Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1988 E. 2024/4400 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aydınlatılmış onam↗ down sendromu↗ tıbbi kötü uygulama↗ aydınlatma yükümlülüğü↗ zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ mali sorumluluk sigortası↗ sorumluluk sigortası↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ ispat yükü↗ sigorta poliçesi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 18/01/2018 Tarih, 2016/200 E., ve 2018/22 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 28/11/2019 tarih, 2018/1849 E. ve 2019/7606 K. sayılı kararıyla hekimin üçlü tarama testi sonucunda elde edilen düşük risk oranına rağmen bebeğin down sendromlu olabileceğini, kesin tanı için başvurulabilecek yöntemleri, bu yöntemlerin risklerini usulünce anneye/babaya açıklaması ve onları aydınlatması gerektiğine, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat yükünün ise hekimde olduğuna ve fakat Mahkemece bu konuda bir inceleme yapılmadığına işaret edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile davacının üçlü tarama test sonucunda down sendrom riski taramasının cutoff değerinin altında çıktığı, raporda bulunan nottan anlaşılacağı üzere davacının ileri tetkikler hakkında anneyi bilgilendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporlarda hiç bir şekilde annenin aydınlatıldığına dair bir bilginin olmadığını, doktorun özen yükümünü yerine getirmediğini, evvelce yapılan bozma kararı ile oluşan kazanılmış hakların ihlal edildiğini, annenin aydınlatılmış onam içeriğinin bulunmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca verilen kararların hatalı yorumlandığını, yerel mahkemenin usul hataları yaptığını ve vekalet ücretini hatalı hesapladığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 386 ve devamı maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 502 ve devamı maddeleri)
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat | Maddi manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5439 E. 2024/1756 K.
Ortak:down sendromu · aydınlatma yükümlülüğü · ispat yükü · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… Kararı Dairemizin 28/11/2019 tarih, 2018/1849 E. ve 2019/7606 K. sayılı kararıyla hekimin üçlü tarama testi sonucunda elde edilen düşük risk oranına rağmen bebeğin «down sendromlu» olabileceğini, «kesin» tanı için başvurulabilecek yöntemleri, bu yöntemlerin risklerini usulünce anneye/babaya açıklaması ve onları aydınlatması gerektiğine, «aydınlatma yükümlülüğünün» yerine getirildiğini «ispat yükünün» ise hekimde olduğuna ve fakat Mahkemece bu konuda bir inceleme yapılmadığına işaret edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile davacının üçlü tarama test sonucunda «down sendrom» riski taramasının cutoff değerinin altında çıktığı, raporda bulunan nottan anlaşılacağı üzere davacının ileri tetkikler hakkında anneyi bilgilendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… amanın yazılı onam olmadığını ve ispat kabiliyetinde olmadığını, belgenin müvekkillerine verilmediğini, her zaman düzenlenebilecek nitelikte olduğunu, müvekkili ... «down sendromu» riskinin belirlenmesinde «kesin» tanının "amniyosentez" ile konulabileceğinin söylenmediği ve hiçbir şekilde önerilmediğini, müvekkilinin ilkokul mezunu olduğunu 19.11.2012 tarihli belgenin altındaki açıklamayı anlayabilecek eğitim seviyesinde olmadığını, davalının sorumluluğu için sundukları uzman görüşünde de belirtildiği gibi hekimin kusurunun şart olmadığını, taraflar arasında vekillik ilişkisi kurulduğunun sabit olduğunu, bu kapsamda geçerli bilgilendirme yapıldığının «ispat yükünün» davalıda olduğunu, Yargıtay'ın bu konuda çok sayıda emsal ilamı olduğunu, müvekkiline Dr. ... tarafından amniyosentez önerildiğinin ispat edilemediğini belirterek …
… sinde; müvekkili ...'nün 40 yaşında müşterek çocuk ...'ya gebe kalarak gebelik takibini Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde düzenli olarak yaptırdığını, ...'nın «down sendromlu» olarak dünyaya geldiğini, kontrolleri yapan Dr. ...'ın davalı ... şirketince sigortalandığını, müvekkili ...' in davalının sigortalısı doktor tarafından gebeliği boyunca defalarca muayene edilmiş olmasına rağmen ...'nın down sendromlu olup olmadığının tespit edilmesi ve tespiti halinde istenmeyen gebeliği sonlandırabilmesi mümkünken bu imkandan yararlanamadığını, doktor tarafından «aydınlatma yükümlülüğünü» yerine getirmediğini, doktorun kusurlu olduğunu, davacı ...'nın down sendromlu olması nedeniyle maddi ve manevi olarak zorlukla mücadele etmek zorunda kalacağını ileri sürerek şimdilik ... için 10.000,00 TL «maddi tazminat», 50.000,00 TL manevi tazminat, anne ... için 50.000,00 TL manevi tazminat, baba ... için 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 160.000,00 TL «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı hekimin kamu «görevlisi» olduğunu, kamu görevlisinin görevini ifası sırasındaki eylemlerine ilişkin «tazminat davalarının» ancak bağlı olduğu kamu kurumuna karşı açabileceğini, müvekkiline davanın yöneltilemeyeceğini, davanın «zamanaşımı» süreleri tüketildikten sonra açıldığını, davacının gebelik takibinde sigortalı hekim tarafından takip edildiği döneme ilişkin tüm testlerin eksiksiz yapıldığını, söz konusu testler ile «down sendromu» vb. anomalilerin %100 tespitinin mümkün olmadığını, yapılan üçlü tarama testinde down sendromlu olma riskinin yüksek olduğunun tespit edildiğini, konu ile ilgili h …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · tazminat davası · denetime elverişlilik · kamu düzeni · maddi ve manevi tazminat · kötüniyet · maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu kararda… sinde; müvekkili ...'nün 40 yaşında müşterek çocuk ...'ya gebe kalarak gebelik takibini Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde düzenli olarak yaptırdığını, ...'nın «down sendromlu» olarak dünyaya geldiğini, kontrolleri yapan Dr. ...'ın davalı ... şirketince sigortalandığını, müvekkili ...' in davalının sigortalısı doktor tarafından gebeliği boyunca defalarca muayene edilmiş olmasına rağmen ...'nın down sendromlu olup olmadığının tespit edilmesi ve tespiti halinde istenmeyen gebeliği sonlandırabilmesi mümkünken bu imkandan yararlanamadığını, doktor tarafından «aydınlatma yükümlülüğünü» yerine getirmediğini, doktorun kusurlu olduğunu, davacı ...'nın down sendromlu olması nedeniyle maddi ve manevi olarak zorlukla mücadele etmek zorunda kalacağını ileri sürerek şimdilik ... için 10.000,00 TL «maddi tazminat», 50.000,00 TL manevi tazminat, anne ... için 50.000,00 TL manevi tazminat, baba ... için 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 160.000,00 TL «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
… RI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göre, hastaya üçlü tarama testi sonucunun ve «down sendromu» için yüksek riskli olduğunun anlatıldığı, hekimin hastayı bilgilendirdiği ve amniyosentez, kordosentez gibi tanı testlerinin yapılmasının gerektiği bilgisinin hastaya iletildiği, bu konuda gerekli konsültasyonları istediği poliklinik epikriz notlarında yer aldığını, prenatal tanının yapılması için hastaya gerekli tüm bilgilendirme ve yönlendirmelerin uygun olarak yapıldığı, hastanın tanı testini yaptırmadığı, müdahalede bulunan doktorların uygulamasının doğru olup yapılması gerekenlerin doktorlar tarafından yapıldığı, söz konusu doktorların ihmal, «kötüniyet» ve eksik tıbbi uygulamasının bulunmadığının rapor edildiği, söz konusu raporun usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve «denetime elverişli» olduğu, tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde sigortalı doktorların kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, re'«sen gözetilmesi» gereken «kamu düzenine» herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esa …
Taraflar arasındaki «maddi-manevi tazminat» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5470 E. 2024/1868 K.
Ortak:down sendromu · aydınlatma yükümlülüğü
İncelediğiniz kararda… Kararı Dairemizin 28/11/2019 tarih, 2018/1849 E. ve 2019/7606 K. sayılı kararıyla hekimin üçlü tarama testi sonucunda elde edilen düşük risk oranına rağmen bebeğin «down sendromlu» olabileceğini, «kesin» tanı için başvurulabilecek yöntemleri, bu yöntemlerin risklerini usulünce anneye/babaya açıklaması ve onları aydınlatması gerektiğine, «aydınlatma yükümlülüğünün» yerine getirildiğini «ispat yükünün» ise hekimde olduğuna ve fakat Mahkemece bu konuda bir inceleme yapılmadığına işaret edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile davacının üçlü tarama test sonucunda «down sendrom» riski taramasının cutoff değerinin altında çıktığı, raporda bulunan nottan anlaşılacağı üzere davacının ileri tetkikler hakkında anneyi bilgilendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, ...'in, diğer davacıların çocuğu olduğunu, «ihbar olunan» Doktor ...'nın Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davalı ...'in hamileliği boyunca sigortalı doktor tarafından takip edildiğini, doktorun kötü tıbbi uygulamaları neticesinde davacı çocuğun «down sendromlu» olarak doğduğunu, hamilelik süresince doktor tarafından eksik yapılan uygulamalar ile çocuğun down sendromlu olduğunun tespitinin yapılmadığını, Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Özürlü Raporu ile özrün %82 olarak tespit edildiğini, doktorun tam kusuruna dayanılmadığını, müteselsilen talepte bulunulduğunu, ... için 10.000,00 TL iş göremezlik ve 20.000,00 TL manevi tazminat, anne ... için 10.000,00 TL manevi tazminat, baba ... için 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 50.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, poliçenin azami «teminat» limitinin olay başına 400.000,00 TL olduğunu, 01.01.2014 tarihinde meydana gelen doğum için 10.08.2015 tarihinden önce sigortalıya bir bildirimde bulunulmuş ise, iddia edilen «rizikonun» poliçe vadesinden önce gerçekleşmiş sayılacağını, ayrıca önceki dönem poliçelerinde 1 aydan fazla boşluk bulunmaması gerektiğini, davacının iddialarını, illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, «down sendromunun» tüm testler yapılsa dahi tam olarak tespitinin mümkün olmadığını, tespit edilmiş olması halinde de tedavisinin anne karnında mümkün olmadığını, hastalığın kötü tıbbi müdahale nedeniyle oluşan bir hastalık olmadığını, önlenmesi ve tedavisinin mümkün olmadığını, hastalığın kalıtsal ve doğuştan olduğunu, çalışma gücünde daha önce bir eksikliğin bulunmaması, başkasının kusurlu hareketi ile var olan çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi gerektiğini, dolayısıyla down sendromlu kişinin çalışma gücü kaybından bahsedilemeyeceğini belirterek, davanın sigortalıya «ihbarına» ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ...’in hamileliği boyunca 8 farklı kadın doğum hekimi tarafından muayene edildiği, bu muayenelerden sadece birinin, gebeliğinin 24. haftasında 23.08.2013 tarihinde «ihbar olunan» sigortalı Dr. ... tarafından yapıldığı, ek rapora göre «down sendromu» tarama testi olan üçlü tarama testinin sigortalı hekim tarafından istenmediği, üçlü tarama testi istem tarihi 09.07.2013 olup, davacı annenin sigortalı hekime yapt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · ihbar olunan · riziko · ihbar · taşıyan · avans faizi · ibraz · teminat
Benzer bu karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, ...'in, diğer davacıların çocuğu olduğunu, «ihbar olunan» Doktor ...'nın Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davalı ...'in hamileliği boyunca sigortalı doktor tarafından takip edildiğini, doktorun kötü tıbbi uygulamaları neticesinde davacı çocuğun «down sendromlu» olarak doğduğunu, hamilelik süresince doktor tarafından eksik yapılan uygulamalar ile çocuğun down sendromlu olduğunun tespitinin yapılmadığını, Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Özürlü Raporu ile özrün %82 olarak tespit edildiğini, doktorun tam kusuruna dayanılmadığını, müteselsilen talepte bulunulduğunu, ... için 10.000,00 TL iş göremezlik ve 20.000,00 TL manevi tazminat, anne ... için 10.000,00 TL manevi tazminat, baba ... için 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 50.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, poliçenin azami «teminat» limitinin olay başına 400.000,00 TL olduğunu, 01.01.2014 tarihinde meydana gelen doğum için 10.08.2015 tarihinden önce sigortalıya bir bildirimde bulunulmuş ise, iddia edilen «rizikonun» poliçe vadesinden önce gerçekleşmiş sayılacağını, ayrıca önceki dönem poliçelerinde 1 aydan fazla boşluk bulunmaması gerektiğini, davacının iddialarını, illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, «down sendromunun» tüm testler yapılsa dahi tam olarak tespitinin mümkün olmadığını, tespit edilmiş olması halinde de tedavisinin anne karnında mümkün olmadığını, hastalığın kötü tıbbi müdahale nedeniyle oluşan bir hastalık olmadığını, önlenmesi ve tedavisinin mümkün olmadığını, hastalığın kalıtsal ve doğuştan olduğunu, çalışma gücünde daha önce bir eksikliğin bulunmaması, başkasının kusurlu hareketi ile var olan çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi gerektiğini, dolayısıyla down sendromlu kişinin çalışma gücü kaybından bahsedilemeyeceğini belirterek, davanın sigortalıya «ihbarına» ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ...’in hamileliği boyunca 8 farklı kadın doğum hekimi tarafından muayene edildiği, bu muayenelerden sadece birinin, gebeliğinin 24. haftasında 23.08.2013 tarihinde «ihbar olunan» sigortalı Dr. ... tarafından yapıldığı, ek rapora göre «down sendromu» tarama testi olan üçlü tarama testinin sigortalı hekim tarafından istenmediği, üçlü tarama testi istem tarihi 09.07.2013 olup, davacı annenin sigortalı hekime yapt …
İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; varsayım üzerine karar verildiğini, davacı müvekkilleri ... ve ...'in okur yazar olmadıklarının dosyaya «ibraz» edilen 17.03.2016 tarihli vekaletnameden açıkça anlaşıldığını, Hasta Hakları Yönetmeliği'nin Bilgi Vermenin Usulü başlığını «taşıyan» 18. maddesinde " ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1988 E. , 2024/4400 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/955 Esas, 2022/1239 Karar
HÜKÜM
Asıl ve birleşen davanın reddi
BİRLEŞEN DAVA
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/398 E.
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.05.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat.... ile davalı .... vekili Avukat .... ile davalı ...Ş. vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleşen davada dava dilekçelerinde; müvekkili ...'nün diğer müvekkillerinin müşterek çocukları, davalının ise dava dışı doktorun Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacıları olduğunu, doktorun tıbbi kötü uygulaması sonucu müvekkili ...'nün down sendromlu olarak dünyaya geldiğini ileri sürerek, tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 18/01/2018 Tarih, 2016/200 E., ve 2018/22 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 28/11/2019 tarih, 2018/1849 E. ve 2019/7606 K. sayılı kararıyla hekimin üçlü tarama testi sonucunda elde edilen düşük risk oranına rağmen bebeğin down sendromlu olabileceğini, kesin tanı için başvurulabilecek yöntemleri, bu yöntemlerin risklerini usulünce anneye/babaya açıklaması ve onları aydınlatması gerektiğine, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat yükünün ise hekimde olduğuna ve fakat Mahkemece bu konuda bir inceleme yapılmadığına işaret edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile davacının üçlü tarama test sonucunda down sendrom riski taramasının cutoff değerinin altında çıktığı, raporda bulunan nottan anlaşılacağı üzere davacının ileri tetkikler hakkında anneyi bilgilendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporlarda hiç bir şekilde annenin aydınlatıldığına dair bir bilginin olmadığını, doktorun özen yükümünü yerine getirmediğini, evvelce yapılan bozma kararı ile oluşan kazanılmış hakların ihlal edildiğini, annenin aydınlatılmış onam içeriğinin bulunmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca verilen kararların hatalı yorumlandığını, yerel mahkemenin usul hataları yaptığını ve vekalet ücretini hatalı hesapladığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 386 ve devamı maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 502 ve devamı maddeleri)
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacılardan alınarak asıl ve birleşen davada davalılara verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062556600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz