6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5616 E. 2012/13518 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken açılan dava aciz vesikası dolandırıcılık tmsf tüzel kişilik havale terkin karar verilmesine yer olmadığına husumet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 41BK 53 · TTK — TTK 321

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacının Yurtbank A.Ş. nezdinde bulunan hesabındaki parayı daha yüksek faiz oranı nedeni ile Yurt Security Off-Shore Ltd. hesabına havale ettiği, dolayısıyla davacının öncelikle Yurt Security Off-Shore Ltd.'den talepte bulunması gerektiği, bu davalıya başvurmadan diğer davalılardan talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off-Shore Ltd. aleyhine açılan dava atiye terk edildiğinden bu davalı hakkında karar ittihazına yer olmadığına, diğer tüm davalılar hakkkındaki dava erken açılan bir dava niteliğinde olduğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ING Bank (Oyakbank) A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Kocaeli Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, bir kısım davalılar hakkında açılan davanın âtiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka, TMSF, Ali Balkaner, ...ve ...hakkındaki davanın “erken açıldığı” gerekçesiyle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ... Holding’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 tarih ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının, alacağını, hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın erken açılmış dava olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nın 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nın 41, TTK’nın 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

4-TMSF vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili, hesabın açıldığı bankanın TMSF’ye geçtiğinden bahisle anılan kurumu da dava etmiştir. Mahkemece, bu davalı hakkındaki davanın da erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiş ise de, ayrı tüzel kişiliği bulunan davalı Oyakbank A.Ş.’den ayrı olarak davalı TMSF dava edilmiştir. O halde, doğrudan TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yanlış olmuş ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8007 E. 2011/8765 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7952 E. 2011/8754 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7950 E. 2011/8752 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8146 E. 2011/8769 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12583 E. 2011/7811 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7991 E. 2011/8760 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8004 E. 2011/8762 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7992 E. 2011/8761 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/5616 E.  ,  2012/13518 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2004 tarih ve 2001/60-2004/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı Yurtbank Kocaeli Şubesinde hesap açtırdığını, banka personelinin aldatması ve kastî yönlendirmesi sonucu parasının off-shore hesabına havale edildiğini, gerçekte müvekkiline ait paranın off-shore hesabına aktarılmadığını ve davalı Yurtbank A.Ş. nazdinde kaldığını, bu banka tarafından şubelere gönderilen yazı ile paraların off-shore hesaplarına yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudilerin irade beyanlarını etkileyerek hatalı fikrin doğumuna neden olduğunu, Kıbrıs'ta mukim Off-Shore Ltd.'ye herhangi bir havale işleminin gerçekte yapılmadığını ve hesaba yatırdığı 2.561,22 TL'nin ödenmediğini ileri sürerek bu miktarın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili davanın reddini istmişlerdir.

Davalı Yurt Security Off-Shore Ltd. adına tebligat yapılamamış ve bu davalı hakkındaki dava takipsiz bırakılmıştır.

Mahkemece, davacının Yurtbank A.Ş. nezdinde bulunan hesabındaki parayı daha yüksek faiz oranı nedeni ile Yurt Security Off-Shore Ltd. hesabına havale ettiği, dolayısıyla davacının öncelikle Yurt Security Off-Shore Ltd.'den talepte bulunması gerektiği, bu davalıya başvurmadan diğer davalılardan talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off-Shore Ltd. aleyhine açılan dava atiye terk edildiğinden bu davalı hakkında karar ittihazına yer olmadığına, diğer tüm davalılar hakkkındaki dava erken açılan bir dava niteliğinde olduğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ING Bank (Oyakbank) A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Kocaeli Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, bir kısım davalılar hakkında açılan davanın âtiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka, TMSF, Ali Balkaner, ...ve ...hakkındaki davanın “erken açıldığı” gerekçesiyle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ... Holding’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 tarih ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ...

ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının, alacağını, hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın erken açılmış dava olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nın 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nın 41, TTK’nın 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

4-TMSF vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili, hesabın açıldığı bankanın TMSF’ye geçtiğinden bahisle anılan kurumu da dava etmiştir. Mahkemece, bu davalı hakkındaki davanın da erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiş ise de, ayrı tüzel kişiliği bulunan davalı Oyakbank A.Ş.’den ayrı olarak davalı TMSF dava edilmiştir. O halde, doğrudan TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yanlış olmuş ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ING Bank A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin TMSF hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı hakkındaki kararın ONANMASINA, davalı TMSF harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062650200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.