Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9983 E. 2012/13213 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun alacağı↗ navlun↗ reeskont faizi↗ işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan ölü navlun alacağına ilişkin bir alacağının bulunmadığı, bakiye navlun alacağı olarak 14.139,70 ABD Doları ile sürastarya alacağı olarak 32.025,65 ABD Doları miktarların davalıdan istenebileceği sonucuna varılarak, taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının 43.910 ABD Doları asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takipten önce temerrüt sözkonusu olmadığından takip talebinden işlemiş faiz kısmının ve bankalarca uygulanan en yüksek reeskont faiz oranı ibaresinin çıkarılarak asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca verilen yıllık en yüksek faiz oranı ibaresinin eklenerek takibin devamına, asıl alacak tutarı üzerinden % 40 inkar tazminatı tutarı olan 28.888,04 TL’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile icra takibinden önce davalı tarafından davacıya gönderilen 28.02.2002 tarihli faks yazısında davalının bakiye navlun ve sürastarya alacağına ilişkin davacı istemlerini kabul etmiş olmasına göre de sürastarya alacağına ilişkin miktarın taraflar için belirli, çekişmesiz olduğunun anlaşılması karşısında davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalıya ait yükün davacı tarafından taşınması sonucu davacının hak ettiği bakiye navlun, sürastarya ve ölü navlundan doğan alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın dayanağını oluşturan icra takibinde ve davada asıl alacak olarak 43.910 ABD Dolarının tahsili istenmiş olup, sözkonusu miktar bakiye navlun, sürastarya ve ölü navlun alacaklarından oluşmaktadır.Dava dilekçesinde ölü navlun karşılığı olarak istenen bedelin 688,28 ABD Doları olduğu belirtilmiştir.Mahkemece, davacının ölü navlun alacağı talep hakkının doğmadığı, ölü navlun isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle bu yöndeki alacak isteminin kabul edilmemiş olmasına rağmen davacının davalıdan olan alacağının takipte istediği miktardan fazla olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalarak davanın kabulüne karar verilmiştir.Ancak, davacı tarafından yapılan takipte istenen asıl alacak tutarının içinde ölü navlun alacağı da talep edilmiş olup, bu miktar kadar davacının alacaklı olmadığının anlaşılmasına göre ölü navlun alacağı karşılığı olarak istenilen 688,28 ABD Doları miktarın takipte istenilen asıl alacak tutarı 43.910 ABD Dolarından indirilerek kalan miktara hükmedilmesi gerekirken, ölü navlun alacağına ilişkin istemin reddedilmesine rağmen anılan gerekçe ile bu tutarın istenilen asıl alacak tutarından indirilmemesi sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5244 E. 2021/4142 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece davalı ...'ın ölü olduğu anlaşılmakla ölü kişi aleyhine dava açılamayacağından bu davalı yönünden davanın reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında açılan davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5170 E. 2013/22544 K.
Ortak:navlun · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan ölü «navlun alacağına» ilişkin bir alacağının bulunmadığı, bakiye navlun alacağı olarak 14.139,70 ABD Doları ile sürastarya alacağı olarak 32.025,65 ABD Doları miktarların davalıdan istenebileceği sonucuna varılarak, taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının 43.910 ABD Doları asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takipten önce «temerrüt» sözkonusu olmadığından takip talebinden «işlemiş faiz» kısmının ve bankalarca uygulanan en yüksek «reeskont faiz» oranı ibaresinin çıkarılarak asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca verilen yıllık en yüksek faiz oranı ibaresinin eklenerek takibin devamına, «asıl alacak» tutarı üzerinden % 40 «inkar tazminatı» tutarı olan 28.888,04 TL’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
… lmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile icra takibinden önce davalı tarafından davacıya gönderilen 28.02.2002 tarihli faks yazısında davalının bakiye «navlun» ve sürastarya alacağına ilişkin davacı istemlerini kabul etmiş olmasına göre de sürastarya alacağına ilişkin miktarın taraflar için belirli, çekişmesiz olduğunun a …
2-Dava, davalıya ait yükün davacı tarafından taşınması sonucu davacının hak ettiği bakiye «navlun», sürastarya ve ölü navlundan doğan alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaA.Ş. yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, dava konusu taşımaya ilişkin «navlun sözleşmesinin» 1 nolu davalının aracılığıyla dava dışı «taşıtan» Chematex ile «taşıyan» 3 nolu davalı arasında akdedilmiş olduğu, düzenlenen «konşimentoya» göre davacının üçüncü şahıs gönderilen konumunda göründüğü, 2 nolu davalı ile 3 nolu davalı arasında da navlun sözleşmesi bulunduğundan 2 nolu davalının asıl taşıyan olduğunun sabit olduğu, davaya konu taşımada tarafların malı en geç 30.04.1999 tarihinde Rotterdam'da «teslim» hususunda anlaştıkları, ancak geminin belirlenen tarihte varma limanında olamaması nedeniyle davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan 59.305,54 ABD Doları sürastarya ücretinin bulunduğu, bu miktarın 13.260 ABD Dolarlık kısmının ödendiği sabit olmakla davacının 46.045,52 ABD Doları sürastarya alacağını 3 nolu davalıdan tahsil etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle 1 ve 2 nolu davalılar hakkında karar kesinleşmiş olmakla, karar «verilmesine yer olmadığına», 3 nolu davalının yazılı şekilde sorumluluğunun kabulüne karar verilmiştir.
… e (HMK'nın 26) hakimin, her iki tarafın iddia ve savunması ile bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremeyeceği düzenlenmiş olup, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» istemi bulunmadığı halde davacı lehine yazılı şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru bulunmayıp kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması ge …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:navlun sözleşmesi · taşıtan · konşimento · icra inkar tazminatı · taşıyan · karar verilmesine yer olmadığına · teslim
Benzer bu karardaA.Ş. yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, dava konusu taşımaya ilişkin «navlun sözleşmesinin» 1 nolu davalının aracılığıyla dava dışı «taşıtan» Chematex ile «taşıyan» 3 nolu davalı arasında akdedilmiş olduğu, düzenlenen «konşimentoya» göre davacının üçüncü şahıs gönderilen konumunda göründüğü, 2 nolu davalı ile 3 nolu davalı arasında da navlun sözleşmesi bulunduğundan 2 nolu davalının asıl taşıyan olduğunun sabit olduğu, davaya konu taşımada tarafların malı en geç 30.04.1999 tarihinde Rotterdam'da «teslim» hususunda anlaştıkları, ancak geminin belirlenen tarihte varma limanında olamaması nedeniyle davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan 59.305,54 ABD Doları sürastarya ücretinin bulunduğu, bu miktarın 13.260 ABD Dolarlık kısmının ödendiği sabit olmakla davacının 46.045,52 ABD Doları sürastarya alacağını 3 nolu davalıdan tahsil etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle 1 ve 2 nolu davalılar hakkında karar kesinleşmiş olmakla, karar «verilmesine yer olmadığına», 3 nolu davalının yazılı şekilde sorumluluğunun kabulüne karar verilmiştir.
… e (HMK'nın 26) hakimin, her iki tarafın iddia ve savunması ile bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremeyeceği düzenlenmiş olup, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» istemi bulunmadığı halde davacı lehine yazılı şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru bulunmayıp kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması ge …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/9983 E. , 2012/13213 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
(İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/04/2010 tarih ve 2007/183-2010/178 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/09/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait gemi ile Belçika-Türkiye arasında davalıya ait hurda yükünün taşınması sonucu doğan bakiye navlun, sürastarya ve ölü navlun toplamından komisyonlar ve diğer kesintiler düşüldükten sonra ödenmesi gereken toplam 43.910 ABD Dolarının davalı tarafından ödenmediğini ve alacağın tahsili için yapılan icra takibine karşı da itirazda bulunulduğunu ileri sürerek, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının iptali ile 43.910 ABD Doları asıl alacak ile 360 ABD Doları işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.270 ABD Doları alacağın tahsiline ilişkin takibin devamına ve % 40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, beklemenin kararlaştırılan süreden daha az olması nedeniyle sürastarya ücreti talep edilemeyeceğini, yükün eksik teslimi nedeniyle doğan alacaklarının mahsubu gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan ölü navlun alacağına ilişkin bir alacağının bulunmadığı, bakiye navlun alacağı olarak 14.139,70 ABD Doları ile sürastarya alacağı olarak 32.025,65 ABD Doları miktarların davalıdan istenebileceği sonucuna varılarak, taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının 43.910 ABD Doları asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takipten önce temerrüt sözkonusu olmadığından takip talebinden işlemiş faiz kısmının ve bankalarca uygulanan en yüksek reeskont faiz oranı ibaresinin çıkarılarak asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca verilen yıllık en yüksek faiz oranı ibaresinin eklenerek takibin devamına, asıl alacak tutarı üzerinden % 40 inkar tazminatı tutarı olan 28.888,04 TL’nin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile icra takibinden önce davalı tarafından davacıya gönderilen 28.02.2002 tarihli faks yazısında davalının bakiye navlun ve sürastarya alacağına ilişkin davacı istemlerini kabul etmiş olmasına göre de sürastarya alacağına ilişkin miktarın taraflar için belirli, çekişmesiz olduğunun anlaşılması karşısında davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalıya ait yükün davacı tarafından taşınması sonucu davacının hak ettiği bakiye navlun, sürastarya ve ölü navlundan doğan alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın dayanağını oluşturan icra takibinde ve davada asıl alacak olarak 43.910 ABD Dolarının tahsili istenmiş olup, sözkonusu miktar bakiye navlun, sürastarya ve ölü navlun alacaklarından oluşmaktadır.Dava dilekçesinde ölü navlun karşılığı olarak istenen bedelin 688,28 ABD Doları olduğu belirtilmiştir.Mahkemece, davacının ölü navlun alacağı talep hakkının doğmadığı, ölü navlun isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle bu yöndeki alacak isteminin kabul edilmemiş olmasına rağmen davacının davalıdan olan alacağının takipte istediği miktardan fazla olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalarak davanın kabulüne karar verilmiştir.Ancak, davacı tarafından yapılan takipte istenen asıl alacak tutarının içinde ölü navlun alacağı da talep edilmiş olup, bu miktar kadar davacının alacaklı olmadığının anlaşılmasına göre ölü navlun alacağı karşılığı olarak istenilen 688,28 ABD Doları miktarın takipte istenilen asıl alacak tutarı 43.910 ABD Dolarından indirilerek kalan miktara hükmedilmesi gerekirken, ölü navlun alacağına ilişkin istemin reddedilmesine rağmen anılan gerekçe ile bu tutarın istenilen asıl alacak tutarından indirilmemesi sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062422100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz