Genel yetki kuralı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7820 E. 2012/14863 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel yetki kuralı↗ yetki ilk itirazı↗ genel yetki↗ kesin yetki kuralı↗ kesin yetki↗ ttk 309/4↗ ilk itiraz↗ sorumluluk davası↗ şirket merkezi mahkemesi↗ emredici hüküm↗ anonim şirket↗ taşıyıcı↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın denetçilerin tarafından şirket adına, yöneticiler hakkında açılan sorumluluk davası olduğu, davalı şirket merkezinin de İzmir'de olması nedeni ile HUMK'nun 17. Maddesi, c.2'deki kesin yetki kuralına göre davaya bakmaya İzmir Mahkemeleri yetkili olduğunu belirterek dava dilekçesinin yetki nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı , davacı ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
Anonim şirket sorumluluk davalarında yetkili mahkemeyi belirleyen TTK'nun 309/3. maddesinin emredici bir hüküm niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun tespit edilmesi gerekmektedir. Anılan hükümde bu davanın şirket merkezinde "açılabileceği" ifade edilmiş olup, bu ifadeden açıkça anlaşılabileceği gibi, hükmün emredici niteliği yoktur. Nitekim, doktrinde de 6762 sayılı TTK'nun 309/3. maddesindeki yetki kuralının emredici bir hüküm olmadığı, anılan hüküm dışında dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 9, 10, 16, 17, 21 ve 22. maddelerinde belirtilen yer mahkemelerinde de bu davanın açılabileceği kabul edilmektedir (Bkz. Prof. Dr. H. Arslanlı, Anonim Şirketler, ll-lll, İst. 1960, Sh. 193. Prof. Dr. H. Domanic, Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, II, İst. 1988, Sh. 682 vd., Dr. E. Çamoğlu, Anonim OrtaklıkYönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, Ank. 1972, Sh. 145 vd, Poroy/Tekinalp/Çamoğlu Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku , İst, 2009, Sh. 354.). 6762 sayılı TTK'nun 309/3. maddesi yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılacak sorumluluk davalarında davacılara genel yetki kuralı yanında ek bir olanak daha tanımaktadır. Davacı dilerse 1086 sayılı HUMK'nun 9. ve 10. maddeleri uyarınca davalı yönetim kurulu üyelerinin ikametgahı mahkemesinde, dilerse tümü aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açabilir.Bu nedenlerle mahkemece yetki ilk itirazı bulunmadan 1086 sayılı HUMK'nun 17. maddesi gereğince emredici yetki kuralı bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamış temyiz eden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3212 E. 2016/4279 K.
Ortak:genel yetki kuralı · yetki ilk itirazı · genel yetki · kesin yetki · ilk itiraz · şirket merkezi mahkemesi · emredici hüküm · anonim şirket · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDavacı dilerse 1086 sayılı HUMK'nun 9. ve 10. maddeleri uyarınca davalı «yönetim kurulu» üyelerinin ikametgahı mahkemesinde, dilerse tümü aleyhine «şirket merkezinin» bulunduğu yer mahkemesinde dava açabilir.Bu nedenlerle mahkemece «yetki ilk itirazı» bulunmadan 1086 sayılı HUMK'nun 17. maddesi gereğince «emredici» yetki kuralı bulunduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru bulunmamış temyiz eden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Anılan hükümde bu davanın «şirket merkezinde» "açılabileceği" ifade edilmiş olup, bu ifadeden açıkça anlaşılabileceği gibi, hükmün «emredici» niteliği yoktur.
6762 sayılı TTK'nun 309/3. maddesi «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine açılacak sorumluluk davalarında davacılara «genel yetki kuralı» yanında ek bir olanak daha tanımaktadır.
Benzer bu karardaBu nedenlerle mahkemece «yetki ilk itirazı» bulunmadan TTK'nın 561. maddesinin «kesin yetki» halini düzenlediği gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca «limited şirketlerde» de uygulanması gereken «anonim şirket» sorumluluk davalarında yetkili mahkemeyi belirleyen aynı kanunun 561. maddesinin «emredici» bir hüküm niteliği «taşıyıp» taşımadığı hususunun tespit edilmesi gerekmektedir.
Anılan hükümde bu davanın «şirket merkezinde» "açılabileceği" ifade edilmiş olup, bu ifadeden açıkça anlaşılabileceği gibi, hükmün «emredici» niteliği yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetici sorumluluğu · şirket zararı · dava şartı yokluğu · usulden reddi · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı «şirketin merkez» adresinin "..." olduğu, davanın, davacı şirketin eski müdürü olan davalının müdürlük yaptığı dönemde «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı «yönetici sorumluluğundan» kaynaklandığı, 6102 sayılı TTK'nın 644/1-a maddesi atfıyla «limited şirketlerde» de uygulanacak olan yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümler ve özellikle 561. madde uyarınca sorumluluk davasının şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılacağı, bu kuralın «kesin» yetkiyi düzenlediği, gerekçesiyle kesin yetkiye ilişkin dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», yetkili mahkemenin ...
6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca «limited şirketlerde» de uygulanması gereken «anonim şirket» sorumluluk davalarında yetkili mahkemeyi belirleyen aynı kanunun 561. maddesinin «emredici» bir hüküm niteliği «taşıyıp» taşımadığı hususunun tespit edilmesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7820 E. , 2012/14863 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
DAVALILAR MAT İNŞAAT TURİZM TARIM GIDA
SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
(YÖNETİM KURULU BAŞKAN VE ÜYELERİ)
1-...
2-...
3-...
MÜDAHİLLER 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
VEKİLİ AV. Ö.........
6- E......
VEKİLİ AV. G..........
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2011 tarih ve 2010/672-2011/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, Mat İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin denetçisi olduğunu, 27.06.2010 tarihli 2009 yılı olağan genel kurulunda şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri hakkında sorumluluk davası açılması yönünde gündem maddesi görüşülerek red edildiğini, bu madde ile ilgili olarak %10'dan fazla azınlığı teşkil eden ortakların şirket yönetim kurulu başkan ve üyeleri hakkında sorumluluk davası açılması yönünde oy kullandıklarından, TTK'nun 341. maddesine göre yapılacak yargılama sonunda davalı şirket yöneticilerinin sorumluluklarının tespit edilmesi halinde sorumlu oldukları şirket zararının yöneticilerden sorumlulukları oranında tahsiline ve şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahil ..., ..., ..., ... ve ... vekili, olağan genel kurul toplantısında gündemin (5-b) maddesi gereğince “şirket yönetim kurulu ve denetçisi hakkında TTK'nun 341. ve 359. maddeleri gereğince sorumluluk davası” açılmasına ilişkin azlık oyu doğrultusunda bu davanın açıldığını, HUMK'nun 17/2. maddesi gereğince şirket merkezi “Şa.................ir” olduğundan davaya bakmakla İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, genel kurulda şirketi zarara uğratan yönetim kurulu ve denetçi aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde karar alındığından denetçinin şirket adına bu davayı yürütmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davalı yönetim kurulu üyeleri ile denetçinin şirketi zarara uğrattıklarını belirterek asil yanında davacı sıfatıyla müdahale talebinde bulunduklarını, şirketi zarara uğratan denetçi ve yönetim kurulu üyelerinin sorumlu oldukları bedelin tespiti ile bu miktarın 27.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
./...
2011/7820
2012/14863
S2
Müdahil Erkut Şenbaş vekili, müdahil Erkut Şenbaş'ın davacı şirketin hissedarı olduğunu, olağan genel kurul toplantısında vekilinin katıldığını, sorumluluk davası açılmasına ilişkin genel kurulun ilgili maddesi görüşülürken sorumluluk davası açılması yönünde oy kullandığını, bu hususun zapta geçirildiğini ileri sürerek davaya davacı yanında müdahil olarak katılmalarına, özel hukuka ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, sorumluluk davası açılması yönünde talepte bulunan hissedarların öncelikle hisselerini rehin etmeleri gerektiğini, yöneticilerin ibrasına ilişkin genel kurul kararının sorumluluk davası açılması yönünde talepte bulunan ortaklarca iptal davasına konu edildiğini, ibraya ilişkin karar iptal edilmedikçe geçerli olduğundan , ibra kararına ilişkin açılan iptal davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davalıların tüm eylem ve işlemlerinin yasal düzenlemeye uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın denetçilerin tarafından şirket adına, yöneticiler hakkında açılan sorumluluk davası olduğu, davalı şirket merkezinin de İzmir'de olması nedeni ile HUMK'nun 17. Maddesi, c.2'deki kesin yetki kuralına göre davaya bakmaya İzmir Mahkemeleri yetkili olduğunu belirterek dava dilekçesinin yetki nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı , davacı ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
Anonim şirket sorumluluk davalarında yetkili mahkemeyi belirleyen TTK'nun 309/3. maddesinin emredici bir hüküm niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun tespit edilmesi gerekmektedir. Anılan hükümde bu davanın şirket merkezinde "açılabileceği" ifade edilmiş olup, bu ifadeden açıkça anlaşılabileceği gibi, hükmün emredici niteliği yoktur. Nitekim, doktrinde de 6762 sayılı TTK'nun 309/3. maddesindeki yetki kuralının emredici bir hüküm olmadığı, anılan hüküm dışında dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 9, 10, 16, 17, 21 ve 22. maddelerinde belirtilen yer mahkemelerinde de bu davanın açılabileceği kabul edilmektedir (Bkz. Prof. Dr. H. Arslanlı, Anonim Şirketler, ll-lll, İst. 1960, Sh.
193. Prof. Dr. H. Domanic, Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, II, İst. 1988, Sh. 682 vd., Dr. E. Çamoğlu, Anonim OrtaklıkYönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, Ank. 1972, Sh. 145 vd, Poroy/Tekinalp/Çamoğlu Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku , İst, 2009, Sh. 354.). 6762 sayılı TTK'nun 309/3. maddesi yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılacak sorumluluk davalarında davacılara genel yetki kuralı yanında ek bir olanak daha tanımaktadır. Davacı dilerse 1086 sayılı HUMK'nun 9. ve 10. maddeleri uyarınca davalı yönetim kurulu üyelerinin ikametgahı mahkemesinde, dilerse tümü aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açabilir.Bu nedenlerle mahkemece yetki ilk itirazı bulunmadan 1086 sayılı HUMK'nun 17.
maddesi gereğince emredici yetki kuralı bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamış temyiz eden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
04/10/2012 HŞ
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063179200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz