Markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7353 E. 2023/7245 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari işletme↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ hak düşürücü süre↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1986 yılından beri kırtasiye alanında faaliyet gösteren Mikro Kırtasiye'nin sektörde herkesçe bilinen bir marka olduğunu, ofis ve kırtasiye malzemelerinde dünyanın önde gelen firmalarının distribütörlüğünün yanında mikro ürünlerinin de üretimini ve satışını yaptığını, markanın en temel fonksiyonunun bir kimse ya da ticari işletmenin ürettiği mal ve hizmetlerin diğer kimse ya da ticari işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması olduğunu, buna markanın ayırt edici fonksiyonu denilmekte olduğunu, bu fonksiyonun sağlanabilmesi amacıyla kanun koyucunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi ile tescil sahibine bir kullanma zorunluluğu getirdiğini ileri sürerek, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde, davalı adına tescilli olan 2003 27513 tescil numaralı "mikrogold " ibareli markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıldan daha uzun süredir kullanılmaması sebebiyle 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu,26 ncı,192 nci ve geçici 4 üncü maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkilinin Şanlıurfa'da Lider Kırtasiye unvanı ile onbeş yıldır kırtasiye sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, davacı yanca müvekkilin 05/10/2015 tarihinde kullanmak üzere bir başkasından devraldığı 2003/27513 sayılı "MİKROGOLD" ibareli markasının kullanılmadığı iddiasıyla açılan davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davaya konu markanın on dört yıldır (TÜRKPATENT) nezdinde tescil edildiğini ve koruma altında olduğunu, müvekkilinin bu tescile güvenerek dava konusu markayı 05.10.2015 tarihinde devraldığını ve alır almaz kullanmaya başladığını, müvekkilinin dava konusu markayı yasanın aradığı şekilde ciddi bir biçimde kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2018 tarih, 2017/281 E. ve 2018/253 K. sayılı kararıyla; 6769 sayılı Kanun ile ilk defa getirilen kullanma külfetine bağlanan sonucun, ancak Kanun'un yürürlüğe girmesinden itibaren 5 yıl sonra ortaya çıkacağı, Yasa'nın yürürlük tarihi ve dava tarihi arasında geçen süre itirabiyle 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde belirlenen 5 yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2019 tarih, 2018/1607 E. ve 2019/1616 K. sayılı kararıyla; ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 12.11.2020 tarih, 2020/1133 E. ve 2020/5023 K. sayılı kararıyla ''... Somut olayda, iptali istenen markanın 21.12.2004 tarihinde tescil olunduğu, dava tarihinin 30.05.2017 olduğu ve davanın markanın tescilinin üzerinden beş yıl geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakta olup, yerel mahkemece, dava konusu markanın 6769 sayılı SMK’nın 9 ve 26.maddelerinde öngörüldüğü üzere, son beş yıl içinde Türkiye sınırları içerisinde ciddi surette kullanılıp kullanılmadığı hususunda işin esasına girilerek inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçeye dayalı olarak davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davaya konu Mikrogold markasını, tescilli olduğu emtia sınıfında ve iştigal etmiş olduğu iş sahasında yeterli yoğunlukta ve ciddiyette kullanmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markanın kullanmama nedeni ile iptali koşullarının 6769 sayılı Kanun hükümlerince oluştuğunu, davaya konu markanın 5 yıl boyunca kesintisiz olarak kullanılmadığını, markanın yoğun ve ciddi kullanılmadığını, bilirkişi raporlarının hükme esas teşkil edemeyeceğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanmama nedeniyle markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya tecavüzün tespiti | Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3277 E. 2024/5554 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz kabiliyeti · keşif · infaz · iptal davası · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · kötü niyet · ortalama tüketici
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf beyanlarına ek olarak davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığını, taraflar arasında görülen ve kesinleşen hükümsüzlük ve «iptal davası» kararına aykırı bir karar verildiğini, bu durumun çelişki yarattığını, kurulan hükmün «infaz kabiliyetinin» bulunmadığını, bölge adliye mahkemesince eklenen gerekçeye göre yokluğun ispatının mümkün olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
… ecavüzünün bulunmadığını, raporun hatalı ve yasaya aykırı değerlendirmeler içerdiğini, bu haliyle hükme esas alınamayacağını, raporun müvekkilinin işyerinde yapılan «keşif» üzerine elde edilen ürünler üzerinden değil, davacının müvekkili ile ilgisi olmayan ve yasal delil süresinden sonra bildirdiği birtakım değişik iş dosyalarına dayanılarak yapıldığını, bu davanın açıldığı tarih itibariyle kullanılan ürünlerin kendileri tarafından dosyaya «ibraz» edildiğini, somut olayda davacının dünya şekline benzer şekil unsuru üzerinde herhangi bir hak iddiasının olmadığını, bu şeklin kullanılmasının davacının hakkını ihlal etmediğini, bu husus gözetildiğinde bilirkişinin marka tecavüzü şeklindeki tespitini anlayamadıklarını, bu yöndeki değerlendirme ve tespitlerin davacı lehine gerekçe yapılamayacağını, müvekkilinin markasının tek kelime olan mikrogold ibaresinden oluştuğunu ve markanın asıl unsurunun da mikrogold olduğunu, buna rağmen bilirkişinin markayı bölmesinin ve «ayırt edicilik» değerlendirmesi yapmasının hatalı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan hükümsüzlük ve kullanmama «sebebi» ile «iptal davalarının» reddine karar verildiğini, «kötü niyetin» korunmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ntolarla bazen de hiç okunmayacak şekilde aynı renk zemin üzerine aynı renk kullandığı, bu haliyle davacı adına önceki tarihli MİKRO asıl ibareli markaları yönünden «ortalama tüketici» nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, durdurulmasına, …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1133 E. 2020/5023 K.
Ortak:eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… inin üzerinden beş yıl geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakta olup, yerel mahkemece, dava konusu markanın 6769 sayılı SMK’nın 9 ve 26.maddelerinde öngörüldüğü üzere, «son» beş yıl içinde Türkiye sınırları içerisinde ciddi surette kullanılıp kullanılmadığı hususunda işin esasına girilerek inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı gerekçeye dayalı olarak davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmü …
Benzer bu kararda… inin üzerinden beş yıl geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakta olup, yerel mahkemece, dava konusu markanın 6769 sayılı SMK’nın 9 ve 26.maddelerinde öngörüldüğü üzere, «son» beş yıl içinde Türkiye sınırları içerisinde ciddi surette kullanılıp kullanılmadığı hususunda işin esasına girilerek inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı gerekçeye dayalı olarak davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmü …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · def'i · yetki · dava sebebi
Benzer bu karardaMülga 556 sayılı Marka KHK’da olduğu gibi, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 9.maddesinde de bir markanın sahibi tarafından, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir sebep olmaksızın, tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmaması veya kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilmesi hali markanın iptali «sebebi» olarak kabul edilmiştir.
Kullanılmayan markanın iptalinin istenileceği mercii SMK’nın 25.maddesinde Türk Marka ve Patent Kurumu olarak gösterilmiş ise de, SMK’nın 192 ve geçici 4.maddeleri uyarınca, bu «yetki» 10.01.2024 tarihine kadar mahkemelerin görevine bırakılmıştır.
6769 sayılı SMK’da kullanmama nedeniyle iptal ve «def»’i haklarını düzenleyen Kanun maddelerinin yürürlük tarihi konusunda özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
… bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilen markanın iptaline karar verilir” şeklindeki düzenlemeden, Kanun Koyucunun, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu nitelikte olan, yani kullanılmaya …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7353 E. , 2023/7245 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mah. Sıfatıyla)
SAYISI 2021/5 Esas, 2022/ 274 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen markanın hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1986 yılından beri kırtasiye alanında faaliyet gösteren Mikro Kırtasiye'nin sektörde herkesçe bilinen bir marka olduğunu, ofis ve kırtasiye malzemelerinde dünyanın önde gelen firmalarının distribütörlüğünün yanında mikro ürünlerinin de üretimini ve satışını yaptığını, markanın en temel fonksiyonunun bir kimse ya da ticari işletmenin ürettiği mal ve hizmetlerin diğer kimse ya da ticari işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması olduğunu, buna markanın ayırt edici fonksiyonu denilmekte olduğunu, bu fonksiyonun sağlanabilmesi amacıyla kanun koyucunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi ile tescil sahibine bir kullanma zorunluluğu getirdiğini ileri sürerek, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde, davalı adına tescilli olan 2003 27513 tescil numaralı "mikrogold " ibareli markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıldan daha uzun süredir kullanılmaması sebebiyle 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu,26 ncı,192 nci ve geçici 4 üncü maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkilinin Şanlıurfa'da Lider Kırtasiye unvanı ile onbeş yıldır kırtasiye sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, davacı yanca müvekkilin 05/10/2015 tarihinde kullanmak üzere bir başkasından devraldığı 2003/27513 sayılı "MİKROGOLD" ibareli markasının kullanılmadığı iddiasıyla açılan davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davaya konu markanın on dört yıldır (TÜRKPATENT) nezdinde tescil edildiğini ve koruma altında olduğunu, müvekkilinin bu tescile güvenerek dava konusu markayı 05.10.2015 tarihinde devraldığını ve alır almaz kullanmaya başladığını, müvekkilinin dava konusu markayı yasanın aradığı şekilde ciddi bir biçimde kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2018 tarih, 2017/281 E. ve 2018/253 K. sayılı kararıyla; 6769 sayılı Kanun ile ilk defa getirilen kullanma külfetine bağlanan sonucun, ancak Kanun'un yürürlüğe girmesinden itibaren 5 yıl sonra ortaya çıkacağı, Yasa'nın yürürlük tarihi ve dava tarihi arasında geçen süre itirabiyle 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde belirlenen 5 yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2019 tarih, 2018/1607 E. ve 2019/1616 K. sayılı kararıyla; ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 12.11.2020 tarih, 2020/1133 E. ve 2020/5023 K. sayılı kararıyla ''... Somut olayda, iptali istenen markanın 21.12.2004 tarihinde tescil olunduğu, dava tarihinin 30.05.2017 olduğu ve davanın markanın tescilinin üzerinden beş yıl geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakta olup, yerel mahkemece, dava konusu markanın 6769 sayılı SMK’nın 9 ve 26.maddelerinde öngörüldüğü üzere, son beş yıl içinde Türkiye sınırları içerisinde ciddi surette kullanılıp kullanılmadığı hususunda işin esasına girilerek inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçeye dayalı olarak davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davaya konu Mikrogold markasını, tescilli olduğu emtia sınıfında ve iştigal etmiş olduğu iş sahasında yeterli yoğunlukta ve ciddiyette kullanmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markanın kullanmama nedeni ile iptali koşullarının 6769 sayılı Kanun hükümlerince oluştuğunu, davaya konu markanın 5 yıl boyunca kesintisiz olarak kullanılmadığını, markanın yoğun ve ciddi kullanılmadığını, bilirkişi raporlarının hükme esas teşkil edemeyeceğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanmama nedeniyle markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054684100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz