Yargıtay 11. HD 2012/8946/2012/13331
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8946 E. 2012/13331 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, fazla istemin reddine dair verilen karar davacı birleşen davada davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 04.11.2008 tarihli kararı ile bozulmuş, davacı birleşen dava davalısı Dabkomar A.Ş. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, bu kez Dairemizin 28.05.2009 tarihli kararı ile karar asıl dava yönünden de bozulmuştur. Mahkemece asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın asıl davada davalı ...Ş. ve Eti Maden İşl. A.Ş vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/2925 E., 2012/2625 K. sayılı ilamıyla Eti Maden A.Ş. yararına bozulmuştur.
Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalı ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2925 E. 2012/2625 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:damga vergisi · akreditif · taşıtan · ihtirazi kayıt · teminat mektubu · cezai şart · taşıyan · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak asıl davada talep edilen «cezai şart» kesintisinin ödenmesine ilişkin talep yönünden, taşımanın üç parti halinde yapılmasının kararlaştırıldığı, birinci parti taşımanın ifasını davalı «taşıtanın» «ihtirazi kayıt» ileri sürmeksizin kabul etmiş olması nedeni ile bu kısmı karşılayan cezai şart hakkının düştüğü, birleşen dava yönünden ise, taşıtanın istemleri arasında olan dispeç bedeline yönelik isteminin ilk kurulan hüküm ile reddedildiği, bu hususun derecattan geçerek kesinleştiği, «akreditif» vadesinin uzatılmasına yönelik temdit «masrafı», «damga vergisi» ve BSMV isteminin yerinde olduğu, bozma ilamı ile araştırılması istenilen ardiye masrafına ilişkin talep yönünden ise, talep edilen bu bedelin dava dışı yükletene ödendiği kanıtlanamadığı, davalı - karşı davacı taşıtanın sözleşmenin ifasından kaynaklanan alacağının bulunması nedeni ile davacı «taşıyanın» sözleşme uyarınca vermiş olduğu «teminat mektubunun», teminat vasfının devam ediyor olması nedeni ile iadesine yönelik isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile asıl davada, davanın kabulü ile 120.400 USD nin 3095 SK …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6617 E. 2011/16779 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · davanın konusu · yargılama giderleri · yetki · sulh
Benzer bu karardaMahkemece, davalılardan sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkında ise «yetki» yönünden dava dilekçesinin reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davacı ile davalılardan Eti Maden İşletmeleri arasında imzalanan 13.02.2007 tarihli «sulh» anlaşmasıyla «davanın konusu» kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, sulh anlaşmasındaki davacı kabulüne göre belirlenen 58.601,77 TL açısından davalı ... dava açılmasına neden olduğundan bu miktar üzerinden sigorta şirketinin «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9685 E. 2013/12894 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8946 E. , 2012/13331 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/12/2009 gün ve 2009/451-2009/992 sayılı kararı bozan Daire’nin 23/02/2012 gün ve 2010/2925-2012/2625 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalı ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-birleşen davada davalı vekili, davalının 25.000 m/ton petrol koku’nun 3 parti halinde taşınması için açtığı ihaleye kazandığını, taşıma işinin ilk partisinin 04.03.2002 tarihinde başlayıp, yükün tahliyesinin Antalya Limanı’na yapıldığını, müvekkilinin taşıma ile ilgili faturasını düzenlediğini, davalının taşımanın geç yapıldığını ileri sürerek cezai şart kestiğini, oysa, taşıtan/gönderilen konumundaki karşı tarafın taşımanın part cargo (kısmi yük/kırkambar) olarak yapılacağını bildiğini, son yüklenen yükün ilk tahliye edilen yük konumunda olması sebebiyle taşıtan davalının bu denizcilik taşımaları ilkelerinden haberdar olduğu ve geminin tahliyesine kadar bir zarara uğradığından veya herhangi bir cezai şart kesintisi yapacağından söz etmediğini, sözleşmede taşıma süresinin 67 gün yerine sehven 27 gün olarak yazılmış olmasının, sözleşmeye hakimin müdahalesini gerektirdiğini, TTK’nun 1069 ve 1077.
maddesi hükümlerine göre gönderilen davalının malı teslim almakla navlun ve navlun teferruatından olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğunu, öte yandan gerek taşıma teklifinin, gerekse taşıma sözleşmesinin geçersiz olduğunu, kaldı ki BK'nun 152/son maddesi gereğince de davalının hiçbir ihtirazi kayıt dermeyan etmeden akdin ifasını ve edayı kabul etmiş olması karşısında cezai şartın istenemeyeceğini ileri sürerek, bakiye navlun alacağı (121.400)USD’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hakimin sözleşmeye müdahale ederek taşıma süresinin 67 günden az olamayacağının ve taşıma teklifinin davacıyı bağlamayacağının tesbitine, taşıma akdinin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davaya cevabında ise, taraflar arasındaki sözleşmenin 16.maddesi uyarınca davayı tek başına Eti Alüminyum A.Ş.’nin açmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili asıl davanın reddini istemiş, birleşen davasında ise, sözleşmenin 12.maddesi uyarınca boşaltma limanıyla ilgili olarak 3.613,19 USD dispeç alacaklarının doğduğunu, bunun TL karşılığının ise 5.955.476.549 TL olduğunu, davalı firmanın 2.parti ürünü sözleşmeye uygun olarak süresinde taşımamasından dolayı 16.07.2002 tarihinde sona eren akreditif vadesinin 30.08.2002 tarihine kadar uzatılmak ve bunun sonucunda bankaya temdit, damga vergisi ve BSMV için 1.954.863.135 TL ve 4.910 USD ödenmek zorunda kalındığını, 4.910 USD temdit masrafının ise TL karşılığının 8.329.009.760 TL olduğu, malzemelerin satın alındığı Çin Firması’na 2.parti ürün sevkiyatının geç yapılması nedeniyle 225.583,68 Yuan (27.377,35 USD) ardiye masrafı ödendiğini, bunun da ödeme tarihindeki TL karşılığının (44.787.253.789) TL olduğunu belirterek, (5.955.476.549) TL dispeç bedeli, (44.787.253.789) TL ardiye masrafı, (8.329.005.760) TL akreditif teyit komisyonu ile (1.954.863.135) TL akreditif temdit masrafının ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek 6183 Sayılı Yasa’da belirtilen faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ve KDV’si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, fazla istemin reddine dair verilen karar davacı birleşen davada davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 04.11.2008 tarihli kararı ile bozulmuş, davacı birleşen dava davalısı Dabkomar A.Ş. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, bu kez Dairemizin 28.05.2009 tarihli kararı ile karar asıl dava yönünden de bozulmuştur. Mahkemece asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın asıl davada davalı ...Ş. ve Eti Maden İşl. A.Ş vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/2925 E., 2012/2625 K. sayılı ilamıyla Eti Maden A.Ş. yararına bozulmuştur.
Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalı ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 14/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062973100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz