Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6966 E. 2012/14144 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akreditif↗ ticari itibarın zedelenmesi↗ eft↗ ticari itibar↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, akreditif tutarı olan 201.140,50 USD bedelin tamamının davalı banka tarafından davacı şirketin hesabına intikal ettirildiği, bankalar arasındaki EFT transferlerindeki bedelin ise 201.030,50 USD olduğundan aradaki 110 USD bedel karşılığı 174,00 TL'den dolayı davacı şirketin davalı bankaya borçlu olduğu, davacı tarafın davalı taraf eylemi nedeniyle zarar gördüğünü ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı bankaya 174.00 TL borçlu olduğu kabul edilerek bu bedelin tahsili için açılan dava, ayrıca manevi zararın kanıtlanamadığı gerekçesiyle manevi tazminatın tahsili talebi reddedilmiştir. Dosyada mevcut bilirkişi raporu ve ibraz edilen belgelerden davaya konu 174.00 TL borcun nereden kaynaklandığı anlaşılamamış tarafların bu konudaki itirazları da mahkemece değerlendirilmemiştir. Bu nedenle 174,00 TL alacak bakımından yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi ve bu bilirkişi raporuna tarafların vaki itirazlarının değerlendirilmemesine göre yetersiz inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, davacının 174,00 TL borcu olduğundan bahisle T.C.M.B 'ye bu durumun bildirilerek davacının Risk Merkezi listesine alınmasının tek başına manevi tazminatı gerektirmediği, manevi tazminatın kanıtlanamadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş ise de, eğer T.C.M.B. Risk Merkezi listesi bildirimi yasa ve mevzuata uygun değil ise, davacı şirketin ticari itibarı zedeleneceğinden manevi zarara uğradığının kabulü gerekmekle, bu bildirimin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının değerlendirilerek usulüne uygun yapılmadığı anlaşılması halinde davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1802 E. 2014/10284 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teyit bankası · bankacılık teamülleri · teamül · komisyon · ek tasfiye · dosya masrafı
Benzer bu karardaYork Mellon tarafından muhabir banka kesintisi 110 USD yapıldıktan sonra «teyit bankası» olan davalı bankaya ihracat bedelinin 201.030,50 USD'nin ödenmesine ilişkin switf mesajı 30.01.2009 tarihinde gönderilmesine karşın davalı banka Genel Müdürlüğü'nün 29.01.2009 tarihinde gönderdiği ihracat bedelinin tamamı olan 201.140,50 USD'nin bir gün önce davacının hesabına intikal ettirilmesinden kaynaklandığı, «tasfiye» olunacak alacaklar için asgari bildirim limiti aranmaksızın ve tutarlara bakılmaksızın firma bazında bildirim konusu yapılacağı, dolayısıyla davalı bankaca ödenmeyen 110 USD teyit «masrafı» karşılığı 174,00 TL'nin Merkez Bankası'na bildirilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda evvela borç bakiyesinin davacıdan talep edilmemesinin «bankacılık teamüllerine» uygun olmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece borcun davalıya bildirilmediğinin savunulmasına ve bilirkişi raporunda da davalı bankanın «bankacılık teamüllerine» uygun davranmadığı belirtilmesine rağmen bu husus üzerinde durulmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, 110 USD karşılığı 174,00 TL «komisyon» tutarının yurt dışı muhabir banka olan T..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6966 E. , 2012/14144 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2009/467-2010/481 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi....u tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 23.01.2009 tarihinde davalı ... kanalıyla mal bedeli karşılığı akreditif açtığını ve bu amaçla 1.900,00 TL para yatırdığını, davalı bankanın yatırılan bu paradan gerekli masraf ve ücretleri tahsil ettiğini, daha sonra müvekkilinin yaptığı ihracatın mal bedeli olarak 328.377,96 TL'nın hesaba geldiğini, davalı bankanın bu paranın içerisinden komisyon, masraf vs. adı altında her türlü haklarını aldığını, hesabı kapattığını, davalı bankanın müvekkili şirketinin 174,00 TL borçlu olduğundan bahisle TC.M.B'ye bildirimde bulunduğu, ticari itibarının zedenlendiğini ileri sürererk 175,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve ödenmiş olmakla istirdatına, 7.100,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile imzalanan sözleşme gereği yurtdışında bulunan muhabir tarafından 30.01.2009 tarihinde müvekkili bankaya 110 USD teyit masrafı yansıtıldığını, masrafın müvekkilince ödendeğini, masrafın davacı şirket hesabına borç olarak kaydedildiğini, ihbarda bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, akreditif tutarı olan 201.140,50 USD bedelin tamamının davalı banka tarafından davacı şirketin hesabına intikal ettirildiği, bankalar arasındaki EFT transferlerindeki bedelin ise 201.030,50 USD olduğundan aradaki 110 USD bedel karşılığı 174,00 TL'den dolayı davacı şirketin davalı bankaya borçlu olduğu, davacı tarafın davalı taraf eylemi nedeniyle zarar gördüğünü ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı bankaya 174.00 TL borçlu olduğu kabul edilerek bu bedelin tahsili için açılan dava, ayrıca manevi zararın kanıtlanamadığı gerekçesiyle manevi tazminatın tahsili talebi reddedilmiştir. Dosyada mevcut bilirkişi raporu ve ibraz edilen belgelerden davaya konu 174.00 TL borcun nereden kaynaklandığı anlaşılamamış tarafların bu konudaki itirazları da mahkemece değerlendirilmemiştir. Bu nedenle 174,00 TL alacak bakımından yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi ve bu bilirkişi raporuna tarafların vaki itirazlarının değerlendirilmemesine göre yetersiz inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, davacının 174,00 TL borcu olduğundan bahisle T.C.M.B 'ye bu durumun bildirilerek davacının Risk Merkezi listesine alınmasının tek başına manevi tazminatı gerektirmediği, manevi tazminatın kanıtlanamadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş ise de, eğer T.C.M.B. Risk Merkezi listesi bildirimi yasa ve mevzuata uygun değil ise, davacı şirketin ticari itibarı zedeleneceğinden manevi zarara uğradığının kabulü gerekmekle, bu bildirimin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının değerlendirilerek usulüne uygun yapılmadığı anlaşılması halinde davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062587900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz