6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12037 E. 2012/14331 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sıfat yokluğu pasif husumet ehliyeti aktif husumet ehliyeti internet bankacılığı aktif husumet husumet ehliyeti pasif husumet taraf ehliyeti havale ibraz temsil husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda davacının %70 oranında kusurlu, davalı bankanın ise %30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.355,85 TL alacağın 12/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dava, davacı ... vekili tarafından açılmış, M.E.T.S. Yat. Tur. Sey. Ltd. Şti.nin ortağı olan müvekkilinin bilgisi dışında davalı bankada bulunan şirket hesabından internet aracılığı ile 3. kişiler tarafından iki ayrı havale gerçekleştirildiği iddia edilerek, zararın tahsili talep edilmiştir. Dosya içerisinde bulunan ticari müşteri sözleşmesi M.E.T.S. Yat. Tur. Sey. Ltd. Şti. ile davalı banka arasında akdedilmiş, 12/03/2008 tarihli davalı bankaya dava konusu olayın bildirimi M.E.T.S. Yat. Tur. Sey. Ltd. Şti. adına yapılmış, talep sonucu banka tarafından M.E.T.S. Yat. Tur. Sey. Ltd. Şti.ne bildirilmiştir. Yine ibraz edilen dekont ve hasap ekstrelerinden internet bankacılığı yoluyla yapılan dava konusu işlemlerin M.E.T.S. Yat. Tur. Sey. Ltd. Şti.nin hesabından gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.

Açılan bir davanın sonuçlandırılmasında öncelikle davacı ve davalı tarafın husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi zorunludur. Bunun herhangi bir itiraz olmasa da, hakim tarafından re'sen yapılması gerekir. Sıfat yokluğu davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğundan taraf sıfatının (davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin, davalı tarafın pasif husumet ehliyetinin) yokluğunun diğer itiraz ve defilerden önce incelenmesi gerekmektedir. Somut olayda, hesap sahibi olmayan, şirketi temsilen olmaksızın kendi adına verdiği vekaletnameye istinaden dava açan davacının davada sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12501 E. 2013/15379 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/12037 E.  ,  2012/14331 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/01/2010 tarih ve 2008/273-2010/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, M.E.T.S. Yat. Tur. Sey. Ltd. Şti.nin ortağı olan müvekkilinin bilgisi dışında davalı bankada bulunan şirket hesabından internet aracılığı ile 3. kişiler tarafından iki ayrı havale gerçekleştirildiğini, bankanın belirli tutarları aşan meblağların havalesinde ve müşterisinin sürekli kullandığı IP adresinden farklı bir IP adresini kullanması durumunda gerekli tedbirleri alıp bu durumu müşterisine bildirmek ve rızasını almak zorunda olduğunu, davalı bankanın üzerine düşenleri gereği gibi yerine getirmediğini, objektif sorumluluk gereği davalı bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olacağını ileri sürerek, uğranılan 4.466,00 TL zararın, talep tarihinden itibaren bankanın uygulamakta olduğu en yüksek kredi faizi ile birlikte tazminini talep ve dava etmiştir.

Davalı temsilcisi, yargılamaya katılmamış, davaya cevaplarını bildirmemiştir.

Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda davacının %70 oranında kusurlu, davalı bankanın ise %30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.355,85 TL alacağın 12/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dava, davacı ... vekili tarafından açılmış, M.E.T.S. Yat. Tur. Sey. Ltd. Şti.nin ortağı olan müvekkilinin bilgisi dışında davalı bankada bulunan şirket hesabından internet aracılığı ile 3. kişiler tarafından iki ayrı havale gerçekleştirildiği iddia edilerek, zararın tahsili talep edilmiştir. Dosya içerisinde bulunan ticari müşteri sözleşmesi M.E.T.S. Yat. Tur. Sey. Ltd. Şti. ile davalı banka arasında akdedilmiş, 12/03/2008 tarihli davalı bankaya dava konusu olayın bildirimi M.E.T.S. Yat.

Tur. Sey. Ltd. Şti. adına yapılmış, talep sonucu banka tarafından M.E.T.S. Yat. Tur. Sey. Ltd. Şti.ne bildirilmiştir. Yine ibraz edilen dekont ve hasap ekstrelerinden internet bankacılığı yoluyla yapılan dava konusu işlemlerin M.E.T.S. Yat. Tur. Sey. Ltd. Şti.nin hesabından gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.

Açılan bir davanın sonuçlandırılmasında öncelikle davacı ve davalı tarafın husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi zorunludur. Bunun herhangi bir itiraz olmasa da, hakim tarafından re'sen yapılması gerekir. Sıfat yokluğu davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğundan taraf sıfatının (davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin, davalı tarafın pasif husumet ehliyetinin) yokluğunun diğer itiraz ve defilerden önce incelenmesi gerekmektedir. Somut olayda, hesap sahibi olmayan, şirketi temsilen olmaksızın kendi adına verdiği vekaletnameye istinaden dava açan davacının davada sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062616600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.