6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7155 E. 2012/14085 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ex gratia ödeme lütuf (hatır) ödemesi nezaret görevi rücu hakkı taşıyıcının sorumluluğu istifa kusur oranı alacağın temliki cmr rücu temlik taşıyıcı kusur hasar teminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın besleme ünitelerinin uygun ve yeterli olarak ambalajlanmamış ve istiflenmemiş olması sonucu meydana gelmesi nedeniyle CMR 17/4-b maddesi uyarınca taşıyıcının sorumlu olmadığı, bu nedenle davacı ... şirketinin davalılara rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, karayolu ile uluslararası eşya taşımasından kaynaklanmaktadır. Davalı tarafça hasarın ambalajlama hatasından kaynaklanmasına göre teminat dışı olduğu, sigortalıya yapılan ödemenin de lütuf ödemesi mahiyetini taşıdığı savunulmuş ve her ne kadar da davacı tarafından düzenlenen poliçede yetersiz ve uygun olmayan ambalajlamadan doğabilecek hasarların teminat harici olduğu belirtilmiş ise de, mahkemece alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda hasarın hem ambalajlama hem de istifleme hatasından kaynaklandığı belirtildiğinden, ayrıca poliçede istif hatasının teminat harici olduğuna dair bir kayıt bulunmadığından davacının yaptığı ödeme ex gratia bir ödeme olarak kabul edilemez. Bunun yanında, somut uyuşmazlıkta davacı dava dışı sigortalıdan dava hakkını temlik almış olup alacağın temliki hükümlerine göre de işbu davayı açabilir. Diğer taraftan istifleme, gönderen veya alıcı tarafından yapılmış olsa dahi, Dairemiz içtihatlarına göre (2010/11566 esas, 2012/2438 karar) taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme, nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bahse konu yükümlülüğün ihlali ise taşıyıcı bakımından kusur oluşturmaktadır. Bu durumda, mahkemece nezaret görevini yerine getirdiği kanıtlanamayan davalının bir miktar kusurlu olduğunun kabulü ile kusur oranı belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Nezaret yükümlülüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9304 E. 2013/22677 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücû tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/428 E. 2013/1961 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5620 E. 2014/12814 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/7155 E.  ,  2012/14085 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.02.2011 tarih ve 2009/186-2011/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili sigortalısının Hollanda'dan ithal ettiği çikolata besleme ünitesinin Tan Air Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.'ye ait CMR ile diğer davalı tarafından İstanbul'a taşınması esnasında hasarlandığını, sigortalının 57.892 TL'lik zararının karşılandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.870 SDR'nin karar tarihindeki TL karşılığının 16.10.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılardan Tan Air Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti. vekili, hasarın hatalı yükleme, istifleme ve ambalajlama sebebiyle ortaya çıktığını, poliçede yetersiz ve uygun olmayan ambalajlamadan doğabilecek hasarların teminat harici tutulduğunu, müvekkiline usulüne uygun hasar ihbarı yapılmadığını, talep edilecek faiz oranının da % 5'i geçemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın besleme ünitelerinin uygun ve yeterli olarak ambalajlanmamış ve istiflenmemiş olması sonucu meydana gelmesi nedeniyle CMR 17/4-b maddesi uyarınca taşıyıcının sorumlu olmadığı, bu nedenle davacı ... şirketinin davalılara rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, karayolu ile uluslararası eşya taşımasından kaynaklanmaktadır. Davalı tarafça hasarın ambalajlama hatasından kaynaklanmasına göre teminat dışı olduğu, sigortalıya yapılan ödemenin de lütuf ödemesi mahiyetini taşıdığı savunulmuş ve her ne kadar da davacı tarafından düzenlenen poliçede yetersiz ve uygun olmayan ambalajlamadan doğabilecek hasarların teminat harici olduğu belirtilmiş ise de, mahkemece alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda hasarın hem ambalajlama hem de istifleme hatasından kaynaklandığı belirtildiğinden, ayrıca poliçede istif hatasının teminat harici olduğuna dair bir kayıt bulunmadığından davacının yaptığı ödeme ex gratia bir ödeme olarak kabul edilemez. Bunun yanında, somut uyuşmazlıkta davacı dava dışı sigortalıdan dava hakkını temlik almış olup alacağın temliki hükümlerine göre de işbu davayı açabilir.

Diğer taraftan istifleme, gönderen veya alıcı tarafından yapılmış olsa dahi, Dairemiz içtihatlarına göre (2010/11566 esas, 2012/2438 karar) taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme, nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bahse konu yükümlülüğün ihlali ise taşıyıcı bakımından kusur oluşturmaktadır. Bu durumda, mahkemece nezaret görevini yerine getirdiği kanıtlanamayan davalının bir miktar kusurlu olduğunun kabulü ile kusur oranı belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062569300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.