YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3599 E. 2024/5380 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tekel hakkı↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ müktesep hak↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/88 E., 2020/458 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2014/54765 nolu başvuru markasında yer alan "Ostim" ibaresinin 30.06.2014 tarihinde meşhur ve maruf coğrafi yer adı olduğunu, Ankara dahil tüm Türkiye’de bu şekilde algılandığını, coğrafi yer adlarının haklarının bir kişinin tekeline verilemeyeceğini, bir şekilde tescil edilmiş olsa bile sonraki işin nevi ile oluşturulmuş bileşke markalarında hiçbir zaman markanın asli unsuru olarak kabul edilmediğini, dolayısıyla iltibasa sebebiyet verdiği yönündeki iddia ve görüşlerin tümden reddinin gerektiğini, “OSTİM” markasının hangi mal ve hizmetlerde kullanıldığına dair tek bir belge dahi sunulmadığını, itiraz sahibi Vakıf adına TÜRKPATENT'te tanınmışlığa dair herhangi bir kaydın bulunmadığını, davalı tarafın markalarının tanınmış marka niteliğinde olmadığını, YİDK kararında yer verildiği gibi dava konusu 2017/94201 nolu “OSTİM PATENT” markasının asli unsurunun “OSTİM” ibaresi olduğu kabul edilse dahi itiraza gerekçe gösterilen 30.06.2014 tarih ve 2014/54765 numarayla kayıtlı “OSTİM” markasının, davacı adına 09.05.2014 tarih ve 2014/39137 numarayla tescilli “OSTİM OSGB” markasından sonra kayıtlı olması nedeniyle müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu, dava konusu 2017/94201 nolu “OSTİM PATENT” marka başvurusunun da 2014/39137 nolu “OSTİM OSGB” ibareli müvekkiline ait tescilli markanın serisi olduğunu, diğer yandan davalının, “OSTİM” ibaresi üzerinde tekel hakkının bulunduğunu ve kendi nam hesabına tanınmış olduğunu belirterek dava açtığını, müvekkilinin de karşı dava açtığını ileri sürerek, 2017/94201 nolu “OSTİM PATENT” ibareli başvurunun reddine dair 2018-M-9260 sayılı YİDK kararının iptaline, tüm mal ve hizmetler yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, Ankara’da Yenimahalle sınırları içerisinde daha sonra Ostim olarak anılacak bölgede, 1967 yılında, bir sanayi bölgesi geliştirmek amacıyla Ostim Kooperatifi tarafından 1993 yılında kurulduğunu, “Ostim” ibaresinin 2014/54765 sayı ile müvekkili Vakıf adına tescilli olduğunu, müvekkilinin Ostim ibaresi bakımından tescil tarihinden çok önceye dayanan kullanım nedeniyle gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, dava konusu “Ostim Patent” ibareli markanın müvekkilin ismini ve Ostim ibareli markalarının esas unsuru olan Ostim ibaresini aynen içerdiğini, davacının markasında yer alan Ostim ibaresine eklenmiş olan Patent kelimesinin de marka başvurusuna hiçbir şekilde ayırt edicilik kazandırmadığını, davacıya ait marka başvurusu ile müvekkiline ait markanın Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız bir şekilde yarar sağlamak, onun itibarına zarar vererek ayırt edici karakterini zedelemek istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı tarafça iş bu davanın tarafının "S.S. Ostim Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi" gibi yansıtılmaya çalışıldığını, ilgili kooperatife ilişkin olarak dosyaya sunulan belgelere ve bu yöndeki beyanlara itibar edilmesinin usule aykırı bulunduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, "Ostim" markasının tanınmışlığının dahi araştırılmadan hüküm kurulduğunu, eksik inceleme sebebiyle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, "Ostim" isminin meşhur ve maruf bir coğrafi yer adı olduğuna göre, tek başına bir kişinin tekeline verilmeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının "OSTİM PATENT+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalının "OSTİM + şekil" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira her iki markada da asli unsurun "OSTİM" ibaresi olduğu, diğer yandan davalı markasının kapsamındaki hizmetlerin davacıya ait marka başvurusundaki hizmetler ile ilişkili ve bağlantılı hizmetler olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulunun oluştuğu, diğer yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin; "OZ OSTİMZİNC GALVANİZ - OSTİM" ibarelerine ilişkin olarak verdiği 2020/939 E., 2020/5789 K. ve 10.12.2020 tarihli, "OSTİM-OSTİM EKMEKÇİLİK PASTA CAFE" ibarelerine yönelik olarak verdiği 2020/6773 E., 2022/886 K. ve 07.02.2022 tarihli kararlarında iltibasın bulunduğunun belirlendiği, yine davacının önceki tarihli markasının tescil tarihi 2017 olup aynı yılda yapılan davaya konu marka başvurusu açısından 5 yıllık bir süre de geçmediği gözetiliğinde müktesep hak koşullarının davacı açısından oluşmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8345 E. 2023/2360 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… avacı vekili dava dilekçesinde; 2014/54765 nolu başvuru markasında yer alan "Ostim" ibaresinin 30.06.2014 tarihinde meşhur ve maruf coğrafi yer adı olduğunu, Ankara «dahil» tüm Türkiye’de bu şekilde algılandığını, coğrafi yer adlarının haklarının bir kişinin tekeline verilemeyeceğini, bir şekilde tescil edilmiş olsa bile sonraki işin nevi ile oluşturulmuş bileşke markalarında hiçbir zaman markanın asli unsuru olarak kabul edilmediğini, dolayısıyla «iltibasa» sebebiyet verdiği yönündeki iddia ve görüşlerin tümden reddinin gerektiğini, “OSTİM” markasının hangi mal ve hizmetlerde kullanıldığına dair tek bir belge dahi sunulmadığını, itiraz sahibi Vakıf adına TÜRKPATENT'te tanınmışlığa dair herhangi bir «kaydın» bulunmadığını, davalı tarafın markalarının tanınmış marka niteliğinde olmadığını, YİDK kararında yer verildiği gibi dava konusu 2017/94201 nolu “OSTİM PATENT” markasının asli unsurunun “OSTİM” ibaresi olduğu kabul edilse dahi itiraza gerekçe gösterilen 30.06.2014 tarih ve 2014/54765 numarayla kayıtlı “OSTİM” markasının, davacı adına 09.05.2014 tarih ve 2014/39137 numarayla tescilli “OSTİM OSGB” markasından sonra kayıtlı olması nedeniyle müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu, dava konusu 2017/94201 nolu “OSTİM PATENT” marka başvurusunun da 2014/39137 nolu “OSTİM OSGB” ibareli müvekkiline ait tescilli markanın serisi olduğunu, diğer yandan davalının, “OSTİM” ibaresi üzerinde «tekel hakkının» bulunduğunu ve kendi nam hesabına tanınmış olduğunu belirterek dava açtığını, müvekkilinin de karşı dava açtığını ileri sürerek, 2017/94201 nolu “OSTİM PATENT” iba …
… T+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalının "OSTİM + şekil" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira her iki markada da asli unsurun "OSTİM" ibaresi olduğu, diğer yandan davalı markasının kapsamındaki hizmetlerin da …
… 0/5789 K. ve 10.12.2020 tarihli, "OSTİM-OSTİM EKMEKÇİLİK PASTA CAFE" ibarelerine yönelik olarak verdiği 2020/6773 E., 2022/886 K. ve 07.02.2022 tarihli kararlarında «iltibasın» bulunduğunun belirlendiği, yine davacının önceki tarihli markasının tescil tarihi 2017 olup aynı yılda yapılan davaya konu marka başvurusu açısından 5 yıllık bir süre de geçmediği gözetiliğinde «müktesep hak» koşullarının davacı açısından oluşmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… fından ticaret unvanlarında uzun yıllardır kullanıldığını, davalının ise "Ostim Center" işletme adıyla faaliyet yürüttüğünü, davalının haksız olarak müvekkillerinin «ticaret unvanını» işletme adı olarak kullandığını, işletme adında esas unsurun "OSTİM" ibaresi olduğunu, davalıya «ihtar» gönderildiğini, ancak sonuç alınamadığını, halbuki davalının işletme adında esas unsur olarak yer verilen "OSTİM" ibaresinin kullanılmasının müvekkilleri ile davalı arasında ekonomik, idari bağ olduğu izlenimi yaratacağını ve «iltibasın» kaçınılmaz olacağını ve «haksız rekabete» neden olduğunu ileri sürerek davalının işletme adındaki "OSTİM" ibaresinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 52 inci maddesi gereğince kanuna …
… i itibariyle işletme adı yönünden davalıya göre önceliğinin olduğu, davalı sitenin adının asıl unsurunun "Ostim" ibaresi olduğu, davacı kooperatif ve vakıf ile aynı «ticaret sicil müdürlüğü» «yetki» alanı içerisinde bulunan işyerlerini bünyesinde barındıran davalı site “Ostim center” iş merkezinin isminde "Ostim" ibaresini asıl unsur olarak kullanarak Organize Sanayi Bölgesi ile arasında ekonomik ve/veya idari açıdan «organik bağ» olduğu izlenimi yaratarak müşteriler/tüketiciler nezdinde sunduğu mal veya hizmetin davacıların güvencesi altında sunulduğu izlenimini yarattığı, bu suretle "Ostim" ibaresinin asıl unsur olarak kullanılmasının «iltibasa» neden olduğu gibi «haksız rekabet» de teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ...
Yönetimi'nin isminde bulunan "Ostim" ibaresinin kullanmasının 6102 sayılı Kanun'un 52 ve 54 üncü maddeleri gereğince haksız olduğunun tespitine ve kullanımının men'ine, «iltibasa» neden olan Ostim ibaresinin davalı site yönetimi kayıtlarından silinmesine, davalının Ostim ibaresi «taşıyan» emtia, belgeleri ile bina üzerinde bulunan Ostim ibaresinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · zorunlu arabuluculuk · arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · organik bağ · aktif husumet yokluğu · pasif husumet ehliyeti · aktif husumet
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1.Davalının yalnızca site yönetimi olduğunu, «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, 2.Davacıların "Ostim" ibaresi üzerinde hak sahibi olduğunu kanıtlayamadığı, «aktif husumet yokluğundan» davanın reddinin gerektiğini, 3.
… tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafça «pasif husumetlerinin» olmadığı savunulmuş ise de ana taşınmazın genel yönetimi içinde kalan işler için yöneticinin/yönetim kurulunun dava takip «yetkisinin» bulunduğu, davacıların unvanında yer alan "OSTİM" ibaresinin davalı adında da aynen kullanıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 52 inci maddesi uyarınca «ticaret unvanının» «ticari dürüstlüğe» aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibinin bunun tespitini yasaklanmasını ve değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını isteyebileceği, davacıların unvanlarında yer alan "OSTİM" ibaresinin korunması gerektiğinden davalı vekilinin bu ibarenin yer adı olduğuna ilişkin istinaf itirazının da yerinde görülmediği, dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olmadığından davanın «zorunlu arabuluculuğa» tabi bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dava açılmadan «arabuluculuğa başvurulmadığını», 4."Ostim" ibaresinin mahallenin ismi olduğunu ve "Ostim Center" ibaresinin de yalnızca binanın ismi olarak kullanıldığını, 6102 sayılı Kanun'un 52 ve 54 üncü maddeleri şartlarının gerçekleşmediğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
… inin ticari bir işletme olmadığını, müvekkilinin faaliyetinin bina yöneticiliğinden ibaret olduğunu, herhangi bir işletme adı olmadığını, davada tarafların aktif ve «pasif husumet ehliyetlerinin» bulunmadığını, ticari ya da işletmesel olarak hiçbir şekilde "Ostim" ibaresinin kullanılmadığını, yine bu ad altında herhangi bir ürün veya hizmet sunulmadığını, “ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3599 E. , 2024/5380 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/800 Esas, 2023/279 Karar
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/88 E., 2020/458 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2014/54765 nolu başvuru markasında yer alan "Ostim" ibaresinin 30.06.2014 tarihinde meşhur ve maruf coğrafi yer adı olduğunu, Ankara dahil tüm Türkiye’de bu şekilde algılandığını, coğrafi yer adlarının haklarının bir kişinin tekeline verilemeyeceğini, bir şekilde tescil edilmiş olsa bile sonraki işin nevi ile oluşturulmuş bileşke markalarında hiçbir zaman markanın asli unsuru olarak kabul edilmediğini, dolayısıyla iltibasa sebebiyet verdiği yönündeki iddia ve görüşlerin tümden reddinin gerektiğini, “OSTİM” markasının hangi mal ve hizmetlerde kullanıldığına dair tek bir belge dahi sunulmadığını, itiraz sahibi Vakıf adına TÜRKPATENT'te tanınmışlığa dair herhangi bir kaydın bulunmadığını, davalı tarafın markalarının tanınmış marka niteliğinde olmadığını, YİDK kararında yer verildiği gibi dava konusu 2017/94201 nolu “OSTİM PATENT” markasının asli unsurunun “OSTİM” ibaresi olduğu kabul edilse dahi itiraza gerekçe gösterilen 30.06.2014 tarih ve 2014/54765 numarayla kayıtlı “OSTİM” markasının, davacı adına 09.05.2014 tarih ve 2014/39137 numarayla tescilli “OSTİM OSGB” markasından sonra kayıtlı olması nedeniyle müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu, dava konusu 2017/94201 nolu “OSTİM PATENT” marka başvurusunun da 2014/39137 nolu “OSTİM OSGB” ibareli müvekkiline ait tescilli markanın serisi olduğunu, diğer yandan davalının, “OSTİM” ibaresi üzerinde tekel hakkının bulunduğunu ve kendi nam hesabına tanınmış olduğunu belirterek dava açtığını, müvekkilinin de karşı dava açtığını ileri sürerek, 2017/94201 nolu “OSTİM PATENT” ibareli başvurunun reddine dair 2018-M-9260 sayılı YİDK kararının iptaline, tüm mal ve hizmetler yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, Ankara’da Yenimahalle sınırları içerisinde daha sonra Ostim olarak anılacak bölgede, 1967 yılında, bir sanayi bölgesi geliştirmek amacıyla Ostim Kooperatifi tarafından 1993 yılında kurulduğunu, “Ostim” ibaresinin 2014/54765 sayı ile müvekkili Vakıf adına tescilli olduğunu, müvekkilinin Ostim ibaresi bakımından tescil tarihinden çok önceye dayanan kullanım nedeniyle gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, dava konusu “Ostim Patent” ibareli markanın müvekkilin ismini ve Ostim ibareli markalarının esas unsuru olan Ostim ibaresini aynen içerdiğini, davacının markasında yer alan Ostim ibaresine eklenmiş olan Patent kelimesinin de marka başvurusuna hiçbir şekilde ayırt edicilik kazandırmadığını, davacıya ait marka başvurusu ile müvekkiline ait markanın Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız bir şekilde yarar sağlamak, onun itibarına zarar vererek ayırt edici karakterini zedelemek istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı tarafça iş bu davanın tarafının "S.S. Ostim Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi" gibi yansıtılmaya çalışıldığını, ilgili kooperatife ilişkin olarak dosyaya sunulan belgelere ve bu yöndeki beyanlara itibar edilmesinin usule aykırı bulunduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, "Ostim" markasının tanınmışlığının dahi araştırılmadan hüküm kurulduğunu, eksik inceleme sebebiyle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, "Ostim" isminin meşhur ve maruf bir coğrafi yer adı olduğuna göre, tek başına bir kişinin tekeline verilmeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının "OSTİM PATENT+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalının "OSTİM + şekil" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira her iki markada da asli unsurun "OSTİM" ibaresi olduğu, diğer yandan davalı markasının kapsamındaki hizmetlerin davacıya ait marka başvurusundaki hizmetler ile ilişkili ve bağlantılı hizmetler olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulunun oluştuğu, diğer yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin;
"OZ OSTİMZİNC GALVANİZ - OSTİM" ibarelerine ilişkin olarak verdiği 2020/939 E., 2020/5789 K. ve 10.12.2020 tarihli, "OSTİM-OSTİM EKMEKÇİLİK PASTA CAFE" ibarelerine yönelik olarak verdiği 2020/6773 E., 2022/886 K. ve 07.02.2022 tarihli kararlarında iltibasın bulunduğunun belirlendiği, yine davacının önceki tarihli markasının tescil tarihi 2017 olup aynı yılda yapılan davaya konu marka başvurusu açısından 5 yıllık bir süre de geçmediği gözetiliğinde müktesep hak koşullarının davacı açısından oluşmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063072900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz