Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8640 E. 2012/15480 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adli yardım↗ tenfiz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre tenfizi istenen mahkeme kararının Uluslararası Adli Yardımlaşma Kurallarına göre tebliğ edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davalı davaya cevap vermediği halde mahkeme kararında davalının cevap dilekçesi verdiği yönünde ibarelere yer verilmesi usule aykırı ise de mahkeme kararının Lahey Sözleşmesi'ne göre tebliğ edilmemesi nedeniyle anılan hususun neticeye müessir bulunmaması karşısında davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davalı taraf karar tarihine kadar kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde davalı lehine ücreti vekalete karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK'nun (HMK'nun geçici 3. maddesi atfıyla) 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12147 E. 2018/6337 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket merkezi mahkemesi
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalı «şirketin merkez» adresi .../... olmasına rağmen Dairemiz ilamında .../... olarak belirtilmiş ise de anılan hususun neticeye müessir bulunmamasına göre, davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12476 E. 2012/13924 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tebliğ tarihi
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve kararın «tebliğ tarihi» 09/04/2009 olduğu halde Dairemiz kararından 19/10/2009 olarak gösterilmesinin maddi hatadan kaynaklanıp neticeye müessir bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8640 E. , 2012/15480 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2010/333-2011/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil ettiğini ve ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine açılan davada Essen Asliye Hukuk Mahkemesince 10.225,84 Euro ana paranın 25.09.2000 tarihinden itibaren işleyecek %5 faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek Essen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen kararın tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre tenfizi istenen mahkeme kararının Uluslararası Adli Yardımlaşma Kurallarına göre tebliğ edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davalı davaya cevap vermediği halde mahkeme kararında davalının cevap dilekçesi verdiği yönünde ibarelere yer verilmesi usule aykırı ise de mahkeme kararının Lahey Sözleşmesi'ne göre tebliğ edilmemesi nedeniyle anılan hususun neticeye müessir bulunmaması karşısında davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davalı taraf karar tarihine kadar kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde davalı lehine ücreti vekalete karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK'nun (HMK'nun geçici 3. maddesi atfıyla) 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün 3 nolu bendinin hükümden çıkartılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063295300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz