Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1802 E. 2014/10284 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teyit bankası↗ bankacılık teamülleri↗ teamül↗ komisyon↗ ek tasfiye↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak, 110 USD karşılığı 174,00 TL komisyon tutarının yurt dışı muhabir banka olan T.. B.. Of N.. York Mellon tarafından muhabir banka kesintisi 110 USD yapıldıktan sonra teyit bankası olan davalı bankaya ihracat bedelinin 201.030,50 USD'nin ödenmesine ilişkin switf mesajı 30.01.2009 tarihinde gönderilmesine karşın davalı banka Genel Müdürlüğü'nün 29.01.2009 tarihinde gönderdiği ihracat bedelinin tamamı olan 201.140,50 USD'nin bir gün önce davacının hesabına intikal ettirilmesinden kaynaklandığı, tasfiye olunacak alacaklar için asgari bildirim limiti aranmaksızın ve tutarlara bakılmaksızın firma bazında bildirim konusu yapılacağı, dolayısıyla davalı bankaca ödenmeyen 110 USD teyit masrafı karşılığı 174,00 TL'nin Merkez Bankası'na bildirilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava dışı yurtdışındaki bankanın komisyon alması nedeniyle, davalı banka tarafından bu komisyon tutarı davacı hesabına borç kaydedilmek suretiyle davacı borçlandırılmış ve borç bakiyesi Merkez Bankası'na bildirilmiş ise de, davacı bu bildirimden evvel bu miktar borçlu olduğunun kendisine bildirilmediğini ve bu nedenle de ödeyemediğini, bankanın kusurlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda evvela borç bakiyesinin davacıdan talep edilmemesinin bankacılık teamüllerine uygun olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemece borcun davalıya bildirilmediğinin savunulmasına ve bilirkişi raporunda da davalı bankanın bankacılık teamüllerine uygun davranmadığı belirtilmesine rağmen bu husus üzerinde durulmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6966 E. 2012/14144 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akreditif · ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · ibraz
Benzer bu karardaRisk Merkezi listesi bildirimi yasa ve mevzuata uygun değil ise, davacı şirketin «ticari itibarı zedeleneceğinden» manevi zarara uğradığının kabulü gerekmekle, bu bildirimin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının değerlendirilerek usulüne uygun yapılmadığı anlaşılması halinde davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «akreditif» tutarı olan 201.140,50 USD bedelin tamamının davalı banka tarafından davacı şirketin hesabına intikal ettirildiği, bankalar arasındaki EFT transferlerindeki bedeli …
Dosyada mevcut bilirkişi raporu ve «ibraz» edilen belgelerden davaya konu 174.00 TL borcun nereden kaynaklandığı anlaşılamamış tarafların bu konudaki itirazları da mahkemece değerlendirilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1802 E. , 2014/10284 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/11/2013
NUMARASI 2013/209-2013/74
Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2013 tarih ve 2013/209-2013/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 23.01.2009 tarihinde davalı Katılım Bankası kanalıyla mal bedeli karşılığı akreditif açtığını, davalı bankanın yatırılan paradan gerekli masraf ve ücretleri tahsil ettiğini ve hesabı kapattığını, davalı bankanın müvekkili şirketinin 174,00 TL borçlu olduğundan bahisle TCMB'ye bildirimde bulunduğu, bu nedenle ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, 175,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve ödenmiş olmakla istirdatına, 7.100,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile imzalanan sözleşme gereği yurt dışında bulunan muhabir tarafından 30.01.2009 tarihinde müvekkili bankaya 110 USD teyit masrafı yansıtıldığını, masrafın müvekkilince ödendiğini, masrafın davacı şirket hesabına borç olarak kaydedildiğini ve ihbarda bulunulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, 110 USD karşılığı 174,00 TL komisyon tutarının yurt dışı muhabir banka olan T.. B.. Of N.. York Mellon tarafından muhabir banka kesintisi 110 USD yapıldıktan sonra teyit bankası olan davalı bankaya ihracat bedelinin 201.030,50 USD'nin ödenmesine ilişkin switf mesajı 30.01.2009 tarihinde gönderilmesine karşın davalı banka Genel Müdürlüğü'nün 29.01.2009 tarihinde gönderdiği ihracat bedelinin tamamı olan 201.140,50 USD'nin bir gün önce davacının hesabına intikal ettirilmesinden kaynaklandığı, tasfiye olunacak alacaklar için asgari bildirim limiti aranmaksızın ve tutarlara bakılmaksızın firma bazında bildirim konusu yapılacağı, dolayısıyla davalı bankaca ödenmeyen 110 USD teyit masrafı karşılığı 174,00 TL'nin Merkez Bankası'na bildirilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava dışı yurtdışındaki bankanın komisyon alması nedeniyle, davalı banka tarafından bu komisyon tutarı davacı hesabına borç kaydedilmek suretiyle davacı borçlandırılmış ve borç bakiyesi Merkez Bankası'na bildirilmiş ise de, davacı bu bildirimden evvel bu miktar borçlu olduğunun kendisine bildirilmediğini ve bu nedenle de ödeyemediğini, bankanın kusurlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda evvela borç bakiyesinin davacıdan talep edilmemesinin bankacılık teamüllerine uygun olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemece borcun davalıya bildirilmediğinin savunulmasına ve bilirkişi raporunda da davalı bankanın bankacılık teamüllerine uygun davranmadığı belirtilmesine rağmen bu husus üzerinde durulmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101780400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz