Limited şirket müdürünün sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5477 E. 2012/14872 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün sorumluluğu↗ limited şirket müdürlüğü↗ şirket müdürünün sorumluluğu↗ limited şirket müdürü↗ limited şirket ortağı↗ azil↗ ttk 547↗ sorumluluktan kurtulma↗ haklı sebep↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirket müdürlüğü↗ sorumluluk davası↗ kusur sorumluluğu↗ rekabet yasağı↗ şirket müdürü↗ şirket zararı↗ oy yasağı↗ olumsuz oy↗ ispat yükü↗ limited şirket↗ ticari defter↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın müdürü olduğu davalı şirket ile yine adı geçen davalının ortağı ve müdürü olduğu dava dışı limited şirketin faaliyet türünün aynı bulunduğu, davalı ...'ın ortağı ve temsilcisi olduğu davalı şirketten ayrılmadan ve temsilcilik görevini bırakmadan, aynı ticari işleri yapmak amacıyla yeni bir şirket kurmasının ve bu şirketin de temsilcisi olmasının haksız rekabet oluşturduğu, bu nedenle müdürlük yetkisinin kaldırılmasına ve ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin istemin yerinde bulunduğu, tazminat istemi yönünden ise davalı şirketin banka hesap hareketlerinin ticari defterlere kaydedilmediği, şirket harcamalarının şirket ortakları tarafından şahsen yapıldığı, bu haliyle davalının ortağı olduğu şirkete borçlu ya da şirketten alacaklı olup olmadığının ancak şirketin ve davalının ortaklık hissesinin değerinin saptanmasından sonra şirkete ait tüm alacak ve borç kalemlerinin birlikte değerlendirilmesi ile ortaya çıkacağı gerekçesiyle esas ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davalı ...'ın diğer davalı şirketteki müdürlük yetkisinin kaldırılmasına, TTK'nun 551/3 maddesi uyarınca şirket ortaklığından çıkarılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, limited şirket müdürlüğünden azil, ortalıktan çıkarılma, ortaklıktan çıkarılan ortağın hisselerinin diğer ortağa devri ve limited şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı tazminat istemlerine ilişkindir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 551/3. maddesi uyarınca haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket ortağının, ortaklıktan çıkarılmasının mahkemeden istenebilmesi mümkündür. Haklı neden kavramı yasalarımızda tanımlanmamış olup her davada, olayın özelliğine göre ileri sürülen iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin mahkemece takdir edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı taraf, davalı şirket müdürü ortağın, şirket faaliyetlerini zaafa uğratacak güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, şirket hesapları ile ilgili bilgi vermekten kaçındığını, diğer ortakları aşağıladığını, şirket hesaplarından şahsi harcama yaptığını, şirketle rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, davalının tarafların ortağı olduğu şirketten ayrılmadan ve temsilcilik görevini bırakmadan, aynı ticari işleri yapmak amacıyla yeni bir şirket kurmasının ve bu şirketin temsilcisi olmasının haksız rekabet olduğu gerekçesiyle davalı ortağın müdürlükten azline ve ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiş, davacı tarafın diğer iddiaları değerlendirilmemiştir. Her ne kadar davalı müdür ortağın, rekabet yasağını ihlal etmesi, TTK'nun 547. maddesi hükmü gözetildiğinde şirket müdürlüğünden azil için haklı bir neden teşkil etse de, şirket anasözleşmesinde şirket ortaklarının şirket ile rekabet etmeyeceklerine dair bir düzenleme yapılmadığından tek başına şirket ortaklığından çıkarılma yönünden de haklı neden oluşturmaz. O halde mahkemece, tarafların tüm iddia ve savunmalarının üzerinde durularak davalı ortağın ortaklıktan çıkarılması için haklı nedenlerin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, davacı tarafça davalı ortağın şirketteki hisselerinin davacı ... Kösem'e devredilmesi istenilmiş olmasına ve TTK'nun 551/4. maddesinde de buna imkan tanınmış bulunmasına rağmen mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
4-Ayrıca, davalı müdürün şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla şirket yararına tazminat isteminde de bulunulmuştur. Bu istem yönünden dava, TTK'nun 556. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 309. ve 336. maddeleri uyarınca limited şirket müdürü olan davalı aleyhine açılan sorumluluk davası niteliğindedir. Anılan maddeler uyarınca bu türden bir davada limited şirket müdürü, ancak sorumluluğu mucip işlemlerde bir kusurunun olmadığını ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Diğer bir deyişle bu türden davalarda ispat yükü ters çevrilmiş kusur sorumluluğu söz konusudur. Somut olayda, alınan bilirkişi raporunda şirkete ait hesaplardan davacıya para ödendiği, davalının da kredi kartı ile şirket adına ödeme yaptığı, sonuç olarak davalı müdürün şirkete borçlandığı açıklanmış olup tarafların itirazı üzerine alınan ek raporlarda ise dosya kapsamına göre tarafların alacaklı olup olmadıklarının tespit edilemediği ve davacı ... tarafından şirket adına yapılan ödemelerin muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmediği bildirilmiş olmasına göre mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davalı müdürün sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tazminat isteminin reddi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12830 E. 2013/17994 K.
Ortak:ortaklıktan çıkarılma · şirket müdürlüğü · limited şirket · ticari defter · yetkisizlik kararı · haksız rekabet · temsil · e-defter
İncelediğiniz kararda… a, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın müdürü olduğu davalı şirket ile yine adı geçen davalının ortağı ve müdürü olduğu dava dışı «limited şirketin» faaliyet türünün aynı bulunduğu, davalı ...'ın ortağı ve «temsilcisi» olduğu davalı şirketten ayrılmadan ve temsilcilik görevini bırakmadan, aynı ticari işleri yapmak amacıyla yeni bir şirket kurmasının ve bu şirketin de temsilcisi olmasının «haksız rekabet» oluşturduğu, bu nedenle müdürlük «yetkisinin» kaldırılmasına ve «ortaklıktan çıkarılmaya» ilişkin istemin yerinde bulunduğu, tazminat istemi yönünden ise davalı şirketin banka hesap hareketlerinin «ticari defterlere» kaydedilmediği, şirket harcamalarının şirket ortakları tarafından şahsen yapıldığı, bu haliyle davalının ortağı olduğu şirkete borçlu ya da şirketten alacaklı olup olmadığının ancak şirketin ve davalının ortaklık hissesinin değerinin saptanmasından sonra şirkete ait tüm alacak ve borç kalemlerinin birlikte değerlendirilmesi ile ortaya çıkacağı gerekçesiyle esas ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davalı ...'ın diğer davalı «şirketteki müdürlük» yetkisinin kaldırılmasına, TTK'nun 551/3 maddesi uyarınca şirket ortaklığından çıkarılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «limited şirket müdürlüğünden» «azil», ortalıktan çıkarılma, «ortaklıktan çıkarılan» ortağın hisselerinin diğer ortağa devri ve «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» dayalı tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davalının tarafların ortağı olduğu şirketten ayrılmadan ve «temsilcilik» görevini bırakmadan, aynı ticari işleri yapmak amacıyla yeni bir şirket kurmasının ve bu şirketin temsilcisi olmasının «haksız rekabet» olduğu gerekçesiyle davalı ortağın müdürlükten azline ve «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiş, davacı tarafın diğer iddiaları değerlendirilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ...'ın müdürü olduğu davalı şirket ile yine adı geçen davalının ortağı ve müdürü olduğu dava dışı «limited şirketin» faaliyet türünün aynı bulunduğu, davalı ...'ın ortağı ve «temsilcisi» olduğu davalı şirketten ayrılmadan ve temsilcilik görevini bırakmadan, aynı ticari işleri yapmak amacıyla yeni bir şirket kurmasının ve bu şirketin de temsilcisi olmasının «haksız rekabet» oluşturduğu, bu nedenle müdürlük «yetkisinin» kaldırılmasına ve «ortaklıktan çıkarılmaya» ilişkin istemin yerinde bulunduğu, tazminat istemi yönünden ise davalı şirketin banka hesap hareketlerinin «ticari defterlere» kaydedilmediği, şirket harcamalarının şirket ortakları tarafından şahsen yapıldığı, bu haliyle davalının ortağı olduğu şirkete borçlu ya da şirketten alacaklı olup olmadığının ancak şirketin ve davalının ortaklık hissesinin değerinin saptanmasından sonra şirkete ait tüm alacak ve borç kalemlerinin birlikte değerlendirilmesi ile ortaya çıkacağı gerekçesiyle esas ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davalı ...'ın diğer davalı «şirketteki müdürlük» yetkisinin kaldırılmasına, TTK'nın 551/3 maddesi uyarınca şirket ortaklığından çıkarılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar taraf vekilleri ta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5477 E. , 2012/14872 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA
ANKARA 5 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2008/284 E.
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2010 tarih ve 2008/111-2010/681 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davada, davalı ...'ın, tarafların ortağı olduğu diğer davalı şirketin müdürü olduğunu, davalı müdürün görevini tam olarak yerine getirmediğini, şirket faaliyetlerini zaafa uğratacak güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, şirket hesapları ile ilgili sağlıklı bilgi vermekten kaçındığını, müvekkillerine aşağılayıcı beyanlarda bulunduğunu, davalının bu davranışları üzerine kendisinden 2007 yılının Aralık ayında şirket müdürlüğünden ayrılmasının istenildiğini, davalının bu teklifi kabul ettiği halde yasal prosedürü yerine getirmediğini, yaklaşık bir ay sonra ise kimsenin olmadığı bir saatte şirkete gelip şahsi eşyaları ile birlikte şirkete ait dosyaları, kaşeyi ve bilgisayarı götürdüğünü, şirket hesaplarındaki parayı şahsi harcamalarında kullandığını, tarafların ortağı olduğu şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren ve unvanında “Eskiz” ibaresi bulunan başka bir limited şirket kurarak rekabet yasağını ihlal ettiğini, davalının bu tutum ve davranışları nedeniyle şirketin ekonomik sıkıntıya girdiğini ileri sürerek, davalı ...'ın şirket müdürlüğünden azline, ortaklıktan çıkarılmasına, davalının şirketteki hisselerinin davacı ...'ya devrine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacıların iddialarının doğru olmadığını, davalı şirketin müvekkilinin çabası ile ayakta kaldığını, şirket gelirlerinin yeterli olmaması nedeniyle personel maaşlarının, faturaların ve apartman aidatlarının çoğu zaman müvekkili tarafından karşılandığını, şirket hesabındaki paranın tamamının şirket faaliyetleri için kullanıldığını, müvekkilinin şirket ile irtibatının fiilen kesilmesinden sonra faaliyet konusu farklı olan bir şirkete ortak olduğunu, “Eskiz” ibaresi üzerindeki hakkın da müvekkiline ait bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın müdürü olduğu davalı şirket ile yine adı geçen davalının ortağı ve müdürü olduğu dava dışı limited şirketin faaliyet türünün aynı bulunduğu, davalı ...'ın ortağı ve temsilcisi olduğu davalı şirketten ayrılmadan ve temsilcilik görevini bırakmadan, aynı ticari işleri yapmak amacıyla yeni bir şirket kurmasının ve bu şirketin de temsilcisi olmasının haksız rekabet oluşturduğu, bu nedenle müdürlük yetkisinin kaldırılmasına ve ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin istemin yerinde bulunduğu, tazminat istemi yönünden ise davalı şirketin banka hesap hareketlerinin ticari defterlere kaydedilmediği, şirket harcamalarının şirket ortakları tarafından şahsen yapıldığı, bu haliyle davalının ortağı olduğu şirkete borçlu ya da şirketten alacaklı olup olmadığının ancak şirketin ve davalının ortaklık hissesinin değerinin saptanmasından sonra şirkete ait tüm alacak ve borç kalemlerinin birlikte değerlendirilmesi ile ortaya çıkacağı gerekçesiyle esas ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davalı ...'ın diğer davalı şirketteki müdürlük yetkisinin kaldırılmasına, TTK'nun 551/3 maddesi uyarınca şirket ortaklığından çıkarılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, limited şirket müdürlüğünden azil, ortalıktan çıkarılma, ortaklıktan çıkarılan ortağın hisselerinin diğer ortağa devri ve limited şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı tazminat istemlerine ilişkindir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 551/3. maddesi uyarınca haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket ortağının, ortaklıktan çıkarılmasının mahkemeden istenebilmesi mümkündür. Haklı neden kavramı yasalarımızda tanımlanmamış olup her davada, olayın özelliğine göre ileri sürülen iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin mahkemece takdir edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı taraf, davalı şirket müdürü ortağın, şirket faaliyetlerini zaafa uğratacak güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, şirket hesapları ile ilgili bilgi vermekten kaçındığını, diğer ortakları aşağıladığını, şirket hesaplarından şahsi harcama yaptığını, şirketle rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, davalının tarafların ortağı olduğu şirketten ayrılmadan ve temsilcilik görevini bırakmadan, aynı ticari işleri yapmak amacıyla yeni bir şirket kurmasının ve bu şirketin temsilcisi olmasının haksız rekabet olduğu gerekçesiyle davalı ortağın müdürlükten azline ve ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiş, davacı tarafın diğer iddiaları değerlendirilmemiştir. Her ne kadar davalı müdür ortağın, rekabet yasağını ihlal etmesi, TTK'nun 547. maddesi hükmü gözetildiğinde şirket müdürlüğünden azil için haklı bir neden teşkil etse de, şirket anasözleşmesinde şirket ortaklarının şirket ile rekabet etmeyeceklerine dair bir düzenleme yapılmadığından tek başına şirket ortaklığından çıkarılma yönünden de haklı neden oluşturmaz.
O halde mahkemece, tarafların tüm iddia ve savunmalarının üzerinde durularak davalı ortağın ortaklıktan çıkarılması için haklı nedenlerin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, davacı tarafça davalı ortağın şirketteki hisselerinin davacı ... Kösem'e devredilmesi istenilmiş olmasına ve TTK'nun 551/4. maddesinde de buna imkan tanınmış bulunmasına rağmen mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
4-Ayrıca, davalı müdürün şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla şirket yararına tazminat isteminde de bulunulmuştur. Bu istem yönünden dava, TTK'nun 556. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 309. ve 336. maddeleri uyarınca limited şirket müdürü olan davalı aleyhine açılan sorumluluk davası niteliğindedir. Anılan maddeler uyarınca bu türden bir davada limited şirket müdürü, ancak sorumluluğu mucip işlemlerde bir kusurunun olmadığını ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Diğer bir deyişle bu türden davalarda ispat yükü ters çevrilmiş kusur sorumluluğu söz konusudur. Somut olayda, alınan bilirkişi raporunda şirkete ait hesaplardan davacıya para ödendiği, davalının da kredi kartı ile şirket adına ödeme yaptığı, sonuç olarak davalı müdürün şirkete borçlandığı açıklanmış olup tarafların itirazı üzerine alınan ek raporlarda ise dosya kapsamına göre tarafların alacaklı olup olmadıklarının tespit edilemediği ve davacı ...
tarafından şirket adına yapılan ödemelerin muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmediği bildirilmiş olmasına göre mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davalı müdürün sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tazminat isteminin reddi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına, (3) ve (4) nolu bentte yazılan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063323900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz