Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13090 E. 2012/14620 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 18/05/2012 gün ve 2010/15558 - 2012/8220 sayılı kararı ile kısmen bozulmuştur..
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15558 E. 2013/21981 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1696 E. 2022/6400 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik · tahkikat · ön inceleme duruşması · ortalama tüketici · kötüniyet · dava sebebi · iltibas
Benzer bu kararda… ince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "MEK" ibareli markalarıyla davalının "MEKE" ibareli başvurusu arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma esnasında tescilli marka ile başvuru konusu işaretin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının «mücerret» bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, ortalama tüketicilerin davacının markaları ile başvuru konusu işareti ilk gördüğünde ve duyduğunda farklı iki işaret olduğunu hemen algılayabileceği, zira "MEKE " ibareli işaretin "MEK" ibaresini içerse de işaretin bütün olarak anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından belirgin biçimde farklı olduğu, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın «kötüniyetli» bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… psamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece ön inceleme aşamasından sonra, başkaca bir «tahkikat» yapılmasına gerek bulunmadığı görülürse, mahkemece ön «inceleme duruşmasının» tamamlandığını bildirip, bu konuda gerekli işlemler yapıldıktan sonra, tahkikata gerek olmadığını belirterek, tarafların bu konuda beyanlarını almak suretiyle yargılama kesitlerini aynı oturumda arka arkaya gerçekleştirilebileceği (HMK 138, 142. maddeler), Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince bilirkişi raporu alınmamasının sonuca etkili olmadığı, davacının "MEK" ibareli markalarıyla davalının "MEKE" ibareli başvurusu arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, SMK'nın 6/1. maddesinin koşullarının olmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmişt …
8 vd. hükümleri kapsamında «iltibas» oluşturmayacağı, «kötüniyet» iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Genel izlenim olarak taraf markaları arasında, «ortalama tüketiciler» yönünden «iltibas» veya karıştırma ihtimaline sebep olacak derecede sessel, işitsel ve görsel olarak benzerlik bulunduğu görülmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13090 E. , 2012/14620 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/04/2010 tarih ve 2009/513-2010/117 sayılı kararı kısmen bozan Daire’nin 18/05/2012 gün ve 2010/15558 - 2012/8220 sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Schweindfurt Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 29.04.2009 tarihli, 14 O 0090/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 18/05/2012 gün ve 2010/15558 - 2012/8220 sayılı kararı ile kısmen bozulmuştur..
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 28/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062867800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz