyfi bir ödeme olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının ve yeni bir heyetten rapor alınması taleplerinin değerlendirilmediğini, müvekkilinin tamir bakım sırasında gerekli tüm önlemleri aldığını, müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, teknenin eski ve bakımsız olduğunu, zarar kalemleri yazılırken marka, model, evsaf, aşınma, amortisman gibi hususlara değinilmediğini, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, KDV dahil 70.800,00 TL'ye onarım teklifi olmasına rağmen teknenin pert sayılarak sigortalıya ödeme yapılmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu hasarın oluşmasında tarafların kusuru bulunup bulunmadığı, tazminat miktarı ve diğer hususlara ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci vd.maddeleri, 6098 sayılı sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 471 inci vd. maddeleri

2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 09.05.1960 tarihli 1960/21 E., 1960/9 K. sayılı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2024 tarihli 2022/4-247 E., 2024/186K. sayılı emsal kararları

3. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı vekilinin hasarın teminat dışı olduğuna yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dava, sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 09.05.1960 tarihli 1960/21 E., 1960/9 K. sayılı kararında; "...Yargıtay bozma kararına uyulmakla, bozma ilamında belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesinin usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu..." belirtilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği anılan Kanun hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü müktesep hak doğmuştur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2024 tarihli 2022/4-247 E., 2024/186K. sayılı ilamı).

3.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, Mahkemenin 20.06.2018 tarihli 2018/188 E., 2018/670 K. sayılı davanın kısmen kabulüne dair kararının davalı vekilince temyizi üzerine Mahkeme kararı, Dairemizin 05.03.2020 tarihli 2018/5142 E., 2020/2425 K. sayılı ilamıyla yukarıda özetlenen gerekçelerle taraflar bakımından kusur bölüştürmesi yapılması gerektiğine işaret edilerek davalı yararına bozulmuştur. Davacı vekilinin, müvekkiline kusur yüklenmesinin hatalı olduğuna dair karar düzeltme talebi ise Dairemizin 17.06.2021 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla kusurun paylaştırılması yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Usuli kazanılmış hakkın istisnaları ise dosya kapsamında bulunmamaktadır.

4.Buna göre Mahkemece, bozmaya uyulmakla davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken davalı taraf, tam kusurlu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı vekilinin hasarın teminat dışı olduğuna yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063733900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.