Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/827 E. 2024/4432 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ortalama tüketici↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/479 E., 2018/164 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Jimmy's Coffee Corner" kahve dükkânları zincirinin ilk şubesini İstanbul-Ataşehir adresinde açtığını ve 19.07.2016 tarihinden itibaren www.jimmyscoffeecorner.com internet sitesi üzerinden ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkilinin firmanın denizcilik sektöründe faaliyet gösterdiği için "..." adının "Jimmy" olarak tanındığını bu yüzden ticari faaliyetlerini de bu marka üzerinden sürdürdüğünü, 2016/106337 numaralı "jimmy's coffee" ibareli görselini, 2016/106342 numaralı "jimmy's coffee corner" ibareli görselini, 2016/106347 numaralı "a cup of good company" ibareli görselini 30, 35, ve 43. sınıflarında tescil sürecinde bulunan markaların da sahibi olduğunu, davalı markalarında kullanılan Coffee, Corner, Barista ibarelerinin ilgili sektörde tasviri kelimeler olduğunu ileri sürerek davalının tescilli 2014/08290 numaralı "Coffee Corner The Barista" ibareli 2013/27242 numaralı "Coffee Corner The Barista" ibareli 2010/39158 numaralı "Coffee Corner Şekil" ibareli 2010/39150 numaralı "Coffee Corner Şekil" ibareli ve 2007/51212 numaralı "Coffee Corner The Barista Şekil" ibareli markalarının hükümsüzlüğü ve sicilinden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirkete ait Coffee Corner adlı markayı kullandığını ve bu markanın tescili için Kurum'a müracaat ettiğini, müvekkili şirket adına tescil olunan markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin geçtiğini ve davacı tarafından açılan hükümsüzlük davasının da 5 yıllık süreye tabi olduğunu savunarak davanın zamanaşımından reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı marka bütünü içerisinde genel kullanımı olan ibareler kullanılmakla birlikte, markaların bir bütün değerlendirilmesi halinde davalı markalarının tanımlayıcı, tasvir edici bir özelliği bulunmadığı, bu sebeple bu markaların söz konusu gerekçeye dayalı hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı ve kötü niyetinde ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik incelemeye dayanan denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, raporun aksine dava konusu markaların cins, vasıf vb. bildirir özellik arz ettiğini, bu tarz ibareleri marka olarak tescil ettirenlerin başkaları tarafından yapılan tescillere de katlanmak durumunda olduğunu, “Coffee Corner” ibaresinin sektörde “Kahve Köşesi” anlamına gelen bir nevi kahvehane olarak nitelendirilebileceğini, “Coffee Corner” ve “Coffee Corner The Barista” ibareli markaların tek başlarına tescil edilemeyeceğini, bilirkişilerin davalının “Coffee, corner ve the barista” ibareli markalarının davalı taraf bakımından bir araya getirilmek suretiyle ayırt edici nitelik kazandırıldığının belirtilmesinin kabul edilemeyeceğini, ortalama tüketiciler nezdinde “Coffee Corner” ibaresi ile fincan logosuna havi şekil görüldüğünde akılda kalacak olan hususun logo değil kelime olduğunu, bu sebeple ayırt edici niteliği haiz bulunmayan “Coffee Corner” ibaresinin ayırt edici bir ek almaksızın tescil edilmesinin kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin markalarında asli unsurun Jimmy’s ibaresi olduğunu ve burada ayırt edici fonksiyonun görüleceği üzere müvekkil firma tarafından ihdas edildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi 14.04.2017 olup, 13.11.2014 tescil tarihli 29. ve 35. sınıflarda tescilli 2014/08290 numaralı davalı markası ile 10.03.2014 tescil tarihli 2013/27242 numaralı 43. sınıfta tescilli davalı markası açısından 5 yıllık sürenin geçmediği ancak 16.08.2011 tescil tarihli 43. sınıfta 2010/39150 numaralı "Coffee Corner ve şekil" markası ile 21.04.2009 tescil tarihli 43. sınıfta 2007/51212 nuamralı "Coffee Corner the Barista ve şekil" markası açısından 5 yıllık sürenin geçtiği, davalı markalarında kullanılan coffee, corner, barista kelimeleri ayrı ayrı değerlendirildiğinde tasviri anlamlarının bulunduğu ancak davalı tarafından bu ibarelerin marka bütünü içerisinde bir araya getirildiği ve belli bir kullanım sonucu da ayırt edici nitelik kazandırıldığı, aynı zamanda şekil unsuru da içerdiği, markaların bütün olarak tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı, tasvir edici bir özelliği bulunmadığı, marka tescillerinin kötü niyetli gerçekleştirildiğine ilişkin delil sunulmadığı, mahkemenin ret kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5 incı maddesi, 25 inci maddesinin altıncı fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1310 E. 2023/4762 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · ayırt edicilik · dahili dava
Benzer bu kararda… ldiği "kahve çekirdeği", "çay yaprağı" anlamına geldiğinin tespit edildiği, bu nedenle "the coffee bean & tea leaf" ibaresinin başvuru kapsamında yer alan 30.sınıfa «dahil» mallar bakımından bir teşebbüsün mallarını diğer teşebbüsün mallarından ayırt etme koşulunu sağlamadığı ve 30.sınıftaki mallar bakımından tanımlayıcı bir adlandırma olduğu kanaatine varıldığı, markada yer alan kahve çekirdeği, çay yaprağı ve basit geometrik şekillerin ise "the coffee bean & tea leaf" ibaresi üzerinde oluşan tanımlayıcı algıyı değiştirmediği ifadeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükümleri uyarınca reddedildiğini, kararın «hakkaniyete» aykırı olduğunu, başvuruya konu müvekkiline ait markanın yalnız tek unsurdan oluşmayan, şekil ve kelime ibarelerinden oluşan bir marka olduğunu, bu nedenle markanın bir bütün olarak değerlendirilmesinin esas olduğunu, müvekkiline ait markanın bilinen ve «ayırt edicilik» kazanmış bir ibare olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2018-M-11712 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… in şu anda zaten koruma altında olduğunu, diğer yandan müvekkilinin, markasını gerek 35. sınıf kapsamında gerekse 30. sınıf kapsamında gerçekleştirilen kullanım ile «ayırt edicilik» kazandığını, müvekkilinin önceki tescili ile kazanılmış hakkının mevcut olduğunun kabulü gerektiğini, diğer yandan reddedilen ve 30. sınıf 3. alt sınıfında bulunan …
… coffee bean & tea leaf” ibaresinin dava konusu mallar bakımından ayırt edici niteliği haiz olmadığı, diğer yandan marka başvurusunda yer alan şekil unsurlarının da «ayırt ediciliğe» katkı sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… yla usuli kazanılmış hakkının mevcut olduğunun kabulü gerektiğini, yerel mahkeme, gerekçeli kararında özetle; müvekkil markasının başvuruya konu emtialar bakımından «ayırt edicilik» vasfını haiz olmadığı, Türkiye'de kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, marka ibaresinin tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13400 E. 2011/5918 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3254 E. 2024/5835 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece «eksik incelemeye» dayanan denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, raporun aksine dava konusu markaların cins, vasıf vb. bildirir özellik arz ettiğini, bu tarz ibareleri marka olarak tescil ettirenlerin başkaları tarafından yapılan tescillere de katlanmak durumunda olduğunu, “Coffee Corner” ibaresinin sektörde “Kahve Köşesi” anlamına gelen bir nevi kahvehane olarak nitelendirilebileceğini, “Coffee Corner” ve “Coffee Corner The Barista” ibareli markaların tek başlarına tescil edilemeyeceğini, bilirkişilerin davalının “Coffee, corner ve the barista” ibareli markalarının davalı taraf bakımından bir araya getirilmek suretiyle ayırt edici nitelik kazandırıldığının belirtilmesinin kabul edilemeyeceğini, «ortalama tüketiciler» nezdinde “Coffee Corner” ibaresi ile fincan logosuna havi şekil görüldüğünde akılda kalacak olan hususun logo değil kelime olduğunu, bu sebeple ayırt edici niteliğ …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece itibar edilen ve «denetime elverişli» bulunan raporlar uyarınca, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalı markalarına tecavüzün bulunmadığı belirlendiğinden mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, mahkemece davacı-karşı davalıya ait "İstanbul Coffee Festival + Şekil" markasının markasal algı yaratmayan bir ibare olduğu, soyut ve somut «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, bu ibareyi gören ortalama düzeydeki tüketici kesiminin bu ibareyi kahve konusunda sosyal ve kültürel bir tanıtım ya da festival yerini gösteren bir işaret olarak algılayacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca tescil edilemeyecek bir ibare olduğu, markanın kullanım yoluyla da ayırt edicilik kazandırıldığının ispat edilemediği kanaatine varılarak (aksi yönde kanaat bildiren dosyadaki bilirkişi raporlarına itibar edilmeyerek) bu marka yönünden hükümsüzlük kararı verilmesinde isabetsizliğin bulunmadığı, davacı-karşı davalıya ait "İstanbul Coffee Guide" markası yönünden ise; markada yer alan "İstanbul" ibaresinin yer adı olduğu, "COFFEE GUIDE" ibarelerinin İngilizce kelimeler olup, Türkçe karşılığının "kahve rehberi" olduğu, gerek "GUİDE" ibaresinin Türkçe anlamını markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» tarafından yaygın olarak bilinmemesi, gerekse markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler için tanımlayıcı olmaması nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı son …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · belirsiz alacak davası · denetime elverişlilik · olumsuz oy · alacak davası · marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · maddi tazminat
Benzer bu kararda… aların ve şahısların, bu etkinliğin davacının “İSTANBUL COFFEE FESTIVAL” etkinliğiyle ve davacıyla bağlantılı olduğunu düşündüklerini, İzmir’deki etkinlikte yaşanan «olumsuzluklar» ve amatörlükler nedeniyle davacının ve davacı markasının itibar kaybettiğini, davalının http://coffeefestivalizmir.com/ adresinde davacı adına tescilli marka ve logonun ayırt edilemez ölçüde benzerini kullanarak çıkar elde ettiğini ileri sürerek davalının davacının «marka hakkına tecavüz» niteliğindeki fiillerin durdurulmasına, «belirsiz alacak davası» olarak 50.000,00 TL itibar tazminatı, 50.000,00 TL manevi tazminat ve 5.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… anbul Coffee Festival + ŞEKİL markasının kısmen hükümsüzlüğü yönüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,İstanbul Coffee Festival markası, kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazanmış olması gerekçe gösterilerek Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından tescil edildiğini, TÜRKPATENT'in 10.02.2016 tarihli Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının (YİDK) dosyada bulunduğunu, ancak ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, 16.04.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda markanın kullanım sonrası ayırt edicilik kazandığını ve dahi tanınmışlık sağladığını tespit edildiğini, 14.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda, tescil aşamasında markanın ayırt edicilik kazandığı hususunun açıkça tespit edildiğini, 15.11.2018 tarihli uzman görüşünde İSTANBUL COFFEE FESTİVAL markasının; gerek yazılı ve basılı medyada gerek tv ortamında gerek ise de sosyal platformlarda çok yüksek yer bulduğu ve geniş kitlelere ulaştığı, markanın 2014 yılından bu yana aktif kullanıldığı ve 2015 yılında kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış olduğunu, kullanım neticesi ayırt edicilik kazandığından, hükümsüzlüğünün istenemeyeceği kanaatine varıldığını, dosyada tanzim edilen 3. bilirkişi heyeti raporunda İSTANBUL adının coğrafi kaynak gösteren bir ibare sayılamayacağı, bu iddiaya itibar edilse dahi İSTANBUL COFFEE FESTIVAL markasının 01.04.2015 tarihli tescil başvurusu öncesi kullanım suretiyle ayırt edicilik kazandığı ve bu itibarla mülga 556 sayılı KHK 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tescilinin reddedilemeyeceğinin açıkça tespit edildiğini, tüm bilirkişi raporlarında müvekkil şirket markasının kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanmış olduğu hususunda tam bir görüş birliği oluştuğunu, davalı tarafça "İzmir Kahve Festivali", "İzmir Coffee Festival" biçiminde, tescilsiz kullanımlar ile gerçekleştirilen organizasyon, müvekkilin adına tescilli "İstanbul Coffee Festival" marka kullanımı ile 2014 yılından bu yana gerçekleştirmiş olduğu, çok sayıda ödül alan, her yıl en az 40.000 kişinin katılımıyla gerçekleşen organizasyon ile karıştırılma ihtimali yüksek bir organizasyon olduğunu, davalının haksız kullanımı, davacı müvekkilin tescilli marka kullanımı ile benzerlik ihtiva ettiğini ve markaya tecavüz unsurlarını bulundurduğunu, tüm bu hususların 16.04.2018 tarihli «bilirkişi raporunda denetime elverişli» şekilde açıkça tespit edildiğini, bu raporu hazırlayan heyette uzman organizatör bilirkişinin yer alması nedeniyle dikkate alınması gerektiğini, Ne yazık ki ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan «son» bilirkişi raporunda ulaşılan sonucun kopyacılığı, taklitçiliği, paraziterliği teşvik ve meşru kılmaktan başka bir şey olmayacağını, davalı müvekkile ait markayı ya …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece itibar edilen ve «denetime elverişli» bulunan raporlar uyarınca, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalı markalarına tecavüzün bulunmadığı belirlendiğinden mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, mahkemece davacı-karşı davalıya ait "İstanbul Coffee Festival + Şekil" markasının markasal algı yaratmayan bir ibare olduğu, soyut ve somut «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, bu ibareyi gören ortalama düzeydeki tüketici kesiminin bu ibareyi kahve konusunda sosyal ve kültürel bir tanıtım ya da festival yerini gösteren bir işaret olarak algılayacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca tescil edilemeyecek bir ibare olduğu, markanın kullanım yoluyla da ayırt edicilik kazandırıldığının ispat edilemediği kanaatine varılarak (aksi yönde kanaat bildiren dosyadaki bilirkişi raporlarına itibar edilmeyerek) bu marka yönünden hükümsüzlük kararı verilmesinde isabetsizliğin bulunmadığı, davacı-karşı davalıya ait "İstanbul Coffee Guide" markası yönünden ise; markada yer alan "İstanbul" ibaresinin yer adı olduğu, "COFFEE GUIDE" ibarelerinin İngilizce kelimeler olup, Türkçe karşılığının "kahve rehberi" olduğu, gerek "GUİDE" ibaresinin Türkçe anlamını markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» tarafından yaygın olarak bilinmemesi, gerekse markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler için tanımlayıcı olmaması nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı son …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat ile karşı davada markanın hükümsüzlüğü davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/827 E. , 2024/4432 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1344 Esas, 2022/1756 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/479 E., 2018/164 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Jimmy's Coffee Corner" kahve dükkânları zincirinin ilk şubesini İstanbul-Ataşehir adresinde açtığını ve 19.07.2016 tarihinden itibaren www.jimmyscoffeecorner.com internet sitesi üzerinden ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkilinin firmanın denizcilik sektöründe faaliyet gösterdiği için "..." adının "Jimmy" olarak tanındığını bu yüzden ticari faaliyetlerini de bu marka üzerinden sürdürdüğünü, 2016/106337 numaralı "jimmy's coffee" ibareli görselini, 2016/106342 numaralı "jimmy's coffee corner" ibareli görselini, 2016/106347 numaralı "a cup of good company" ibareli görselini 30, 35, ve 43. sınıflarında tescil sürecinde bulunan markaların da sahibi olduğunu, davalı markalarında kullanılan Coffee, Corner, Barista ibarelerinin ilgili sektörde tasviri kelimeler olduğunu ileri sürerek davalının tescilli 2014/08290 numaralı "Coffee Corner The Barista" ibareli 2013/27242 numaralı "Coffee Corner The Barista" ibareli 2010/39158 numaralı "Coffee Corner Şekil" ibareli 2010/39150 numaralı "Coffee Corner Şekil" ibareli ve 2007/51212 numaralı "Coffee Corner The Barista Şekil" ibareli markalarının hükümsüzlüğü ve sicilinden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirkete ait Coffee Corner adlı markayı kullandığını ve bu markanın tescili için Kurum'a müracaat ettiğini, müvekkili şirket adına tescil olunan markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin geçtiğini ve davacı tarafından açılan hükümsüzlük davasının da 5 yıllık süreye tabi olduğunu savunarak davanın zamanaşımından reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı marka bütünü içerisinde genel kullanımı olan ibareler kullanılmakla birlikte, markaların bir bütün değerlendirilmesi halinde davalı markalarının tanımlayıcı, tasvir edici bir özelliği bulunmadığı, bu sebeple bu markaların söz konusu gerekçeye dayalı hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı ve kötü niyetinde ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik incelemeye dayanan denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, raporun aksine dava konusu markaların cins, vasıf vb. bildirir özellik arz ettiğini, bu tarz ibareleri marka olarak tescil ettirenlerin başkaları tarafından yapılan tescillere de katlanmak durumunda olduğunu, “Coffee Corner” ibaresinin sektörde “Kahve Köşesi” anlamına gelen bir nevi kahvehane olarak nitelendirilebileceğini, “Coffee Corner” ve “Coffee Corner The Barista” ibareli markaların tek başlarına tescil edilemeyeceğini, bilirkişilerin davalının “Coffee, corner ve the barista” ibareli markalarının davalı taraf bakımından bir araya getirilmek suretiyle ayırt edici nitelik kazandırıldığının belirtilmesinin kabul edilemeyeceğini, ortalama tüketiciler nezdinde “Coffee Corner” ibaresi ile fincan logosuna havi şekil görüldüğünde akılda kalacak olan hususun logo değil kelime olduğunu, bu sebeple ayırt edici niteliği haiz bulunmayan “Coffee Corner” ibaresinin ayırt edici bir ek almaksızın tescil edilmesinin kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin markalarında asli unsurun Jimmy’s ibaresi olduğunu ve burada ayırt edici fonksiyonun görüleceği üzere müvekkil firma tarafından ihdas edildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi 14.04.2017 olup, 13.11.2014 tescil tarihli 29. ve 35. sınıflarda tescilli 2014/08290 numaralı davalı markası ile 10.03.2014 tescil tarihli 2013/27242 numaralı 43. sınıfta tescilli davalı markası açısından 5 yıllık sürenin geçmediği ancak 16.08.2011 tescil tarihli 43. sınıfta 2010/39150 numaralı "Coffee Corner ve şekil" markası ile 21.04.2009 tescil tarihli 43. sınıfta 2007/51212 nuamralı "Coffee Corner the Barista ve şekil" markası açısından 5 yıllık sürenin geçtiği, davalı markalarında kullanılan coffee, corner, barista kelimeleri ayrı ayrı değerlendirildiğinde tasviri anlamlarının bulunduğu ancak davalı tarafından bu ibarelerin marka bütünü içerisinde bir araya getirildiği ve belli bir kullanım sonucu da ayırt edici nitelik kazandırıldığı, aynı zamanda şekil unsuru da içerdiği, markaların bütün olarak tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı, tasvir edici bir özelliği bulunmadığı, marka tescillerinin kötü niyetli gerçekleştirildiğine ilişkin delil sunulmadığı, mahkemenin ret kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5 incı maddesi, 25 inci maddesinin altıncı fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062574000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz