6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9304 E. 2012/16638 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya iptal davası uyuşmazlık konusu kâr dağıtımı ortalama tüketici dahili dava iltibas

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, uyuşmazlığın davacının itiraza dayanak yaptığı markalar ile davalı şirketin başvurusundaki ibarenin 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında aynı veya benzer olup olmadığı ya da halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı, davacının itiraza dayanak markalarının tanınmış olup olmadığı ve davalı şirket marka başvurusunun tescili halinde tanınmışlıktan yararlanıp yararlanmayacağı noktalarında toplandığını davalı marka başvurusunda - yer alan "ÖZ" ibaresi, "TAÇ" ibaresini anlam açısından pekiştirdiği, ilgili başvuruda vurgu ve tonlama, "TAÇ" ibaresi üzerinde toplandığı ve "TAÇ" ibaresi, davaya konu marka başvurusunun esaslı unsurunu teşkil ettiği, "ÖZTAÇ" ibaresi ile "TAÇ" ibaresi, 556 sayılı KHK anlamında birbirine benzer olarak addedildiği, davacı markasının tescillerinin daha çok tekstil alanında olduğu ve bu sektörde bilindiğinden davalı marka başvurusunun ilişkin olduğu “ilaç”, “gıda” gibi sektörler birbirlerinden tamamen farklı olduğu, davacı şirkete ait "TAÇ" esas unsurlu markaların, tanınmış marka olarak addedilebileceği, ancak markanın tanınmış marka olarak addedilmesi, davaya konu marka başvurusunun otomatik olarak tüm sınıflardaki tescil başvurusunun reddine neden olmayacağı, markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar vermesi veya markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçların belirlenmesi gerektiği, bu değerlendirme ise tescil edilmek istenen sınıflar ve hitap edilen tüketici kesimi gözönüne alınarak yapılacağı, davalı markasının ilişkin olduğu 05. sınıf (ilaçlar vs.)da, 29. 30. sınıf (gıdalar)da, dava konusu "ÖZTAÇ" markasını gören ortalama tüketicinin, davacının tekstil alanında tanınmış "TAÇ" markası ile herhangi bir ilişki kurmayacağı, davacı markasının tanınmışlığından yararlanma, tanınmışlığa veya itibara zarar verme olasılığının doğmayacağı, ancak, davacı markalarından 2004/12877 sayılı "TAÇ STYLE" ve 2006/64177 sayılı "TAÇ PAPATYA" markaları 35.(08). grupta yer alan müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri kapsadığı ve aslında halk tabiri ile mağazacılık hizmetleri olduğu, mağazacılık hizmeti kapsamında çok çeşitli malların satımı gündeme gelebileceği ve Tebliğ’in 01-34.sınıfında yer alan bütün malların perakende satışının yapılabilmesinin mümkün olduğu, bu sebeple Tebliğ kapsamındaki bütün emtialar için fiilen marka korumasına sahip olunduğu, diğer taraftan, mal üreten kişiler, ayrıca hizmet markası almalarına gerek olmaksızın, ürettikleri malları emtia markaları ile “mal satım hizmeti” ile satabileceği, bu tür bir satış hizmetinin söz konusu olduğu durumlarda hizmet sınıfında tescilli marka ile tescili istenen marka başvurusu kapsamındaki mallar karıştırılabileceği, belirtilen nedenlerle davacının 35.sınıftaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" ile davalının ticari markalarının kapsadığı tüm mallar (05., 29., 30. sınıfa dahil malları) açısından 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi kapsamında iltibas tehlikesi oluştuğu gerekçesiyle davanın kabülü ile TPE YİDK’nun 16.02.2009 tarih ve 2009-M-302 sayılı kararının iptaline, davaya konu marka başvurusunun hükümden düştüğü anlaşıldığından bu konuda karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

Dava, 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesine dayalı YİDK kararının iptali davasıdır.

Dava konusu başvuru ile davacının dayandığı markaların esaslı unsurlarının " TAÇ " ibaresinden oluşması nedeniyle benzer olduklarına ilişkin mahkeme gerekçesi yerindedir. Ancak, uyuşmazlık konusu 2007/49421 sayılı marka başvurusu hakkındaki 16.02.2009 tarih 2009/M/302 sayılı TPE YİDK kararının iptali istemiyle açılan davada, mahkemece alınan heyet raporunda 14.02.2011 tarihli ek rapora itibar edilerek davacı markalarından " TAÇ STYLE" ve "TAÇ PAPATYA" markalarının 35/08 alt gruptaki perakende satış hizmetlerini de kapsadığı, Markaların Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğde 1 ila 34. sınıflarda sayılan malların farklı sınıflar oluşturmasına rağmen söz konusu perakende satış hizmetleri kapsamında bu mallar satışa arzedilebileceğinden, 05., 29. ve 30. sınıf malları kapsayan davalı başvurusunun da davacının 35/08. sınıf hizmetleri kapsayan markaları ile 556 sayılı KHK'nin 8/1-(b) bendi anlamında iltibas tehlikesi oluştuğu sonucuna varılmıştır. Dairemizin 03.12.2009 tarih ve 9221/12410 sayılı kararında da açıklandığı üzere TPE tebliğlerine göre farklı sınıflarda tescilli olsa dahi halk nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ticaret ve hizmet markalarını kapsadıkları mal veya hizmetlerin "benzer türden mal ve hizmetler" olarak değerlendirilmesi mümkündür. Ancak, benzerlik değerlendirmesi yapılırken Dairemiz yerleşik kararlarında da açıklandığı üzere; "piyasanın anlayışı, benzer alıcı kitlesine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirleri yerine ikame edilebilme ve rekabet etme olanaklarının olup olmadığı, dağıtım kanalları kullanım yöntemleri ve amaçları ile hedeflenen halk kesimi gibi her somut olayın özelliklerine uygun düşen ölçütlerinde dikkate alınması gereklidir.

Somut uyuşmazlıkta, 05.05.2010 tarihli ek raporda söz konusu mal ve hizmetlerin benzer olmadıkları mütalaa edilmesine karşın, 14.02.2011 tarihli ek rapordaki değerlendirmeler sonucu ve her iki rapordaki çelişki de giderilmeden 5., 29. ve 30. sınıf emtia ile 35/08. sınıf hizmetlerin halk nezdinde karıştırılabileceği ifade edilmiştir. Oysa, 14.02.2011 tarihli ek rapor bu hususta yeterli bir değerlendirme içermediği gibi esasen genel nitelikteki 35/08. sınıf parakende satış hizmetlerinin Tebliğdeki 1 ila 34. sınıf malların tümü bakımından da benzer tür mal ve hizmetler niteliğinde olacaklarından bahisle 556 sayılı KHK'nin 8/1-(b) bendine göre tescil engeli olarak kabulü de olanaksızdır. Nitekim, Dairemizin 19.04.2010 tarih 2036/4235 sayılı kararında da 35/08 altgrupta sayılan mağazacılık hizmetlerinin marka tescil başvurusunda benzerlik değerlendirmesi bakımından dikkate alınabilmesi için markanın 35/08. sınıfta belirtildiği şekilde genel nitelikli bir mağazacılık hizmetini kapsamından ziyade bu altgruba giren parakende satış hizmetlerinin sunulacağı sektör, ürün veya ürün gruplarına ilişkin açıklama ile sınırlandırılması gerektiği açıklanmıştır.

Bu durumda, markaların sınıflandırılmasına ilişkin tebliğe göre farklı sınıflarda yer alan söz konusu mal ve hizmetlerin benzer türden mal ve hizmetler olarak nitelendirilmesi mümkün olamayacağından 556 sayılı KHK'nin 8/4. fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2007/49421 sayılı başvuru yönünden davacı tarafından açılan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka Tescilinin Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5579 E. 2012/13092 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka tecavüzü | Haksız rekabet | Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8978 E. 2023/3459 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/9304 E.  ,  2012/16638 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/03/2011 tarih ve 2009/91-2011/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin " TAÇ " ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2007/49421 kod numarası ile " ÖZTAÇ " ibaresini 05.,29. ve 30. sınıfta yer alan emtia için tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın TPE YİDK'nca nihai olarak reddedildiğini, ancak 556 s. KHK. nin 8/1-b maddesi anlamında görsel olarak müvekkile ait marka ile davalı şirkete ait markanın benzer ve karıştırılma ihtimallerinin olduğunu, müvekkiline ait "TAÇ" ibareli markaların tanınmış olduğunu, markanın başka sınıflarda tescili halinde bile müvekkiline ait markanın tanınmışlığından yararlanacağını ileri sürerek, TPE YİDK’nun 16.02.2009 tarih ve 2009-M-302 sayılı kararının iptaline, markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğünün tespiti ile marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili, kararın doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili, müvekkilinin toptan gıda ticareti ile uğraştığını, çocukları olan Özge ve Tacettin isimlerinin ilk hecelerini kullanmak sureti ile söz konusu markanın tescili yoluna gittiğini, markaların benzemediğini ve karıştırılma ihtimalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, uyuşmazlığın davacının itiraza dayanak yaptığı markalar ile davalı şirketin başvurusundaki ibarenin 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında aynı veya benzer olup olmadığı ya da halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı, davacının itiraza dayanak markalarının tanınmış olup olmadığı ve davalı şirket marka başvurusunun tescili halinde tanınmışlıktan yararlanıp yararlanmayacağı noktalarında toplandığını davalı marka başvurusunda - yer alan "ÖZ" ibaresi, "TAÇ" ibaresini anlam açısından pekiştirdiği, ilgili başvuruda vurgu ve tonlama, "TAÇ" ibaresi üzerinde toplandığı ve "TAÇ" ibaresi, davaya konu marka başvurusunun esaslı unsurunu teşkil ettiği, "ÖZTAÇ" ibaresi ile "TAÇ" ibaresi, 556 sayılı KHK anlamında birbirine benzer olarak addedildiği, davacı markasının tescillerinin daha çok tekstil alanında olduğu ve bu sektörde bilindiğinden davalı marka başvurusunun ilişkin olduğu “ilaç”, “gıda” gibi sektörler birbirlerinden tamamen farklı olduğu, davacı şirkete ait "TAÇ" esas unsurlu markaların, tanınmış marka olarak addedilebileceği, ancak markanın tanınmış marka olarak addedilmesi, davaya konu marka başvurusunun otomatik olarak tüm sınıflardaki tescil başvurusunun reddine neden olmayacağı, markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar vermesi veya markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçların belirlenmesi gerektiği, bu değerlendirme ise tescil edilmek istenen sınıflar ve hitap edilen tüketici kesimi gözönüne alınarak yapılacağı, davalı markasının ilişkin olduğu 05.

sınıf (ilaçlar vs.)da, 29.

30. sınıf (gıdalar)da, dava konusu "ÖZTAÇ" markasını gören ortalama tüketicinin, davacının tekstil alanında tanınmış "TAÇ" markası ile herhangi bir ilişki kurmayacağı, davacı markasının tanınmışlığından yararlanma, tanınmışlığa veya itibara zarar verme olasılığının doğmayacağı, ancak, davacı markalarından 2004/12877 sayılı "TAÇ STYLE" ve 2006/64177 sayılı "TAÇ PAPATYA" markaları 35.(08). grupta yer alan müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri kapsadığı ve aslında halk tabiri ile mağazacılık hizmetleri olduğu, mağazacılık hizmeti kapsamında çok çeşitli malların satımı gündeme gelebileceği ve Tebliğ’in 01-34.sınıfında yer alan bütün malların perakende satışının yapılabilmesinin mümkün olduğu, bu sebeple Tebliğ kapsamındaki bütün emtialar için fiilen marka korumasına sahip olunduğu, diğer taraftan, mal üreten kişiler, ayrıca hizmet markası almalarına gerek olmaksızın, ürettikleri malları emtia markaları ile “mal satım hizmeti” ile satabileceği, bu tür bir satış hizmetinin söz konusu olduğu durumlarda hizmet sınıfında tescilli marka ile tescili istenen marka başvurusu kapsamındaki mallar karıştırılabileceği, belirtilen nedenlerle davacının 35.sınıftaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" ile davalının ticari markalarının kapsadığı tüm mallar (05., 29., 30.

sınıfa dahil malları) açısından 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi kapsamında iltibas tehlikesi oluştuğu gerekçesiyle davanın kabülü ile TPE YİDK’nun 16.02.2009 tarih ve 2009-M-302 sayılı kararının iptaline, davaya konu marka başvurusunun hükümden düştüğü anlaşıldığından bu konuda karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

Dava, 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesine dayalı YİDK kararının iptali davasıdır.

Dava konusu başvuru ile davacının dayandığı markaların esaslı unsurlarının " TAÇ " ibaresinden oluşması nedeniyle benzer olduklarına ilişkin mahkeme gerekçesi yerindedir. Ancak, uyuşmazlık konusu 2007/49421 sayılı marka başvurusu hakkındaki 16.02.2009 tarih 2009/M/302 sayılı TPE YİDK kararının iptali istemiyle açılan davada, mahkemece alınan heyet raporunda 14.02.2011 tarihli ek rapora itibar edilerek davacı markalarından " TAÇ STYLE" ve "TAÇ PAPATYA" markalarının 35/08 alt gruptaki perakende satış hizmetlerini de kapsadığı, Markaların Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğde 1 ila 34. sınıflarda sayılan malların farklı sınıflar oluşturmasına rağmen söz konusu perakende satış hizmetleri kapsamında bu mallar satışa arzedilebileceğinden, 05., 29.

ve 30. sınıf malları kapsayan davalı başvurusunun da davacının 35/08. sınıf hizmetleri kapsayan markaları ile 556 sayılı KHK'nin 8/1-(b) bendi anlamında iltibas tehlikesi oluştuğu sonucuna varılmıştır. Dairemizin 03.12.2009 tarih ve 9221/12410 sayılı kararında da açıklandığı üzere TPE tebliğlerine göre farklı sınıflarda tescilli olsa dahi halk nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ticaret ve hizmet markalarını kapsadıkları mal veya hizmetlerin "benzer türden mal ve hizmetler" olarak değerlendirilmesi mümkündür. Ancak, benzerlik değerlendirmesi yapılırken Dairemiz yerleşik kararlarında da açıklandığı üzere; "piyasanın anlayışı, benzer alıcı kitlesine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirleri yerine ikame edilebilme ve rekabet etme olanaklarının olup olmadığı, dağıtım kanalları kullanım yöntemleri ve amaçları ile hedeflenen halk kesimi gibi her somut olayın özelliklerine uygun düşen ölçütlerinde dikkate alınması gereklidir.

Somut uyuşmazlıkta, 05.05.2010 tarihli ek raporda söz konusu mal ve hizmetlerin benzer olmadıkları mütalaa edilmesine karşın, 14.02.2011 tarihli ek rapordaki değerlendirmeler sonucu ve her iki rapordaki çelişki de giderilmeden 5., 29. ve 30. sınıf emtia ile 35/08. sınıf hizmetlerin halk nezdinde karıştırılabileceği ifade edilmiştir. Oysa, 14.02.2011 tarihli ek rapor bu hususta yeterli bir değerlendirme içermediği gibi esasen genel nitelikteki 35/08. sınıf parakende satış hizmetlerinin Tebliğdeki 1 ila 34. sınıf malların tümü bakımından da benzer tür mal ve hizmetler niteliğinde olacaklarından bahisle 556 sayılı KHK'nin 8/1-(b) bendine göre tescil engeli olarak kabulü de olanaksızdır. Nitekim, Dairemizin 19.04.2010 tarih 2036/4235 sayılı kararında da 35/08 altgrupta sayılan mağazacılık hizmetlerinin marka tescil başvurusunda benzerlik değerlendirmesi bakımından dikkate alınabilmesi için markanın 35/08.

sınıfta belirtildiği şekilde genel nitelikli bir mağazacılık hizmetini kapsamından ziyade bu altgruba giren parakende satış hizmetlerinin sunulacağı sektör, ürün veya ürün gruplarına ilişkin açıklama ile sınırlandırılması gerektiği açıklanmıştır.

Bu durumda, markaların sınıflandırılmasına ilişkin tebliğe göre farklı sınıflarda yer alan söz konusu mal ve hizmetlerin benzer türden mal ve hizmetler olarak nitelendirilmesi mümkün olamayacağından 556 sayılı KHK'nin 8/4. fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2007/49421 sayılı başvuru yönünden davacı tarafından açılan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063652200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.