Markaya tecavüzün tespiti | Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3277 E. 2024/5554 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz kabiliyeti↗ keşif↗ infaz↗ iptal davası↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/348 E., 2020/275 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin MİKRO esas unsurlu markalarının sahibi olduğunu, davalının ise 2003/27513 sayı ile mikrogold ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini, ancak davalının kendi adına tescilli 2003/27513 tescil no.lu mikrogold ibareli markasını, tescilinden farklı olarak müvekkili adına tescilli MİKRO esas unsurlu markalara yakınlaştırmak ve MİKRO ibaresi ön plana çıkarmak suretiyle, mikrogold olan markasından gold ibaresini çıkararak veya görünmeyecek şekilde yazarak kurşun kalem, kurşun kalem ucu ve silgi ürünlerinde kullandığını ve davalı yanın söz konusu eylemlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ile men'ini ve bu şekildeki ürünlerin toplatılarak imhasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markası tescilli olup yasaya uygun olarak kullandığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir tecavüz teşkil eden eyleminin bulunmadığını, müvekkili kullanımının tesciline uygun olduğunu, müvekkilinin markasını tescil edilmiş halinden uzaklaşarak, davacı yan markasına benzetmek suretiyle kullandığı iddialarının da yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile MİKRO esas unsurlu markaların dava konusu kırtasiye ürünleri sınıfında davacı adına tescilli olduğu, sonraki tarihli 2003/27513 tescil no.lu mikrogold ibareli markanın ise dava konusu emtia sınıfında davalı adına tescilli olduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalının fiili kullanımında ise markasının tescilinden farklı olarak MİKRO ibaresi ön plana çıkarılır ve markası olan mikrogold ibaresinin bazı emtialarla sadece MİKRO, bazılarında büyük harfle MİKRO yazıp eki olan gold ibaresinin okunmayacak derecede küçük puntolarla bazen de hiç okunmayacak şekilde aynı renk zemin üzerine aynı renk kullandığı, bu haliyle davacı adına önceki tarihli MİKRO asıl ibareli markaları yönünden ortalama tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve men'ine, bu şekildeki ürünlerin toplatılarak imhasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullanımının kanuni hakkına dayandığını, MİKROGOLD markasının müvekkili adına 2003/27513 numara ile tescilli olup, korumasının halen devam ettiğini, müvekkilinin tescilli markasından kaynaklanan haklarını kullandığını, dolayısıyla markaya tecavüz teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığını, davacılar tarafından dosyaya müvekkilinin mikrogold ibareli markasının gold ibaresinin daha küçük yazıldığı ürünler dava tarihi itibariyle kullanılmadığı halde kötü niyetli olarak dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin kullanımınında olan ürünler üzerindeki mikrogold markası mikro ve gold ibareleri aynı boyutlarda yer aldığını, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğini, kaldı ki tescilli bir markanın sadece sözcük unsurundan oluşuyorsa veya esas unsuru sözcük veya sözcükler ise bu markanın farklı şekillerde kullanılmasının hukuka uygun olduğunu, dolayısıyla kararın hatalı olduğunu müvekkilinin bu markayı tescil edildiği şekilde kullandığını ve hiçbir unsurunun bir diğerinden önde kullanılmadığını, ayrıca müvekkilinin bu ibareyi tescil ettirdiği mal ve hizmetler bakımından kullandığını, dolayısıyla tescilsiz bir kullanım ve marka tecavüzünün bulunmadığını, raporun hatalı ve yasaya aykırı değerlendirmeler içerdiğini, bu haliyle hükme esas alınamayacağını, raporun müvekkilinin işyerinde yapılan keşif üzerine elde edilen ürünler üzerinden değil, davacının müvekkili ile ilgisi olmayan ve yasal delil süresinden sonra bildirdiği birtakım değişik iş dosyalarına dayanılarak yapıldığını, bu davanın açıldığı tarih itibariyle kullanılan ürünlerin kendileri tarafından dosyaya ibraz edildiğini, somut olayda davacının dünya şekline benzer şekil unsuru üzerinde herhangi bir hak iddiasının olmadığını, bu şeklin kullanılmasının davacının hakkını ihlal etmediğini, bu husus gözetildiğinde bilirkişinin marka tecavüzü şeklindeki tespitini anlayamadıklarını, bu yöndeki değerlendirme ve tespitlerin davacı lehine gerekçe yapılamayacağını, müvekkilinin markasının tek kelime olan mikrogold ibaresinden oluştuğunu ve markanın asıl unsurunun da mikrogold olduğunu, buna rağmen bilirkişinin markayı bölmesinin ve ayırt edicilik değerlendirmesi yapmasının hatalı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan hükümsüzlük ve kullanmama sebebi ile iptal davalarının reddine karar verildiğini, kötü niyetin korunmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının da tescilli markası bulunmakta ise de davalının kurşun kalem, kurşun kalem ucu ve silgi ürünleri üzerindeki fiili kullanımının davacının MİKRO asıl unsurlu markalarına yaklaştığı ve bu durumun iltibas oluşturduğu, dolayısıyla davalının kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz niteliğinde bulunduğu, davalı vekilince davacının sunduğu delillerin dava tarihi itibariyle kullanılan ürünler olmadığı ileri sürülmüş ise de söz konusu ürünlerin dava tarihinden sonra üretildiği ya da kullanıldığı hususunun davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf beyanlarına ek olarak davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, taraflar arasında görülen ve kesinleşen hükümsüzlük ve iptal davası kararına aykırı bir karar verildiğini, bu durumun çelişki yarattığını, kurulan hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığını, bölge adliye mahkemesince eklenen gerekçeye göre yokluğun ispatının mümkün olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti durdurulması ve önlenmesi taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'nun 29 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7353 E. 2023/7245 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · kazanılmış hak · hak düşürücü süre · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… inin üzerinden beş yıl geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakta olup, yerel mahkemece, dava konusu markanın 6769 sayılı SMK’nın 9 ve 26.maddelerinde öngörüldüğü üzere, «son» beş yıl içinde Türkiye sınırları içerisinde ciddi surette kullanılıp kullanılmadığı hususunda işin esasına girilerek inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı gerekçeye dayalı olarak davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmü …
… de dünyanın önde gelen firmalarının distribütörlüğünün yanında mikro ürünlerinin de üretimini ve satışını yaptığını, markanın en temel fonksiyonunun bir kimse ya da «ticari işletmenin» ürettiği mal ve hizmetlerin diğer kimse ya da ticari işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması olduğunu, buna markanın ayırt edici fonksiyonu d …
… müvekkilin 05/10/2015 tarihinde kullanmak üzere bir başkasından devraldığı 2003/27513 sayılı "MİKROGOLD" ibareli markasının kullanılmadığı iddiasıyla açılan davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, davaya konu markanın on dört yıldır (TÜRKPATENT) nezdinde tescil edildiğini ve koruma altında olduğunu, müvekkilinin bu tescile güvenerek …
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10040 E. 2011/4166 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ta ise de davalının kurşun kalem, kurşun kalem ucu ve silgi ürünleri üzerindeki fiili kullanımının davacının MİKRO asıl unsurlu markalarına yaklaştığı ve bu durumun «iltibas» oluşturduğu, dolayısıyla davalının kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» niteliğinde bulunduğu, davalı vekilince davacının sunduğu delillerin dava tarihi itibariyle kullanılan ürünler olmadığı ileri sürülmüş ise de söz konusu ürünlerin …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ecavüzünün bulunmadığını, raporun hatalı ve yasaya aykırı değerlendirmeler içerdiğini, bu haliyle hükme esas alınamayacağını, raporun müvekkilinin işyerinde yapılan «keşif» üzerine elde edilen ürünler üzerinden değil, davacının müvekkili ile ilgisi olmayan ve yasal delil süresinden sonra bildirdiği birtakım değişik iş dosyalarına dayanılarak yapıldığını, bu davanın açıldığı tarih itibariyle kullanılan ürünlerin kendileri tarafından dosyaya «ibraz» edildiğini, somut olayda davacının dünya şekline benzer şekil unsuru üzerinde herhangi bir hak iddiasının olmadığını, bu şeklin kullanılmasının davacının hakkını ihlal etmediğini, bu husus gözetildiğinde bilirkişinin marka tecavüzü şeklindeki tespitini anlayamadıklarını, bu yöndeki değerlendirme ve tespitlerin davacı lehine gerekçe yapılamayacağını, müvekkilinin markasının tek kelime olan mikrogold ibaresinden oluştuğunu ve markanın asıl unsurunun da mikrogold olduğunu, buna rağmen bilirkişinin markayı bölmesinin ve «ayırt edicilik» değerlendirmesi yapmasının hatalı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan hükümsüzlük ve kullanmama «sebebi» ile «iptal davalarının» reddine karar verildiğini, «kötü niyetin» korunmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaGoldnet Bilgisayar" şeklinde marka olarak 31/08/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davacının markalarındaki “Gold” sözcüğünün markanın esas unsurunu teşkil etmediği ve «ayırt edicilik» özelliği bulunmadığı, davalının da “Gold” ibaresinin yanında ayırt edici ekler aldığı, markalar arasında «iltibas» olmadığı ve marka hakkının ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “Gold ” ibareli markalarının davalı iş yerinde tanıtıcı işaret olarak kullanılması nedeniyle «marka hakkına tecavüzün» önlenmesini talep etmiştir.
Aksi takdirde, bu kullanım başkasının tescilli markasına «iltibas» oluşturduğundan bahisle, 556 Sayılı KHK'nin 9 ve 61. maddeleri uyarınca tescilli marka hakkı sahibinin dava açma hakkı mevcuttur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının “Gold Computer”,“Gold Bilgisayar”, “Gold Techno”, “Gold Computer&Elektronics” ibareli markalarını 01/07/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davalının «ticaret unvanını» "...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1133 E. 2020/5023 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz kararda… ecavüzünün bulunmadığını, raporun hatalı ve yasaya aykırı değerlendirmeler içerdiğini, bu haliyle hükme esas alınamayacağını, raporun müvekkilinin işyerinde yapılan «keşif» üzerine elde edilen ürünler üzerinden değil, davacının müvekkili ile ilgisi olmayan ve yasal delil süresinden sonra bildirdiği birtakım değişik iş dosyalarına dayanılarak yapıldığını, bu davanın açıldığı tarih itibariyle kullanılan ürünlerin kendileri tarafından dosyaya «ibraz» edildiğini, somut olayda davacının dünya şekline benzer şekil unsuru üzerinde herhangi bir hak iddiasının olmadığını, bu şeklin kullanılmasının davacının hakkını ihlal etmediğini, bu husus gözetildiğinde bilirkişinin marka tecavüzü şeklindeki tespitini anlayamadıklarını, bu yöndeki değerlendirme ve tespitlerin davacı lehine gerekçe yapılamayacağını, müvekkilinin markasının tek kelime olan mikrogold ibaresinden oluştuğunu ve markanın asıl unsurunun da mikrogold olduğunu, buna rağmen bilirkişinin markayı bölmesinin ve «ayırt edicilik» değerlendirmesi yapmasının hatalı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan hükümsüzlük ve kullanmama «sebebi» ile «iptal davalarının» reddine karar verildiğini, «kötü niyetin» korunmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMülga 556 sayılı Marka KHK’da olduğu gibi, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 9.maddesinde de bir markanın sahibi tarafından, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir sebep olmaksızın, tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmaması veya kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilmesi hali markanın iptali «sebebi» olarak kabul edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · def'i · yetki · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… inin üzerinden beş yıl geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakta olup, yerel mahkemece, dava konusu markanın 6769 sayılı SMK’nın 9 ve 26.maddelerinde öngörüldüğü üzere, «son» beş yıl içinde Türkiye sınırları içerisinde ciddi surette kullanılıp kullanılmadığı hususunda işin esasına girilerek inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı gerekçeye dayalı olarak davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmü …
Mülga 556 sayılı Marka KHK’da olduğu gibi, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 9.maddesinde de bir markanın sahibi tarafından, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir sebep olmaksızın, tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmaması veya kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilmesi hali markanın iptali «sebebi» olarak kabul edilmiştir.
Kullanılmayan markanın iptalinin istenileceği mercii SMK’nın 25.maddesinde Türk Marka ve Patent Kurumu olarak gösterilmiş ise de, SMK’nın 192 ve geçici 4.maddeleri uyarınca, bu «yetki» 10.01.2024 tarihine kadar mahkemelerin görevine bırakılmıştır.
6769 sayılı SMK’da kullanmama nedeniyle iptal ve «def»’i haklarını düzenleyen Kanun maddelerinin yürürlük tarihi konusunda özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12519 E. 2011/16626 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ecavüzünün bulunmadığını, raporun hatalı ve yasaya aykırı değerlendirmeler içerdiğini, bu haliyle hükme esas alınamayacağını, raporun müvekkilinin işyerinde yapılan «keşif» üzerine elde edilen ürünler üzerinden değil, davacının müvekkili ile ilgisi olmayan ve yasal delil süresinden sonra bildirdiği birtakım değişik iş dosyalarına dayanılarak yapıldığını, bu davanın açıldığı tarih itibariyle kullanılan ürünlerin kendileri tarafından dosyaya «ibraz» edildiğini, somut olayda davacının dünya şekline benzer şekil unsuru üzerinde herhangi bir hak iddiasının olmadığını, bu şeklin kullanılmasının davacının hakkını ihlal etmediğini, bu husus gözetildiğinde bilirkişinin marka tecavüzü şeklindeki tespitini anlayamadıklarını, bu yöndeki değerlendirme ve tespitlerin davacı lehine gerekçe yapılamayacağını, müvekkilinin markasının tek kelime olan mikrogold ibaresinden oluştuğunu ve markanın asıl unsurunun da mikrogold olduğunu, buna rağmen bilirkişinin markayı bölmesinin ve «ayırt edicilik» değerlendirmesi yapmasının hatalı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan hükümsüzlük ve kullanmama «sebebi» ile «iptal davalarının» reddine karar verildiğini, «kötü niyetin» korunmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… ta ise de davalının kurşun kalem, kurşun kalem ucu ve silgi ürünleri üzerindeki fiili kullanımının davacının MİKRO asıl unsurlu markalarına yaklaştığı ve bu durumun «iltibas» oluşturduğu, dolayısıyla davalının kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» niteliğinde bulunduğu, davalı vekilince davacının sunduğu delillerin dava tarihi itibariyle kullanılan ürünler olmadığı ileri sürülmüş ise de söz konusu ürünlerin …
Benzer bu kararda… oldnet Bilgisayar" şeklinde marka olarak 31/08/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davacının markalarındaki “Gold” sözcüğünün markanın esas unsurunu teşkil etmediği ve «ayırt edicilik» özelliği bulunmadığı, davalının da “Gold” ibaresinin yanında ayırt edici ekler aldığı, markalar arasında «iltibas» olmadığı ve marka hakkının ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/10040 E,20011/ …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının “Gold Computer”,“Gold Bilgisayar”, “Gold Techno”, “Gold Computer&Elektronics” ibareli markalarını 01/07/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davalının «ticaret unvanını» "...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3277 E. , 2024/5554 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/582 Esas, 2023/159 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/348 E., 2020/275 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin MİKRO esas unsurlu markalarının sahibi olduğunu, davalının ise 2003/27513 sayı ile mikrogold ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini, ancak davalının kendi adına tescilli 2003/27513 tescil no.lu mikrogold ibareli markasını, tescilinden farklı olarak müvekkili adına tescilli MİKRO esas unsurlu markalara yakınlaştırmak ve MİKRO ibaresi ön plana çıkarmak suretiyle, mikrogold olan markasından gold ibaresini çıkararak veya görünmeyecek şekilde yazarak kurşun kalem, kurşun kalem ucu ve silgi ürünlerinde kullandığını ve davalı yanın söz konusu eylemlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ile men'ini ve bu şekildeki ürünlerin toplatılarak imhasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markası tescilli olup yasaya uygun olarak kullandığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir tecavüz teşkil eden eyleminin bulunmadığını, müvekkili kullanımının tesciline uygun olduğunu, müvekkilinin markasını tescil edilmiş halinden uzaklaşarak, davacı yan markasına benzetmek suretiyle kullandığı iddialarının da yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile MİKRO esas unsurlu markaların dava konusu kırtasiye ürünleri sınıfında davacı adına tescilli olduğu, sonraki tarihli 2003/27513 tescil no.lu mikrogold ibareli markanın ise dava konusu emtia sınıfında davalı adına tescilli olduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalının fiili kullanımında ise markasının tescilinden farklı olarak MİKRO ibaresi ön plana çıkarılır ve markası olan mikrogold ibaresinin bazı emtialarla sadece MİKRO, bazılarında büyük harfle MİKRO yazıp eki olan gold ibaresinin okunmayacak derecede küçük puntolarla bazen de hiç okunmayacak şekilde aynı renk zemin üzerine aynı renk kullandığı, bu haliyle davacı adına önceki tarihli MİKRO asıl ibareli markaları yönünden ortalama tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve men'ine, bu şekildeki ürünlerin toplatılarak imhasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullanımının kanuni hakkına dayandığını, MİKROGOLD markasının müvekkili adına 2003/27513 numara ile tescilli olup, korumasının halen devam ettiğini, müvekkilinin tescilli markasından kaynaklanan haklarını kullandığını, dolayısıyla markaya tecavüz teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığını, davacılar tarafından dosyaya müvekkilinin mikrogold ibareli markasının gold ibaresinin daha küçük yazıldığı ürünler dava tarihi itibariyle kullanılmadığı halde kötü niyetli olarak dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin kullanımınında olan ürünler üzerindeki mikrogold markası mikro ve gold ibareleri aynı boyutlarda yer aldığını, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğini, kaldı ki tescilli bir markanın sadece sözcük unsurundan oluşuyorsa veya esas unsuru sözcük veya sözcükler ise bu markanın farklı şekillerde kullanılmasının hukuka uygun olduğunu, dolayısıyla kararın hatalı olduğunu müvekkilinin bu markayı tescil edildiği şekilde kullandığını ve hiçbir unsurunun bir diğerinden önde kullanılmadığını, ayrıca müvekkilinin bu ibareyi tescil ettirdiği mal ve hizmetler bakımından kullandığını, dolayısıyla tescilsiz bir kullanım ve marka tecavüzünün bulunmadığını, raporun hatalı ve yasaya aykırı değerlendirmeler içerdiğini, bu haliyle hükme esas alınamayacağını, raporun müvekkilinin işyerinde yapılan keşif üzerine elde edilen ürünler üzerinden değil, davacının müvekkili ile ilgisi olmayan ve yasal delil süresinden sonra bildirdiği birtakım değişik iş dosyalarına dayanılarak yapıldığını, bu davanın açıldığı tarih itibariyle kullanılan ürünlerin kendileri tarafından dosyaya ibraz edildiğini, somut olayda davacının dünya şekline benzer şekil unsuru üzerinde herhangi bir hak iddiasının olmadığını, bu şeklin kullanılmasının davacının hakkını ihlal etmediğini, bu husus gözetildiğinde bilirkişinin marka tecavüzü şeklindeki tespitini anlayamadıklarını, bu yöndeki değerlendirme ve tespitlerin davacı lehine gerekçe yapılamayacağını, müvekkilinin markasının tek kelime olan mikrogold ibaresinden oluştuğunu ve markanın asıl unsurunun da mikrogold olduğunu, buna rağmen bilirkişinin markayı bölmesinin ve ayırt edicilik değerlendirmesi yapmasının hatalı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan hükümsüzlük ve kullanmama sebebi ile iptal davalarının reddine karar verildiğini, kötü niyetin korunmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının da tescilli markası bulunmakta ise de davalının kurşun kalem, kurşun kalem ucu ve silgi ürünleri üzerindeki fiili kullanımının davacının MİKRO asıl unsurlu markalarına yaklaştığı ve bu durumun iltibas oluşturduğu, dolayısıyla davalının kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz niteliğinde bulunduğu, davalı vekilince davacının sunduğu delillerin dava tarihi itibariyle kullanılan ürünler olmadığı ileri sürülmüş ise de söz konusu ürünlerin dava tarihinden sonra üretildiği ya da kullanıldığı hususunun davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf beyanlarına ek olarak davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, taraflar arasında görülen ve kesinleşen hükümsüzlük ve iptal davası kararına aykırı bir karar verildiğini, bu durumun çelişki yarattığını, kurulan hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığını, bölge adliye mahkemesince eklenen gerekçeye göre yokluğun ispatının mümkün olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti durdurulması ve önlenmesi taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'nun 29 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063292000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz