Vekâletnameye dayanarak kredi kullandırılmasına engel bulunmaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3516 E. 2024/5497 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Noterde düzenlenmiş vekâletnameye dayanarak vekil aracılığıyla kredi kullandırılmasına hukuken engel yoktur; kredi kullandırımı öncesinde istihbarat ve mali analiz yapan ve bankacılık teamüllerine uygun davranan bankaya kusur atfedilemez. Kredi kullandırıldıktan sonra yapılan azil, kullandırım anındaki işlemi sakatlamaz ve bankanın sorumluluğunu doğurmaz.
Ele alınan sorunlar
Vekâletname ile kredi kullandıran bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı ve kusurunun bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davacı, bankanın kredi mevzuatındaki yükümlülüklerini yerine getirmeden, mali tablo, gelir durumu belgesi, istihbarat, mali analiz, ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtlarına ilişkin belgeleri almadan vekâlet yoluyla kredi kullandırdığını, teyit için kendisine ulaşılmadığını, noterden teyit alındığının ispat edilmediğini ve bankanın ağır kusurlu olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı tarafından verilen vekâletnameye istinaden dava dışı vekil aracılığıyla davalı banka tarafından kredi kullandırılmış; kredi verilirken istihbarat ve mali analizler yapılmış olup davalıya kusur atfına neden olabilecek bankacılık teamüllerine aykırılık bulunmadığı bilirkişi incelemeleriyle belirlenmiştir. Davacı, vekilini kredi kullandırımı yapıldıktan sonra azletmiştir. Emsal olarak anılan Yargıtay ilamında da açıkça belirtildiği üzere vekâleten kredi kullandırımına engel bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Vekâletnameye dayalı kredi kullandırımının kural olarak mümkün olduğu ve istihbarat ile mali analiz yükümlülüğünü yerine getiren bankaya kusur atfedilemeyeceği yönündeki tespit bakımından emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekâleten kredi kullandırımı↗ bankanın özen yükümlülüğü↗ istihbarat ve mali analiz↗ azil↗ istirdat↗ bankacılık teamülleri↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13079 E. 2018/400 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · emsal banka uygulaması · teamül · ticari kredi · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · tacir
Benzer bu kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden «masraf» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan birden fazla «ticari kredi» kullandığı, banka tarafından «masraf» adı altında kesinti yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tüketici kredilerinde dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, tarafların «tacir», çekilen kredilerin ticari kredi olduğu, bankanın masraf «komisyon» veya istihbarat ücreti alamayacağı yönünde bir delilin dosyaya «ibraz» edilmediği, bankanın ticari kredi kullandırırken tacir olması nedeniyle kullandırdığı krediye ilişkin masraflarını isteyebileceği, kesinti yapılmasında hukuka aykı …
Mahkemece, taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, davalı bankanın «tacir» olması nedeniyle «masraf» talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan çeşitli tarihlerde birden fazla «ticari kredi» kullandığını belirtmiş olup, dava dilekçesinde tarihleri belirtilen «kredi sözleşmelerinin» TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3516 E. , 2024/5497 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/762 Esas, 2023/599 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/401 E., 2023/74 K.
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ticari taksisi olan 34 THD 31 plakalı aracın işletmesi sebebiyle ...'a bu kişi tarafından gönderilen ... üzerinden ...
5. Noterliği'nin 19059 yevmiye nolu 05.08.2013 tarihli vekaletnamesi ile vekil tayin ettiğini, vekaletin muhteviyatını tam olarak bilmeden güvene dayanarak verildiğini, vekaletin en başında "ticari plaka ve ticari araç satışı yapılamaz" ibaresi yer aldığını, vekaletnamede yer alan krediye etkisi muğlak görülmüş aracı rehin ederek kredi kullanılabileceğinin düşünülmediğini, kredi çekme talimatı yokken vekilin görevini kötüye kullanarak kredi kullandığını, davacıyı bilgilendirmediğini, krediyi de davacıya vermediğini, vekilin 16.09.2013 tarihinde azledildiğini, davalı ...'ın bu şekilde yüzlerce kişiyi zarara uğrattığını, davalı bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, vekaletname aslını istemeden fotokopi belge üzerinden işlem yaptığını, davacıya teyit için dahi ulaşma girişiminde bulunmadığını, bunun sonucu davalının çektiği 617.300,00 TL krediyi araç üzerindeki rehni kaldırmak için baskı altında davacının ödediğini, davalı bankanın bankacılık alanındaki uygulamalara aykırı şekilde işlem yaparak davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiğinden çekilen kredi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ve bankaya ödenen 617.300,00 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen hususların davacı ile dava dışı kişiler arasında meydana geldiğini, davalı bankaya husumet düşmediğini, istirdat isteminin ilk şartının icra takibi sırasında ödenmesi yani cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda bulunması gerektiği oysa başlatılan icra takibi bulunmadığını, davanın dava dışı ...'a ihbarı gerektiğini, bunun dışında yapılan bankacılık işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, vekaletname de vekilin özel olarak yetkilendirildiğini, davacının beyanlarının doğru olmadığını, vekaletnamenin verildiği tarihte aracın ... Halit Sinanoğlu adına kayıtlı olduğunu, 29.08.2013 tarihinde davacı adına tescil edildiğini, kullanılan kredi ile davacı adına ticari araç alındığından davacının bir zararı bulunmadığını bu sebeple hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu kredi kullandırım öncesinde söz konusu vekaletnameye ait azilnamenin davacı bankaya iletilmesi ve/veya ihtar edilmesi yönünde herhangi bir talebe/talimata ya da davalı bankaya iletildiğine dair herhangi bir belge sunulmadığı, söz konusu vekaletname ile ...'ın verilen yetkiler ile davalı bankadan kredi kullanımı yapabileceği, davacı tarafça dosyaya sunulan vekaletnameden başkaca iki adet vekalet daha bulunduğu, bunlara dayalı olarak davacı adına araç alım satımı yapıldığı, vekaletname ile kredi çekilmesine engel bir yasal düzenleme olmadığı gibi, teamüle aykırı bir durum da olmadığı, kredi kullandırım tarihinin 27.08.2013 olduğu, ödeme planının vekaleten ...
Ceylan imzası ile imzalandığı, 02.09.2013 tarihinde kredinin ödeme planında değişiklik yapıldığı, yeni bir ödeme planı oluşturulduğu, söz konusu ödeme planını ... ...’nun imzaladığı, kredi çekildiği tarihte davacının Amerika'da olduğu, davacının 16.09.2013 tarihinde ...'ın kredi çektiğini öğrendiğinde 16.09.2013 tarihinde ...'ı vekillikten azlettiği beyan edilmiş ise de, fiili durum ile keyfiyete ilişkin sunulan beyanların örtüşmediği, davaya konu kredinin tahsisi öncesi yapılan işlemlere ilişkin tespitler, davacı tarafça aşamalarda yönetmelikte anılan hesap durum belgesinin alınmadığı iddiaları karşısında, dava konusu kredi kullanımı öncesinde, ... ...’ya ait 2012 yılı Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi, (söz konusu beyanname üzerinden davacı ...
adına kayıtlı 5 adet mesken olduğunun belirlendiği,) beyanname ekinde işletme hesabı özeti olduğunun belirlendiği, 27.08.2013 tarihli İstihbarat Raporu ile 2012 yılı Vergi Levhasının alındığı, ... adına kayıtlı ... plakalı taksiye ait ruhsatın, alınacak araca ait plaka satış sözleşmesi ve ruhsat, vekaletname, İstanbul Bağcılar Kamyon, Kamyonet, Otobüs, Minübüs ve Şoförler Esnaf odasından alınmış faaliyet belgesinin alındığı, bilirkişi heyetinin bankanın kredi kullandırımı için dava dışı ... ’dan aldığı ... ...'ya ait evrakın bankaların ticari kredi verirken firmalardan alması gereken belgeler için yeterli olacağı ve bankacılık mevzuat ve uygulamalarına uygun olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, mevcut delil durumu itibariyle davalı bankaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın Krediler Yönetmeliği'nin 8 ve 9 uncu maddelerindeki yükümlülüklerini yerine getirmeden, müvekkilinin mali tablolarını, gelir durumu belgesi ve sair evrakı, istihbarat, mali analiz, ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtlarına ilişkin belgeleri almadan yasa ve yönetmelik hükümleri ile bankacılık usul ve teamüllerine aykırı şekilde vekalet yolu ile kredi kullandırdığını, vekaletname ile kredi kullandırılmasının 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) göre yayımlanan Kredi İşlemleri Hakkında Yönetmelik ile bankacılık teamüllerine uygun düşmediğini, vekaletnamenin içeriğine konan ibarelerle davacı adına vekaleten kredi çıkarmak suretiyle kredi kullanılmayı amaç edinen, iyi niyetli olmayan, müvekkilinin iyi niyetinden, saflığından yararlanmayı amaçlayan vekilin bu davranışı karşısında 740.000,00 TL gibi önemli tutarda bir kredinin noterde tanzim edilen vekaletnameye dayanarak şubece kredi kullandırılmasından ayrıca banka üst yönetiminin de iç kontrol ve risk yönetimi gereğince üzerine düşeni yerine getirmemiş olmasından dolayı davalı bankanın ağır kusurlu olduğunu, davacının zarara uğratıldığını, davalı banka şubesi yetkililerinin bu krediler çekilirken özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek teyit için müvekkiline ulaşmadıklarını, Noterden teyit alındığını ispat edecek herhangi bir belge sunulmadığını, teyit belgesi alınmamış olmasının bankanın özen yükümlülüğüne aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından verilen vekaletnameye istinaden dava dışı vekil aracılığıyla davalı banka tarafından kredi kullandırıldığı, kredi verilirken istihbarat ve mali analizlerin yapıldığı ,davalıya kusur atfına neden olabilecek bankacılık teamüllerine aykırılık bulunmadığının bilirkişi incelemeleri ile belirlendiği, davacının kredi kullandırımı yapıldıktan sonra bilahare vekilini azil ettiği, emsal (Kapatılan) Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 24.10.2016 tarih, 2016/3338 E., 2016/13900 K. sayılı ilamında açıkça yazılı olduğu üzere vekaleten kredi kullandırımına engel bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vekaleten kullandırılan kredi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve bankaya ödenen bedelin istirdadına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 24.10.2016 tarih, 2016/3338 E., 2016/13900 K. sayılı ilamı.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063247000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz