Kötü niyet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9570 E. 2012/15400 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli 2003/15775 tescil numaralı "CASPER" ibareli markanın 26/07/2006 tarihinde sicile kaydedildiği, davacının davasını markanın kullanılmamasına dayandırdığı, dava tarihi itibarıyla 556 sayılı KHK'nin 14. ve 42/c maddelerinde belirtilen 5 yıllık süre şartı tescil tarihi ile dava tarihi arasında gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde davalının kötü niyetli olduğunu ve markalarını 6 yıldır kullanmamasının da bunu gösterdiğini ileri sürmüş, dilekçenin 2. sayfasında ise açıkça davalı şirketin kötü niyetli olarak gerçekleştirdiği tescillerinin iptalini talep etmiş, replik dilekçesinde de hükümsüzlük talebinin kötü niyete dayalı olduğunu tekrar belirtmiştir. Bu durumda, mahkemece hukuki nitelendirmenin bu yönde olduğu kabul edilerek uyuşmazlığın çözümü gerekirken, davanın 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi kapsamında olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1870 E. 2013/3715 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/796 E. 2013/136 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · zimmet · ispat yükü · ifa · ticari defter · teslim · e-defter
Benzer bu kararda… r ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı iddialarının davacı şirket ile dilekçede belirtilen dava dışı T..ve P..Gıda kayıtlarıyla uyuşmadığı, davacı şirketin «ticari defter», belge ve kayıtlarında harcamaların ve tahsilatların belgeye dayalı olarak düzenlenmediği, bu nedenle sağlıklı bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, davacı t …
Davalının, davacı şirketin vekili olarak hareket ettiği, replik layihasında da kabul ettiği üzere, 19.01.2009 tarihinde düzenlenen vekaletname öncesinde de şirket adına vekaleten işlemler yaptığı, azledildiği 17.02.2009 tarihine kadar vekalet görevini «ifa» ettiği hususları uyaşmazlık konusu değildir.
Davacı taraf, açıklanan dönem sürecinde şirket adına vekil olarak hareket eden davalının, şirket adına düzenlenen makbuzlarla tahsil ettiği paraların «zimmetinde» olduğunu, şirkete iade etmediğini ileri sürmüştür.
Davalı, şirket adına yaptığı tüm işlemlerin usulüne uygun olduğunu, tahsil ettiği alacakları şirkete «teslim» ettiğini, borcunun bulunmadığını, aksine alacağının olduğunu savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9570 E. , 2012/15400 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kartal Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2010 tarih ve 2009/195-2010/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tekstil ürünleri imal ettiğini ve TPE’ye yaptığı 23/11/2007 tarihli 25. sınıf ürünleri kapsayan "CASPER" ibareli başvurunun davalının aynı ya da benzer alanlarda daha önceden tescilli aynı ibareli markasının bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, ancak davalının bilgisayar sektöründe faaliyet gösterip, tekstil sektöründeki mal ve hizmetleri içine alan 23, 24 ve 26. sınıflarda hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, bu sınıflardaki tescillerin markayı kapatma ve yedekleme amaçlı, kötü niyetli tesciller olduğunu, tescil üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen markanın bu alanlarda kullanılmadığını ileri sürerek, davalının 2003/15775 nolu “CASPER” ibareli markasının 23, 24.
ve 26. sınıflar yönünden iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 2003/15775 nolu “CASPER” markasının tescil tarihinin 26/07/2006 tarihi olduğunu, işbu davanın 5 yıllık süre dolmadan 2009 yılında açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli 2003/15775 tescil numaralı "CASPER" ibareli markanın 26/07/2006 tarihinde sicile kaydedildiği, davacının davasını markanın kullanılmamasına dayandırdığı, dava tarihi itibarıyla 556 sayılı KHK'nin 14. ve 42/c maddelerinde belirtilen 5 yıllık süre şartı tescil tarihi ile dava tarihi arasında gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde davalının kötü niyetli olduğunu ve markalarını 6 yıldır kullanmamasının da bunu gösterdiğini ileri sürmüş, dilekçenin 2. sayfasında ise açıkça davalı şirketin kötü niyetli olarak gerçekleştirdiği tescillerinin iptalini talep etmiş, replik dilekçesinde de hükümsüzlük talebinin kötü niyete dayalı olduğunu tekrar belirtmiştir. Bu durumda, mahkemece hukuki nitelendirmenin bu yönde olduğu kabul edilerek uyuşmazlığın çözümü gerekirken, davanın 556 sayılı KHK’nin 14. maddesi kapsamında olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063005900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz